GeriBahar Ekinci Akçaoğlu Bir galibiyetten fazlası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir galibiyetten fazlası

Euroleague, dün akşamki Fenerbahçe-Panathinaikos maçından bahsederken; modern zamanların "en büyük rekabeti" diyor.

Haklı da, senelerce hatırlanacak bir playoff serisi, ev sahibi avantajının kaybedildiği 23.000 kişinin önünde yaşanan hezimet. Haklı çünkü, Olympiacos rekabeti nasıl hissettiriyorsa, Fenerbahçe'de aynısını hissettiriyor. Yani en azından öyle olmalı, yoksa Dimitris Giannakopoulus'un takımla birlikte bench'te olmasının başka bir anlamı olamazdı. Haklı çünkü, Pascual'in neredeyse istifa noktasına geldiği otobüs ile dönülen seyahatin baş mimarı Fenerbahçe'ydi. Haklı çünkü Gist ve Singleton'ın hayatlarının en önemli maçını oynuyormuş gibi tavırları başka nasıl anlaşılabilir?

Dün akşam, ev sahibi avantajına giden kritik yolda, Fenerbahçe Doğuş, ezeli rakibi Panathinaikos ile aynı galibiyet sayısına ulaşma şansını çok iyi değerlendirerek, Ataşehir'de 67-62 ile sahadan galip ayrıldı.

Sahada bir galibiyetten daha fazlası vardı dün akşam. Oyuncuların en iyi oldukları yönlerini ortaya çıkarmak için takımın birbiriyle bağının gelişmiş olması gerekir. Dün akşam Jason Thompson kendisini acımasızca eleştirenlere, Euroleague kariyerindeki en harika maçını, en kritik maçta ortaya koyarak tüm camiaya adeta haykırdı. Satır arasında "Bana zaman verdiğinizde neler yapabileceğimi görüyorsunuz" olduğu açıktı. Dixon, tüm tecrübesi ve cool haliyle takımı eskisi gibi ateşledi. Tabi sadece o ateşlemedi, Vesely sakatlıktan nasıl dönecek sorularını fazla uzatmadan "büyük oyuncu" olduğunu bir kez daha kanıtladı. Büyük oyuncuysanız istatistiklerinizin harika olmasına ihtiyacınız yok, iyi hücum edememiş olabilirsiniz ama büyük etkiler bırakırsınız. İşte Vesely için de dün akşam öyle bir akşamdı. Özetle takım her geçen gün birbirine daha çok güven vermeye başlamış, roller oturmuş, endişe ve stres seviyesi azalmış ve bir galibiyetten fazlası kazanılmıştı.

Xavi Pascual, maçtan önce geçen yılki playoff serisinden çok iyi ders çıkardıklarını ve zihinsel olarak daha güçlü olduklarını söylemişti. Ancak dün sahada o kuvveti, gücü görmek neredeyse imkansızdı. İlk çeyreğe savunmada kusursuz başlayan Fenerbahçe Doğuş, Panathinaikos'u kendi 24 saniyesinde hapsederek pota altına yaklaşmasına izin vermemişti. Pao'nun bu durum karşısında 3'lükten başka şansı kalmamışt. Nitekim maç boyunca da farklı bir senaryo ile karşılaşmayacak ve ilk periyot 10 olan 3 sayı denemeleri maç sonunda 28'i gösterecekti. Bu tutması zor bir kumar veya tamamen çaresizlikten başka bir şey değildi.
Pas aralarını kapayan, Pao'nun maç içi iletişimine giden yolların hepsini kesen Fenerbahçe'de şanssız hücumlar harici kötü giden herhangi birşey yoktu. 35-30 biten ilk yarının sonunda devamlı 3'lük denemeleri ile ilgili uzatılan mikrofona Singleton "Defansları buna izin veriyor napalım biz de deniyoruz" demişti. Işin kötü ama Sarı Lacivertliler için iyi tarafı, koç Pascual'in de aynı soruya "Boş atış bulunca atmalısın" açıklaması gelmişti. Yani; takımın çözüm üretmedeki kabiliyeti bu kadar kısırdı.

47-50 ile geçilen 3.çeyreğin ardından savunmada ve hücumda çok hareketli ve agresif başlamıştı Obradovic'in öğrencileri. 5-0'lık seri, Dixon'ın azmi, Vesely'nin hırsı derken Ülker Arena eski günlerine dönmüştü. Vesely'nin birleştirici gücü sayesinde rüzgarı arkasına almış, galibiyete yelkenlerini açmıştı bile. 63-60 ile geçilen son 40 saniyede sezon boyunca sadece 1 serbest atış kaçırmış Datome'ye yapılan faul, Fenerbahçe'nin galibiyetini kesinleştirmişti. Önce Datome sonra Sloukas ile faulleri kaçırmayan Sarı Lacivertliler, 67-62 ile biten maçtan sonra Pao'yu ve Giannakopoulos'u Atina'ya geldiği gibi göndermişti. Durun! Acaba geldiği gibi mi yoksa otobüs,tren veya gemi ile mi?

Akılda kalanlar:

-Thompson, Thompson ve yine Thompson, 8'de 7 2 sayı isabetine %87,50 ile oynadı. 29:40 ile sahada en fazla kalan oyuncuydu.

-Jan, Jan Vesely ve uçalım Vesely. Onsuz olmaz ve onun enerjisi olmadan olmaz. Sakatlıktan tam zamanında tam gaz döndü. Yaptığı smaçların veya aldığı hücum ribauntlarının etkisi istatistiklerin ötesinde, daha büyük bir etkisi var.

-Vesely'nin oyuna girer girmez çizgiden yaptığı smaç.

-Vesely'nin önce Antetokounmpo'ya sonra Pappas'a yaptığı harika bloklar.

-Pao'nun devamlı 3'lük denemesi!

-Singelton'ın yarı sahadan bulduğu son saniye 3'lüğü.

Akıldaki sorular:

-Wannameker mutlu mu?

-Thompson artık rahat uyur değil mi?

-Avrupa'nın yükselen yıldızları arasında ikinci sırada bir Ahmet'imiz vardı ne oldu ona? Vesely yoksa mı o var, sadece Valencia maçında mıydı?

-Sloukas asistlerine ne oldu? Sadece 2 asistte ne demek?

-Geçen yılın ribaund kralı Melli, 1 ribaund ile maç bitirmek mi?

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle