Çok özel bir çaylak

SAHA kenarında bitmek bilmeyen enerjisi, siyah takım elbisesi, jöleli saçları, oyuncularıyla iletişimi ve tutkusuyla büyük okyanuslara açılmaya hazırdı.

Haberin Devamı

Diego Simeone... Bir öğrenci olmaktan hiç gocunmadı. Estudiantes (Öğrenciler) ile başardıkları felsefesine yön verdi. Sahaya çıktığında kafasında verimlilik, adanmışlık, fedakarlık, yetenek ve sadelikten oluşmuş bir takımdan başka bir şey düşünmüyordu. Tüm oyuncularına eşit yaklaşırken hepsinden tek bir şey istiyordu; “Fedakarlık”...Aidiyet hissetmek ona göre çalışmanın en iyi yoluydu. A.Madrid’e bir futbolcuyken adadığı kalbini şimdi antrenör olarak veriyordu.

YEPYENİ FELSEFE

Maçlardan önce ritüeli bile farklıydı. “Sadece 4 ya da 5 dakika için normal biriyim” diyen Simeone o anlarda soyunma odasına herkesten önce girip sessizce oturuyor, ardından Arjantin’de yaşayan 3 oğlunu da telefonla arıyordu. Daha büyük rakiplerle mücadele etmek için kozunu “inanç” olarak belirlemişti. Bunların hepsi Atletico Madrid’de yaşam biçimine dönüştü. Artık takımın felsefesi vardı. Adı; Cholismo, uygulayıcısı; El Cholo...

Yazarın Tüm Yazıları