GeriFutbol Kurumsallık bunun neresinde?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kurumsallık bunun neresinde?

Kurumsallık bunun neresinde?
Abone Olgoogle-news

Hürriyet yazarlarından Murat Fevzi Tanırlı, hakem dünyasındaki gelişmeleri değerlendirdi.

Üst klasman hakemlerinden Koray Gençerler’in sezon başında profesyonel (sözleşmeli) hakem kadrosundan çıkarılmasına istinaden 30 Eylül Çarşamba günü sizlerle ‘Türk Futbolunun İki Hakem Hikayesi’ haberimizi paylaşmıştık. Hakemlerin profesyonel kadroya kabulüne dair MHK Talimatı’nın 52. maddesinde “Profesyonel (Sözleşmeli) hakem sayısı MHK’nın tavsiyesi, TFF Yönetim Kurulu onayı ile belirlenir” ibaresinin yer aldığını, somut herhangi bir kriter olmadığını ve 4 yıldır uygulanan sözleşme kapsamında Süper Lig’de bir sezonda 2-3 kez düdük çalan hakemlerin bile hâlâ maaşlı kadroda olup, neden Gençerler’in çıkarıldığını sorgulamıştık.

2 ÖNEMLİ SORU VAR

Ne sözleşme ne de fesih şartlarının olmadığından bahsetmiştik. Nitekim 2 Ekim Cuma günü MHK (ya da TFF) neden/sonuç ilişkisi olmayan ve keyfiyet barındıran yanlışından döndü, Koray Gençerler tekrar profesyonel kadroya alındı.

1- MHK tarafından yılda bir kez alınan profesyonel hakem kadrosu kararının, eleştirilerin ardından 3 gün içinde ‘U’ dönüşüyle değiştirilmesi net olarak gösteriyor ki, 52. maddedeki gibi iki dudak arası yaklaşım profesyonellikle bağdaştırılamaz. Aksi durumda, eleştirilerin yarattığı vicdanı rahatsızlıkla ve talimat garabetinden etkilenerek aldığı bir kararı bile değiştirme noktasına gelen MHK, geride kalan 380 maçlık sezonda hakem atamalarında ve kulüp tepkilerinde etkilenmeden sağlıklı karar verdiğine bizi nasıl inandıracak?

2- Önceki MHK’nın çok eleştirildiği konulardan biri, MHK’ya kurulmak istenen baskı ve Suat Arslanboğa’nın tekrar maaşlı kadroya alınma sürecinde yaşananlardı. Acaba önceki MHK’nın, Arslanboğa için Malatya ilinin siyaset dünyasındaki isimlerinden tutun da tüm şehrin tepkisine maruz kalmasının ardından, her hakem kendi ilinin güçlü insanlarını ve şehrini arkasına alırsa maaşlı kadroda yer bulabilecek mi?

UYGULAMADAKİ DÖRT YANLIŞ BİR SÜRÜ DOĞRUYU GÖTÜRÜR

Beşiktaş-Başakşehir maçında “Ljajic’in hakeme yaptığı hareket, meslek onuru adına kabul edilemez” diyen Zekeriya Alp MHK’sı tarafından sözleşmesi feshedilen Arslanboğa’nın bu sezon tekrar kadroya alınmasını sağlayan her iki durum da yanlış ve sakıncalıdır. Aynı Koray Gençerler’in neye göre sözleşmeli kadrodan çıkarılıp 3 gün sonra tekrar alınmasında olduğu gibi. Her iki hakemin hem fesih hem tekrar kabulüyle yapılan 4 yanlış, kurumsallık adına bir sürü doğruyu götürür. Kritersiz infaz ya da vicdani kabul ile kurumsallık olamaz. Kurallara, ölçme-değerlendirme sistemine, planlı programlı yeni metotlara geçiş farz.

HAKEMLER, PERFORMANSLARINA BAKILARAK DEĞERLENDİRİLMELİ

Son 20 senede 15 MHK gören bir ülkedeyiz. Her birinin prensleri, tuttuğu ya da unuttuğu hakemler elbette oldu. Hakemlerin kimi mutlu ve gamsız, kimi mutsuzken başarı yakalamak zor. Şeffaflık ve adil değerlendirme adına kurallar belirlenmeli. En başta performans! Süper Lig’e çıktıktan sonraki 2 sezonda en az 10’ar maç yönetmiş olmalı. Sadece maç sayısı değil, zorluk derecesi, hakemlik kumaşı, sorun çözme yeteneği kurul, mentor ve gözlemci raporlarıyla incelenmeli. Yabancı dil seviyesiyle FIFA’ya aday olabilmeli. Sosyal zekası ve hayatı gözlenmeli. Hakem kalitesi böyle artar. Ayrıca 23 hakeme uygulanan mevcut 3 kademeli maaş sisteminin dışında kalan 24 hakeme en azından 4. kademe maaş statüsü eklenebilir ve sözleşmesiz hakem kalmaz. 23’ü on binler alırken, kalan 24’ü sıfır olamaz.

'SÜS' VAZİFESİ GÖREN HAKEM DERNEĞİ!

Sahada adalet dağıtması beklenen hakemler, saha dışında adaletsizliğe maruz kalıyor. Neden sözleşmeli olamadığına dair sorgulayabileceği kriter, sadece MHK’nın tavsiyesi. Bir ağabeyiniz MHK’ya gelirse Süper Lig’de 2 maç yönetip cebinize 107 bin lira girme şansı yakalayabilirsiniz. Bu da liyakat yerine sadakati ön plana çıkarabilir ve profesyonellik adı altında iyi niyetle açıklanması beklenemez. Resmi kurumlarda çalışıp sözleşmeli olan hakemler bile varken TFF’nin hakemlere ayırdığı bütçenin birilerini mutlu etmek için dağıtıldığı algısı ortadan kaldırılmalı. Türk hakemliği sözleşmeli statüye geçişte Yıldırım Demirören başkanlığındaki TFF’yi unutmayacak. Demirören, Avrupa seviyesine yakın profesyonellik anlayışını getirerek, ‘süs olarak duran’ hakem derneğinden ya da MHK’lara girip 12 bin lira alabilmek için takla atanlardan çok daha büyük fayda sağlamıştır. Temeli iyi atılan yapının acilen sağlıklı, bilimsel ve adil hale getirilmesi şart.

Kurumsallık bunun neresinde

Kaybeden tüm kuponlarına %3'e varan iade sadece Misli.com'da, hemen katıl!

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle