GeriKoray Durkal O sene bu sene mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

O sene bu sene mi?

Tam 29 yıldır şampiyonluğa hasret Liverpool şehri, Jürgen Klopp ile birlikte bu özleme son vermeye son derece yakın.

Arsenal’i 5-1 yenerek 20 maçta 17 galibiyet ve 3 beraberlik alarak Premier Lig'de zirveye kurulan Liverpool tarihin en unutulmaz dönemlerinden birini yaşıyor.

Manchester City ile oynadıkları maçta rakibin kaçırdığı penaltı sonrası alınan beraberlik, Everton karşısında son saniyede üst direkten seken top sonrası gelen galibiyet golü ve ortaya konan keyif verici performans sadece Ada'da değil tüm dünyadaki Liverpool taraftarlarını tek bir soru etrafında topladı;

'O sene bu sene mi?'

Klopp'un, Guardiola yönetimindeki Manchester City için ‘Manchester City'i sadece Manchester City durdurabilir’ dediği haftadan itibaren Manchester ekibinin 3 maç kaybetmesi de onun en büyük öngörülerinden biriydi.

Peki, Liverpool'u bu kadar başarılı kılan ne? Bu başarının altında taktiksel analizlerden çok  Klopp’la birlikte başlayan kolektif enerji, başarıya açlık, kalite ve güven var.


-Takım içi pozitif etkileşim: Liverpool'lu oyuncular Klopp’un onlara verdiği enerjiyi yelkenlerine doldurmuş durumda. Takımdaki her bir oyuncu egolarını bir yana bırakıp, fedakarlıkta bulunuyor.

-Herkes son derece sakin: Takımda en dikkat çeken özelliklerden biri de sakinlik. Kaleci Alisson’dan Salah’a kadar herkes oyunu doğru bir şekilde takip ediyor. Geriye düştüklerinde bile kazanacakları hissini veriyorlar.

-Önde baskı ve momentum: Futbolun en zevkli ve bir o kadar riskli sistemlerinden biridir karşı pres. Ama Liverpool bunu o kadar iyi başarıyor ki momentumları hiç düşmediği gibi rakibi sürekli hataya zorluyorlar.

-Klopp faktörü: Şüphesiz Ada’da en çok konuşulan isim Klopp. Anfield Road’da bir ateş yaktı ve tüm şehir onun etrafında toplandı. Oynattığı pozitif futbol taraflı tarafsız herkese keyif veriyor.

-Başarıya açlık: Sahada 11 yıldızdan çok birlikte hareket eden bir grup var. Kazanmaya ve başarmaya o kadar istekliler ki sahada kim olursa olsun sahip oldukları formül sürekli doğru sonuç veriyor.


Peki, ya oyuncular;

Salah-Firmino-Mane: Son yılların Avrupa'daki en iyi üçlüsü. Salah takımın deyim yerindeyse Messi’si. Firmino ise çalışkanlığıyla Kuyt’ın o unutulmaz enerjisini bile unutturmuş durumda. Mane ise bu ikiliye en çok destek veren isim.

Alisson Becker: Klopp'un 'Alisson'un bu kadar iyi olduğunu bilseydim iki katı para öderdim' dediği Alisson, Arsenal maçında Guardiola’nın bile hayallerini süsleyen bir pasla dünyanın en iyi kalecilerinden biri olduğunu kanıtladı. 

Van Dijk: O kadar soğukkanlı ve sakin ki  oyun öngörüsünü bu sayede çok daha üst seviyelere taşıyor.

Fabinho: Klopp'un onu neden transfer ettiğini tartışanlar artık sadece susmakla yetiniyor. Savunma ile orta saha arasında amansız bir denge yaratıyor. 

Wijnaldum: Manşetleri süslemese de katkısı inanılmaz. Liverpool'da iyi olan her şey ondan kaynaklanıyor. İnanılmaz bir yeteneğe sahip.

Xherdan Shaqiri : Takıma yavaş yavaş adapte oldu ama top geldiğinde rakiplerinin arasından geçerken onu izlemek bir keyif. 

 

 

False