GeriFutbol Futbol Konseyi | Mehmet Arslan: Beşiktaş'a Klopp gelse şansı yok!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Futbol Konseyi | Mehmet Arslan: Beşiktaş'a Klopp gelse şansı yok!

Hürriyet Futbol Konseyi'nin usta kalemleri Mehmet Arslan, Uğur Meleke, Güntekin Onay ve Ertuğrul Özkök, Adil Demirçubuk'un moderatörlüğünde futbol gündemini masaya yatırdı.

SORULAR

1- Beşiktaş yönetiminin Abdullah Avcı ile yolları ayırması doğru karar mıydı? Acı için en baştan “Beşiktaş için yanlış isimdi, kimyalar zaten uyuşmazdı” diyenler var. Katılıyor musunuz?

2- Bu sorumuz da Beşiktaş’la ilgili... Yönetim taraftarın sesini dinledi ve Sergen Yalçın’la anlaştı. Sizce Sergen Yalçın doğru isim mi? Kariyeri ve deneyimi bu iş için yeterli mi?

3- G.Saray’da Mustafa Cengiz ile Fatih terim arasında Arda Turan için yaşanan söz düellosunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Cengiz’in ‘eleman’ imasında bulunması çok konuşuldu...

4- F.Bahçe, ikinci yarıya 2’de 2 yaparak başlarken özellikle Başakşehir karşısındaki futboluyla büyük övgü aldı. Sarı lacivertlilerde ‘işler rayına oturdu’ diyebilir miyiz, yoksa transfer şart mı?

5- Yeni Malatyaspor-Trabzonspor maçının ertelenmesi büyük gürültü kopardı. Basit bir işte bile ortalık karışıyor. Sizce kulüp yöneticileri mi kötü niyetli yoksa TFF yönetiminde hata var?

6- Lider Sivas’ın puan kaybetmesi ve mevcut konjonktür Trabzonspor- F.Bahçe maçının önemini bir kat daha artırdı. Bu maçın nasıl geçmesini bekliyorsunuz? Favoriniz kim?

ERTUĞRUL ÖZKÖK: FATİH TERİM'LE YAĞMURDA YÜRÜMEK KOLAY DEĞİL

BEŞİKTAŞ, BAŞAKŞEHİR GİBİ DEĞİLDİ

1. Açık konuşayım. Başından beri Avcı tercihinin yanlış olduğunu düşünüyorum. Başakşehir’de yazılmış bir başarı hikayesinin Beşiktaş’a uygulanması imkansızdı. Başakşehir, taraftarı ve tarihsel egosu olmayan bir takımdı. Egoları törpülenmiş oyuncuları vardı. Böyle bir psikolojiyle Beşiktaş’ı başarı kulvarına sokmak hiç mümkün değildi.

TARAFTARIN DEĞİL, AKLIN SESİ LAZIM

2. Sergen Yalçın’ı severim ama onun olayları ince bir zeka ve mizahla izah etmesini daha çok severim. Başarılı olabilir mi? Emin değilim. Taraftarın sesi dinlendi ama biliyorum ki, taraftar sesi her zaman en iyi ses değildir. Yönetim tribüne oynamaya başlarsa, sahadaki takım da tribüne oynar. Beşiktaş’in şu an ihtiyacı olan şey aklın sesi. Siyasette de sporda da ‘kitleler’ sloganda iyidir ama taktikte o kadar iyi değildir. Üç büyük kulübün başında bana Mourinho, Guardiola, Klopp kadar heyecan verecek isimler arıyorum. Çünkü üç büyüklerin taşıyıcı olmadığı bir ligin ne ekonomik ne de spordan keyif alma değeri olabilir.

İKİ TÜR EGO YAN YANA OLABİLİR

3. Fenerbahçeliyim ama G.Saray Başkanı Mustafa Cengiz’e sempatim var. Duruşunu, sükunetini, teknik direktöre karşı mesafesini korumasını beğeniyorum. Öteki tarafta da Fatih Hoca var. CV’si böyle bir teknik direktörle aynı yağmurda yürümek kolay bir şey değil. Yürürsünüz ama çok da ıslanırsınız. Olur böyle ufak tefek dirsek vurmalar. Ama benim görebildiğim, bunlar o dengeyi bozacak büyüklükte değil. Şansları da şu. Biri sakin ego, öteki nörotik, daha doğrusu kinetik ego. Biri yönetime aklı hakim kılabilir, öteki sahadaki oyuna gerekli olan nörotik enerjiyi sağlayabilir.

ERSUN HOCA İYİ SINAV VERDİ

4. Fenerbahçe geçen hafta sadece Erman Toroğlu’na bile “Helal olsun” dedirtecek bir futbol ortaya koydu. Epeydir bizim ligi seyretmiyordum. Mustafa Taviloğlu’ndan gelen bir telefonla ilk defa bir F.Bahçe maçı izledim. Ersun Hoca iyi bir sınav verdi. Ancak her taraftarın içindeki şu duygu da henüz aşılmış değil. Bu futbol sürdürülebilir bir hale gelebilir mi? Ersun Hoca geçtiğimiz haftalarda galibiyetlerden sonra bile negatif bir ruh halindeydi. Onu atabilirse ve takımı istikrarlı hale getirebilirse, Türk futbolunun kurtuluşuna büyük katkıda bulunacak.

ALi KOÇ’A YAPILAN HAKSIZLIK

5. Haftanın en gereksiz olayı buydu. Üzerine iki kelime konuşmayı bile zul görüyorum. Ama tartışmadan dolayı değil. Ne var bunda? Bir kulüp başkanı çıkıp “Niye erteliyorsunuz” diyemez mi? Diyebilir. Benim eleştirdiğim, söylenen bir söz üzerine özellikle televizyon programlarında koparılan fırtına. Ben asıl bunlara tepki gösteriyorum. Ali Koç’a ağza alınmayacak laflar söylediler. Kimsenin böyle hakaretler yapmaya hakkının olmaması lazım. Her konu tartışılır. Onu kötü yapan, tartışmanın konusu değil, tartışanın üslubu, ağzı.

BAŞAKŞEHİR VE SİVAS, SÜPER LİG’DE LEICESTER CITY EFEKTİ YAPIYOR

6. Bu ligin tekrar değer kazanması için 4 büyük takımın hep potada olması lazım. Başakşehir, Sivasspor olsa olsa Leicester efekti yaparlar. Şampiyonlukları futbola güzellik katar, rekabet artar ama aslolan taşıyıcı takımlardır. İngiliz liginde 6 taşıyıcı takım var. O nedenle ligin en önemli maçlarından biri. F.Bahçe geçen haftaki gibi oynarsa, favorim. Bu maç Türk futbolunun 4 numaralı derbisidir ve kendi kanunları vardır.

HAFTANIN OLAYI: Abdullah Avcı ile alınan kötü sonuçlar sonrası yolların ayrılması ve Beşiktaş’ta Sergen Yalçın döneminin başlaması.
HAFTANIN TAKIMI: FENERBAHÇE
TEKNiK DiREKTÖR: ERSUN YANAL
HAFTANIN FUTBOLCUSU: VEDAT MURiÇ
HAFTANIN HAKEMi: ABDÜLKADiR BiTiGEN

UĞUR MELEKE: SERGEN YALÇIN'DA BÜYÜK TAKIM HOCASI OLMAK İÇİN HER ŞEY VAR

AVCI EN YANLIŞ KARARDI

1. Beşiktaş’ın ligde açık oyunda attığı gol sayısı sadece 15... Açık oyunda Göztepe ve Gaziantep 16, Kasımpaşa 17, Gençlerbirliği 19 gol atmışlar. Evet, Beşiktaş’ın harika bir kadrosu yok ama Antep’ten, Gençlerbirliği’nden ya da Kasımpaşa’dan da zayıf değil herhalde! Avrupa Ligi’nde ciddiyetsiz kadrolarla sahaya çıkmışsın, Türkiye Kupası’ndan elenmişsin ve ligde de ortaya koyduğun dört başı mamur bir oyunun yok. Planın yok. Gelecek stratejin yok. Son yıllarda alınmış en yanlış karardı bence Avcı’yı getirmek.

SERGEN YALÇIN DOĞUŞTAN LiDER

2. Barcelona, Guardiola’yı 37 yaşında göreve getirdi. Arsenal menajeri Arteta da şu anda 37 yaşında. Üstelik iki hocanın da üst lig deneyimi yoktu. Dortmund, Klopp’a 41 yaşında yetkiyi verdi, onun da deneyimi Mainz’tan ibaretti. Sergen Yalçın 47 yaşında ve tam altı farklı Süper Lig takımı çalıştırdı şu ana kadar. Yani bence deneyim konusunda sıkıntı yok. Ben Sergen Hoca’nın yeteneğine de güveniyorum. Doğuştan lider. Özgüveni, karizması, futbolculara model olacak yeteneğiyle bence büyük takım hocası olmak için her şeyi var.

SUÇLAMA MODUNA GEÇiŞ YAKIŞMADI

3. İnsanların konuşmasından yanayım, bu tablo benim için rahatsız edici değil yani. Bir başkan elbette görüşlerini dile getirecek, 65 yaşındaki çok deneyimli bir teknik adam da öyle. Fikir ayrılıkları olacak, herkesin her zaman aynı görüşte olması eşyanın tabiatına aykırı. Bu diyalogda can sıkıcı olan tek şey, nezaket sınırlarının aşıldığı son birkaç gündü. Dışarı bilgi sızdırılması meselesiyle başlayan süreçle sanırım testi kırıldı. Karşıt görüşler zarafet içinde de dile getirilebilir, suçlama moduna geçiş yakışmadı.

TAKIMIN MURIQI BAĞIMLILIĞI VAR

4. Şampiyonluk yolundaki direkt rakibine karşı maçı neredeyse başından sonuna domine etmek, şutlarda 29-8 üstünlük kurmak tabii ki takdire değer. F.Bahçe bunu bir başka direkt rakibi Beşiktaş’a karşı da yaptı, o maçın da mutlak hakimiydi. Bu sezon F.Bahçe’nin en önemli problemi istikrardı, ilk devrede iki maç üst üste sadece iki kez kazanabilmişti. Şu anda 4 maçlık bir galibiyet serisi yakalanması, işlerin iyiye gittiğinin somut göstergesi. Takımın bir Muriç bağımlılığı var ama onun da alternatifini bulmak kolay değil.

TFF YAZIŞMA YÖNTEMiNi KULLANMALI

5. Bu hadiseyi şu meşhur ‘yüzde 30-yüzde 40’ meselesine benzettim. Orada da kimin harcama limitinde artış talep ettiği, neden değişiklik yapıldığı, sonra da nasıl vazgeçildiği bir muamma olarak tarihe gömülmüştü. Bu erteleme kararı da ona benzedi, TFF sanırım bu işleri yazılı değil, sözlü temaslarla yürütüyor. Protokol kaideleri açısından bence doğru değil. TFF saygınlığında bir kurum, ligin kaderine tesir eden böyle kararları alırken yazışma yöntemini kullanmalı.

BÜYÜKLE KÜÇÜK ARASINDA MESAFE DARALDI

6. Sık sık dile getirdiğim bir kavram var, ‘yeni lig düzeni’. Futboldaki ekonomik kriz, büyükle küçük arasındaki mesafeyi daralttı. 6 takım da yarış içinde. Trabzon’la Fenerbahçe, ligin en iyi futbol oynayan üç takımından ikisi. Çok eğlenceli, giden gelen, bol pozisyonlu ve gollü bir futbol vadediyorlar şu anki görüntüleriyle. 2-2, 3-2, 3-3 gibi sonuçlar beni şaşırtmaz.

HAFTANIN OLAYI: Abdullah Svcı’nın görevine son verilmesi ve önümüzdeki 10-15 yıl boyunca Türk futbolunda önemli bir figür olacağına inandığım Sergen Yalçın’ın Beşiktaş macerasının başlaması.
HAFTANIN TAKIMI: FENERBAHÇE
TEKNİK DiREKTÖR: TAMER TUNA
HAFTANIN FUTBOLCUSU: STEVEN CAULKER
HAFTANIN HAKEMi: KORAY GENÇERLER

GÜNTEKİN ONAY: MAÇI ERTELEYEREK TFF DOĞRUSUNU YAPTI

AVCI DESTEK GÖRMEDİ

1- Abdullah Avcı, değerli bir teknik adam ve Beşiktaş’ın bu durumda olmasının tek sorumlusu değil. Çok zor durumda olan bir Beşiktaş’a geldi, kendi taraftarı dahil kimseden yeterli desteği görmedi. Kadro kalitesi zaten erozyona uğramıştı ve bu koşullarda başarılı olması çok zordu. Yönetim ve tribün bir teknik adamın arkasında durmuyorsa orada başarı elde etmek çok zordur.

FUTBOLU LEZZETLİ

2- Sergen Yalçın bir Beşiktaş efsanesi. Türkiye’nin gelmiş geçmiş en yetenekli futbolcusu. Teknik adamlık serüveninde de genellikle zor durumda olan takımlarda çalıştı. Kısa süreli görevler aldı ve bir istikrar yakalayamadı. Ancak genel anlamda oynattığı futbol lezzet verdi. Odaklanırsa ve oyuncu grubuyla birlikte bir sinerji yakalarsa başarılı olmaması için bir neden yok.

GİRİFT BİR DURUM VAR

3- Fatih Terim, Galatasaray’da bir teknik adamdan çok daha fazlası. Egosu son derece yüksek bir karakter ve Galatasaray başkanları ile de her zaman sorun yaşadı. Normalde başkanlık makamı ve teknik adam arasında yaşanılmaması gereken ve kabul edilmesi söz konusu dahi olmayan hiyerarşik bir durum bu. Ancak Terim’in Galatasaray’da çok güçlü bir figür olması girift bir durum yaratıyor.

TRANSFERE GEREK YOK

4- Fenerbahçe’nin sezonun en iyi futboluyla Başakşehir gibi 16 maçtır mağlup olmayan bir takımı yenmesi şampiyonluk yolunda sarı lacivertli renklere gönül verenlere umut verdi. Üst düzey bir solbek alınmayacaksa transfere gerek yok. Ersun Yanal fizik gücü yüksek, tempolu ve prese dayalı futbolunu deplasman maçlarına da taşıyabilirse bu ipi göğüslememesi için hiçbir neden yok.

ÇOK TUHAF!

5- Birkaç km ötede cenazeler varken, insanlar enkazın altında yardım beklerken ‘Malatya’da pazartesi akşamı maç oynanır mıydı, oynanmaz mıydı’ tartışması yapmak hezeyandan başka bir şey değil ne yazık ki. Futbolun ayrıştırıcı değil de birleştirici bir oyun olduğunu ne zaman anlayacağız acaba? TFF ölümlerin, yıkımların, yas ve korkunun olduğu bir kentte depremden 48 saat geçmeden maç oynatmadı ve doğruyu yaptı demek, bunu konuşuyor dahi olmak bile çok tuhaf geliyor.

TRİBÜN ETKiLEYECEK

6- Trabzonspor sakin ve güvenli oynarsa maçın favorisi. Tribünlerin enerjisi de oyunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyecektir. Ben gollü ve pozisyonlu bir maç bekliyorum. Trabzonspor, coşkulu ve tempolu bir oyun yakalarsa kazanmaya daha yakın taraf.

HAFTANIN OLAYI: Göztepe’nin yeni futbol mabedi Gürsel Aksel Stadı’nın açılması ve Beşiktaş’ı burada 2-1 yenmesi.
HAFTANIN TAKIMI: FENERBAHÇE
TEKNİK DiREKTÖR: ERSUN YANAL
HAFTANIN FUTBOLCUSU: MAX KRUSE
HAFTANIN HAKEMi: H. UMUT MELER

MEHMET ARSLAN: BEŞiKTAŞ’A KLOPP GELSE ŞANSI YOK

KARTAL’DA KADRO YAŞLI VE YIPRANMIŞ

1. Beşiktaş’ın kadrosuna bakın. Yaşlanmış, yıpranmış ve motivasyonunu kaybetmiş bir kadro. Bu kadro ile başarılı olma şansınız yok. Onun için değil Avcı, Klopp’u getirseniz başarılı olma şansınız yok. Sorun teknik adam sorunu değil, kadro sorunuydu. Ama Beşiktaş kadroyu değiştiremeyeceği için teknik adamı değiştirdi.

KULÜPLERi TARAFTARLAR YÖNETiYOR

2. Önce bir itirazımı dile getireyim. Artık kulüpleri yöneticiler değil taraftarlar yönetiyor. Bakıyorlar sosyal medyaya ve tribünlere oradaki tepkiye göre istenilen ismi göreve getiriyorlar. İşte Ersun Yanal, işte Sergen Yalçın. Bu çok tehlikeli bir gelişme... Sergen Yalçın’a gelince. Kesinlikle doğru isim. Tecrübe falan bunları geçelim lütfen. Artık dönem genç hocaların dönemi. Sergen Yalçın da Beşiktaş için tam aranılan isim. Beşiktaş için yeni yol bulmaya, ya da yeni bir yol yapmaya mecbur ve buna kredisi de var.

ARDA iKTiDAR KAVGASININ KURBANI OLDU

3. Bir defa altını çizeyim. Ne yazık ki iktidar kavgasının kurbanı oldu Arda turan. Mustafa Cengiz’in kendisi açısından son dereceli başarılı bir basın toplantısı oldu. ‘Falatasaray Başkanı Benim’ dedi ve noktayı koydu. Ama teknik direktörüyle arasındaki köprüleri de attı. İkili bir daha bir araya gelmemek üzere ayrıldı. Sınırlar çizildi. Artık zoraki bir birlikte çalışma dönemine girdiler. Bu çatışmanın sonuçlarını saha içi sonuçlar belirleyecek. Fatih Terim kazandıkça güçlenecek.

FENERBAHÇE’NiN ÖZGÜVENi GELiŞTi

4. Son hafta futboluyla ligin ayakları en yere sağlam basan en iyi takımıydı Fenerbahçe. Özgüveni gelişti. 2 hafta üst üste kazanmak çok önemliydi. Başakşehir’i geçti, Sivas’a yaklaştı ve Beşiktaş saf dışı kaldı. Transfer olmadan da bu takım şampiyonluk kazanacak güce sahip.

KULÜPLER SOSYAL MEDYA TROLLERiNi BESLiYOR

5. Günde 3 defa federasyon başkanı aranır mı? Arayan, şikayet eden kulüp başkanları var. Ben federasyonun değil, kulüp yönetici ve başkanlarının iyi niyetinden şüpheliyim. Adeta ‘hata yapsınlar da kıyameti koparalım’ düşüncesindeler. Ve bunu da bilerek yapıyorlar. Bunun içinde ilişkide oldukları sosyal medya trolleri var. Onları besliyor, büyütüyor ve ‘rakip gördüklerinin’ üzerine saldırtıyorlar.

GÜZEL BiR MAÇ iZLEYECEĞiMiZ KESiN

6. O kadar zor bir soru ki. Sinirlerine hakim olup sakin kalmalı iki takım da. Sonucu bilmiyorum ama güzel bir maç izleyeceğimizi düşünüyorum.

HAFTANIN OLAYI: Beşiktaş’ta Abdullah Avcı ile beklenen futbolun sahaya yansımaması sonrası yolların ayrılması, yerine tribünlerin isteğiyle Sergen Yalçın’ın getirilmesi.
HAFTANIN TAKIMI: FENERBAHÇE
TEKNiK DiREKTÖR: ERSUN YANAL
HAFTANIN FUTBOLCUSU: VEDAT MURiÇ
HAFTANIN HAKEMi: KORAY GENÇERLER

Futbol Konseyi | Mehmet Arslan: Beşiktaşa Klopp gelse şansı yok

Kaybeden tüm iddaa kuponlarına %3'e varan iade sadece Misli.com'da, katılmak için buraya tıklayın!

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle