GeriKenan BAŞARAN Bir takıma bir teknik direktör yeter mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir takıma bir teknik direktör yeter mi?

Belçikalı milli futbolcu Thomas Meunier, haftada iki maç oynadıklarını ve bu yüzden kendisini kronik yorgun hissettiğini söyleyerek, bunun değişmesi gerektiğini söyledi. FIFPro da daha fazla tatil ve az maç talebinde bulunuyor.

BELÇİKA Milli Takımı oyuncularından Thomas Meunier, geçenlerde Uluslar Ligi öncesi verdiği röportajda “Kronik bir yorgunum” dedi. Belçikalı oyuncu bu yakınmayı özellikle milli futbolcuların çok maç oynamasından yakındı. Hazırlık maçının yerine gelen Uluslar Ligi’nin de yüklerini artırdığı görüşünde olan Meunier, “Dünya Kupası’ndan sonra 2 veya 3 hafta dinlenebildik. Bu çok az. Kendimi şimdiden yorgun hissetmeye başladım, bu yorgunluk giderek kronikleşiyor. Hepimiz haftada iki maç oynuyoruz. Tabii ki ‘şarkı’yı biliyoruz: Televizyon hakları ve parayla ilgili... Ancak Şampiyonlar Ligi’nde ve PSG’deki lig maçlarında daha iyi performans gösterebilmek için biraz daha dinlenmeyi tercih ediyorum” dedi. FIFPro, 2018 Dünya Kupası öncesi İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya liglerindeki büyük kulüpler de dahil olmak üzere, şubat ve nisan arasında toplam 543 oyuncuyla anket yaptı. Ankete katılanların 300’ü milli takımlarını temsil ediyor. Uluslararası Profesyonel Futbolcular Birliği (FIFPro) da yaptığı bir ankette Meunier’in sorununun bir çok futbolcu için geçerli olduğunu ortaya koyuyor.

6 HAFTA YAZ TATİLİ İSTİYORLAR

FIFPro’ya göre, 50 veya daha çok maçta oynayan milli futbolcularının neredeyse yarısı, daha gergin oluyor. Çalışmadan bazı satır başları şöyle: · 50 veya daha fazla maçta oynadıklarını söyleyenlerin yüzde 46’sı “Çok fazla maç oynadığımızı düşünüyoruz” diyor.

· Milli oyuncular, iki sezon arasında 5 haftalık bir tatile ihtiyaç duyduklarını söylüyor. % 88’i de devre arası tatilinin de 2 hafta olmasını talep ediyor.

· Milli oyuncuların % 63’ü uzun uçuşların performans veya sağlıklarını kötü etkilediğini belirtiyor. FIFPro, FIFA ile yerel lig yönetimleri ve kulüplere çağrıda bulunup, şu taleplerde bulunuyor:

· Oyuncular, iki maç arasında en az 72 saat toparlanma süresine sahip olmalı. Genel kural olarak iki haftada üçten fazla maç oynanmamalı.

· Oyuncular, uzun uçuşlardan sonra ekstra toparlanma süresine sahip olmalı. · Oyuncular, 10-14 gün arasında bir devre arası tatiline sahip olmalı.

· Oyuncular, sezon öncesi hazırlık kamplarını içermeyen, 4-6 hafta arası bir sezon sonu tatile sahip olmalı.

ESAS HOCA SADECE TAKTİK VERECEK

THOMAS Meunier, Pandora’nın kutusunu açtı. Bir yanda endüstrileşen futbol her gün televizyon dahil tüm yayın mecralarına her gün içerik üretmek istiyor diğer yanda futbolcular isyan ediyor. Seyirci de artık iki günde bir maç izlemeye alıştı. Şu milli arada çok sıkıldığımız aşikâr. Evet, bu kadar büyük boşluklar olmamalı ancak haftanın her günü birden fazla maçın olduğu bir dünyada da şahsen ben de bir izleyici olarak kendimi kronik yorgun hissediyorum. Bunun çözümü de sanki takımdaki oyuncu sayılarının artması. Rotasyon, teknik direktörün keyfine kalmayacak. Oyuncu hakları çerçevesinde bir oyuncuya 2 haftada 3’ten fazla maç oynatılmayacak. Hani “Ahmet kart cezalı oynamayacak” misali, “Ahmet maç kotasını doldurdu, bu hafta dinlendiriliyor” cümleleri de kuracağız yakın gelecekte belki. 24 kişilik kadrolarla bile baş etmekte zorlanan teknik direktörler daha geniş kadroları nasıl idarece edecek peki? Şimdiden Avrupa’nın büyük kulüplerinde yaygınlaşan bir anlayışla: Yardımcı hocaların rolü çok artacak. Teknik direktör işin sadece taktik kısmına yoğunlaşacak. Veya bir takımı iki veya üç teknik direktör çalıştıracak.

DERWALL’i ÖNCE TAŞLAMIŞ SONRA OMUZLARA ALMIŞLARDI

ŞU fotoğrafın çekilmesi için büyük bedeller ödendi. Nasıl mı? Fotoğraftaki Jupp Derwall’e kulak verelim: “Felaket oynamış ve 3-0 yenilmiştik. Oyundan sonra, başlarımız önde İstanbul’a doğru yola çıkmıştık. Her zaman olduğu gibi yerel polis bize refakat ediyordu. Yirmi kilometre kadar sonra onlar da bize veda ettiler. Meğerse çok erken ayrılmışlar. Birdenbire başka bir otobüs önümüzde diklemesine durarak yolumuzu kesti. O otobüsten inip bize saldırdıranlar; İstanbul’dan gelmiş taraftarlarımızdı. Bizim otobüsün ön camına taş fırlatıyorlardı. Aynalırımızı kopartıp attılar.

Otobüsten inmemizi istiyorlardı. Yüzlerinden sadece nefret okunuyordu. Neyse ki otobüste kimse yerinden kımıldamadı. Benim yüzümden terler akıyordu. Ömrümde futbolla ilgili olarak hiç böyle bir şey yaşamamıştım. Hepimizin korkusu yüzümüzden belli oluyordu...” Evet, 1984’te Eskişehir dönüşü Jupp Derwall’e bu korkuyu yaşatanlar iki yıl sonra onu omuzlarına alıyorlardı, 14 yıllık şampiyonluk hasretine son verdiği için... Ali Koç, değişim için sabır isterken F.Bahçeliler ne anladı bundan, çok merak ediyorum!

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle