Paylaş
1990 Dünya Kupası İtalya’da düzenlenmişti. Gazeteciliğimin ilk yılları sayılacak o dönemde, spor medyasının en önemli isimleriyle birlikte çalışıyordum. Kupayı yerinde izlemek için İtalya’ya giden rahmetli Doğan Koloğlu, İtalya’nın o görkemli kültürü ile bir kez daha tanışmanın tadını çıkardığını, futbolla birlikte, konserlerin, operaların, sergilerin başını döndürdüğünü belirterek, turnuvadaki tarafını resmen açıklıyordu: “Viva İtalya. “ Kanada ve Amerika’da olacağız. Dünya Kupası’nı izlemek için görkemli bir kültüre değil ama muhteşem bir coğrafyaya ayak basıyoruz. Ve biz, Doğan Koloğlu’ndan daha şanslıyız. Türkiye’nin olmadığı bir turnuvada, bir başka ülkeyi desteklemek zorunda değiliz. Sadece bunun için federasyondan, kulüplere futbolcularımızdan, teknik adamlarımıza teşekkür etmeliyiz ve haykırmalıyız: “Haydi Türkiye...”
BRAVO İBRAHİM BAŞKAN
Federasyon demişken... Biliyorsunuz her turnuvada bir tartışma çıkar. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) uçak kiralar, kulüp başkanları, gazeteciler, davetliler, misafir edilir, turnuvaya götürülürdü. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu bu uygulamayı kaldırdı. Türkiye’nin maçlarını yerinde izlemek mi istiyorsunuz? Veriyorsunuz kişi başı üzerinize düşen miktarı, TFF sizi misafir ediyor. Transferiniz, maç biletiniz, oteliniz hepsini karşılıyor. Bitmedi; TFF yöneticileri için de uygulama farklı değil. Onlar için TFF otel konaklamasını karşılıyor. Ama sadece 1 oda. Aile üyeleri bile gelse o masrafı yöneticiler cebinden karşılıyor. Bravo İbrahim başkan.
ARIZONA 40-45 DERECE AMA NEM ORANI DÜŞÜK
VANCOUVER’a indik. Türkiye ile Vancouver arasında saat farkı 10. Hava yaz görünümlü kış. Harika bir güneş var. Ama gölgeye geçince hafif bir ürperti başlıyor. Buradaki ilk idman Arizona sıcağından sonra millilere ilaç gibi geldi. Arizona’dan devam edelim... Sıcaklık 40-45 dereceleri buluyor. Ama milliler çok şikayetçi değil. Çünkü nem oranı çok düşük. Kuru sıcak. Nefes alabiliyorsunuz. Montella idmanları daha serin olan akşam saatine taşımış. Dolayısıyla korktuğumuz gibi ‘çöl sıcakları’ sorunu yaşamıyoruz.
TÜM AMERİKA BİZİM MAÇLARIMIZI İZLEYECEK
TÜRKiYE’den, Dünya Kupası’nı izlemek, saat farkını düşününce oldukça zor. Ama Avustralya ve ABD’de oynayacağımız maçlar burada tam Prime Time’da oynanacak. Yani tüm Amerika kıtasının izleyeceği saatte. Üstelik hava sıcaklığından da kurtuluyoruz.
THY'DEN YOLCULARINA OLAĞANÜSTÜ JEST
AÇILIŞ maçında Meksika, Güney Afrika’yı 2-0 yendi. Maçı Türk Hava Yolları (THY) uçuşunda canlı izledim. THY olağanüstü bir jest yapıyor yolcularına. Maça gelince... Skora şaşırmadım. 2 bin 200 metre rakımda Meksika’dan başka hiçbir takım varlık gösteremez Meksika’da.
TEK MAÇLA İDAM SEHPALARI KURMAYALIM
Milli takımımız bu turnuvada ne yapar? En çok karşılaştığım soru bu. Doğrusu ben de merak ediyorum. Verebildiğim tek yanıt ise şu: · Yaslanın arkanıza, anın tadını çıkarın. Bu milli takım bize her türlü hayali kurduracak yetenekte. Yeter ki, (inşallah olmaz) tek olumsuz sonuçta, idam sehpaları kurmayalım.
TURNUVANIN EN DENGELİ GRUBU
· THE Athletic, Dünya Kupası’nda grupları değerlendirmiş. ABD, Türkiye, Paraguay ve Avustralya’yı tek tek ele almış. Athletic’e göre turnuvanın en dengeli grubundayız. Milli takımımız için yapılan yorumlar olağanüstü güzel.
· Kimsenin eşlemek istemeyeceği, rakiplerine zarar verebilecek çok tehlikeli bir takım. Böyle tanımlıyorlar millileri. Bu değerlendirmeye katılmamak mümkün değil. Müthiş bir jenerasyon, müthiş bir kapasite ve genç bir takım. Peki ya rakipler? İlk maçımız Avustralya ile. Onunla başlayalım. Diğerleri için vakit var.
AVUSTRALYA'YI YENERİZ AMA...
1- TOPA çok az sahip oluyorlar. Kazandıkları pek çok maçta yüzde 30 civarında kalıyor istatistikleri.
2- TOPA çok az sahip olsalarda bu pasif bir savunma anlayışı değil; kanatlar o kadar hızlı hücuma çıkıyor ki, bunu ezber haline getirmişler.
3- 5-4-1 dizilişi ile savunma disiplininden bir gram taviz vermiyorlar. Ama bir saniye sonra o diziliş 3-4-3’e dönüveriyor.
4- UZUN boylu savunmacıları ile duran topları bir silah haline getiriyorlar. Kornerler, ortalar ve serbest vuruşları daima tehdit kokuyor.
5- AVUSTRALYA’yı yener miyiz? Evet. Ama bir an bile hafife alırsak yanarız.
Paylaş