GerieSpor Harvest Moon: One World İnceleme
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Harvest Moon: One World İnceleme

Harvest Moon: One World İnceleme

Kafa dağıtmalık, çıtır çerez oyunların hastasıyız. Bu yüzden hemen hemen hepimizin cep telefonunda bir şeyler vardır. Şeker patlatma, domuza kafa atma veya belki de kart oyunu. Gönül isterdi ki Harvest Moon: One World bunlardan biri olsun.

Harvest Moon: One World, ne yazık ki kötü bir tempoyla başlıyor ve şans vermek isteseniz bile bir türlü kendine gelemiyor. Hikaye kısmında sizi aniden oyunun dünyasına çekiyor ve neredeyse hiçbir bilgi vermeden kimliğiniz belirleniyor. Hikaye özeti ise Hasat Tanrıçası kayıplara karışmış durumda. Bu yüzden bu dünyadaki herkes sebze ve meyvenin ne olduğunu unutmuş durumda. Biz ise bu hikayede büyülü bir varlığız ve kitaplara takığız. Sebze ve meyve arayışına çıktığımızda bir peri, bize bir tohum veriyor. Böylece çiftliğimizi geliştirmedeki ilk adımımızı atmış oluyoruz. Amacımız çiftliği geliştirmek ve Hasat Perileri'ni uyandırmak, dünyayı eski haline getirmek. Bu arada istersek, evlenebiliyoruz da.

Çiftçilik kısmından önce sizlere ufak bir uyarı yapmak isterim. Genelde oyunun hikayesi tuhaf aşamalara sahip. Eğlence veya bug konusunda bahsetmiyorum hayır, hatta alakası yok. Ana hikayeye devam etmeyip, az yan görev yapıp zaman geçirmek isterseniz, ipin ucun kaçırmamaya dikkat edin. Çünkü yan görevlere abandıkça Hasat Perileri kendi kendilerine uyanmaya başlıyor. Ana görevleri yapmamanıza rağmen. Bu da oyun sonunu kendiliğinden getiriyor ki "aşırı saçma" bir durum, neden böyle bir sistem yapmışlar bilemiyorum.

Ayrıca diğer bir tuhaf durum ise bu dünyada patates dışında sebze ve meyve çok nadir. Yok gibi bir durum hatta. Bir perinin size getirdiği tohumu yetiştirip, turp olarak sattığınızda fiyat farkı o kadar da fazla değil. Hani madem sebze ve meyve ticareti yapabiliyoruz, orada satış var bari "nadir" dedikleri sebze ve meyveler daha pahalıya satılsaydı.

Oyunda, her biri belirli bir ülkenin mevsime, iklime ve kendisine has bir tada sahip olduğu altı farklı bölge var. Oranın insanını temsil eden Hasat Perisi'ni serbest bırakmak ve Hasat Tanrıçası'nı bulmaya bir adım daha yaklaşmak demek.

Oyun, getir götür işleri yapmaktan ibaret. Köylüler size "bana 6 nohut getir" veya "bana 18 papatya getir" diyerek mektuplar gönderiyorlar. Bu getirme görevleri, oyunun ana hikayesi olan tohumları bulmanızı gerektirecek. Ancak dükkanlardan tohum satın alamazsınız; bunun yerine, dünyanın her yerinde size tek bir torba tohum verecek Hasat Perileri'ni bulmanız gerekiyor.

Her Peri, yalnızca belirli konumlara ve belirli mevsimlerde ekilebilecek bir tohum veriyor. Yürümeyi seviyorsanız güzel bir haberim de var; Tek bir mahsulün çoğunu gönderene kadar bu tohumları mağazalardan satın alamıyorsunuz, bu yüzden birden fazla ürüne ihtiyacınız varsa, birkaç günlüğüne tekrar o noktaya geri dönmeniz gerekiyor. Ayrıca ufak hatırlatma: Dükkanlar oyunun çoğunda oldukça faydasız, hayvan yemi ve fidan dışında neredeyse hiçbir şey satmıyorlar, çünkü görünüşe göre nasıl tarım yapılacağını unutmanın yanı sıra işleyen bir ekonomiye sahip olmayı da unutmuşlar.

Oyunda para kısmında sıkıntı yaşayabilirsiniz. Ürün satarken dikkat edin. Hayvan ürünleri satışı kar getirebilir ancak meyve ve sebze kısmı çok dengesiz. Mesela bir tarif satın almak, evinizden daha maliyetli.

Bir at en az 15.000 altına mal oluyor (erken oynanışta elde etmesi çok zor para) ve sahip olmadığınız her saniyesinde pişman olacaksınız çünkü One World'ün dünyası, boşluğun dolambaçlı, o dolambacın da koridorlarından oluştuğu bir cehennem.

Bazı mahsuller, bir volkanın tepesi veya küçük bir çayır gibi yalnızca belirli alanlarda büyüyorlar. Ancak hızlı seyahat noktaları hiçbir zaman bu çiftliklerin yakınında değildir, yani siz ışınlanma özelliğini açtıktan sonra bile çok fazla yürüyüşe hazırlıklı olun.

Her ne kadar oyun hakkında olumsuz detaylara çok yer versem de aslında eğlenceli olan noktaları da var. Ürettiğimiz meyve ve sebzeleri izlerken Farmville havası yaşıyorsunuz. Tabii tohumlar rastgele geldiği için kontrolü sağlamak zor ama en azından o kısmı keyifli tutmuşlar. Ayrıca oyunda biraz daha gelişip envanterinizi yükselttiğinizde, mutfakta yemek yapma gibi mini tatlı dokunuşları deneyimleyebiliyorsunuz.

Harvest Moon: One World, Switch portu konusunda sıkıntısız çalışıyor. Oyun performansı gayet başarılı. 3D stili, görseller, müzik gibi dokunuşlar çok hoş. Ancak oyun temeli o kadar boş ki eğlenmeye çalışırken yorulabiliyorsunuz. Mesela animasyonlar tuhaf, karakterler üzerinde pek çalışılmamış, bölgeler fazla boş ve ortama ruhsuzluk hakim. Hani belki bir Switch değil de mobil oyun olsa, bunlar bir noktada normal diye düşünebilirdim.

Eminim ki bazılarınız Harvest Moon: One World hakkında hoşlanacak bir şeyler bulacaktır. Diğer tarafta fiyat performansına bakıldığında üzülerek yazmalıyım ki eğer bu tarz bir oyun bakıyorsanız, Stardew Valley çok daha başarılı. Zaten Animal Crossing gibi bir gerçek de var ortada.

False