Güncelleme Tarihi:
Maçın adı büyük olunca beklentiler de yüksek idi ancak oynanan futbolun kalitesi tatmin edicilikten son derece uzaktı. İki takımın da kadrosundaki önemli isimleri kaybetmiş olması ve transferde giden futbolcuların yerlerini dolduramamaları maçın kalitesini çok etkiledi. Beşiktaş, deplasman mantığıyla oyunu kendi yarı sahasında kabul ederken, Trabzonspor alan bırakmayan rakip savunmayı açacak yaratıcılıktan uzaktı.
Siyah beyazlıların disiplinli ve sabırlı oyunu 3 puanı getiren başlıca faktördü. Trabzonspor bu kadar eksik Beşiktaş karşısında pozisyon dahi üretemezken bu kadroyla sezona hiç hazır olmadığını adeta haykırdı. Siyah beyazlılar önemli bir 3 puanı aldı ancak en az 4 kaliteli oyuncu transferi gerektiği gerçeğini gözardı etmemeli. İlerleyen haftalarda dominant oynaması gereken favori çıktığı maçlarda bu kadro kesinlikle yetersiz kalır.
Yeni transferler Welinton ve N’Sakala PAOK maçına oranla daha derli toplu göründüler. Özellikle N’Sakala savunmada kusursuza yakın bir futbol ortaya koydu. Mensah hareketli ve etkiliydi. Hasic, yetenekli ancak zamana ihtiyacı var.
Bu kadar önemli oyuncuların takımdan ayrılmasına rağmen kadro zafiyetiyle sezona başlayan Beşiktaş önemli bir galibiyet elde etti. Kırmızı kart ve penaltı maçın dönüm noktasıydı. Siyah beyazlı ekip bu skora aldanmamalı. Birer santrfor, stoper, orta saha ve kanat forvet oyuncusuna ihtiyacı var. Ayrıca takımın en yaratıcı oyuncusu Ljajic’ten de verim almanın yolu bulunmalı. Genç kaleci Ersin, iyi bir maç çıkarttı ancak çok hatalı bir gol yedi. Nazar boncuğu olsun, öğrenmeye devam.
Sergen Yalçın, saÄŸ bek transferinde Nazım'ı istediklerini söyledi ama daha anlaÅŸma olmadı tabii. 'Kalinic'i alıyoruz' dedi ve muhtemelen olacak o iÅŸ diye düşünüyorum. Bütçeye göre bir ÅŸeyler yapmaya çalışıyor hoca. Son 5 yıldaki BeÅŸiktaÅŸ, son 5 yıldaki Trabzonspor'un kadrolarına bakın. Talisca, Sosa, Babel, Cenk Tosun, Aboubakar, Gomez, Yusuf Yazıcı, Sörloth'lar vardı. Bu kadrolara bakınca da daÄŸ fare doÄŸurdu. Çok beklentim yoktu.Â
Bugün Sergen Yalçın kardeşimizi geçmiş olsun diye aradığımızda maçı konuştuk. Stratejiyi bir şekilde söyledi bana. O da şuydu, dedi ki: "PAOK maçı bize yaradı. Çünkü, çok fena savunma arkası yaptılar. Orta saha yolgeçen hanı gibiydi.
Beşiktaş'ın 100. yıl şampiyonluğu geldi aklıma. Son hazırlık maçı Yunanistan'daydı. AEK'ya 5-0 mağlup olmuştu. Bir baktım, Pancu'lar, Ronaldo'lar, Zago'lar 3'lü çıktı. O 5-0'lık maçı avantaja çevirip şampiyon oldular
Bu kadrolar, Trabzonspor ve Beşiktaş kadroları değildi. Bu kadrolar, Anadolu takımı kadroları. Sergen Yalçın, 0'ı cepte koydu, pozisyon vermedi. Banttan şahane gol oldu. İlk yarıda maçı izlemeyenler, hiçbir şey kaçırmadı. Kenardaki oyuncuların adlarını insanlar ilk kez duyacak. Trabzonspor, geçen yıl sezon sonuna en iddialı takım girerken, şampiyonluk kaybedip Avrupa'dan da olunca demoralize olmuş. İç sorunlarını gideremedi.
Geçtiğimiz sezonu güçlü oyunlarla bitiren Trabzonspor ile Beşiktaş, sezonun başlangıcını düşündüklerinin gerisinde yaptılar. Trabzonspor açısından elbette kolay değil. Geçen sezon takımın gol yükünü sırtlayan Novak, Sosa ve Sörloth gibi üç oyuncusundan yoksun olarak başlamak kolay olmadı. Bu maç itibariyle kadroyu oluşturan futbolcular genel oyun düzeni içinde görevlerini yapıyor olsalar da oyunu farklılaştıran şey gol… Bunu yapan oyuncunun eksikliğini ciddi derecede hissetiler. Trabzonspor'un bir başka sıkıntısı da kulübe zafiyeti.
Özellikle Beşiktaş'ın golü bulmasından sonra oyunu değiştirecek ışığı oradan da alamaması bordo-mavilileri zora soktu. Beşiktaş'ın kadrosu kendi içinde büyük bir değişim yaşıyor. Geçen sezondan yalnızca Vida ve Atiba'nın sürekli oynadığı bir kadronun Trabzonspor gibi bir rakibe karşı var olan potansiyelini bilerek oynaması Beşiktaş'ın artısı oldu. Maçı ilk bölümde oyunu kontrol ederek en azından skor avantajını rakibe kaptırmadı. Kendi planı elbette çabuk çıkıp kontra ile Trabzonspor'a zorluk yaşatmaktı. Bunu çok etkili yaptı mı? Hayır, ama Boyd'un çok etkili şutu, maçın bir anda bütün planlarını iki takım adına da değiştirdi.
Trabzonspor en istemeyeceği skorla karşı karşıya kaldı. Kapanan ve skor avantajı yakalayan Beşiktaş'ı mevcut kadroyla aşamayacaklarının psikolojik baskısını yaşadılar ve kontrolü tamamen ellerinden kaçırdılar. Golden sonra Beşiktaş'ın kalesine bir tane etkili şut dahi atamayan bir Trabzonspor olduğunu söylersek ne demek istediğimizi daha rahat anlatırız.
Beşiktaş, rakibinin hem bu durumunu çok iyi kullandı hem de kendi kapasitesini en efektif şekilde sahaya yansıttı. Beşiktaş adına oyun tarafına bakmazsak skor olarak çok güzel bir akşamdı. Oyun tarafına dönersek bu sezon hedefleri için daha alması gereken çok yol var. Ama bu yolun aydınlık olacağını düşündüren Mensah'ın harika performansı da dün gecenin Beşiktaş adına en büyük kazanımıydı.
Herkesin çok zor geçmesini beklediği bir derbi maçıydı. İki takım da kazanmak istiyordu. Ve neler yapabilecekleri bilinmediği için merakla beklenen bir derbiydi. Trabzonspor'u hiç hazır görmedim. Beşiktaş çok iyi bir oyun ortaya koymadı belki ama dakikalar ilerledikçe derbiyi fırse ettiler. Trabzon'un pas organizasyonunu beğenmedim. Paslarla adam eksiltemediler.Tyler Boyd'un golünde kaleci Uğurcan'ın yapabileceği bir şey yoktu. Atttığı şut Trabzonlu oyuncunun da kafasına çarpınca top yükseklik kazandı ve kalecinin uzanamayaağı köşeye gitti.
Derbinin kırılma anı ise Beşiktaş'ın kazandığı penaltıydı.Beşiktaş hem farkı 2'ye çıkardı hem de Trabzon 10 kişi kaldı. Trabzonspor demoralize oldukça Beşiktaş'ın işi daha da kolaylaştı.İki takımdan daha hazır ve iyi olan kazandı.Lige derbiyle başlamak Beşiktaş için ayrı bir moral nedeni oldu. Ama iki takımında eksikleri var. Bu kesin.
Görevini yaptı. Hata yapmadı. Hep oyundaydı.
Dikkatli olmalıydı Penaltı acemice oldu.















