GeriErtuğrul ÖZKÖK Bir Premier Lig maçı seyrettik, iki eksiği vardı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir Premier Lig maçı seyrettik, iki eksiği vardı

İlk cümlem şu: Bir Premier Leage maçı seyrettik. Yenilen Fenerbahçe’yi de kutluyordum, yenen Trabzonspor’u da.

Maçı televizyondan seyreden biri olarak ikinci cümlem de şu: Sahanın görüntüsü, renkleri, staddan gelen “Spor soundu”, yani sesi. Bir Premier Leage maçıydı. Bugün bu görüntü ne İspanya liginde var ne İtalya liginde... Sahada Premier Leage kalitesine uygun üç oyuncu vardı. Fenerbahçe’de Kruse, Muriç ve Trabzonspor’da Sörloth...

MAÇ BAŞINDA HER FENERBAHÇELİ'NİN KAFASINDAKİ SORUYA CEVAP

Fenerbahçe'ye gelince... Eminim daha maç başlarken her Fenerbahçeli’nin kafasındaki soru şuydu: Başakşehir maçındaki performansı tekrarlayabilir miyiz? Yani takım istikrarlı bir futbola kavuştu mu? Dünkü maçtan sonra cevabım şu: Evet bu takım artık istikrara doğru yürüyor.

TRABZON ARTIK TÜRKİYE'NİN BARÇA'SI MI? MANCHESTER'I MI?

Trabzon açısından hep düşündüğüm şey şudur: Trabzon Türkiye’nin neresidir? Manchester’ı mı? Liverpool’u mu? Milan’ı mı? Marsilya’sı mı... Şu an için Barcelona’sı değil... Ama kesinlikle Olympique Marsilya’sı..

MAÇ BOYUNCA GÖRDÜĞÜMÜZ 2 KİŞİ

Dün Premier Leage kalitesinde bir maç izledik. Ama ekran başındaki insanlar için Premlier Leage’den iki eksiklik vardı. Maç boyunca iki insanı hiç göremedik. İki takımın teknik direktörü. Oysa modern futbolda en az futbolcular kadar teknik direktörleri görüyoruz. Neden? Stüdyodaki reji, modern futbolun bu gerekliğini bilmiyor mu? Yoksa kulübe yönetimi, psikolojik motivasyon açısından eksik mu kalıyor.

KULÜBEDE MOURINHO MU YOKSA KLOPP MU İSTERSİNİZ?

Gerek Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, gerek Trabzonspor Teknik Direktörü Hüseyin Cimşir, Mourinho tarzı ‘cool’ yani sakin teknik direktörler. Tamam Mourinho gibi Guardiola gibi ‘cool’ takılmak iyi ama insan hem tribünde hem ekran başında duygu da arıyor. Maç sonrasında Mourinho tarzı ‘hiç sevinmemiş gibi yapmak...’ Guardiola gibi rakip teknik direktörün elini sıkıp kaybolmak doğrusu bana yetmiyor. Ben bir Akdenizli olarak Jürgen Klopp gibi takım gol attığında futbolcudan da tribündeki insandan da daha çok sevinen... Takım yenildiğinde ekran başındaki 14 yaşındaki taraftar kadar güzel ağlayabilen teknik direktörler arıyorum. Yani hem oyuncuyu yöneten, hem tribüne hem ekran başındaki insana ruh veren teknik direktörler. Dün akşamki maçta bu ruhu hiç göremedim.

FENERBAHÇE MÜKEMMEL GOLÜN ŞİFRESİNİ ÇÖZEMEDİ

Oyuna gelince... Birinci gözlemim... Fenerbahçe rakip takımın ‘çalışılmış pozisyonlarının şifresini’ çözmekte yetersizdi. En çarpıcı iki örneği şu: 16’ncı dakikada Sörloth’un attığı birinci Trabzonspor golü teknik deyimle ‘mükemmel goldü.’ Mükemmeldi çünkü çalışılmış bir poziyondu ve şifresini çözmek kolaydı. Trabzonspor bu golden 15 dakika sonra, 31’inci dakikada aynı pozisyonu yeniden yarattı. Bundan bir dakika sonrasında ise bu çalışılmış golün simetrik bir replikası olarak ikinci golünü de attı. Üstelik Vedat Muriç maçtan sonra şunu söyledi: “Maçtan önce Trabzon’un böyle kanattan gelen ortalarla gol atacağını biliyorduk.”

F.BAHÇE'DE YIRTICI KISA BOYLULAR SIKINTISI

Fenerbahçe ilk yarıyı yüzde 68 gibi açık ara farklı bir top kontrolü ile kapattı. Yani Trabzon kalesi önüne kadar hep rahat geldi. Ancak o noktada hep bir eksikliği gördüm. O gri alandan itibaren yırtıp atacak, söküp çıkaracak bir Salah modeli yok. Oysa Messi, Salah gibi oyuncular artık “Yırtıcı kısa boylular” dönemini açtı.

Bir Premier Lig maçı seyrettik, iki eksiği vardı

Kaybeden tüm iddaa kuponlarına %3'e varan iade sadece Misli.com'da, katılmak için buraya tıklayın!

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle