GeriKoray Durkal Peki, bu hangi seviye!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Peki, bu hangi seviye!

Futbol kulüpleri dünyadaki milyonlarca hayranına ulaşabilmek için hiçbir senaryoya bağlı kalmadan ve her şeyin doğal akışı içinde geliştiği içeriklerle sosyal medya ağlarını da günden güne genişletiyor.

Elbette bu noktada onları diğerlerinden ayıran önemli bir fark ortaya çıkıyor;

“Kendilerine gönül verenlerin hikayeleriyle herkese dokunabilmek”.  

SAHNE 1: Liverpool kulübü geçen hafta yayınladığı bir video ile sadece İngiltere’de değil tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Hikâye, kardeşi David’in büyük bir Liverpool taraftarı olduğunu bilen Ian’ın kulübe yazdığı mektupla başlıyor. Takımın yıldızı Van Dijk hemen harekete geçiyor ve bir süpermarkette çalışan David’i iş yerinden alarak Liverpool tesislerine götürüyor. Hikâye o kadar kurgusuz ve yalın akıyor ki ömrünü Liverpool’a adayan bir taraftarın hayallerinin nasıl gerçeğe dönüştüğü futbolla ilgisi olmayan kitleleri bile derinden etkiliyor.

Peki, bu hangi seviye

SAHNE 2: Bir diğer hikâye ise Tottenham’ın 15 yaşındaki top toplayıcısı Callum Hynes’a ait. Olympiakos maçındaki asistiyle herkesin takdirini kazanan genç, Bournemouth maçına davet edildi. Maç öncesi Mourinho ve oyuncularla buluşan, yemek yiyen ve sahaya çıkan Callum’un yaşadıkları kısa sürede milyonlarca kişiye ulaştı. Olympiakos maçı sonrası galibiyeti kutlayamadan otobüse binip eve gitmek zorunda kalan, yolda bile ertesi günkü matematik sınavı için çalışan bu genç adam hayat boyu unutamayacağı bir ana tanıklık etti.

Peki, bu hangi seviye

SAHNE 3: Tarih 7 Mayıs 209. Yer Anfield Road. Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Liverpool’a 4-0 kaybederek elenen Barcelonalı oyuncuların soyunma odasındaki görüntüleri. Bizler kazanan takımlarımızın soyunma odasındaki motivasyon konuşmalarına alışkın futbol severler olarak Barcelona gibi bir devin soyunma odasındaki o ölüm sessizliğini anlatan 1 dakikalık videoyu yayınlamasına oldukça şaşırdık. Sanırım sadece iyi günde değil kötü günde de büyük kulüp olmak böyle bir şey.

Peki, bu hangi seviye

Xabi Alonso CV’siyle üçüncü ligde

Pep Guardiola, Zinedine Zidane, Luis Enrique ve diğerleri…

Dünyanın en önemli teknik adamlarının kariyerlerine altyapı hocalığıyla başlaması ve geldikleri seviyeye bakıldığında izledikleri yolun ne kadar doğru olduğunu fazlasıyla görüyoruz. Bugün onların izinden giden bir isim daha var. İspanya Milli Takımı ile Dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazanmış, Liverpool, Real Madrid ve Bayern Münih gibi devlerin formasını giymiş olan Xabi Alonso.

Teknik direktör lisansını Real Madrid U13 takımında alan Alonso şimdilerde üçüncü lig takımı olan Real Sociedad B’nin başında. Futbolu bırakır bırakmaz Süper Lig takımı çalıştıran ya da yardımcılığa başlayan hocalarımız nerede yanlış yaptığını görmek ve doğru yolu bulmak istiyorsa Alonso’nun L’equipe gazetesiyle yaptığı, önemli başlıklarını aşağıda verdiğim, röportajı mutlaka okusunlar;

1-Üçüncü ligden başlamak hiç sorun değil. Büyük takımlar için yeterince zamanım var, kariyerime küçük adımlarla başlamak istiyorum. Hedefim ileride çalıştıracağım takımı kendim seçmek.

2-Futbolculuk yıllarımdan bu yana tuttuğum defterlerim var. Benim için önemli cümleleri, bugüne kadar çalıştığım teknik adamlardan öğrendiklerimi, taktiksel ayrıntıları ve oyun planlarını not aldım.

3- Futbolda başarılı olmak için gerekli olan iki özellik var. Hem oyunu hem de oyuncuları yönetmek. Klopp her ikisini de başarabilen bir uzman, ideal bir teknik direktör prototipi.

4-Guardiola kadar futbolu bilen bir teknik adam yok. Şampiyonluklar kazanmak konusunda gerçek bir usta. Konuşmaya başladığında onu dinlemek gerçekten harika.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle