Paylaş
Lionel Messi yok, Cristiano Ronaldo yok. La Liga’yı 20 yıl zirvede tutmuş iki yıldız oyuncunun ayrılığı bile İspanyol futbolunun gelişimini engellemedi. Oyunun dinamiklerini, şovunu ve dolu stadyumları düşününce futbolun beşiği elbette ki İngiltere Premier Ligi. Ancak en iyi futbolun oynandığı yer kesinlikle İspanya La Liga.
UEFA Şampiyonlar Ligi başta olmak üzere Avrupa kupalarında mücadele eden takımların başarısının yanı sıra milli takımlar düzeyinde de elde edilen başarılarla her geçen gün daha üst seviyelere çıkmaya devam ediyorlar.
Devler Ligi’nde çeyrek finale yükselen 8 takımın 3’ü La Liga’dan; Real Madrid, Barcelona, Atletico Madrid. Avrupa Ligi’nde Celta Vigo, Real Betis, Konferans Ligi’nde Rayo Vallecano adlarını çeyrek finale yazdırmayı başardılar. Camp Nou’nun duvarlarında yazılı olan ‘Bir kulüpten daha fazlası’ mottosunu yeniden düzenlersek La Liga için ‘Bir ligden daha fazlası’ diyebiliriz.
DENiZ OFLi’NiN KONUŞMASINI KiM, NEDEN ENGELLEDi?
Bayern Münih Atalanta’yı her iki maçta da yenerek Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yükseldi. Son maçta görev alan Deniz Ofli (18) ve Filip Pavic (16) maç sonu ilginç bir yasakla karşılaştı. Kulübün bir çalışanı, hem Pavic’in hem de Ofli’nin hafta içindeki Atalanta maçı sonrası medyaya açıklama yapmalarını engelledi. Sebebi ise kısa ve netti; o saatte çalışma izinleri yok!. Almanya’da yürürlükte olan Gençlik İstihdamını Koruma Yasası, 18 yaşın altındaki bireylerin saat 20:00’den sonra çalışmasını engelliyor. Bayern Münih Kulübü de bu yasağı düşünerek iki genç oyuncuyu da bu şekilde koruma altına almış oldu.
GUARDiOLA’NIN CiTY’DEKi 18. KUPASI
Premier Lig’in zirvesinde baş başa kalan lider Arsenal ile takipçisi Manchester City dün Lig Kupası finalinde kozlarını paylaştı. Londra’daki Wembley Stadı’nda oynanan maçta City, Nico O’Reilly’nin 60 ve 64. dakikalarda attığı gollerle 2-0 galip geldi. Bu sonuçla Pep Guardiola, ‘Lig Kupası’nda 5 kez şampiyon olan ilk teknik direktör’ unvanını alırken, 10 yıldır çalıştırdığı Manchester City’ye 18. kupayı kazandırmış oldu.
KONFERANS LiGi’NDE FiNALi EN ÇOK SHAKHTAR HAK EDiYOR
Lech Poznan’ı eleyerek Konferans Ligi’nde çeyrek finale yükselen Shakhtar Donetsk finali en çok hak eden takım dersem abartmış olmayız. Yıllardır süren bir savaşın gölgesinde kendi sahasını kullanamayan, bombalarla yaşamaya alışmaya çalışan bu takım zamanının büyük bölümünü antrenman yapmak yerine otobüs ve uçak yolculuklarıyla geçirmek zorunda kalıyor.
Shakhtar oldukça genç oyunculardan oluşan bir takım olmasına rağmen taktiklerin ötesinde bir karakter göstererek hem Ukrayna Ligi’nde hem Avrupa’da hedeflerine ulaşmaya çalışıyor. Bu karakterin ortaya konmasını sağlayan isim ise teknik direktör Arda Turan’dan başkası değil. Turan ve oyuncuları futbolun istatistikler ve astronomik bonservisler üzerinden okunduğu bir dönemde bambaşka duygularla sahada var olma mücadelesi veriyor. Tıpkı evini sırtında taşıyan bir kaplumbağa gibi ağır ama emin adımlarla Almanya’daki finale doğru ilerliyorlar.
RETRO FORMALAR HAFTASI GERÇEKTEN iLHAM VERiCi
LA Liga’da 10-13 Nisan tarihleri arasında oynanacak 31. hafta maçları sadece sahadaki oyunla değil takımların giyeceği retro formalarla futbol heyecanını farklı bir noktaya taşınacak. Bu etkinlikle aslında İspanyol futbolunun kültürünü ve taraftarların zihnindeki büyülü zamanları yeniden hatırlatmak istiyorlar. İster moda gecesi deyin ister unutulmaz anların günümüze aktarımı; İspanyol futbolunun retro haftası gerçekten ilham verici. Kulüplerimizin böylesi bir haftayı hayata geçirmesi bile forma satışlarında hatırı sayılır bir gelir artışını getirmekle kalmaz, tribünlerde geçmişe duyulan özlemin coşkusunu da beraberinde getirir.
HAALAND SATRANCA YATIRIM YAPIYOR
Manchester City’nin gol makinesi Erling Haaland dünyaca ünlü markalarla yaptığı işbirlikleriyle gündeme sık sık geliyor. Norveçli futbolcu bu kez 2.5 milyon Euro ödüllü Dünya Satranç Şampiyonası’nın yatırımcılarından biri oldu. Satrancın daha fazla görünürlük kazanmasını isteyen Haaland bu alana yatırım yapan ilk futbolcu oldu. Mohamed Salah, Gerard Pique ve Pep Guardiola gibi satranç bağımlılarının arasına giren Haaland bakalım bu sporu istediği noktaya taşıyabilecek mi?
Paylaş