GeriMehmet ARSLAN Tokyo 2020 Türk sporu için bir başkaldırıdır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tokyo 2020 Türk sporu için bir başkaldırıdır

Tokyo 2020 Türk sporu için bir başkaldırıdır

Darwin der ki, “Ne güçlü olan kalır hayatta, ne de en zeki olan. Ancak değişime en çok adapte olan hayatta kalır.”

Galiba 2020’de sporda, hem de bugüne kadar farkında olmadığımız müthiş bir değişim yaşadık. Uluslararası alanda, olimpiyatlarda, dünya şampiyonalarında sadece kaba kuvvete dayalı (Güreş gibi... Hayır haksızlık etmiyorum. Böyle düşünüyorum.) sporlarda varlığını sürdürebilen Türk sporu ve sporcusunun değişimi. Estetik ve atletik sporlara yatkınlığı sorgulanan, hatta ‘yeteneksiz’ diye damgalanan genetik yapımıza bir başkaldırıya dönüştü Tokyo 2020 Olimpiyat Oyunları. Türkler artık, ‘Olimpiyat’ denince akla gelen Yüzme, jimnastik ve atletizm gibi 3 ana dalda da boy gösteriyorlar.

6 BRANŞA SIKIŞMIŞ KISIR DÖNGÜ OKÇULUKLA YERLE BİR EDİLDİ

Güreş, boks, judo, tekvando, halter ve atletizm dışında olimpiyatlarda madalyamız yoktu. Bu 6 spor dalı arasına sıkışmış, zinciri bir türlü kıramayan Türk sporu planlı bir çalışmanın sonucu okçulukla bu kısır döngüyü yerle bir etti.Yandaki sütunlarda Mete Gazoz’un şampiyonluk hikayesi var. Hedefe ulaşmanın nasıl bir çalışma gerektiğinin, kariyer planlamasının, güzel sanatlardan faydalanmanın, en güzel örneklerinden biri Mete Gazoz’un hikayesi. “Amerika’da her yıl 10 bin çocuk, olimpiyat şampiyonu olmak için spora başlar” derdi nur içinde yatsın Cüneyt E. Koryürek. Ve kazanmanın hayal kurmak ile ilgili olduğunu söylerdi

HAYAL KURDUK, HEDEF KOYDUK, İMKAN SAĞLADIK, PLANLADIK...

Şimdi dikkat edin, bugün sporcu sayısı 120 bini aşmış durumda. Yani Türkiye’de artık 120 bin cimnastikçimiz var. Bu sporcuların 25 bini yarışıyor artık. Sporcularımızın sağlığından, eğitimine kadar her adımları planlanıyor. Ve her yıl bu planlar gözden geçirilip, revize ediliyor. Ve bakanlıktan da büyük destek alınıyor. Sonuç 7 final. Ama Çelen’e göre bu bir başlangıç. · 2024 Paris’i bekleyin. Orada takım halinde yarışıp kürsüyü çıkacağız ve Ruslar’ı geçeceğiz. Bu gerçekleşmeden başarılı sayılmayız.

EBRU ŞAŞMA ZOR OLANI BAŞARDI VE TOKYO'DA FİNALE YÜKSELDİ

Sırıkla atlama, atletizmin en zor, en teknik branşlarından biridir. Ve işin doğrusu Türkler’in bugüne kadar hiç boy göstermediği bir alandı. Ellerinde 5 metre uzunluğunda, 2 kilogram ağırlığında fiberglas bir sırıkla mücadele verir sporcular. 45 metrelik bir piste koşarak sırığı atlama çukuruna saplarlar ve akrobatik bir hareketle yüksekliği geçmeye çalışırlar. Bu branş için, iyi bir koşucu, iyi bir atlet, iyi bir yetenek olmanın dışında ritim duygunuzun da çok gelişmiş olması gerekir. Ersu Şaşma, bu teknik branşta zor olanı başardı ve Tokyo’da finale yükseld

19 OCAK'TA ANTRENÖRÜNÜ KAYBETTİ, TOKYO'YA HOCASI OLMADAN GELDİ

Onun bu başarısının ardında hayal kurma ve planlı bir çalışma yatıyor. Fenerbahçe Kulübü’nün bu sporcusu (Fenerbahçe’nin tam 22 sporcusu var Tokyo’da. Bu konuda Fenerbahçe alkışın büyüğünü hak ediyor.) Tokyo’ya hocası olmadan geldi. 19 Ocak tarihinde antrenörü İbrahim Halil Çömlekçi’yi kaybetti. “Birlikte hayal kurmuştuk” dediği hocasının ölümünden 5 gün sonra 23 yıldan bu yana kırılamayan Türkiye rekorunu kırdı. “Hocamın hayali olan olimpiyat madalyası için çalışacağım” diye konuştu. Tokyo’da madalya kazanır mı? Bu çok güç. Ama o bir kapıyı araladı.

Tokyo 2020 Türk sporu için bir başkaldırıdır

BAŞKANLARI YERDEN YERE VURULDU AMA SULTANLAR BAŞARDI

Ve kızlar... Altın Kızlar ya da Sultanlar... Bırakın olimpiyatlarda gruplardan çıkıp çeyrek final oynamayı. Olimpiyatlara katılmanın bile başarı sayıldığı bir voleybolda takım halinde bir başarı hikayesi yazıyorlar. Oyunlara “2 gün önce gittiler ve Business uçtular” diye federasyon başkanları yerden yere vuruldu. Ama onlar başardı.

SPORU SPORDAN GELENLER YÖNETİNCE BAŞARI DA GELİYOR

ŞiMDi SON SÖZ: Başta da söylediğim gibi, Türk sporu kabuk değiştiriyor. Atletizmin ve estetiğin ön plana çıktığı, seyir keyfi veren spor dallarında sporcularımız harikalar yaratmaya başladılar. Bu başarıda sporcularımız kadar alkışlanması gereken isimler var.

UĞUR ERDENER: Uluslararası Olimpiyat Komitesi Asbaşkanı Uğur Erdener, eski bir sporcu ve okçuluk federasyon başkanlığı yaptı. Okçuluğun Türkiye’deki anıtı.

MEHMET AKiF ÜSTÜNDAĞ: Voleybol Federasyonu Başkanı. Ve eski bir voleybolcu.

SUAT ÇELEN: Türkiye şampiyonu eski bir cimnastikçi ve Federasyon Başkanı.

FATiH ÇiNTIMAR: Eski atlet, Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı. Sporu, spordan gelenler yönettikçe başarı da buna paralel artıyor.

False