GeriBahar Ekinci Akçaoğlu Kuyruklu yıldız
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kuyruklu yıldız

Geçtiğimiz 20 yılda, 20'nin üzerinde karşılaşmıştı Fenerbahçe ve Baskonia. Bunlardan bir tanesi hepimizin dün gibi hatırladığı, Vittoria-Gasteiz'de alınan meşhur mağlubiyet ve diğeri de 2 yıl önceki Final Four'da, Berlin'de, uzatmalarda gelen efsane galibiyet. Ama iki takım, tarihinde ilk defa Euroleague playoff'larında karşılaştı dün akşam. Ataşehir'de, Fenerbahçe Doğuş, harika seyircisinin önünde başladığı gibi bitirdi maçı. Baskonia karşısında baştan sona galip götürdüğü mücadeleyi, 9 sayı farkla, 82-73 kazanarak, seride durumu 1-0'a getirdi.

Seri tahmini yapmak adettendir ama söz konusu playoff'lar olunca sonucu kestirmek neredeyse imkansızdır. Çok değil, bugünden tam 1 sene öncesinde, kimsenin seride şans tanımadığı Fenerbahçe "playoff'un favorisi olmaz" diyerek tüm tahminleri alt üst etmiş, seriyi almakla kalmamış, üstüne İstanbul'da kupayı kaldırmıştı. Her ne kadar ev sahibi avantajı değerli de olsa Fenerbahçe Doğuş bunu değersiz kılmıştı. Dersimiz Baskonia iken temkinli olmakta, kontrolü bırakmamakta ve ipleri sıkı tutmakta fayda vardı! Aynen John Steinbeck'in dediği gibi; "Seyahat aynı evliliğe benzer, kontrol ettiğini sandığın noktada aslında her şey yanlıştır"

İSPANYOLLAR İÇİN TEHLİKE ÇANLARI
Nitekim Sarı Lacivertliler maça olağanüstü bir konsantrasyon ve kontrol arzusu ile çıkmıştı. Yaptığı saldırgan savunma ile Baskonia'yı zor atışlara zorlamış, Granger'ın yokluğunu çok iyi değerlendirmişti. Baskonia adına top kayıplarının damga vurduğu çeyrekte Fenerbahçe için kötü giden tek istatistik savunma ribauntlarıydı. İspanyollar için tehlike çanları daha ilk çeyrekte çalmaya başlamıştı.
Ataşehir'de, bu maçı almaya gelmiş ateşli seyircisinin önünde, 5 top kaybı ile maç kazanmak mümkün değilken, ne yazık ki seri kazanmak imkansızı denemekten başka bir şey değildi. Şampiyon bir takımda olması gerektiği gibi, Fenerbahçe'de roller dengeli dağılmış, herkes çok sakin ve soğukkanlıydı. Farkın çift hanelere kolayca çıktığı 1. çeyrekte Sloukas'ın yönetiminde Fenerbahçe orkestrası hatasız çalmaya devam etmiş, yaptığı asistler ile "Solo"lara ritim vermişti.
İlk yarıda son 6 dakika girilirken 31-19 olan farkın ötesinde Baskonia sahanın her noktasında hapsolmuştu. Press denemiş kolayca geçilmişti. Çizginin gerisinden atmış, becerememişti. Çareyi Janning ve Beaubois ile içeriye girmekte bulmuş ama Sloukas farkın kapanmasına engel olmuştu, dün ne de olsa takımı oynatmaya gelmişti kendisi! Sadece yapılan baskıyı aşmak ile kalmayıp boş adamı harika bulmuştu. Vesely onunla birlikte havalanırken fark 20'ye kadar çıkmıştı.

SHENGELIA YETMEDİ
Obradovic, maç arasında uzatılan mikrofona Baskonia'yı çok güzel özetlemişti. Sahanın iki tarafında Fenerbahçe'nin harika işler çıkardığını söyleyen basın mensubuna her zamanki gibi temkinli cevap vermişti. "Geri dönmek için her şeyi yapacaklar, buna izin veremeyiz,enerjimizi korumalı, ribauntlara dikkat etmeliyiz" demişti. Baskonia'nın kötü giden noktaları değiştirmeye çalışacağından şüphesi hiç bir zaman olmamıştı. Maç başına 19.8 asist ile oynayan bu takımın, ilk yarı yaptığı 3 asist ile maçı kazanabilmesinin mümkün olmadığını Martinez dahil herkes biliyordu. Ayrıca bildiğimiz başka bir şeyde, Baskonia'nın kötü gidişatı değiştirebilme kabiliyetine sahip nadir takımlardan biri olduğuydu.
Savunmada koruyamadığımız enerji ile Janning ritm bulmuş, Vildoza önderliğinde Baskonia ayağa kalkmaya çalışmıştı. Diğer yanda Fenerbahçe Nunnaly, Sloukas ve Datome ile farkı korumaya çalışmıştı. 13 sayı fark ile biten çeyreğin ardından Obradovic'den 5 kısa hamlesi gelmişti. Satır arasında, Baskonia'nın geçiş hücumlarından sayı bulmasını engellemek ve farkı açmak olmalıydı. Ancak aranan kan bulunamamış, Sırp teknik adamın kararı, farkın tek hanelere inmesine neden olmuştu. Hemen karar değiştirmiş Vesely ve Sloukas'dan böyle bir maçta vazgeçemeyeceğini hızlıca anlamıştı. Maç boyunca sahada tek başına direnmeye çalışan, belki de Euroleague'in en iyi 4 numarası olan, Shengelia'nın gayreti Baskona'ya yetmemişti. Çünkü karşısında takım olmayı çok iyi bilen, sakin kalabilen ve akıllı bir son şampiyon vardı.
Ve o son şampiyonunda parkede bir "maestrosu" vardı. Sezonun en kritik noktasındaki playoff'larda, Sloukas double-double'a uzanırken bu takımın neden "Kuyruklu yıldızı" olduğunu herkese kanıtlamıştı.
Kuyruklu yıldızlar nasıl güneşe yaklaştıklarında parlaklıkları artıyorsa Sloukas'da finallere yaklaşırken sezonun en görkemli performanslarından birine imzasını atmıştı.

Fenerbahçe alınan bu galibiyet ile Belgrad yolundan sadece 2 maç uzaklıkta gibi gözükse de henüz bitmiş herhangi bir şey yok. Aynen Jan Vesely'nin Euroleague'e verdiği röportajında söylediği gibi; "Playoff'lar yepyeni bir sayfa, sezon yeniden başladı sayılır, oyunumuzu oynamalı, mücadeleyi son saniyeye kadar sürdürmeliyiz"

Akılda kalanlar:

-Tabi ki Bogdanovic'in ziyareti.

-Sloukas'ın performansı.

-Vesely'nin mücadelesi. Pota altında inanılmaz savaştı. Vesely ve Toko'yu izlemek guardlardan daha çok keyif verdi.

-Baskonia'nın Granger'sız asist performansı. Maç başına 19.8 ile oynayan İspanyollar sadece 11 asist yapabildi. Bunun 3'ünü ilk yarıda yaptılar.

-Baskonia'nın 3'lük performansı. Maç başına 10 üçlük isabetiyle oynayan Baskonia dün akşam sadece 6 isabet bulabildi.Kaybettiği bütün maçlarda sadece %36'ya ulaşan İspanyollar dün akşam %28.6 ile oynadı.

-Fenerbahçe'de oyuna giren herkes üretti. 4 kişi çift hanelere ulaştı. Sloukas, Vesely, Wannamaker ve Nunnaly

-Ve son olarak harika Sarı Tribün!

Akıldaki sorular:

-Sacramento ile havlu atan Bogdanovic dün sahada olmak istemiş midir?

-Obradovic 5 kısa opsiyonunu seri boyunca bir daha dener mi?

-Seri kaç kaç biter?

-Dixon ve Melih bir daha hiç oynamayacak mı?

-Playoff'un favorisi olur mu olmaz mı?

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle