Banu Yelkovan

Banu Yelkovan

banu.yelkovan@gmail.com

Kimselerin göremediğini gören adam!

Milli Takım, salı günkü kader maçına daha hazır ve net çıkmak zorunda.

Haberin Devamı

Bir tarafta 24, diğer tarafta 28 yıllık bir hasret; iki taraf için de taşıması ağır bir yük. Türkiye, tıklım tıklım tribünleri, koreografisi ve Mehter ile İzmir Marşı arasında gidip gelen sesiyle, 26 Ekim 1923’te Taksim Stadı’nda başlayan bu asırlık rekabette, istatistikler Romanya’yı işaret etse de gecenin net favorisi.

ZAMANIN TA KENDiSi LUCESCU!

Kenarda zaten zamanın kendisi duruyor: Mircea Lucescu. 80 yaşında hâlâ oyunun içinde, bu rekabetin bazen Romanya, bazen Türkiye tarafında yer almış yaşayan hafızası gibi. Galatasaray ve Beşiktaş şampiyonlukları, milli takım dönemi... Bu stadyuma da yabancı değil, sahadaki oyunculara da, televizyondaki yorumculara da.... 1983’te Türkiye’ye karşı yine bu kenarda dururken ilk 11’de Fatih Terim vardı, kulübede Şenol Güneş, oyuna sonradan giren Metin Tekin ilk milli maçına çıkıyordu, oradan pay biçin.

Haberin Devamı

DÜŞÜK TEMPO, AZ RiSK

Duyguların ve kazanma arzusu çok baskın olsa da kontrollü bir oyun izledik. Romanya tempoyu düşürdü, Türkiye ne kadar yerleşirse yerleşsin, skoru erken açamadı. İlk yarı Romanya’nın istediği gibi geçti: Düşük tempo, sınırlı alan, az risk. Türkiye gole ulaşmak için çok bekledi, Arda Güler kalabalığın içinde kimsenin görmediğini ince gördü, Ferdi heyecanla beklediğimiz golü attı.

Farkı açmak için istek büyüktü, oyun zaman zaman buna eşlik etti, ama skor bir türlü gelmedi. Öyle ya da böyle Türkiye, hikâyeyi salı gününe taşıdı. Ve bu hasreti bitirmek için o geceye, bu maçtan daha net, daha keskin, daha hazır gitmek zorunda.

Yazarın Tüm Yazıları