GeriKenan BAŞARAN Oğlum, 3-2 kazandık!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Oğlum, 3-2 kazandık!

6. dakikada biten maçı Beşiktaş 4 dakikada geri çevirdi, 90’da 3 puanla bitirdi. Siyah beyazlılar o Valerenga maçında ağlayan babaya yıllar sonra bir hediye verdiler.

Başından beri Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’ne konsantre olmadığını yazdım, çizdim. Başlangıçta bunu iki sezon üst üste oynanan Şampiyonlar Ligi’ne bağlamıştı. Öyle ya, sen iki sezon boyunca tüyleri diken diken eden Şampiyonlar Ligi müziğiyle her maça başla, sonra git Torshavn’da kuzuların otladığı stadımsı bir yerde maç oyna! Lakin sonrasında öğrendik ki para pul ve takım ruhundaki zedelenmeymiş asıl nedenleri..
Dün de suni zemine ve buz kesen havaya daha alışamadan 6 dakika içinde kalesinde 2 gol gördü. İlkinde Vida, ikincisinde Karius’un fahiş hataları vardı. 90 dakikayı yazmak için oturduğum maç hepimiz için 6. dakikada bitmiş gibiydi! Belki de bir çok kişi ekranların başından kalktı veya başka bir kanala geçti. Pepe, Babel, Quaresma ve Medel gibi aslar sakat oldukları için İstanbul’da kalınca Güneş, gençlere verdi. En tecrübelileri Vagner Love’dı. Haliyle, ne yapacaksa sahaya çıkan ilk 11 yapacaktı. Onlar da malum, daha 1 dakika dolmadan yedikleri golle, “Eyvah” dedirtti.

Artık hedef devreye en az 1 gol atarak girmekti. Ancak Adriano ve Pektemek’in şutlarında rakip kaleci Vasyutin, Karius kadar tedbirsiz değildi.

Larin’in vuruşunu Horn, son anda önledi. Tabii Beşiktaş namına bu pozisyonları söylerken, Sarpsborg’un pozisyonlarını saysam yerim yetmez. Beşiktaş, 6 dakikada 2 gol yemekle ne kadar talihsizdiyse, gol olmayan onca pozisyonda da çok şanslıydı. Sadece ilk devrede bile fark 4-5 olabilirdi.

Rakip, her aldığı topu iki pasta kaleye taşıdı çünkü Beşiktaş’ın direnç gösteren bir orta sahası yoktu. İl devredeki Oğuzhan, 26 yaşında bir veteran gibiydi!

Devre arası Şenol Güneş’in söyleyeceği tek şey şuydu: “Erken bir gol bulursak, çevirebiliriz.” Nitekim 2. yarı siyah beyazlılar bu maksatla daha derli topluydu.

‘NE GÜZEL KALECİMİZDİN SEN FABRI ABİ’

Beşiktaşlılar şu sıralar Drans ile verkaç girip, “Ne güzel kalecimizdin sen Fabri abi” diyordur. Kartal, son 35-40 yılda istisnalar hariç kaleciden yana hep ızdırap çekti. En az 3-4 şampiyonluğu kaleci yüzünden kaybetmiştir. Ben başkan olsam Fabri’yi ne pahasına olursa olsun, satmazdım. Dünya çapında değildi ama Beşiktaş’ta işe çok yaradı.

LENS ŞİMDİ ‘COME TO BEŞİKTAŞ’ OLDU

‘Halı saha’ya da alışan ve pas trafiğini yoğu Beşiktaş, Sarpsborg kalesini ablukaya aldı. İkinci devrenin tersi bir durum ortaya çıktı. Açıkçası Lens’in golü gecikti ama Love’ınki tam zamanında geldi. Siyah beyazlılar, galibiyet için de yüklenmeye devam etti. Son 10 dakika biraz temposu düşse de 3. gol arzusunu korudu ve sahanın yıldızı Lens, 3 puanı getiren golü de attı. Hollandalı, 2 gol ve 1 asistle, Beşiktaş’taki en iyi maçını oynadı.

Gerçek manada Lens için ‘Come to Beşiktaş’ dün geceydi.

Beşiktaş’ın ikinci devre ortaya koyduğu karakter, 2-0’dan maçı 3-2’ye getirmesinin vereceği özgüvenin artık lige yansıması da beklenebilir. Sarpsborg maçı, siyah beyazlıların kaybettiği o şampiyon ruhunu da geri getirebilir.

Beşiktaş, yıllar önce Valeranga karşısında 3-0 önde kapattığı maçı 2. devre 3-3 bitirmişti. O gün futbolcuların yanına giden bir baba “Ben şimdi devre arasında uyuyan oğluma sabah ne diyeceğim” demişti. Dün akşam da çocuğunu devre arasında uyatan babalar varsa, sabah şöyle diyecekler: “Oğlum, 3-2 kazandık!”

MAÇIN ADAMI: LENS

False