GeriKoray Durkal Modern futbolun ilham perileri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Modern futbolun ilham perileri

Son dönemde uzun süren uçak yolculukları yapınca Miguel Angel Violan’ın kaleme aldığı ‘Pep Guardiola – Oyunu Değiştiren Felsefe’ başucu kitaplarımdan biri oldu.

Modern futbolun en büyük dehalarından biri olan Guardiola’nın Barcelona ile birlikte tüm dünyaya kabul ettirdiği futbol felsefesini, liderlik özelliklerini ve karakterini anlatan kitabın her sayfası ilham verici kesitlerden oluşuyor.

Bu çarpıcı eserle birlikte uzun süredir ara verdiğim spor kitaplarına yeniden dönüş yapmam uzun sürmedi.  Guardiola’nın akıl hocası olan Johan Cruyff’un Amsterdam sokaklarında başlayan ve dünya futbolunun doğasını yeniden nasıl şekillendirdiğini anlatan ‘Benim Oyunum’ ile birlikte bir seriyi tamamlamış gibi hissettim.

Modern futbolun ilham perileri

'Hiç Pas Vermiyorsun' klişeleri yıktı!

Yıllardır kadınların futboldan anlamadığı gibi bir rivayet kulaktan kulağa dolaşır. Futbolu bildiğini söyleyen kadınlara da hemen ‘Ofsayt nedir?’ sorusu yapıştırılır. Sevgili arkadaşım Burcu Kapu ise beyinlere kazınan bu kötü algıyı ‘Hiç Pas Vermiyorsun’ kitabıyla yıkıp attı. Bu kitapta taktik maktik yok! Futbola dair ne yaşadıysa bam bam anlatıyor. Burcu, Şener Şen’den Lefter’e, Ajda Pekkan’dan Metin Oktay’a kadar güzel oyunun hakkın veriyor.

Modern futbolun ilham perileri

Bir bisiklet tutkununun hikayesi

Yol bisikletlerine aşık olan Gökhan Kutluer, herkes bisikletle tanışsın ve hayatlarının bir köşesine alsın diye içinde 17 öykünün yer aldığı ‘Bulut Fabrikası’na imza attı. Geliri tamamen bisiklet sporuna başlayacak olan çocuklara bağışlanacak bu özel kitap, bisikletin hayatımızda var oluş biçimini farklı kurgular üzerinden aktarıyor.

Modern futbolun ilham perileri

Fırından yeni çıktılar!

Son günlerin önemli kitapları ise sevgili arkadaşım Kenan Başaran ve Yetkin Etkin’den. Başaran, bizim Heysel’imiz dediği ve Türkiye’nin en büyük futbol faciası olan Sivas – Kayseri maçını yeni kitabında tarihi tanıklarıyla birlikte anlatıyor. Spor basınının başarılı isimlerinden Yetkin Etkin ise ‘Hikâyemiz Futbol’ kitabıyla futbolseverlere merhaba derken, 43 özel isimle yaptığı röportajları, deneyimleri ve unutulmaz anları paylaşıyor.

Sporla Kal Türkiye

Geçtiğimiz ay yaptığım Los Angeles seyahatimde emin olduğum bir şey varsa o da insanların sağlıklı yaşama verdikleri değerdi. Sabahın 5’inde sokaklar yürüyen, koşan ya da yoga yapan insanlarla dolup taşıyordu. Bir kahve almak için gittiğim dükkanlarda bile sağlıklı yiyecek tüketme çılgınlığı yaşanıyordu. Bizim ülkemizde de bu trend son yıllarda çığ gibi büyüyor. Bu hafta sonu onlardan biri de Bebek’teydi. Hayatını sağlıklı beslenme ve spora adayan sevgili Ayşe Tolga,  ‘Sporla Kal Türkiye’ diyen herkese muhteşem bir gün yaşattı.

Modern futbolun ilham perileri

X

Futbolun yeni dahisi: Carlos Cuesta

Yapım aşamasında olan yeni Nagelsmann: Carlos Cuesta...

Takımların herkese uyan tek bir yaklaşımı benimsediği günler geride kalmaya başladı. Modern oyunda büyük bir odak noktası haline gelen yeni bir kavram artık; Bireysel Gelişim... Bunun en iyi temsilcilerinden biri de Arsenal Teknik Direktörü Arteta’nın 26 yaşındaki yardımcısı Carlos Cuesta. UEFA Pro Lisans sahibi olan Cuesta genç yaşına rağmen Atletico Madrid ve Juventus gibi takımların akademilerinde çalıştı. Arsenal’deki görevi ise oyuncu gelişim antrenörü.

KİŞİYE ÖZEL ANALİZ VE ANTRENMANLAR

Her oyuncunun farklı gelişim ihtiyaçları olduğu, antrenmanların ve analizlerin bunu geleneksel yaklaşımlarla sağlayamadığının altını çizen Cuesta, Arsenal A takım kadrosunun her üyesiyle bire bir çalışıyor. İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce, Fransızca ve Katalanca konuştuğu için onlarla ana dillerinde iletişim kurabiliyor.

İşin temelinde teknik becerilere ve taktik ilkelere odaklanan Cuesta, her oyuncuyla çok sayıda video analizi yapıyor. Çıkış noktası ise her bir oyuncunun bireysel kimliğini, kim olduklarını ve neye ihtiyaç duyduklarını çözmeye odaklanması.

MANCHESTER CITY'YE YOLLADIĞI ANALİZLE HAYATI DEĞİŞTİ

Porto Üniversitesi’nde, Jose Mourinho üzerinde de önemli bir etkiye sahip olan Vitor Frade ile çalışan Cuesta’nın hayatı City’ye hücum oyunlarının derinlemesine bir analizini göndermesiyle değişti. Bu analiz sonrası İngiltere’ye davet edilen Cuesta burada vatandaşı Arteta’nın dikkatini çekmeyi başardı. City’den Arsenal’e geçişi sonrası da Arteta’nın ilk hedeflerinden biri oldu. Ve şimdilerde Cuesta, Avrupa’nın en parlak teknik direktör adaylarından biri olarak gösteriliyor. Pek çoklarına göre de yapım aşamasında olan yeni Nagelsmann...

ARSENAL'IN İLK FUTBOL METODOLOJİSİ ANALİSTİ

Hazır Arsenal’den bahsetmişken Kevin Balvers’ten bahsetmemek olmaz. Arteta ile birlikte analiz departmanını güçlendiren Arsenal büyük verinin kullanımı doğrultusundaki adımlarını da hızlandırdı. Bu alandaki ilk transferlerden biri de Malmö’den alınan ve Fut bol Metodolojisi Analisti görevine getirilen Kevin Balvers oldu. Balvers, bundan önce 6 yıl Vitesse Arnhem’da video analisti olarak görev yaptı. 2019-20 arasında ise Barcelona’da serbest olarak Performans ve İnovasyon Metodolojisi Analisti olarak çalıştı. Balvers, hem Arsenal’de hem de dünyadaki diğer kulüplerde en iyi uygulama ve eğilimleri (taktik, teknik, performans ve transfer) belirlemenin yanı sıra A takım analizlerine yardımcı olacak.

Yazının Devamını Oku

FIFA iyice saçmaladı, böyle 11 olur mu?

‘The Best’ Ödülleri büyük tartışmalara yol açtı. İleri 4’lüye Ronaldo, Haaland, Lewandowski ve Messi alınırken, oylamada en iyi üçüncü oyuncu seçilen Salah kadroya giremedi! Yine oylamada ilk 5’te bile olmayan Ronaldo 11’e dahil edildi. Artık bu tip ödüller verilirken kriterler net bir şekilde ortaya konmalı. Aksi halde ciddiyetini kaybeden birer şova dönüşüyor.

FiFA’nın 2021 yılının en iyilerine verdiği ‘The Best’ ödülleri tartışmalı sonuçlara sahne oldu. Özellikle yılın 11’i birçok kişiye göre ‘garip’ bulundu. Eleştirilerin sebebi ise alışık olduğumuz 3-4-3 dizilişi yerine 3-34’ün tercih edilmesiydi. İleri 4’lüye seçilen isimler Messi, Lewandowski,
Haaland ve Ronaldo oldu.

iLGiNÇLiKLER BiTMiYOR

İlginçlikler bununla da bitmedi... Milli takımların teknik direktör ve kaptanları, gazeteciler ve FIFA’ya kayıtlı taraftarların katılımıyla yapılan oylamada en iyi 3. oyuncu seçilen Salah yılın 11’inde yer almadı. Gecede onur ödülüne layık görülen Ronaldo, oylamada ilk 5’te yoktu ancak ilk 11’e alındı. Bu da eleştirileri getirdi doğal olarak. Artık bu ödüller verilirken kriterler net bir şekilde ortaya konmalı. Aksi halde ciddiyetini kaybeden birer şova dönüşüyorlar. Hatırlanacağı üzere ekim ayında Ballon d’Or ödülünü alan Messi, aslında hak edenin Lewandowski olduğunu söylemişti. The Best ödüllerinde ise Messi oylarını Neymar, Mbappe ve Benzema’dan yana kullandı.

SiNiR KRiZiNE GiREN HAKEM HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADI

İtalya Serie A’da önceki gün oynanan Milan-Spezia karşılaşmasında futbol tarihinde belki de eşi benzeri hiç görülmeyen bir olay yaşandı. 90+2. dakikada skor 1-1 iken Messias, Milan’ı 2-1 öne geçiren golü attı ancak hakem Marco Serra, gol öncesindeki avantajı vermeyip kırmızı siyahlıların lehine faul düdüğü çaldı. Bu pozisyonun ardından konuk Spezia, 90+6’da Gyasi’nin attığı golle sahadan 2-1 galip ayrıldı.

FUTBOLCULAR TESELLi ETTi

Sadece bu pozisyonda değil, maçın son dakikalarında birbiri ardına hatalı kararlar veren Serra, bitiş düdüğünün ardından çıkış tünelinde gözyaşlarına boğuldu. Kontrolü kaybettiği için hatalı kararlar verdiği belirtilen ve sinir krizine geçiren Serra’yı teselli eden isimler ise başta Zlatan İbrahimovic olmak üzere Milanlı futbolcular oldu.

Yazının Devamını Oku

Marsilya’yı Lille’in elinden Cengiz kurtardı

Fransa 1. Ligi’ndeki ‘Türk derbisi’nde Marsilya ile Lille 1’er puana razı oldu.

Fransa 1. Ligi’ndeki ‘Türk derbisi’nde kazanan çıkmadı... Cengiz Ünder’li Marsilya, Zeki Çelik ve Burak Yılmaz’lı Lille ile 1-1 berabere kaldı. Sahasındaki maça tutuk başlayan Marsilya, 15. dakikada Sven Botman’ın golüyle 1-0 geriye düştü. 32’de Benjamin Andre ikinci sarıdan kırmızı kart görünce Lille 10 kişi kaldı. 75’te Dimitri Payet’nin pasında Cengiz Ünder, skoru 1-1’e getirdi. Lille’de Zeki Çelik 90 dakika oynarken, ilk 11’de başlayan Burak, 72’de yerini Gudmudsson’a bıraktı. Bu sonuçla Marsilya puanını 37’ye, Lille de 29’a yükseltti.

TARAFTARDAN TEŞEKKÜR

Bu arada Marsilya taraftarları, Bordeaux deplasmanında 44 yıllık galibiyet hasretini bitiren golü atan Cengiz Ünder için Türk bayraklı bir pankart hazırlayıp Lille maçında sergiledi.

YOK ARTIK DEMBELE!

Barcelona, yıldız futbolcusu Ousmane Dembele’nin talepleri nedeniyle sözleşme yenilemekten vazgeçti. Katalan kulübünden 5 yıl için toplamda brüt 200 milyon Euro talep eden Dembele, ayrıca 20’şer milyon Euro menajerlik ve imza parası da istedi. Bu gelişme üzerine başkan Juan Laporta genç futbolcuyu sezon sonunda satış listesine koymaya karar verdi. Barça’nın ara transfer döneminde Dembele’yi satarak yerine Wolverhampton’dan Adama Traore’yi alacağı konuşuluyor.

BARCELONA’YA MiLYONER OLMAK iÇiN GiTTiM

Arsenal’in eski orta saha oyuncusu Alex Song, Barcelona’ya transfer olmasının nedenini ‘milyoner olmak için’ ifadesiyle açıkladı. “Barcelona bana bir sözleşme teklif ettiğinde ve ne kadar kazanacağımı görünce iki kez düşünmedim. Kariyerim bittiğinde, karımın ve çocuklarımın rahat bir yaşam sürmesi gerektiğini hissettim” diyen Song, Thierry Henry ile aynı arabaya sahip olduğunu ancak benzin masraflarını bile karşılayamadığı için yerine ucuz bir araba almak zorunda kaldığını da itiraf etti. Barça’nın 2 kez West Ham’a kiraladıktan sonra Rubin Kazan ve Sion’da şansını deneyen Song, en son Cibuti liginde CDE-Colas forması giydi. Song, parıltılı hayatına nokta koyduktan sonra şimdilerde ülkesi Kamerun’da inşaat, moda ve eğitim yatırımları üzerine çalışıyor.

PEP GUARDiOLA REKORLARA DOYMUYOR

Yazının Devamını Oku

Kulübe testi geçemedi

Trabzonspor’un yedek isimleri kupadaki Boluspor maçında alarm verdi.

Süper Lig’de ilk yarının sona ermesiyle birlikte Trabzonspor, Ziraat Türkiye Kupası’ndaki rakibi olan Boluspor’un karşısına Medipol Başakşehir ile oynadığı karşılaşmanın 11’ine göre 10 farklı oyuncuyla sahaya çıktı. Bordo mavililerde teknik direktör Abdullah Avcı hem kulübeyi test etmek isterken, hem de as oyuncularını dinlendirmeyi seçti. Ancak Boluspor karşılaşması gösterdi ki bordo mavili ekibin kulübesi yeterli değil. Berat’taki düşüş önlenemez bir şekilde devam ediyor. Yunus Mallı, Yusuf Sarı, İsmail Köybaşı gibi isimler neredeyse futbolu unutmuş gibiler. Neredeyse ilk yarının 40 dakikalık bölümü tamamen boşa geçti ve Trabzonspor sahada adeta yokları oynadı. Sonlara doğru ceza sahasına doğru bindirmeler
yapan Koita ikinci yarıda takıma galibiyeti ve aynı zamanda turu getiren golü attı. Bakasetas’ın girmesi oyun zekasına çok katkı vermese de Trabzonspor dün sahadan istediği sonuçla ayrılmayı başardı.

TRANSFER iSTEMEKTE HAKLI

Trabzonspor’un teknik direktörü Abdullah Avcı’nın transfer talebinde bulunmasında haklılık payının olduğunu düşünüyorum. Başta da söylediğim gibi Ziraat Türkiye Kupası müsabakası da olsa, Karadeniz ekibinin kulübesinde oturan oyuncuların çoğunluğu Trabzonspor kadrosu için yeterli değil. Murat Cem ve kaleci Erce dışında öne çıkan hiçbir oyuncunun olmaması Abdullah Avcı’nın devre arası takviye isteğini doğrular nitelikteydi.

Yazının Devamını Oku

Bu Trabzon asla hata affetmez

İlk yarıda tamamen kendi sahasına çekilen Hatay’ı 2 golle cezalandırdı.

Geçtiğimiz haftaya göre bir oyuncu değişikliği ile 11’i kursa da kanatlarda Djaniny ve Bakasetas’a görev verdi Abdullah Avcı. Berat arkada Hamsik ile oyun kurarken Trabzonspor ilk 30 dakikalık bölümde oyun üstünlüğünü tamamen ele aldı.

Hatayspor pozisyon vermemeye çalışsa da rakibinin yoğun baskısı karşısında direnemedi. Özellikle topu tamamen rakibe bırakıp oyunu tamamen kendi sahasında kabullenmesi bordo beyazlıların en büyük hatası oldu.

CORNELiUS FAKTÖRÜ

Atak başlangıçlarının en kötüsü olarak görülen Djaniny bir kez daha attığı golle tüm defolarını kapattı. Gol sonrası da iştahını sürdüren ekipte ilk golün bağlantı rolünü üstlenen Cornelius bu kez son vuruşuyla Trabzonspor’u soyunma odasına iki farklı üstünlükle götürmeyi başardı.

HATAY iKiNCi YARIDA iYiYDi

İkinci devreyle birlikte Ömer Erdoğan üç değişiklik birden yaptı. Muhammed Mert, Kaabi ve Popov hamleleriyle sistemi de değiştiren Erdoğan rakibin oyun üstünlüğünü de kırmayı başardı. Özellikle 60’a kadar önemli fırsatlar bulan Hatayspor bunları değerlendiremedi. Trabzonspor ise skor üstünlüğünü koruyarak çok kritik bir karşılaşmadan galibiyetle ayrılmayı başardı.

Antalyaspor yenilgisi sonrası Trabzonspor’da düşüş mü başlıyor soruları Hatayspor maçıyla cevaplanmış oldu. Özellikle ilk 45’teki üstün oyun Trabzonspor’un şampiyonluk yolunda ne kadar istekli olduğunun ispatı gibiydi.

Yazının Devamını Oku

Omicron varyantı orman yangını gibi! Ligi durduralım...

Premier Lig’de ikinci koronavirüs karantinası kapıda. bu hafta 9 maçın ertelendiği İngiltere Premier Lig’in yeniden durdurulması gündemde. ligde mücadele eden 20 takımın teknik direktörleri pazartesi bir araya gelerek konuyu görüşecek.

İngiltere Premier Lig’de yeni gündem; maçlar durdurulsun mu devam mı etsin?’ Koronavirüs yeni varyantı Omicron vakalarının artması sonucu 9 maçın ertelendiği Premier Lig’de görev yapan teknik adamlar arasında fikir ayrılıklarına yol açtı. Teknik adamlar pazartesi günü bir araya gelerek, ligin durdurulmasına yönelik teklifi görüşecek.

FRANK: MAÇLAR DURSUN

Brentford Menajeri Thomas frank, maçların geçici olarak durdurulmasını talep ederek, “Omicron varyantı dünya çapında orman yangını gibi yayılıyor. Ondan korunmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekiyor. Antrenman sahalarını 3-4 veya 5 günlüğüne kapatarak çok şey yapabileceğimizi düşünüyorum ve sonra tekrar gidebiliriz” dedi.

KLOPP: OYNAYALIM

LiverpooL Teknik Direktörü Jürgen Klopp, oyuncuları Virgil van Dijk ile fabinho’nun testleri pozitif çıkmasına rağmen lig maçlarını durdurma kararının doğru olmadığını savunurken, Arsenal’in hocası Mikel Arteta, “Oyunu oynamamak için neye ihtiyacınız olduğu konusunda çok daha fazla netliğe ihtiyacımız var” diye görüş bildirdi.

DEVAM EDELiM’ DiYENLER ŞiMDiLiK ÇOĞUNLUKTA

20 Premier Lig kulübünde şimdilik ağır basan görüş, sezonun devam etmesi yönünde. Sebebi ise birçok üst düzey yönetici, kulüplerin geçen yıl ligin askıya alınmasının izlerini hâlâ taşıdığını savunması. Mart 2020’deki ilk karantinda kulüpler, hasılat, ertelenen maçların yeniden planlanması, televizyon yayınları, tıbbi protokoller ve alt liglere yapılan mali yardımlar gibi çeşitli başlıklar altında yüzlerce milyon Euro gelir kaybına uğramıştı. Kulüpler bu durumu bir daha yaşamamak adına maçların devam etmesi konusunda ısrarcı.

PREMiER LiG’DE BU HAFTA ERTELENEN MAÇLAR

Yazının Devamını Oku

Bruno Pinheiro mu, Önder Karaveli?

Yeni teknik direktör için karar vermeyen Beşiktaş’ta 2 isim öne çıkıyor. İki teknik adam kıyaslandığında her ikisinin de altyapılardan gelmesi ve genç oyunculara olan inancı ortak noktaları. Beşiktaş ya Pinheiro’yu seçip risk alacak ya da Karaveli’ye güvenip yola devam edecek.

Sergen Yalçın ile yolların ayrılması sonrası Beşiktaş’ta pek çok teknik direktör adayı gündeme geldi. Bunlardan en ilgi çekici isim Portekizli Bruno Pinheiro oldu.

Türk futbolseverlerin pek çoğunun ismini ilk kez duyduğu Pinheiro daha önce Benfica, Belenenses, Katar U19-U20 ve Eupen takımlarında altyapıda ve yardımcı hoca olarak çalıştı.

İlk teknik direktörlük deneyimini Estoril ile yaşayan Pinheiro iki sezon içinde takımı Portekiz 1. Ligi’ne çıkarmayı başardı.

DiKKAT ÇEKEN ÇIKIŞ

Özellikle oynattığı hücum futbolu, altyapılarda çalışmanın getirdiği avantajla takıma kattığı genç oyuncular ve Portekiz kupasında Benfica gibi bir takıma yarı finalde ezilmeden keyif veren takım yaratması onu kısa sürede ülkede dikkat çeken teknik direktörler arasına girmesini sağladı.

SiSTEM KONUSUNDA ESNEK

2. lig’de ligde özellikle 4-3-3 sistemini kullanarak keyif veren Pinheiro, Portekiz Ligi’ne çıktıktan sonra 4-1-4-1 felsefesine döndü. Oyun içi geçişlerde esnek bir yapıya sahip olan 45 yaşındaki teknik adam; 14 maçta 6 galibiyet, 6 beraberlik alırken sahadan sadece Sporting Lizbon ve Benfica mağlubiyetleriyle ayrıldı.

ÖNDER KARAVELi EN DOĞRU TERCiH OLACAKTIR

Yazının Devamını Oku

Kostic'le başladı Kostic'le bitti

Frankfurt'taki ilk maçta asist yapan Sırp oyuncu dün de aynı şeyi yaptı.

Fenerbahçe, 16 Eylül’deki ilk maçta Frankfurt’ta daha fazla şut atan, daha fazla pozisyona giren taraftı. Kaçan penaltıya rağmen oynanan futbol gruptan çıkma adına büyük umut vaat etmişti. Ancak aradan geçen 3 ay sonunda sarı lacivertlilerin elinde grup üçüncülüğü ve Konfederasyon Ligi’nden devam edebilme şansı kaldı. Sezon başından bu yana oyunu çok ileride kurup kompakt bir takım yaratmaya çalışan Glasner, istediği oyun anlayışını Frankfurt’ta yavaş yavaş oturtmayı başardı. Wolfsburg dönemine henüz ulaşamasa da takımın fiziksel anlamdaki yüksek potansiyeli Glasner’in elini güçlendiren artılardan biri oldu. Dün akşam da aynı oyun anlayışıyla sahadaydı Frankfurt. Kim Min-Jae’nin hatasıyla gelen gol, Frankfurt’un geçiş oyunundaki üstünlüğü ve Kostic’in sol taraftan yaptığı bindirmelerle Fenerbahçe büyük sıkıntılar yaşadı.

SAHANIN EN İYİSİYDİ

Geçen sezon Bundesliga’nın üçüncü bölgede en çok topla buluşan üç futbolcusundan biri olan Kostic, ‘3’lü mü, 4’lü mü oynamalı’ tartışmalarının etrafında dönen Fenerbahçe için ‘ideal kanat beki nasıl olmalı’ sorusunun cevabı gibiydi. İlk maçta yaptığı asistle Frankfurt’a hayat veren Kostic, İstanbul’da da yaptığı asistle perdeyi kapatan isim oldu. Maç boyunca da sahanın en iyisiydi.

Fenerbahçe adına bu karşılaşmada söylenecek tek doğru; savunma çizgisini öne çıkardığında rakip alanda çok adamla etkili olmasaydı. Golü de bu anlarda buldular. Szalai ve Kim gibi üst düzey iki savunmacıyla bu organizasyonu geliştirmek Pereira’nın ilerleyen haftalarda elini daha da güçlendirebilir.

Yazının Devamını Oku

Futbol aklı Guardiola, liderlik ruhu Klopp

Nuri Şahin artık sahadaki oyunuyla değil teknik adamlığıyla damga vuruyor.

Futbol oynamayı bıraktıktan sonra da futbolun içinde kalmaya devam etmek, çalıştığım önemli isimlerden edindiğim bilgi ve birikimlerimi, sonraki nesillere aktarmak istiyorum. Yeni nesil bizden çok farklı. Üstelik futbol çok hızlı büyüyen ve dinamikleri sürekli değişen bir sektör.

Bu değişime ayak uydurmak için kendime yatırım yapmak, farklı alanlarda kendimi geliştirmek zorundayım. Okuduğum kitapların tarzını değiştirdim. Liderlik ve insan yönetimi kitaplarına yöneldim. Ağırlıkla futbolu bırakıp teknik direktör olan oyuncuların biyografilerini okuyorum.

Uluslararası firmaların üst düzey yöneticileri ve elit sporcularla çalışan, ünlü bir akademisyenden bireysel danışmanlık almaya başladım. Performans istikrarı ve liderlik konusunda Dr. Alan Watkins ile özel olarak çalışıyorum.” Nuri Şahin, Harvard yolculuğu öncesi geleceğe dair planlarını bu şekilde anlatmıştı bana.

ANTALYA’YI ÇOK DEĞiŞTiRDi

Aradan geçen 3 yıl sonunda Nuri Şahin ve onun yönetimindeki Antalyaspor’un sergilediği başarılı grafik konuşuluyor. Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası’nda teknik patron olarak çıktığı 8 karşılaşmada 3 galibiyet, 3 beraberlik, 2 mağlubiyet alan Nuri Şahin yönetimindeki kırmızı beyazlılar,
kaybettikleri Hatayspor ve Başakşehir maçlarında bile herkesin beğenisini kazanan bir oyun sergiledi.

Peki, Nuri Şahin bu kadar kısa sürede Antalya’da neleri değiştirdi? Onun futbola bakış açısı geleceğe dair hangi farklılıkları işaret ediyor? Hızlıca anlatmaya başlayayım...

HEM FUTBOLCU HEM STAJYER ANTRENÖR

Yazının Devamını Oku

En iyisi değiliz ama sıradan şeyleri olağanüstü yapıyoruz

Veri analizine dair toplantıların sayısı her geçen gün giderek artıyor. Chelsea’nin stadı Stamford Bridge’de yapılan toplantıya dair detaylara 20 Ekim’de yine bu sayfalarda anlatmıştım.

Bu kez adres Barcelona’nın mabedi Camp Nou’ydu. Veri analistleri, beslenme uzmanları, gıda teknisyenleri, aşçıbaşları, gazeteciler, futbolcular ve basketbolculardan oluşan 35 ülkeden 400 kişi, 8-12 Kasım tarihleri arasında Sports Tomorrow Congress’te farklı konuları tartıştılar. Neler mi konuşuldu?

· 1-) Kadın futbolunun geleceği.
· 2-) Beslenme ve performans.
· 3-) Veri analizinin geleceği.
· 4-) Spor gazeteciliğinde veri kullanımı

DOĞRU BESLENME TAKIMIN HAVASINI YÜKSELTİR

Beslenme ve performans konulu oturumda ünlü aşçıbaşları ve sporcu beslenme uzmanları arasındaki farklı bakış açıları ve engeller yıkılırken yeni beslenme önerileri katılımcılara aktarıldı. Şef Alex Pirla futbolcular için mercimek (protein kaynağı), avokado ve saf pancardan yapılan tartar ve rezene (sindirime yardımcı olan) gibi performansı artıracak bitki bazlı tarifler verdi. Dikkat çekilen noktalardan biri de şuydu: “Bir performans şefi, herhangi bir takımın ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Oyunculara yiyecek sunma şeklinizin, doğru beslenmeyi almaları üzerinde büyük etkisi var. Yemeklerin tadı harika olmalı, onu eğlenceli ve renkli hale getirmek takımın havasını yükseltebilir.

FUTBOL YAZMAK EĞLENCELİ OLMALI

Yazının Devamını Oku

Premier Lig rekora koştu

20 takımın yer aldığı İngiltere Premier Lig sadece iç pazardan yılda 1.7 milyar Sterlin (22.3 milyar TL) kazanıyor ancak 100’den fazla ülkeden gelen gelirler bunu aşmak üzere. Ligin 20 kulübü, 2022-25 döneminde uluslararası anlaşmalardan 5 milyar sterlinin üzerinde bir gelir edecek ve toplam yayın gelirlerinde 10 milyar sterlinden fazlasını paylaşacak. Üstelik her geçen gün yeni anlaşmalar yapılıyor.

İngiltere Premier League önümüzdeki üç sezon boyunca yabancı TV gelirlerinden tüm zamanların en yüksek gelirine ulaşacak. Sky Sports, BT, Amazon ve BBC önümüzdeki sezondan itibaren 2022-2025 dönemi yerel yayın hakları için toplam 5 milyar sterlin ödeyecek. Bu da sadece iç pazarda yılda yaklaşık olarak 1,7 milyar sterlin anlamına geliyor. Ancak 100’den fazla denizaşırı bölgede maçları yayınlamak için yapılan anlaşmalar ve diğer önemli dış pazarlardaki tekliflerin yerel yayın haklarını neredeyse geride bırakmak üzere olması dikkat çekiyor.

YURT DIŞINDAN 1.4 MİLYAR

Ligin 20 kulübü, 2022-25 döneminde uluslararası anlaşmalardan 5 milyar sterlinin üzerinde bir gelir edecek ve toplamda yayın gelirlerinde 10 milyar sterlinden fazlasını paylaşacak. Yurt dışından beklenen yıllık yayın geliri 1,4 milyar sterlin olacak. Bu da hem iç hem dış yayın gelirleriyle yıllık 3,1 milyar sterlin kazanç demek. İngiltere, en büyük anlaşmalardan birini geçen yıl Şubat ayında Nordic Entertainment Group (NENT) ile yaptı.

İSKANDİNAVYA İLE DEV ANLAŞMA

NENT 2022’den itibaren İsveç, Danimarka, Norveç ve Finlandiya’da yayınlanacak maçlar için 6 yıllığına 2 milyar sterlinden fazla ödeyecek. Grup ayrıca Hollanda, Polonya, Estonya, Litvanya ve Letonya’da 6 yıl boyunca yüz milyonlarca değerinde ayrı bir paketle yayın haklarını satın aldı. ABD’de de ihale yarışı giderek kızışıyor. 2016-22 yılları için 740 milyon sterlin ödeyen NBC; Disney, Warner Media ve CBS gibi kanallarla karşı karşıya. Üç şirket de yayın haklarını NBC’den almak için büyük uğraş veriyor.

HER TARAFTAN YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR

Premier Lig, Amerika’da yayıncının 2022’den itibaren 6 yıl boyunca en az 1,1 milyar sterlin bankaya yatıracağını biliyor. Avustralya’da Optus, Stan Sport, Paramount+ ve Amazon arasında büyük bir ihale savaşı yaşanıyor. Ücretlerin yılda 27 milyon sterlinden 44 milyon sterline kadar yükselmesi bekleniyor. beIN Sports, Orta Doğu haklarını 3 yıl boyunca 123 milyon sterlin karşılığında elinde tutarken, CANAL+ yılda yaklaşık 89 milyon sterlin karşılığında Fransa, Çekya ve Slovakya’da maçları yayınlamaya devam edecek.

Yazının Devamını Oku

Geleceğin teknik direktörleri 'veri analistleri' olacak

Son 11 yılda Manchester City’de görev yapan altı veri analisti, İngiltere, Fransa ve Portekiz takımlarında görev yapıyor. Pedro Marques, Benfica’da Gençlik Akademisi’nin başında. Laurence Stewart da Monaco’da transfer ve iş geliştirmeden sorumlu isim. Her ikisi de yakın gelecekte kulüplerinin teknik direktörü olacak. Yeni nesil teknik direktörlerin tamamı veri analizinin öneminin farkında. Hatta bazıları bu işi bizzat kendileri yapıyor.

· Pedro Marques: 2010’dan 2014’e kadar performans analisti olarak çalıştı. Şimdi, Benfica’da Gençlik Akademisi’nin başkanı. Dünyanın en çok futbolcu yetiştiren organizasyonunu yönetiyor.

· Laurence Stewart: 2014- 2016 arası performans analizi başkanıydı. Şimdi Monaco’da transferden ve iş geliştirmeden sorumlu isim.

· Simon Wilson: 2006’dan 2010’a kadar performans analizi departmanı başkanıydı. Şimdi Stockport County Kulübü’nde futbol direktörü.

· Steve Rands: 2016 ve 2018 yılları arasında performans analizi başkanıydı. Şimdi Nottingham Forest’ta analiz başkanı.

· Richard Bredice: 2014-2019 arası rakip analistiydi. Şimdi Anderlecht’te performans analisti.

· Aaron Briggs: 2018’den 2020’ye kadar kıdemli performans analistiydi. Şimdi Monaco’da teknik direktör yardımcısı olarak görev yapıyor

HEPSİ MANCHESTER CITY'DEN

Bu isimlerin hepsinin ortak bir özelliği var: Son 11 yılda Manchester City Kulübü’nde analist olarak görev yaptılar. Daha da ilginci, neredeyse hiçbirinin futbolculuk geçmişi yok. Tüm bunları “Guardiola, Klopp ve Tuchel sonrası yeni nesil teknik direktörleri yeşil sahalardan değil, veri analiz odalarından bulacağız” demek için yazdım. Taktik bilgiyle birleştirilmiş veri analizi yapma yetisine sahip analistler geleceğin teknik direktörleri olacak. Şu an itibariyle bu göreve en yakın isimler de yukarıda bahsettiğim Marques ve Stewart. Her ikisinin yakın zamanda Benfica ve Monaco’da teknik direktörlük görevine getirilmelerine kesin gözüyle bakılıyor.

Yazının Devamını Oku

Modern futbolda başarının sırrı: Hız ve kas gücü

Fizikçilerin, matematikçilerin, veri bilimcilerin ve antrenörlerin ‘veri bilim-futbol’ ilişkisini tartıştığı Londra’daki büyük buluşmasını anlatan ‘Biz birbirimizi yerken Avrupalılar futbolda uzay çağı başlattı’ başlığıyla yayımlanan yazım sonrası sevgili meslek büyüğüm Cem Dizdar başta olmak üzere pek çok kişiden “Bu toplantıda başka detaylar var mıydı?” sorusunu aldım.

Hemen cevap vereyim; “Evet vardı ama matematiksel hesaplar ve yoğun analizlerle sizleri boğmak istemedim.” Yine de elimdeki bazı bilgileri özellikle Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi grubundaki maçların sonrasına bıraktım. Neden mi? Onu da anlatayım:

'BU SEVİYELERİ' ANLAMAK BU KADAR BASİT

Ajax'ın gruptaki üstün performansı malum... Peki 2010- 2018 arası gruptan bile çıkamayan bu takıma sihirli bir değnek mi dokundu? Elbette hayır.

Dokunan, bilim ve veriler ışında yapılan çalışmalar oldu. Nasıl mı? Onu da Ajax Spor Bilimi ve Veri Analizi Departmanı Başkanı Vosse de Boode’nin ağzından anlatayım: “Oyunculara Hollanda Ligi ve Şampiyonlar Ligi arasındaki farkı göstermek için 2018 yılında kısa bir video hazırladık. Lig maçlarından birinden bir pas sekansı çıkardık ve oyunculara izlettik. Ardından videoyu yüzde 10 hızlandırdık. Bu Şampiyonlar Ligi ile aramızdaki mesafeydi. Son olarak oyuncuların hangi hızda antrenman yaptıklarını ve bununla Şampiyonlar Ligi’nde onları nelerin beklediğini görebilmeleri için videoyu yüzde 15 yavaşlattık.”

Çok basit bir örnek değil mi? Peki biz ‘lokum gibi, kebap gibi kura’ klişelerinden sıyrılıp bu kadar sade bir gerçekliği futbolcularımıza anlatabiliyor muyuz?

SÜRPRİZ YAPMA YETENEĞİ AZALDI

Biraz da Mallorca Kulübü’nün veri analisti ve scout Mikel Gandarias’ın işaret ettiği yapısal değişikliklere bakalım: “Taktik seviye çok yükseldi. Herhangi bir rakibe nasıl karşı konulacağı artık ayrıntılı olarak biliniyor. Sürpriz yapma yeteneği kayboldu ve yerini kas gücü aldı. Yıllar önce en zayıf takımlar son 20 dakikada bitiyordu, şimdi bu çok daha az oluyor.” Gandarias’ın sözlerine dair yorumu sizlere bırakıyorum.

Yazının Devamını Oku

Biz birbirimizi yerken Avrupalılar futbolda uzay çağı başlattı

Fizikçiler, matematikçiler, bilgisayar programcıları ve scoutlar futbolu nasıl geliştirebileceklerini tartıştı.

Toplantıya, her ikisi de fizikçi olan Liverpool’un araştırma direktörü Graham, veribilimcisi Spearman ve Ajax Veri Analizi Bölüm Başkanı de Boode de katıldı. Graham, oyuncuların performansının %2 yükselmesinin bile Şampiyonlar Ligi’nde oynayan bir kulübün kazancını 60 milyon Euro artırabileceğini söyledi. Leeds United Sportif Direktörü Orta, “Sadece verilerle birine imza attırmayacağız ve verilere bakmadan da kimseyi transfer etmeyeceğiz” dedi. Londra’daki Stamford Bridge Stadı, geçtiğimiz hafta ilginç bir toplantıya sahne oldu. Bu toplantıda kimler yoktu ki...

Cambridge Üniversitesi’nde teorik fizik doktorası yapan ve Liverpool Kulübü’nde araştırma direktörü olan Ian Graham, Harvard’daki doktorasında, 2013 yılında Nobel Ödülü kazanan Peter Higgs ile François Englert’in Tanrı Parçacığı ve Higgs Bozon Teorisi üzerine çalışan Liverpool’un baş veribilimcisi William Spearman, Leeds United Sportif Direktörü Victor Orta ve Ajax Spor Bilimi ve Veri Analizi Bölüm Başkanı Vosse de Boode. Sadece onlar mı? Elbette değil. Fizikçiler, matematikçiler, bilgisayar programcıları, sportif direktörler, scoutlar, antrenör yardımcıları... Bugüne kadar bir futbol sahasında görülmemiş meslek grupları dünyanın önde gelen veri toplama ve gelişmiş metrik şirketlerinden Statsbomb tarafından organize edilen, büyük veri ile futbolun kesiştiği noktayı tartışmak için bir aradaydı.

İLGİNÇ HİKÂYELER ·

Toplantıda yaşanan hikâyeler de bir o kadar ilginçti. Emin olun içerideki hiç kimse topa sahip olma yüzdelerini karşılaştırmadı.

Ve yine emin olun, katılımcılara göre atılan goller bile hikâyenin tamamını anlatmıyordu.

Neler mi konuşuldu? Gelin onları da kısa kısa anlatayım...

 

TEKNİK DİREKTÖRE ‘BAK NE BULDUK’ DİYEBİLİYORUM

Yazının Devamını Oku

Macarlar Wembley'i karıştırdı

Macar taraftarlar diz çökerek ırkçılığı protesto eden İngiliz futbolcuları hedef alırken tribünde yaşanan gerilime ise polis coplarla müdahale etti.

İngiltere ile Macaristan’ın 1-1 berabere kaldığı karşılaşmaya tribünde çıkan olaylar damga vurdu. Karşılaşmayı izlemek için İngiltere’ye akın eden Macar taraftarlar maçtan önce diz çökerek ırkçılığı protesto eden İngiliz futbolcuları hedef alarak önce ıslıkladılar ardından ise tribünde pankart açtılar.

Bu pankart sonrası güvenlik güçleri Macar taraftarların olduğu tribüne girdi ve olaylar başladı. Yaşanan arbedede güvenlik güçleri taraftarları coplarla püskürttü. Macar taraftarlar Puskas Arena’da oynanan maçta da İngiliz oyunculara ırkçı saldırılarda bulunmuştu.

TRİBÜNDEKİ OLAYLAR ARNAVUTLUK'A DA SIÇRADI

2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubunda Arnavutluk-Polonya maçında tribün olayları yaşandı. Maçın 77. dakikasında Karol Swiderski’nin attığı gol sonrasında Arnavut taraftarlar deyim yerindeyse çıldırdı. Gole çok sinirlenen taraftarların tribünlerden sahaya attıkları yabancı maddeler nedeniyle Fransız hakem Clement Turpin maçı 20 dakika durdurdu. Olayların yarışmasının ardından devam eden karşılaşmayı Polonya 1-0 kazandı.

RONALDO REKORLARA DOYMUYOR

Cristiano Ronaldo, Portekiz’in Lüksemburg’u 5-0 yendiği maçta uluslararası maçlarda 10 kez hat-trick yapan ilk futbolcu olarak tarihe geçti. Kariyerinde 58 kez hat-trick yapan Ronaldo’nun bu istatistiği tüm Portekizli oyunculardan daha fazla. Tüm zamanların uluslararası golcüler listesinin zirvesindeki liderliğini de perçinleyen Ronaldo şimdi gözünü Malezya Milli Takımı oyuncusu Son Chin Anni’nin 195 maçlık rekoruna dikti. Portekiz Milli Takımı ile 182 maça çıkan Ronaldo, 14 kez sahaya çıktığında ise tüm zamanların milli takımda en çok forma giyen oyuncusu olarak dünya rekorunun yeni sahibi olacak.

LUCAS HERNANDEZ CEZAEVİNE GİRECEK

Yazının Devamını Oku

Solskjaer’in yardımcısı Martyn Pert'in öğrendiği diller hayatını değiştirdi

Manchester United teknik direktörü Solskjaer’in 43 yaşındaki yardımcısı Martyn Pert, futbol aşkı için farklı diller öğrendi, dünyanın pek çok ülkesine seyahatler yaptı. Ve futbolun beşiği İngiltere’de herkesin büyük saygı duyduğu bir antrenör oldu.

2019’da United'a katılmadan önce 4 yıl boyunca MLS takımlarında Vancouver Whitecaps'te asistanlık yapan Pert, Cardiff, Coventry, Norwich gibi takımlarda çalıştı.

İspanyolca ve Portekizce bilen Pert’in hayatı 2010’da Pro Lisans kursunda tanıştığı Manchester United teknik direktörü Solskjaer ile değişti. Solskjaer takıma farklı diller bilen birini arıyordu ve kursta tanışıp dost olduğu Pert’i United’a davet etti. Spor Bilimleri yüksek lisans derecesine sahip olan Pert, bu noktaya gelebilmek için 20 yıl boyunca çalıştı. Bunu yaparkende dünyanın pek çok yerine futbol yolculukları yaptı.

20 YAŞINDA HAYALLERİNİN PEŞİNDE KOŞTU

Norwich City’de Danny Mills ve Craig Bellamy ile birlikte oynayan Martyn Pert, 20 yaşında futbol kariyerinin bittiğini fark etti. Loughborough Üniversitesi'nde muhasebe kursuna kaydoldu, ancak büyükbabasının "Ne yaparsan yap, coşkuyla yap” tavsiyesi üzerine hayatında en çok istediği şey olan teknik direktörlük için kolları sıvadı. Bütün büyük kulüplere mektuplar yazdı ama cevap alamadı. Yine de yılmadı, ‘gelip antrenmanı izleyebilirsin' diyene kadar mailler atmaya devam etti.

Yazının Devamını Oku

Maç sayısını azaltın, futbolcular bitiyor

Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği’nden art arda oynanan maçlarla ilgili acil kodlu çağrı. 5 günden daha kısa bir sürede maçlarda en az 45 dakika oynayan futbolcuların bu tür arka arkaya hareketlere maruz kalmasının daha fazla sakatlık riskine yol açabileceğini ve bir oyuncunun kariyerinin uzunluğunu etkileyebileceğini belirten FIFPRO, acil koduyla zorunlu dinlenme çağrısında bulundu.

Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPRO) oyuncuların tükenmesini önlemek için acilen zorunlu molalara ihtiyaç olduğunu açıkladı. Erkek futbolu için 2020-2021 sezonu iş yükü raporu, en iyi profesyonellerin artık bir sezondaki dakikalarının 3’te 2’sinden fazlasını ‘kritik düzeyde’ oynadığını gösteriyor.

ZORUNLU DiNLENME ŞART

5 günden daha kısa bir sürede maçlarda en az 45 dakika oynayan futbolcuların bu tür arka arkaya hareketlere maruz kalmasının daha fazla sakatlık riskine yol açabileceğini ve bir oyuncunun kariyerinin uzunluğunu etkileyebileceğini belirten FIFPRO, acil koduyla zorunlu dinlenme çağrısında bulundu. Rapor, Haziran 2018 ile Ağustos 2021 arasında 44 ligden 265 erkek oyuncudan oluşan bir örneklemenin yaklaşık 40 bin maçtaki verilerine dayanıyor.

YEREL KUPALAR U23 MAÇLARI OLARAK TEKRAR TASARLANMALI

Bir Premier Lig oyuncusu için bu, kulüp ve milli takım görevlerinde sezon başına 2-8 maç arasında bir azalma anlamına geliyor. Raporda, İngiltere’deki Carabao Kupası gibi daha az önem arz eden yerel kupa maçlarında oyuncuları dinlendirme yoluna gidilmesi gerektiği belirtilirken, “Bu ikincil kupalar 23 yaş altı müsabakaları olarak yeniden tasarlanabilir” ifadelerine yer verildi.

FERNANDES ÖRNEĞi

Manchester United ve Portekiz Milli Takımı’nın yıldızlarından Bruno Fernandes’in durumu bu anlamda raporda en dikkat çekenlerden. Kasım 2020 ile Nisan 2021 tarihleri arasında kritik düzeydeki dakika payı yüzde 68’in altına düşmeyen yıldız futbolcu, birçok karşılaşmada yüzde 100’e yakındı.

FIFA MAÇ AZALTIP DİNLENME SÜRESİNİ ARTIRMAYI TEKLİF ETTİ

Yazının Devamını Oku

Siz olsanız Messi'yi barajın arkasına yatırır mısınız?

Manchester City karşısında harika futbolunu son derece şık bir golle süsleyerek Paris Saint Germain tribünlerini coşturan Arjantinli yıldız Lionel Messi, bugüne kadar kariyerinde hiç yapmadığı bir harekete imza attı.

Paris Saint-Germain formasıyla ilk golünü atan Messi performansından çok son dakikada barajın arkasına yatmasıyla gündem oldu. 90+4. dakikada Manchester City’nin kazandığı serbest vuruşta oldukça ilginç anlar yaşandı.

HERRERA ŞAŞIRDI

PSG baraj kurarken Arjantinli yıldız ani bir kararla yerden gelecek topu engellemek için barajın arkasına yattı. Bu hareket sadece futbolseverlerde değil Messi’nin takım arkadaşlarında da büyük şaşkınlığa yol açtı. Takım arkadaşı Herrera yıldız futbolcunun bu hareketi karşısında boş gözlerle pozisyona bakarken, Neymar ise arkasına dönüp Messi’ye bir şeyler söyledi.

VERRATTI'NİN GÖREVİ

Normalde Verratti’nin üstlendiği bu görevi onun oyundan çıkması üzerine gönüllü olarak yapan Messi, tartışmaları da beraberinde getirdi.

"İŞTE BU YÜZDEN O LIONEL MESSI!"

Maç sonu bir muhabir; “Barajın arkasına yattığında Messi’ye ne söyledin?” diyerek Neymar’a o anları sordu. Neymar ise “Orada iyi olup olmadığını sordum; ‘İyiyim’ dedi. Kendini bir süperstar olarak görmüyor. Oyunu biz nasıl oynuyorsak öyle oynuyor. Biz nasıl zevk alıyorsak, öyle zevk alıyor. Bu yüzden o Messi...” sözleriyle yanıtladı.

Yazının Devamını Oku

Mario Balotelli varsa olay var

Adana Demirspor'un İtalyan yıldızı Mario Balotelli'nin kariyeri vukuatlarla dolu. Inter, M.City, Liverpool ve Milan gibi devlerde oynayıp inanılmaz goller atan, Beşiktaş maçında takımının geri dönüşünde baş rol oynayan da Balotelli; disiplinsizliği ile dikkat çeken, yeteneğine adeta ihanet eden, skandallar ile gündeme gelen, hocaları ile kavga eden ve son olarak rakip takım hocasıyla dalaşan da...

Futbol sahalarının en aykırı isimlerinden Balotelli’nin yolu yıllar sonra Türkiye’ye düştü. Adresi 3 Büyükler değil Adana’ydı. Disiplinsiz tavırları, gittiği hiçbir takımda fazla tutunamaması ve yeteneğine ettiği ihanet onun en bilinen özellikleri oldu.

İtalyan yıldızın önceki gün hem Beşiktaş maçındaki geri dönüşte başrol oynaması hem de Sergen Yalçın’a yaptığı hareket bir kez daha manşetleri süsledi.

İşte Balotelli'nin hayatından unutulmaz anlar;

BARCELONA ÇOK İSTEDİ AMA BİR TÜRLÜ OLMADI

Palermo’da dünyaya gelen Balotelli, futbola 5 yaşında başladı. Yetenekliydi ancak yaşadığı sağlık problemleri yüzünden sık sık ameliyat olmak zorunda kaldı. Daha küçük yaşlarda Katalan devi Barcelona onu almak istedi. Göçmen bir ailenin çocuğu olması ve 18 yaşından önce pasaport alamaması onun Barcelona hayallerine son verdi.

POSTACI POSTA DAĞITTIĞI İÇİN SEVİNİYOR MU?

Futbol kariyerine Lumezzane’de başlayan Balotelli 6 yıl boyunca burada oynandıktan sonra 17 yaşında Inter’e imza attı. Sadece kulübü değil İtalyan Milli Takımı da onun büyük bir potansiyelinin olduğunun farkındaydı. Üç sezon boyunca hem İnter’de hem U21 milli takımında çok başarılı dönemler geçirse de gol attığında sevinmemesi hep eleştirildi. Hatta o zamanlar bu soruya “Postacı postalarını dağıtınca seviniyor mu? Benim işim gol atmak" cevabını vermişti.

Yazının Devamını Oku

Oyuna giren-çıkan ondan sorulur!

Avrupa kulüpleri başarılı olma yolunda en küçük detaylara dahi dikkat ediyor. Wimbledon'ın yeni antrenörü, 'Futbol nereye gidiyor?' sorusunu akıllara getirdi. Türkiye’de 1980’lere dek kaleci antrenörü yoktu; şimdi her kulübün en az 2 kaleci antrenörü var. Bazı kulüplerde forvetleri ayrı, savunmacıları ayrı hocalar çalıştırıyor. Wimbledon Kulübü ise oyuncu değişikliklerinin oyuna etkileri konusunda uzun süredir araştırmalar yapan Sammy Lander’ı işe aldı. İngiliz ekibinde hangi oyuncuların girip çıkacağına Lander karar veriyor.

Futbolda bilimsellik ve teknoloji ilerledikçe veriler de artıyor. Artık oyun sadece gollerden, asistlerden ya da topa sahip olmaktan ibaret değil. Sahadakiler kadar kenarda bekleyenler için de artık ‘oyunun hangi anında neleri değiştirecek’ sorusunun cevabı da aranmaya başladı. Kaleci antrenörü ile başlayıp taç antrenörüne kadar uzanan bu serüven şimdilerde İngiltere 1. Lig ekiplerinden Wimbledon'da 'oyuncu değişikliği antrenörü' olarak çalışan Sammy Lander ile farklı bir boyuta ulaştı.

HER ŞEY BİR MERAK SONUCU YAPILAN ARAŞTIRMAYLA BAŞLADI

Geçen sezon 1. ve 2. liglerde oyuncu değişikliklerinin etkinliğini merak edip, bu konuda araştırma yapan Lander, projesini bu tip fikirlere açık olan Wimbledon yönetimine sundu. Bu pozisyonun işe yarayıp yaramayacağını merak eden kulüp, Lander’i hiç bekletmeden davet etti. Antrenmanlarda yarı zamanlı olarak çalışmaya başlayan Lander, Charlton, Doncaster ve Bolton’a karşı oynanan maçlarda yedek kulübesindeydi.

ÖZEL BİR PUANLAMA SİSTEMİ İCAT ETTİ

Sammy Lander son 3 yılda İngiltere Ulusal Lig ekiplerinden Weymouth’ta rakip analisti ve yardımcı antrenör olarak çalışıyordu. Bu görevlerinin yanı sıra Bournemouth Akademisi için de scoutluk yapıyordu. Weymouth’ta yedeklerin kullanımı ve etkisini incelemeye başladı. Bu araştırma 1. ve 2. liglerdeki takımlara kadar uzandı. Konuyla ilgili yapılması gereken çok fazla araştırma olduğu kanaatine varan Lander, ortaya çıkardığı bir puanlama sistemiyle kendisine önemli bir yol açtı.

'YENİDEN BAŞLATMA ANTRENÖRÜ' PARSLOW

Aslında Lander’in Wimbledon’ı seçmesinin nedenlerinden biri kulübün bu tip farklı fikirlere açık olmasından kaynaklıydı. Mart ayında ‘yeniden başlatma antrenörü’ olarak işe aldıkları Andy Parslow ona cesaret verdi. Parslow’un işi de topun öldüğü anlar olan kornerler, taçlar, frikikler ve kaleci vuruşları sırasında başlıyor. Bu tip toplardan nasıl gol kaydedebilecekleri üzerine çalışmalar yapıyor.

Yazının Devamını Oku