GeriKenan BAŞARAN Ha Güven ha Umut ha Burak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ha Güven ha Umut ha Burak

Topu ceza sahasına taşımadıkça santrforun adı önemli değil

 

İLK 45 dakikalar teknik direktörlerin genelde ideal oyun planlarını sahaya yansıttıkları bölümlerdir. Ama dün ‘beklenen adam’ Burak Yılmaz ilk 11 başlasa da Beşiktaş’ın görüntüsünde değişen bir bir şey yoktu ilk devre. Ha Güven, ha Umut, ha Burak... Topu santrforunla buluşturmayı beceremedikten sonra, ne pozisyon buluyorsun ne de gol. Evet, Caner sürekli orta alana kayarak, bir oyun kurucu gibi oynuyor ama bu Ljajic’in topu ondan daha az kullanırsa Beşiktaş, rakip ceza sahasına nasıl sızacak?

Dün Beşiktaş’ın stoperleri yoktu ama bence onların yokluğu oyunu etkilemedi. Hatta Gönül ve Necip, ideal stoperlerden de daha iyi bir maç çıkardı.

İlk devre bittiğinde bazı oyunculara dair zihnimden geçenler de şöyle:

Lens’ten daha kötü bir topçu olur mu? Olurmuş: Adı Diaby... Beşiktaş’ta 1 dakika bile durmaması gerektiğini düşündüğüm Lens, şu Diaby’den iyi. N’Koudou, çabalıyor ama ayağı ayarsız... Sivas’ta yılın 11’lerine yazdığımız Douglas bu mu? Çok dağınık ve kritik yerlerde top kayıpları bir hayli fazla...

Beşiktaş pas yapıyor ama yüzde 60’ı kendi savunma bloğunda yan pas şeklinde. Dikine pas kullanılmıyor, kaleye şut çekilmiyor. Dün akşam Abdullah Avcı’nın Başakşehir’i olsaydı, Abdullah Avcı’nın Beşiktaş’ını ilk 45’te bitirirdi. 

ALDIRMA GÖNÜL ALDIRMA!

Avcı, 2. devreye neden Diaby ile çıktı, Oğuzhan’ı neden daha erken almadı bilemiyorum. Yine de Başakşehir biraz açılınca nispeten geniş alanlar oluştu ve Beşiktaş, ceza sahası gördü. Ne var ki 1-0 geriye düşen de oydu. Sonrası çok hazin bir tablo. Siyah beyazlılar yaklaşık 20 dakika oyunu resmen bıraktı. Oysa Beşiktaş, çok daha iyi Başakşehir’lere karşı maçı hiç bırakmıyordu; yenilse de. Beşiktaş, Başakşehir’i yense, gelecek haftaki derbi de düşünüldüğünde, matematiksel olarak lige yeniden başlayabilirdi. Bakın ‘matematiksel’ diyorum. Zira, bugünkü ‘zihinsel’ haliyle bu takımın maratonu sürdümesi güç. Hele ki tribünlerde de Sabahattin Ali’nin ‘Aldırma Gönül’ü dillendiriliyorsa...

Okan Buruk, Avcı’dan aldığı Başakşehir’i yavaş yavaş istediği kıvama getiriyor. Buruk oyundan, Avcı ise anlaşılmaz bir oyunla 1 puan aldığı için teselli bulacaktır. Ama gerçek kazanım Buruk’unki.

Hakem Suat Arslanboğa da berbattı. Pozisyonları doğru okuyamadı, penaltıyı VAR’la verebildi, Douglas’ı da atma cesaretini gösteremedi. Arda Kardeşler gibi o da taç tekrarı yaptırarak, Halis Özkahya’ya ‘destek’ çıktı. Hakemler, F.Bahçe’nin itirazını reddetmişe benziyor!

KAYBEDEN YİNE BEŞİKTAŞ OLUR

BU Beşiktaş’ın toplam oyuncu kalitesi düşük. Tribün desteğine fena halde ihtiyacı var. Ama taraftar, yönetime odaklanmış. Ve dün Avcı’yı da ıslıkladı. Oysa o, sezon başında destek istemişti. Aynı taraftar yeniden takıma dönen Burak Yılmaz’ı da  istememişti. Taraftar sahadaki bu zayıf takıma arka çıkmazsa kaybeden Beşiktaş olacak. Başkan olduğundan beri taraftarla cebelleşen Orman’ın tablodaki sorumluluğu ayrı konu...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle