GeriSpor Ve geriye kaldı iki
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ve geriye kaldı iki

Federasyonun ısrarla Galatasaray'ı tüm rakiplerin sonra oynatarak stres yaşatma çabası bu kez de sonuç vermedi. G.Saray sadece kupada elendiği Akhisar'dan rövanşı almadı, aynı zamanda deplasman fobisini, federasyon ve kurullarını da yendi. Fikstür oyunları, hatalı hakem kararlarını da düşününce tarihin en anlamlı şampiyonluğuna koşuyor bence sarı kırmızılı camia.

Oyunu değerlendirecek olursak; Galatasaray'ın standart kabul edebileceğimiz bir şablonu var. Savunma dörtlüsü genelde görev anlamında çok değişmiyor. Kanat bekler mutlaka hücuma çıkıyor, hızla geri dönüyor. Dörtlü defansın önünde üçgen halinde bir orta saha yerleşimi izliyoruz. Hoca rakibe göre bu üçgenin bazen iki ayağını defansif kullanıyor, bazen ofansif. Dün Belhanda'nın yokluğunda Donk üçgenin alt ucundayken solda Selçuk, sağda Fernando üçgenin yukarı uçları oldular. Diziliş böye olunca sanki takım daha hücumcu olacak gibi bir görsel yanılgı oluyor. Oysa takım böyle dizildiğinde daha defansif oynuyor. Bunun sırrı da ön alan kanat oyuncularının oyun stilinde yatıyor.

Kanat hücumcuları Feghouli ve Rodrigues olarak start görünüyor ama oyun içindeki fonksiyonları orta sahanın dizilişine göre değişkenlik gösteriyor. Eğer dünkü gibi orta önde iki kişi varsa Rodrigues ve Feghouli çizgiye yakın oynuyorlar. Bu dizilişte defanstaki kanat bekler çok fazla hücuma çıkmıyorlar. Linnes çıkıyorsa Nagatomo genellikle bekliyor. Eğer orta üçgende ileride sadece Belhanda olursa kanatlardaki Feghouli ve Rodrigues daha fazla içeriye girerek ona yaklaşıyorlar. Böylece Nagatomo, Linnes/Maicon gibi isimlerin hücuma çıkabilemleri için alan boşaltılmış oluyor.

Dün maça Selçuk ve Fernando önde, denk geride şeklindeki üçgenle başladı Fatih Hoca. Hafta içi sakatlık sebebiyle oynayıp oynamayacağı soru işareti olan Donk G.Saray adına maçın en iyilerinden biri oldu. Yeri geldi savunmanın önünde duvar oldu, yeri geldi artan Akhisar baskısında savunmayı beşledi. Daha önce bir çok kez ıslıklanan neden alındığı tartışılan Donk sezonun en iyi performanslarından birini sergiledi.

Fernando biraz yerini yadırgamış gibiydi. İkinci devre Akhisar'ın golü geldikten sonra Fatih Hoca beklemeye gerek görmeksizin oyuna müdahale etti ve yorulan Selçuk ile Feghouli'yi kenara aldı. Bu değişiklikle Fernando da Donk yanına kaydı. Rodrigues'in santrfor arkasına geçişiyle üçgen terse dönmüş oldu. Diziliş değişikliğini takiben G.Saray orta sahayı hızlı geçip daha çok pozisyon bulmaya başladı ama kaçan goller ve penaltıdan sonra maçın sonu biraz stresli geçti.

Galatasaray adına sezonun yıldızı kim diye taraftara sorsak sanırım tamamına yakını Gomis diyecektir. Gomis ligde gol vuruşunu en net yapan oyuncu. Ancak geçen hafta kaçırdığı gollerde de dün akşamki maçta kaçırdığı gollerde de kendi profilinin dışında vuruşlar yaptığını gördük. Kaçırdığı penaltıların da etkisiyle bir an önce gol atıp üzerindeki stres yükünden kurtulmak istediği için pozisyona girdiğinde bütün gücüyle topa vurmaya çalışıyor. Bu vuruşlar da da top istediğinden çok farklı yerlere gidiyor. Oysa sezon başından beri yaptığı şekilde sakince vuruşlarını yapsa sadece son 2 haftada 3'ten fazla gol daha atmış olabilirdi. Aynı şekilde attığı penaltılarda da benzer bir durum var. Biriken stresle aut atışı kullanan stoperler gibi penaltı kullanıyor. Gomis'in kredisi G.Saray taraftarında çok büyük. Eminim ki Malatyaspor karşılaşmasında hem taraftar Gomis'e sahip çıkacak hem de Gomis gördüğü sevgiye ağlayarak değil atacağı gollerle karşılık verecek.

Gollerden bahsetmişken gecenin yıldızı olan Rodrigues'den bahsetmemek olmaz. İlk golde Feghouli'nin pasında olması gerektiği yerde olarak takımı öne geçirdi. İkinci gol ise artık Rodrigues'in imza pozisyonlarından biri. O pozisyonda Dany'nin kötü pozisyon alması kadar Selçuk'un hızlı ve akıllı pasını da görmek gerek. Tüm sezonun yıldızı Gomis elbette ama sadece ikinci yarıya baktığımızda ise parlayan isimin Rodrigues olduğunu görüyoruz.

Yukarıda övgü ile bahsettiğimiz isimler ilk yarıda Tudor tarafından köreltilen, unutulan isimlerdi ama Fatih Terim'in gelişi ile şahlanan isimler oldular.

Atanlardan bahsettik biraz da tutana övgüde bulunalım. Taffarel'in dönüşüyle Muslera için de sahalar döndü diyebiliriz. Maç konsantrasyonu çok yüksekti. Hatasız bir 90 dk çıkardı. Çok kritik kurtarışlar yaptı. Yediği golde Serdar Aziz'in pozisyonu kaçırması sonucu talihsizce gelişti, yapabileceği bir şey yoktu. Dünkü galibiyette aslan payına sahip isimlerden biri oldu.

Akhisar da gitti, geriye kaldı iki. Başakşehir'in kendi evinde son dakikada yediği gol sonucu Sivasspor ile berabere kalması G.Saray'ın G.Birliği maçında krediyi tekrar kazanmasını sağladı. Malatya ve Göztepe maçlarından 4 puan çıkarması, G.Saray'ın mutlu sona ulaşmasını sağlayacak. Fatih Terim ve öğrencilerinin ciddiyeti elden bırakmayacağını ve bu iki karşılaşmadan 6 puan alarak Galatasaray tarihine isimlerini altın harflerle yazdıracağını düşünüyorum.

 

False