Güncelleme Tarihi:

VakıfBank'ın yıldız ismi Marina Markova, ülkesinde yayın yapan BO Sport'a açıklamalarda bulundu. 25 yaşındaki yetenekli smaçörün açıklamalarından bazı satır başları şöyle:
Vakıfbank’taki ilk gününüzde sizi en çok ne şaşırttı?
Ortam. Olimpiyat finallerinin ertesi günüydü, bu yüzden takım tam kadro değildi. Ama bir araya gelen voleybolcular, bu buluşmaya o kadar sevinmişlerdi ki, birbirlerini sıcak bir şekilde karşıladılar, antrenörleri sanki aile üyeleriymiş gibi kucakladılar. Bu beni biraz şaşırttı, çünkü buna alışkın değildim. Geçen sezon sonuçta üç takım değiştirdim. Sonra kulübün kendi manifestosu, kuralları ve oyuncular için önerileri olduğunu öğrendim. Örneğin, orada kulüp çalışanlarına ve birbirlerine daha sık gülümsemeyi rica ediyorlar. Salonda ve soyunma odasında da birçok motive edici söz bulunuyor.
VakıfBank salonunun kapısından içeri adım attığınızda ne düşündünüz?
Tamam, hedefime ulaştım, artık rahatlayabilirim” gibi bir düşüncem yoktu. Aksine, daha fazla çalışmam gerektiğini anladım. Dürüst olmak gerekirse, takıma geçtiğimde hemen kadroda oynayacağımı beklemiyordum bile. “Tamam, ilk yıl öğrenme yılı olacak, harika bir takımda, harika bir antrenörle kendimi geliştireceğim” diye düşünüyordum.

Herkesi şaşırttınız. Peki kendinizi?
Söylemesi zor. Bu, benim hedeflediğim şeydi. Bu ilerlemeyi sağlamak için antrenmanlara erken gelip, bittikten sonra da kalıyordum; sevmediğim protein takviyelerini içiyordum. Yapılan tüm o çalışmayı bildiğim için kendime şaşırmadım. Ama elbette genel olarak böyle bir sezon beklemiyordum. Muhtemelen kimse beklemiyordu. Türkiye şampiyonu olduk ve Şampiyonlar Ligi'nde “Final Four”a çıktık. Sezon başlamadan önce hedefimiz sadece finallere kalmaktı.
Vakıfbank'taki ilk sezonunuzda büyük bir çıkış yakaladınız. Bu sezon ise durum tamamen farklı; herkes sizin lider olmanızı ve sonuç almanızı bekliyor. İşler zorlaştı mı?
Hayır, bu durumdan hoşlanıyorum bile. Sorumluluğumun arttığı açık, ama özgüvenim de arttı. Takım arkadaşlarımın bana güvendiğini ve her şekilde bana destek olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Örneğin, Milan ile oynadığımız ilk maçta servisi oldukça iyi alıyordum, ancak dördüncü setin sonuna doğru Elena Kazot ile anlaştık ki, eğer planlı bir servis gelirse, ben servisi almayacağım ve tamamen atağa odaklanacağım. Bana tam olarak şöyle dedi: “Ben servisi alacağım, sayıyı al.
Elbette bu sezon işler zorlaştı, çünkü rakipler artık beni iyi tanıyor, takımdaki birinci veya ikinci hücum oyuncusu olduğum için beni daha detaylı inceliyorlar. Artık daha yaratıcı olmam, sayı bulmak için yeni çözümler üretmem gerekiyor. Sanırım bu sayede gelişimime devam ediyorum.
VakıfBank büyük bir kulüp ve oyunculardan zafer bekleniyor. Bu baskıyla başa çıkmayı ne kadar çabuk öğrendiniz?
Sık sık spor psikoloğuyla görüşüyorum ve her maçın sıradan bir olay olduğu sonucuna vardık. Bunlar önemli bir günde yaşanan olağan oyun durumları. Sadece kendine güvenmek, kendi oyununu sergilemek ve maç öncesinde antrenör tarafından belirlenen taktiği uygulamak gerekiyor.
Giovanni Guidetti'nin özelliği nedir?
O sadece güçlü bir antrenör değil, aynı zamanda bir psikolog. Oyuncuların zihinsel durumuna büyük bir çalışma yapıyor. Geçen sezon bizi bir aslan sürüsü ile karşılaştırdığını hatırlıyorum. Bildiğiniz gibi dişi aslanlar birlikte avlanır. Ve bu av sırasında yaş, deneyim önemli değil. Her birimizin katkısı, zaferi elde etmek için çok önemlidir. Ve ayrıca her bir voleybolcu kendi rolünü çok net biliyor, bu yüzden takım içinde çoğu zaman kaosa yol açan iç çatışmalar olmuyor. Antrenör ayrıca oyuncuları ne zaman yükleyeceğini, ne zaman dinlenmelerinin daha iyi olacağını iyi hissediyor, böylece sezonun sonunda form zirvesine ulaşabiliyoruz.
Bazı oyuncuların doğuştan yetenekli olduğu ve bu yeteneği boşa harcamamaları gerektiği, diğerlerinin ise en üst seviyeye ulaşmak için üç kişi kadar çalışması gerektiği yönünde bir görüş var. Kendinizi hangi türe ait görüyorsunuz?
Sanırım ben ilk türe aitim. Çocukluğum boyunca bana yetenekli ve gelecek vaat eden biri olduğum söylendi. “Gelecek vaat eden” kelimesini sayısız kez duydum. Ama sonuçta çok geç açıldım. Mesela, Tijana Boskovic'in 8 Mart'ta doğum günüydü, 29 yaşına girdi. Aramızda dört yaş fark var. Ama o yıllardır en üst seviyede oynuyor! 15 yaşındayken, Rio Olimpiyatları'nda nasıl oynadığını izlemiştim. Ya da Arina Fedorovtseva. O 17 yaşında Olimpiyatlara gitti. Ben geç açıldım ve profesyonel voleybola ancak 22 yaşında başladım.
Türkiye Şampiyonası'ndaki takımların yarısı İstanbul'dan. Yedi derbi arasında en önemli olan hangisi?
Büyük üçlü biz, Fenerbahçe ve Eczacıbaşı. Bu derbiler en ateşli olanlar. Bu bahar çok fazla karşılaşmamız var. Şu anda Türkiye Kupası finalinde Eczacıbaşı'nı yendik, 30 Mart'ta da Türkiye Şampiyonası yarı final serisi yine onlarla başlayacak. Bu çok zorlu bir takım. Çok uzun, iradeli, en zor durumlardan çıkmayı bilen bir takım. Onlarla oynanan maçlarda sayı atmak çok zor. Diğer eşleşmede ise Fenerbahçe ile Zeren var.

Fenerbahçe filesi yangın yeri!
