GeriGÜNTEKİN ONAY Gerçek olmak için fazla iyiler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gerçek olmak için fazla iyiler

İtalya turnuvanın başından beri en istikrarlı takım. Belçika gibi güçlü ve kaliteli bir rakip karşısında ilk yarıda yüksek tempo ve baskıyla müthiş bir oyun ortaya koydular.

Mancini, birlikte hareket etme becerisi ve pratiği son derece yüksek bir takım yarattı. Jorginho-Veratti ve Barella orta sahası hem müthiş bir baskı yapıyor hem de topu hızlı ve efektif şekilde taşıyor. Beklerin hücuma katkısı ve özellikle hücumdaki 3’lünün hareketliliğiyle de İtalya’yı öne çıkarıyor. ‘Azzurri’ (maviler), ilk günden beri oynadığı futbolla “Turnuvanın 1 numaralı favorisiyim” diye haykırıyor. Tek olumsuzluk: Harika bir turnuva geçiren Spinazzola’nın sakatlığı.

İSPANYA TOPA SAHİPTİ AMA...

Real Madrid’den tek oyuncuyu dahi kadroya çağırmayan Luis Enrique, inşa ettiği gençleştirilmiş İspanya takımını yarı finale taşıdı. Turnuvanın topa en çok sahip olan takımı İspanya. Güçlü bir pas oyunu ortaya koyuyorlar ama oyunu rakip yarı alana yıkmak ve pasın ötesinde skor bulmada sorun yaşıyorlar. Bu oyun anlayışı ve rakip kale önündeki sorunlar İtalya’yı geçebilmek için yeter mi? Sanmıyorum.

X

Beşiktaş oyun farkıyla

Derbide daha güçlü ve kaliteli olan takım kazandı.

Beşiktaş, derbide maçın başlama düdüğüyle birlikte oyuna ağırlığını koydu ve ev sahibi olduğunu Galatasaray’a hissettirdi. Topa sahip olan ve yaptığı baskıyla rakip yarı alana yerleşen siyah beyazlı takım, üstün oyununa paralel bir kale önü zenginliği yaşayamadı. Buna karşı oyunu kendi yarı sahasında kabullenen ve derin savunmayı tercih eden Galatasaray, hücuma çıkmakta çok zorlandı. Sarı kırmızılı takım ilk atağında, kaleye ilk şutunda 35’inci dakikada Cicaldau ile 1-0 öne geçti. Yenik duruma düştükten sonra baskısını yoğunlaştıran Beşiktaş, Umut’un şık ortasında Larin ile beraberlik sayısını buldu.

ORTA SAHA FAKTÖRÜ

Kabul etmek gerekir ki iki takımın orta saha oyuncuları arasında çok büyük kalite farkı var. Bu da net bir şekilde dün sahaya yansıdı. Oyunun hiçbir bölümünde Beşiktaş karşısında dengeyi bulamayan Galatasaray, tüm bu olumsuz görüntüsüne rağmen Dolmabahçe’de bir gol buldu, bir de penaltı vuruşundan yararlanamadı. Ancak sarı kırmızılıların dünkü derbideki pasif futbolu kesinlikle galibiyete yetmezdi. Fatih Terim’in takımı sadece son 7-8 dakikada Beşiktaş karşısında beraberlik için baskı oluşturabildi.

PENALTIYI KURTARAN KALECi ERSiN MAÇIN KAHRAMANIYDI

Dün en iyi Beşiktaş, sahada yoktu. Yetenekli ayaklar Ghezzal, Batshuayi ve Alex Teixeira kalitelerini sahaya yansıtamadı. İki gol atan Larin, ileri geri çalışan, bir asist yapan ve savunmada alanını çok iyi kapatan Umut’un dışında Josef ve Necip de iyi futbol oynadılar. Penaltıyı kurtaran Ersin ise maçın kahramanı oldu.

Galatasaray’da ise Diagne aldığı her topu ezerken, orta alanda Taylan da kötü günündeydi. Stoper Nelsson da yaptığı kritik müdahaleleri ile takımını ayakta tuttu. Netice itibarı ile derbide daha güçlü ve kaliteli olan kazandı. Fırat Aydınus ise 36 faulün yapıldığı maçta sert oyuna izin verirken sarı kartına çok az başvurdu.

Yazının Devamını Oku

Bu maçı Pereira kaybetti

Hiç pozisyon vermediği maçta defans ve orta sahayı değiştirince böyle oldu.

Fenerbahçe, perşembe akşamı maç oynamış olmasına rağmen Alanyaspor karşısında maça son derece diri, istekli ve baskılı başladı. Oyunun tüm kontrolünü eline geçiren sarı lacivertliler, Alanyaspor’u, yaptığı baskıyla adeta paralize ederken kalesinde tek bir pozisyon dahi vermedi. Bırakın pozisyonu, Efecan, Davidson ve Emre Akbaba gibi son derece yetenekli oyunculara sahip Alanyaspor, genç Berke’nin koruduğu Fenerbahçe kalesine tek şut dahi atamadı. Bunda tabii ki sarı lacivertlilerin takım halinde yaptığı savunmanın rolü büyüktü.

SAVUNMA iYi, HÜCUM KÖTÜYDÜ

Ancak defans konusunda harika işler yapan Fenerbahçe, hücumda yaratıcılık konusunda son derece yetersizdi. Santrfor Serdar Dursun’un arkasında oynayan Pelkas ve Diego Rossi kötü bir maç çıkarttılar. İlginç olan ise bu kadar yaratıcılık sorunu yaşayan sarı lacivertli ekipte Vitor Pereira hamle yapmak için tam 70 dakika bekledi.

Valencia-Sosa-Mesut hamlesi belki hücuma yönelik olarak olumlu göründü ama Crespo girdikten sonra Gustavo’nun stopere geçmesi hem orta alanı zayıflattı hem de savunmanın tüm dengelerini değiştirdi.

HALiL UMUT MELER HATASIZDI

Böylece 75 dakika kaleyi görmeyen Alanyaspor son 15 dakikada daha fazla çıkmaya başladı ve 2 gol buldu. Açıkçası bu mağlubiyet Vitor Pereira’ya yazar. Hiç pozisyon vermediği bir maçta neden savunma ve orta alan kurgusuyla oynarsın? 70 dakika boyunca eksik olan tek şey gol. 7 maçtır kaybetmeyen ve dün çok da gününde olmamasına rağmen kazanan Alanyaspor ve teknik direktör Bülent Korkmaz alkışı hak ediyor. Bir övgü de Halil Umut Meler için. Sıfır hata ile mükemmel bir maç yönetti.

Yazının Devamını Oku

Maçı nakış gibi işledi

Fatih Terim Lokomotiv Moskova karşısında takımını taktiksel açıdan yönetti.

Galatasaray, grubun ilk iki maçında en güçlü rakipleri Lazio ve Marsilya’dan aldığı 4 puanın konforuyla bir deplasman takımı nasıl oynaması gerekiyorsa oynadı.

Fatih Terim, çok deneyimli bir teknik adam ve yurt dışında büyük saygı görüyor. Dün de taktiksel açıdan takımını çok iyi yönetti. Sahada birlikte hareket etmeyi bilen, organize bir oyuncu grubu gördük.

Yüksek konsantrasyon ile oynayan sarı kırmızılı futbolcular, oyunun kontrolünü zaman zaman Lokomotiv’e verse de kalesinde ciddi bir pozisyon vermedi.

3 PUANI GETiREN DEĞiŞiKLiKLER 

Rus temsilcisi fizik kalitesi yüksek, orta alanda sert ancak Smolov dışında teknik kapasitesi yüksek oyuncusu olmayan bir ekip. Galatasaray, dün önce skoru tuttu ardından son bölümdeki değişikliklerle galibiyete uzandı.

Oyuna sonradan giren Kerem, 1 gol attı, 2 de pozisyon buldu. UEFA Avrupa liginde böylesine zorlu bir grupta 2 maçı deplasmanda oynayıp 3 maç sonunda 7 puanla gol yemeden zirveye oturmak alkışı hakediyor. Galatasaray, ligimizden farklı; daha dengeli ve emniyetli bir oyun tercih ettiği için Avrupa’da gol yemiyor. Tabii buna Marcao faktörünü de eklemek lazım.

KOŞUYOR AMA YARATICI DEĞiL 

Berkan-Taylan ve Cicaldau’dan oluşan orta saha çok koşan ve rakibi rahatsız eden, bozan bir orta saha kurgusu oluşturuyor. Ancak Süper Lig’de daha kapalı oynayan takımlara karşı yaratıcılık konusunda sorun yaşıyorlar.

Yazının Devamını Oku

Beşiktaş top rakipteyken yetersiz

Sporting, orta alanda her oyuncuya baskı yaptı, siyah beyazlılar böyle değildi.

Beşiktaş, maça son derece baskılı, istekli ve hareketli başladı. Ancak oyun üstünlüğünün temsilcimizde olduğu bölümde Sporting’in 2 kornerde de Coates ile bire bir aynı golü atması bu seviyede kabul edilemiyecek bir durum. Üçüncü golde de yine köşe vuruşundan gelen topa Sportingliler vurdu ve VAR incelemesi ile penaltı kararı geldi. İnanılır gibi değil! 3 korner; 3 gol. Sporting’e akan oyunda pozisyon vermeden tek devrede 3 gol yiyen Beşiktaş, devrenin sonunda Alex Teixeira’nın mükemmel golü VAR’dan dönmese daha güçlü bir momentum ile ikinci yarıya girebilrdi.

iKiNCi YARI OYUN DiSiPLiNiNDEN KOPTU

Sporting, her ikili mücadeleyi önemseyen; fizik gücü yüksek, disiplinli bir takım. Beşiktaş’ta orta alanda topu alan her oyuncuya hemen baskı uyguladılar. Siyah beyazlı ekibimizin ise orta alanda böyle bir sertliği yok. Top rakipte iken bu sezon sorun yaşayan Beşiktaş’ın bir diğer problemi de gol atmasına rağmen Larin’in bu seviyede sol kanat oynayamıyor olması. N’Sakala da iyi bir hücumcu değil ve bu durumda sol kanattan topu rakip ceza sahasına taşımak mümkün olmuyor. İkinci yarıda oyun disiplininden uzaklaşan Beşiktaş, Sporting’e net fırsatlar verdi.

SPORTiNG LiZBON’UN STOPERLERi BETON GiBi

Dün Sporting takımının oyun disiplini ve orta alandaki baskısı gerçekten de parmak ısırttı. Orta alandaki 4’lü ve stoperler deyim yerindeyse beton gibi. Bu seviyede daha sıkı ve sert olmak zorundasınız. Sergen Yalçın, Gökhan Töre’yi nedense çok tutuyor. Ancak Gökhan bu güveni hep boşa çıkartıyor. Maalesef tek yaptığı şey top kaybetmek. Beşiktaş’ın acilen takım sertliğini artırması şart. Alex Teixeira sol önde de düşünülebilir. Dün Batshuayi ve Ghezzal dışında hücumda çözüm arayan yoktu. Kabul edelim ki Beşiktaş’ın bu savunma hattı Şampiyonlar Ligi seviyesinin altında. Bu arada Beşiktaş’ın rakip analizi yapan ekibi, Sporting’in bu duran top setlerini neden incelemez? İlk iki golün sahibi olan stoper Coates geçen sezon 7 gol atmış. Maç öncesinde ısınırken de aynı seti çalıştılar ve oyun içinde uygulayıp 3 gol attılar. Pes vallahi!

Yazının Devamını Oku

Galibiyet için bu kadar beklememeliydi

Aslında her şey Fenerbahçe’nin istediği gibi başladı. Diego Rossi’nin golüyle tribünlerin coşkusunu söndüren sarı lacivertliler, maça da adeta 1-0 önde başlamış oldu.

Mesut Özil’in oyunu doğru yönlendirmesiyle Trabzonspor’un baskısını kıran sarı lacivertliler, uygun pozisyonda Mesut Özil ile ikinci gole de çok yaklaştı. İkinci bölgeyi iyi kapatan ve Trabzonspor’u sürekli yana ve geriye doğru oynamaya zorlayan Fenerbahçe’de işler yolunda giderken Kim Min-Jae’nin ikinci sarıdan atılmasıyla dengeler değişti. Bakasetas’ın serbest vuruştan attığı golde ilginç olan Osayi-Samuel’in barajın arkasına tedbir amaçlı yatırılmasına rağmen topun oradan geçip kaleye yönelmesiydi.

NWAKAEME ÇIKINCA ZORLANDI

1-1’in ardından baskıyı yoğunlaştıran Trabzonspor’da Nwakaeme sakatlanıp çıktıktan sonra hücum etkinliği azaldı. Fenerbahçe 10 kişiyle iyi bir direnç gösterdi ve bunun sonucunda Trabzonspor rakip ceza sahasına topu sokmakta ve pozisyona girmekte zorlandı. Kaleden uzak bölgelerde mesafe kat etmeyen paslar ile ikinci yarıda oyalanan Trabzonspor, son 20 dakikada Cornelius hamlesiyle daha etkili görünse de 10 kişi oynayan bir rakip karşısındaki kale önü aksiyonları son derece yetersizdi.

YORGUNLUKTAN BİTAP DÜŞTÜLER

Szalai’nin neden olduğu penaltı olmasa Trabzonspor’un gol bulması zor görünüyordu. 2-1’den sonra zaten yorgunluktan bitap düşmüş olan Fenerbahçe, psikolojik olarak da çözüldü ve bordo mavililerin üçüncü golü geldi. Abdullah Avcı’nın takımı çok önemli bir maçta kritik bir 3 puan kazandı ancak 3-1’lik skora rağmen 70 dakikadan fazla bir süre 10 kişi oynayan sarı lacivetli rakibi karşısında sonuca daha önce ulaşabilecek oyunu ve iradeyi göstermeliydi

Yazının Devamını Oku

Deplasman krizi sürüyor

Beşiktaş bu görüntüsüyle dış sahada daha çok puan kaybeder.

Başakşehir’de Emre Belözoğlu’nun ilk maçında belirgin bir oyun farkı özellikle ilk yarıda sahaya yansıdı. Top Beşiktaş’ta iken agresif ve topun olduğu yerde kalabalık olan ev sahibi ekip, yaptığı baskı ile Beşiktaş’ın oyununu bozdu. Siyah-beyazlı ekibin orta sahasında Atiba kötü günündeydi ve Oğuzhan da adeta sahada yoktu. Bu durumda orta alan ile forvet arasında bağlantı sağlayamayan Beşiktaş’ta Güven de aldığı her topu kaybedince hücumdaki etkisizlik son derece doğaldı. Mert’in hatası ile gelen Başakşehir golü ev sahibi ekibin direncini arttırdı.

BEŞiKTAŞ DAĞINIKTI

Siyah-beyazlı kenar yönetim ikinci yarının başlangıcıyla birlikte 3 değişiklik yaparak oyunun kontrolünü ele geçirdi. Volkan’ın hatasıyla Alex Teixeira’nın golüyle galibiyet için ibre Beşiktaş’a döndü gibi görünürken, Rıdvan’ın omuza omuza mücadelede Gulbrandsen’e yenik düştüğü kontratak pozisyonunda Başakşehir ikinci golü buldu. Beşiktaş, dün dağınık bir görüntüdeydi ve maçı Başakşehir kadar istemedi. Bu sezon deplasmanda sadece Antalya’da kazanan siyah-beyazlılılar bu görüntüsüyle dış sahada daha çok puan kaybeder.

HAZIRLIK MAÇI EKSiĞi

Sakatlıktan çıkan oyuncuların maç kondüsyonundan uzak olduğunu da net bir şekilde gördük. Sezon başı sadece 3 hazırlık maçıyla lige başlayan Beşiktaş, 2 haftalık arada da U-19 takımıyla çift kale oynadı. En azından oynanacak bir hazırlık maçı sakatlıktan çıkan oyuncuların son durumlarını görmek açısından bir fikir verebilirdi.

Son oynadığı 6 maçta kalesinde 2 gol ortalaması ile oynayan siyah-beyazlıların takım savunmasında ciddi düşüş var. Bu lig temaslı ve sert bir lig. Beşiktaş’ın bu maçı iyi analiz edip dersler çıkartması şart.

KARAOĞLAN YÖNETEMEDi

Başakşehir, belli ki çok iyi hazırlanmış ve akılcı bir oyun ile kazandılar. Emre Belözoğlu, bu ligin dinamiklerini çok iyi biliyor ve ona uygun bir anlayışla takımını sahaya sürdü. Bir cümle de Atilla Karaoğlan için. İyi bir maç yönetmedi. Maça hakim olamadı ayrıca VAR ile verdiği penaltıda bu kadar uzun uzun izleyecek ne buldu?

Yazının Devamını Oku

Böyle bir fırsat bir daha gelir mi?

Evimizde 1-0 öne geçtik, üstelik rakibin 8 önemli oyuncusu yoktu.

Evimizde, kendi seyircimizin önünde oynuyoruz. Norveç takımının kolu kanadı kırık. Başta Haaland ve Sörloth olmak üzere toplam 8 eksikle gelmişler. Cengiz’in baskısı ve bireysel becerisi sayesinde golü de erken bulup öne geçmişiz. Koşullar bundan daha iyi olabilir miydi? Asla... İlk 15 dakika seyirci desteğiyle bir heyecan ve önde baskı vardı ancak ardından futbol adına ortaya ne koyduk? Hiç bir şey.

YEDiĞiMiZ GOL ACEMiCEYDi

Stefan Kuntz, Ozan Tufan’ın bu sezon kaç dakika oynadığını bilmiyor mu? Maç temposu eksikliği bir orta saha oyuncusu için ciddi bir sorundur. Ancak Kuntz bunu öngöremedi. Norveç 1-0’dan sonra oyunun kontrolünü ele geçirdi ve adeta bağıra bağıra gol geldi. Yediğimiz gol o kadar acemiceydi ki, korneri Norveçliler paslaşarak kullandılar, 2 oyuncuyu 1 kişiyle karşıladık!

KUNTZ FARK YARATAMADI

İkinci yarı golü bulmamız lazım, Stefan Kuntz, en etkili ve tehlikeli oyuncumuz Cengiz’in yerine Taylan’ı sahaya sürüyor. Attığı gole rağmen sahada top kaybından başka bir şey yapmayan Kerem’in yerine neden Cengiz Ünder oyundan çıkıyor? Gerçekten anlamak mümkün değil. Rakibi baskı altına alırsın, pozisyonlara girersin, fırsatlar kaçırıp da beraberlik alırsın anlarım.

Ne yazık ki final niteliğindeki bir maçta evimizde rakibi baskı altına bile alamadık. Üstelik golü kaçıran da 90+5’te Norveç oldu. Ayağımıza kadar gelen bu fırsatı lehimize çevirebilmek için hiç bir şey yapmadığımız bir maç oldu. Artık ipler elimizde değil. Kazanıp rakiplerimizin takılmasını beklemekten başka çaremiz yok. Stefan Kuntz’un ilk sınavında risk almayan ve fark yaratmayan bir teknik adamlık sergilediğinin de altını çizelim.

Yazının Devamını Oku

Lider ama sahanın patronu değildi

F.Bahçe dün kazanma arzusu sergiledi ancak iyi futbol ortaya koyamadı.

Yoğun maç takviminde farklı kadro ve kötü oyun normal karşılanabilir. Fenerbahçe, dün kazanma arzusuyla sahadaydı ancak kesinlikle iyi bir futbol sergilemedi. Özellikle ikinci yarıdaki oyun beklentilerin çok altındaydı. Vitor Perreira direkt hücumu düşünen, topa sahip olmanın ötesinde geçişlerle rakip kaleyi hedefleyen bir teknik adam. Süper Lig’de şu ana kadar bu anlayış tek maç dışında başarılı oldu ve Fenerbahçe liderlik koltuğunda oturuyor.

TOPA DAHA ÇOK SAHİP OLMALI 

Fizik kalite, mücadele ve tempo talep eden bu oyun, zaman zaman sarı lacivertlilerin oyunu kontrol altına almasına izin vermiyor. Fenerbahçe kalibresindeki bir takım oyunu ele alıp topa daha fazla sahip olmalı. Aksi takdirde sezonun devamında topu iyi kullanan daha güçlü rakiplere karşı bu anlayışla mahkum oynamakla yüzleşebilir.

Bu oyun anlayışı yüksek efor gerektirdiği için Vitor Pereira, Mesut Özil, Pelkas ve Jose Sosa gibi isimleri de kullanmıyor.

FERDİ, GUSTAVO VE SERDAR AZİZ

Dün ilk kez çift santrforla başlayan Fenerbahçe’de hem Serdar Dursun hem de Berisha bekleneni veremedi. Ferdi Kadıoğlu, Luiz Gustavo ve Serdar Aziz sahanın en iyileri olarak göründüler.

İlk yarıda futbol adına ortaya hiçbir şey koyamayan Kasımpaşa, ikinci yarı yaptığı değişikliklerin de etkisiyle oyunda üstünlüğü ele geçirdi ancak bulduğu tek gol puan için yeterli olmadı.

 

Yazının Devamını Oku

Gençlere ‘Güven’iyor

Gencecik Serdar, Ersin, Rıdvan ve Can’lı Beşiktaş’ın aldığı galibiyet çok kritikti.

Beşiktaş’ın eksikleri ile Sivasspor’un kadro kalitesi ve form durumunu göz önünde bulundurunca zorluk derecesi son derece yüksek bir maç olması bekleniyordu. Nitekim de öyle oldu. İlk yarıda mücadeleye dayalı bir maç izledik. Fiziksel temasın bol olduğu kale önü aksiyonlarının ise az olduğu ilk 45 dakikada Beşiktaş, belli bölümlerde kendi oyununu Sivasspor’a kabul ettirdi.

Dün orta alanda sorumluluk alan Oğuzhan’ın mükemmel pası ve sonrasında Rosier’in ortasında Güven Yalçın harika bir vole ile Beşiktaş’ı 1-0 öne geçirdi.

SİVAS İKİNCİ YARIDA ETKİLİYDİ

İlk yarıda Kayode-Henrique ve Gradel gibi etkili bir forvet 3’lüsü ile oynamasına rağmen pozisyon üretemeyen Sivasspor, ikinci yarının başlamasıyla birlikte daha fazla Beşiktaş yarı sahasında göründü. Siyah beyazlı savunmayı zorlayan Sivasspor aradığı fırsatları bulamasa da Rıdvan’ın ters kafa vuruşu ve kendi kalesine attığı golle eşitlik sayısına ulaştı.

Golün ardından 3 değişiklik birden yapan Beşiktaş, Rıdvan’ın şık ortası ve günün yıldızı Güven ile üstünlük sayısını tekrar elde etti. Pedro Henrique ile net bir fırsatı kaçıran Sivasspor, Yatabare hamlesiyle birlikte beraberlik için Beşiktaş, kalesine yüklense de aradığı golü bulamadı.

SERDAR HATASIZ OYNADI 

Dün 20 yaşındaki Ersin, Rıdvan ve Can’ın 11 başladığı Beşiktaş’ta stoper pozisyonunda görev yapan 18 yaşındaki Serdar hatasız bir maç çıkarttı ve gelecek için umut verdi. Beşiktaş son derece zor bir maçı bu kadar eksiğine rağmen yoğun bir mücadele ortaya koyarak değerli bir 3 puanı cebine koydu. Maçın yıldızı ise 2 şık gole imza atan 22 yaşındaki Güven Yalçın oldu.

Yazının Devamını Oku

Fenerbahçe’nin zaaflarına cezayı kestiler

Gustavo ve Mert Hakan çok geniş bir alanı kontrol etmek zorunda kalıyor.

Fenerbahçe bu sezon yenik duruma düştüğü ikinci maçı da kaybetti. Başakşehir’den sonra Olympiakos maçı da gol atmadan mağlubiyetle sonuçlandı. Bu durum tesadüf değil. Fenerbahçe, yüksek efor ve tempo gerektiren; iki ceza alanı arasında topun çok fazla gidip geldiği bir futbol oynuyor. Bu sistemde kenarlarda oynayan Ferdi ve Samuel’e taşıyamayacakları kadar büyük yük biniyor. Ayrıca orta alanın merkezinde oynayan Mert hakan ve Luiz Gustavo’nun da çok geniş bir alanı kontrol etmeleri mümkün değil.

GUSTAVO YALNIZ KALIYOR

Mert hakan çok gayretli ve çalışkan. Rakip ceza sahasına hücuma destek için de sık sık gidiyor ancak kaybedilen toplarda da bu kez Luiz Gustavo yalnız kalıyor. Bu ikilinin kötü görünmelerinin nedeni çok geniş bir alanı kontrol etmek zorunda kalmalarından kaynaklanıyor. Süper Lig’de bu tip zaaflara ceza kesebilecek kalitede takım ve oyuncu az. Ancak Olympiakos’ta Tiquinho ve Camara, kalite ve hızlarıyla Fenerbahçe’yi hemen her atakta zor durumlara düşürdü.

Fenerbahçe’nin bir diğer problemi de orta alanda bağlantıyı sağlayacak, pas kalitesi yüksek, öne doğru oynayan, sırtı dönük top alıp dönecek ve gerekirse dribbling yapacak bir oyuncudan yoksun olması. Bu rolü üstlenecek Sosa veya Mesut oynamadığı sürece Fenerbahçe, savunma organizasyonu iyi olan ve ayağa pasla çıkan her takıma zorluk yaşar.

SZALAi’NiN EN KÖTÜ MAÇI

Dün gece Szalai, transfer olduğundan beri en kötü maçını çıkarttı. rossi’nin varlığı hissedilmedi. Enner Valencia, Olympiakos savunmasını zorlamaya çalıştı ancak o da tek başına kaldı ve etkili olamadı. Altay, kurtarışlarıyla takımını ayakta tutmaya çalışsa da O da bir yere kadar direnebildi. Pereira’nın Olympiakos’u iyi tanıdığını düşünmüştük ancak kaptan Bouchalakis’ e hiç tedbir almadı ve kaptan takımını orta alanda hiç rahatsız edilmeden bir maestro gibi yönetti. Enseyi karartmaya gerek yok. Fenerbahçe, Antwerp maçlarından en az bir 4 puan çıkartıp grupta iddiasını sürdürecektir.

Yazının Devamını Oku

Beklentilerin çok üzerindeydi

Dünkü koşullarda Beşiktaş için 2-0’lık mağlubiyet hiç de kötü bir skor değil.

Amsterdam’a 12 eksikle giden Beşiktaş, mevcut kadrosuyla elinden gelen tüm mücadeleyi gösterdi. Umut’un da sakatlanmasıyla son 20 dakikayı U19 takımının iki stoperiyle oynamak durumunda kalan siyah beyazlılar, güçlü rakibi karşısında oyunun büyük bölümünde çaresiz kaldı.

Tüm olumsuzluklar içinde Batshuayi ile öne geçme şansı yakalayan ancak direğe takılan temsilcimiz, ikinci yarıda da Kenan’ın ağlara gönderdiği topta bu kez de Fransız hakemin ucuz düdüğünün gazabına uğradı. Omuz omuza nizami şarja Şampiyonlar Ligi seviyesinde faul çalıp gol iptal etmek bu kadar kolay olmamalı.

CAN BOZDOĞAN ÇOK İYİYDİ BERKAY DA HİÇ HATA YAPMADI

Orta alanda 2001 doğumlu Can çok iyi bir maç çıkartırken sonradan oyuna giren 2003 doğumlu Berkay da hiç hata yapmadan maçı tamamladı. Böyle genç bir kadroyla Ajax deplasmanında özellikle ikinci yarıda oynanan futbol beklentilerin çok üzerindeydi.

Ajax çok formda ve özellikle de evinde oynadığı maçlarda bu sezon adeta devleşti. Bu takımın Portekiz şampiyonu Sporting’e deplasmanda 5 gol attığını da hesaba katarsak dünkü koşullarda 2-0 hiç de kötü bir skor değil. Gençlere güvenen ve şans veren, mevcut durumda enseyi karartmayan Sergen Yalçın’ı da ayrıca kutlamak gerekiyor.

Beşiktaş, eksiklerin de dönüşü ile Şampiyonlar Ligi’ne 3’üncü haftada başlangıç yapacak gibi gözüküyor. Ancak 52 bin kişiyle oynayan Ajax gibi Beşiktaş da Şampiyonlar Ligi’nde iç saha maçlarını dolu tribünler önünde oynamanın formülünü aramalı.

Yazının Devamını Oku

Efor, tempo ve hız üst düzeydeydi

Fenerbahçe’nin bu kadar yüksek enerjiyle oynaması takdiri hak ediyor.

Bu yoğun maç temposunda Fenerbahçe’nin bu kadar yüksek bir konsantrasyon ve enerjiyle sahada olması takdiri hakediyor.

Vitor Perreira’nın seçtiği anlayış yüksek efor talep eden bir oyun.

İki kenar beki 105 metrenin her karışını ileri-geri çalışarak kullanmak zorunda. Orta alanın merkezindeki çok geniş bir alanı Luiz Gustavo ve Mert Hakan ile sadece iki oyuncuyla kontrol ediyor sarı-lacivertliler.

RİSKLİ BİR SİSTEM

Riskli görünen bu sistemde stoperlerin performansı da büyük önem taşıyor. Dün oynayan 3’lüde, başta Kim Min-Jae’nin süper kesiciliği dışında Attila Szalai ve Filip Novak da hatasız bir maç çıkarttılar.

Sistemin açıklarını 3 stoperin kusursuza yakın oyunu ve Luiz Gustavo’nun tecrübesi kapatıyor. Brezilyalı futbolcu, 34 yaşında olmasına rağmen olağanüstü bir dayanıklılıkla sahanın her yerindeydi. Üstelik her maç 90 dakika sahada. Gerçekten de alkışı fazlasıyla hakediyor.

FERDİ VE MERT HAKAN İYİYDİ

Dün Fenerbahçe’de Ferdi de bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle çalıştı. Mert Hakan, Sivas’tan alışık olduğu geçiş oyununda verimliydi.

Yazının Devamını Oku

Yokluklar içinde hiçlik

Altay maçındaki yetersizliği gördükten sonra Ajax’ı düşünmek dahi istemiyorum.

Maça 11 eksik ile çıkan Beşiktaş, Pjanic de sakatlanınca iyice zor durumda kaldı. Karşılaşmayı izleyen Beşiktaşlılar için dünkü Altay maçı resmen bir ızdıraba dönüştü. Sahaya çıkan 11’de forma şansı bulan Gökhan Töre ve Kenan Karaman felaket bir görüntü ortaya koydular. Gökhan Töre hemen hemen buluştuğu tüm topları kaybederken, santrfor oynayan Kenan ne top alabildi ne de aldığı topların tek bir tanesini olumlu kullanabildi.

KENAN ÇOK YETERSiZ

Kenan’da, sürat, teknik kalite, hava hakimiyeti, güç, şut özelliği ve dribbling gibi bir forvette olması gereken temel özelliklerin hiçbiri yok. Oyun zekası da çok yetersiz.

Salih Uçan ve Oğuzhan Özyakup da beklentilerin altında kalınca futbola uzak bir Beşiktaş izledik.

Dün Rıdvan Yılmaz’ın gayreti ve ne yaptığını bilen bir Atiba Hutchinson ile Josef de Souza dışında siyah beyazlılarda performansı yeterli sayılabilecek oyuncu yoktu.

Yine de Kenan Karaman girdiği pozisyonları değerlendirebilse İzmir’den 3 puan ile dönülebilirdi.

 

BU SAKATLIKLAR NORMAL DEĞİL, MUTLAKA İRDELENMELİ

Yazının Devamını Oku

1 puan Trabzon için kayıp değil

Konya'da şans golüyle de olsa alınan 2-2'li skora sevinmeliler.

Her şeyden önce hikayesi bol bir maç oldu. Goller, kurtarışlar, kaçan pozis yonlar, kartlar...

90 dakika boyunca yüksek tempoyla; iki takımın da yüksek kazanma arzusuyla oynaması izleyenleri tatmin etti. Henüz 1’nci dakika dolmadan 1-0’ı bulan Trabzonspor, 8’inci dakikada 10 kişi kalınca iyi giden işler bir anda altüst oldu.

Savunmanın lideri pozisyonundaki Vitor Hugo atılınca Abdullah Avcı, Berat’ı stopere çekip, orta alanı Bakasetas ve Hamsik’e bıraktı.

Açıkçası eksik kaldıktan sonra Abdülkadir Ömür’ü çıkartıp sahaya bir stoper veya Siopis’i sürmesini bekledim. Ancak Avcı, sanıyorum Abdülkadir Ömür demoralize olmasın diye bu hamleyi yapmadı. Ancak 1 kişi eksik oynayan Trabzonspor’da Abdülkadir Ömür o fiziksel dirence katkıda bulunamadı.

ASLA TESLİM OLMADILAR

Konyaspor, oyun üstünlüğünü ele aldıktan sonra özellikle Skubic ve Serdar ile sağ kanattan etkili oldu. Uğurcan’ın kurtarışları Çekiçi’nin golleri ve ikinci yarının başında oyuna giren Djanniny hamlesinin ardından Trabzonspor’un yukarıya çıkan ivmesi... Duraklamalarla birlikte 90 dakika 10 kişi oynayıp şans golüyle de olsa alınan 2-2’lik beraberlik Trabzonspor açısından sevindirici. Ancak bordo mavili futbolcular ikinci yarıda çok iyi reaksiyon gösterdiler ve asla teslim olmadılar.

Konyaspor ise 2-1’i bulduktan sonra agresif oyununu sürdürmeliydi. Kendi yarı alanına çekilince Trabzonspor yetenekli ayaklarıyla her an herşeyi yapabilecek bir takım. Yoğun ve keyifli bir 90 dakika izleten iki takıma da teşekkürler.

Yazının Devamını Oku

En büyük tehlikeyle yüzleştiler

Beşiktaş 'Maçı kazandım' duygusuyla hareket edince Adana Demir affetmedi.

Yoğun maç takviminde eksikleri de olan Beşiktaş, fazla gaza basmadan, tempoyu yükseltmeden Adana Demirspor karşısında kaliteli ayaklarıyla sonuca gitti. Siyah beyazlı ekipte kanat bekleri Rıdvan ve Rosier’in dışında Josef de Souza yüksek eforlu bir oyun ortaya koydular. Özellikle genç Rıdvan ileri geri sürekli çalıştı ve sezgisiyle bir de gole imza attı.

İkinci yarının başında farkı 3’e çıkartan Beşiktaş, futboldaki en büyük tehlikeyle yüzleşmek durumunda kaldı. ‘Maçı kazandım’ duygusuyla hareket eden siyah beyazlı futbolcular, pes etmeyen Adana Demirspor karşısında ceza sahası dışından yediği 2 golle son bölüme telaşlı girdi ve avuçlarının içindeki 3 puanı tehlikeye attı.

GEREKSİZ VE ANLAMSIZ DEĞİŞİKLİK

Son bölümde deyim yerindeyse topuyla tüfeği ile yüklenen konuk ekip mucizevi bir şekilde maçı 3-0’dan 3-3’e getirmeyi başardı. Beşiktaş gibi bir ekibin son yarım saatte 3-0’dan maçın 3-3’e gelmesine izin vermesi düşündürücü. Adana Demirspor oyuncu değişiklikleriyle oyununu yukarıya taşırken Beşiktaş tam tersini yaşadı. Özellikle 90+5’teki Güven-Batshuayi değişikliği son derece gereksiz ve anlamsızdı. Takım boyu iyice kısaldı ve konuk ekip tartışmalı bir golle maçta beraberliği yakaladı.

KENAN VE GÖKHAN YİNE YETERSİZDİ

Beşiktaş, dün akşamki maçtan dersler çıkartmalı. Kenan ve Gökhan Töre’nin performansları yine yetersizdi ve top rakip yarı alanda hiç kalmadı.

Adana Demirspor ise son 2 maçta 6 gol attı ve Montella ile toparlanmış görünüyor. Lacivert mavili ekip Beşiktaş gibi güçlü bir takım karşısında 3-0'dan 3-3’e getirerek unutulmayacak bir maça imza attı.

Yazının Devamını Oku

1-0 mağlup isen 3 stoperin 1’i artık fazla ve lükstür

Fenerbahçe, üçlü savunma oynamanın yarattığı problemlerden birini yaşadı.

Vitor Perreira’nın yüksek tempoda oynanan Frankfurt maçından sonra 11’de değişiklikler yapması doğal. Ancak dün Başakşehir, karşısında sahaya çıkan Fenerbahçe’de yaratıcılık anlamında ciddi eksikler göze çarptı. Pelkas hazır değil. Berisha da yırtıcı bir santrfor kimliğinden uzak olunca Başakşehir savunmasını zorlayan bir Fenerbahçe göremedik. Ayrıca Visca gibi bir tehlikenin karşısında Ferdi’yi kullanmak da doğru bir tercih değildi. Nitekim Şener’in de hücuma katıldığı bir sağ kanat organizyonunda Ferdi, “Visca’ya mı gitsem? Şener’i mi kovalasam?” ikileminde kalınca Fenerbahçe kalesinde golü gördü.

JOSE SOSA OLSAYDI

Başakşehir, maça puansız çıkmanın verdiği psikolojiyle ikinci yarının tamamını skoru koruma duygusuyla geçirdi. Fenerbahçe ise sadece kanatlardan yaptığı ortalar ile pozisyon aradı ve baskılı görünmesine rağmen rakip kale önü aksiyonlarından yoksundu. Sarı lacivertli ekibin bu formasyonda orta saha ile hücum hattı arasındaki bağlantı yapacak bir oyuncusu yok. Kadroda bu görevi yapabilecek tek oyuncu Jose Sosa.

MEYER HiÇ RiSKE GiRMEDi

Dün ilk kez 11’de yer alan Meyer, riskten uzak bir futbol sergiledi ve tüm buluştuğu topları yana veya geriye oynadı. Fenerbahçe’nin bir diğer sorunu da bu sezon bir maçta ilk kez geriye düşmesi oldu. 3’lü savunmanın problemlerinden biri de bu. 1-0 mağlupsun ve 3 stoperin 1 tanesi artık fazla ve lüks. Ev sahibi Başakşehir ise aradığı geçiş hücumunu son dakikada bulup farkı 2’ye çıkarttı ve bu sezon Süper Lig’de ilk kez 3 puanla tanıştı.

Yazının Devamını Oku

İlk yarı fantezi ikinci yarı kalite ve ciddiyet

Antalya’da ilk devre sahaya çıkan Beşiktaş, son derece etkisiz ve silikti.

Beşiktaş, bazıları zorunluluktan bazıları da teknik direktör Sergen Yalçın’ın tercihleriyle bambaşka bir 11 ile sahaya çıktı. Farklı savunma kurgusu, maç içinde gelen sakatlıklar ile stoper ve sağ bek pozisyonlarındaki değişiklikler yüzünden savunmada ciddi sorunlar yaşayan siyah beyazlılar, özellikle Josef’in stopere geçtiği bölümde orta alanda çok aksadı. İlk 11’de sahaya çıkan Gökhan Töre ve Kenan Karaman bu şansı iyi kullanamazken, Sergen Yalçın ilk yarıyı 2-0 mağlup kapatan takıma daha fazla tahammül etmeyip Rachid Ghezzal ile Cyle Larin’i sahaya sürdü ve Josef’i tekrar orta alana çekip taşları tekrar yerine oturttu.

İYİ FUTBOL İYİ FUTBOLCUYLA OYNANIR

Ghezzal, Miralem Pjanic ve Larin girdikten sonra Batshuayi’nin performansı da ikinci yarıda yukarıya çıktı. İlk devrede sahaya çıkan Beşiktaş takımı son derece etkisiz, silik ve yetersizdi. İkinci yarıdaki dokunuşlar ve kaliteli ayakların oyuna girmesiyle Antalyaspor deplasmanında 2-0’dan maçı 3-2’ye getirmek Beşiktaş’a sadece kritik bir 3 puan değil, büyük bir özgüven de katacaktır.

MERT, ÜÇÜNCÜ GOLÜ ÖNLEYEREK TAKIMINI AYAKTA TUTTU

Mert Günok ilk maçında 2 gol yemiş olsa da ilk devrenin son dakikasında Haji Wright ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda 3’üncü gole izin vermedi ve takımını maçta tuttu. İkinci 45 dakikanın tamamında stoper oynayan Atiba, son derece başarılıydı ve ihtiyaç duyulduğunda o pozisyonda oynayabileceğini kanıtladı.

Yazının Devamını Oku

Fenerbahçe 3 puanı kaçırdı

Son yılların en çok koşan sarı lacivertli takımı kesinlikle bu.

Fenerbahçe, Frankfurt deplasmanında maça çok iyi başladı ve özellikle ilk 30 dakikada insiyatifi hiç rakibine vermedi. Ön alanda iyi baskı yapan sarı lacivertli temsilcimiz, Eintracht Frankfurt’u kalesinden uzakta tuttu.

Mesut Özil’in golüyle de iyi oynadığı bölümde öne geçen Fenerbahçe, bir duran top dönüşünde savunma yerleşmeden geçiş hücumuyla kalesinde golü gördü. Birçok yeni oyuncusu olmasına rağmen ve 3-4-3 gibi riskli bir formasyon ile oynayan Fenerbahçe, takım savunmasını dün de iyi yaptı ve Frankfurt’a fazla şans vermedi.

DİNAMİZM VE TEMPO

Son yılların en çok koşan Fenerbahçe takımı kesinlikle bu. Dinamizm ve tempo var. Alman temsilcisi karşısında fiziksel olarak hiç de geride kalmayan bir Fenerbahçe vardı sahada. Tüm futbolcular 90 dakika boyunca Vitor Pereira’nın verdiği görevleri kusursuza yakın bir şekilde yerine getirirken, sadece Diego Rossi’nin oyun içinde zaman zaman kaybolduğunu gördük. Kesicilik anlamında iyi bir maç çıkartan Serdar Aziz’in de 3’lü savunma düzeninde oyuna daha fazla katılması lazım.

KIM VE GUSTAVO ÇOK İYİYDİ

Pereira, son 15 dakika yaptığı 4 değişiklik ile beraberliğe razı olmadığını gösterdi. Ancak 90’da kazanılan penaltıyı Pelkas gole çeviremedi ve çok yaklaşılan bir 3 puan avuçlardan kaydı gitti. Deplasmanda gruptaki en güçlü rakipten alınan 1 puan harika.

Dün Fenerbahçe’de Kim Min-Jae ve Luis Gustavo’yu çok beğendim. Mesut Özil de Almanya’da tekrar vitrine çıktığı maçta yorulana kadar iyi bir futbol ortaya koydu.

<iframe src='//www.hurriyet.com.tr/video/embed/?vid=41896895&resizable=1&autostart=true&playsinline=true&v_utm_source=haber_detay' width='580' height='326' frameborder='0' scrolling='no' allow='autoplay; fullscreen' allowfullscreen></iframe>

Yazının Devamını Oku

Beşiktaş detaylara yenik düştü

Kartal, böylesine güçlü bir takım karşısında rakibinin gerisinde kalmadı.

Beşiktaş, oyunun çeşitli bölümleri hariç kötü futbol oynamadı. Ancak Borussia Dortmund’un ilk etkili atağında golü bulmasıyla demoralize oldu. Borussia Dortmund grubun favorisi ve kabul etmek gerekir ki fiziksel olarak Beşiktaş’tan üstün bir ekip. Atletik yeteneklerinin dışında teknik olarak da yüksek kaliteye sahip Dortmund’lu futbolcular nitelikli bir baskıyla Beşiktaş’ı zorladı.

CYLE LARiN SIRITTI

Böylesine güçlü bir ekip karşısında Beşiktaş’ta Atiba hiç gününde değildi ve tempo olarak bu seviyenin altında kaldı. Cyle Larin’in de hantal görüntüsü Dortmund karşısında yetersiz görünmesine yol açtı. Larin, ligimizde fiziği ile fark yaratıyor belki ama Şampiyonlar Ligi seviyesinde dün gece ne yazık ki sırıttı.

Sergen Yalçın, Atiba ve Larin yerine Kenan ve Salih hamlelerini yaptıktan sonra oyunun akış yönü tekrar Beşiktaş’a döndü. 2-1’i getiren gol belki biraz daha erken olmuş olsa son bölüm daha farklı da olabilirdi.

MONTERO BAŞARILIYDI

Dün Beşiktaş’ta Pjanic klasını gösterdi. Montero, attığı golü kenara bırakalım, kritik müdahaleleri ve ikili mücadelelerdeki başarısıyla çok iyi bir maç çıkarttı. Beşiktaş’ın dün gece yaşadığı sorunlardan biri de santrfor Batshuayi’nin yanına gole yönelik 2’nci bir oyuncuyu daha sokamamasıydı. Dün yüksek fizik kaliteye, güce ve tempoya yönelik taktiksel bir maç oldu. Bu seviyede küçük detaylar da önemli. Kaleci Ersin, Dortmund’un ilk golünde dar açıdan o vuruşa yenik düşmemeliydi.

Beşiktaş, bu maçtan dersler çıkartmalı. Bu seviye için güçlü ve zayıf taraflarını iyi değerlendirmeli. Siyah beyazlı temsilcimiz açısından sevindirici olan ise böylesine güçlü bir takım karşısında rakibinin gerisinde kalmamasıydı.

Yazının Devamını Oku

İstek ve çaba güzel de peki ya top kayıpları...

Fenerbahçe basit hatalar yüzünden sürekli geriye koşmak zorunda kaldı.

Fenerbahçe istekli ve tempolu başladı. Ancak zaman zaman dağınık bir görüntü ortaya koydu. Direkt oynama arzusuyla çok fazla top kaybı yapan sarı lacivertliler, hareketli oyuna rağmen Sivas kalesi önünde pozisyon zenginliğinden uzaktı.

ALTAY BAYINDIR’A YAKIŞMADI

Sivasspor’a karşı oynamak kolay değil. Topun iki ceza alanı arasında gidip geldiği mücadeleye dayalı tempo oyunu Sivasspor’un işine gelen anlayış ve Fenerbahçe 1-0’lık üstünlüğü bulmasına rağmen oyunu elinde tutamadı. Özellikle kanat hücumlarıyla etkili olan Sivas takımı, devrenin sonunda eşitliği yakaladı. Altay’ın aşırı özgüvenli davranıp Pedro Henrique’yi çalımlarken kaptırdığı top sonrası neden olduğu penaltı milli file bekçisine yakışmadı. Devrede içeriye 1-0 önde girmek çok farklı. İkinci yarıda Fenerbahçe, saha içi organizasyonunda sorunlar yaşamaya devam edince yine çok efor sarf etmek zorunda kaldı.

MERGiM BERiSHA AĞIR DiEGO ROSSi HAREKETLi

Çaba var, istek var ancak basit top kayıpları ve sürekli geriye koşmak zorunda kalan bir Fenerbahçe var. Dün Osayi-Samuel çok gayretliydi, Luiz Gustavo iyi oynadı. Bunların dışında yeni transferlerden Berisha’yı ağır buldum. Rossi hareketliydi ancak alan ve zaman seven tipte bir forvet oyuncusu izlenimi bıraktı. Dünkü beraberlik büyük bir kayıp değil ancak Süper Lig-Avrupa, yoğun maç takvimi henüz başlıyor ve üst üste gelen adale sakatlıkları Fenerbahçe açısından düşündürücü.

Yazının Devamını Oku