Futbol Konseyi: 'Galatasaray, Icardi'yi ya ikna edecek ya da ocakta vedalaşacak!'

Güncelleme Tarihi:

Futbol Konseyi: Galatasaray, Icardiyi ya ikna edecek ya da ocakta vedalaşacak
Oluşturulma Tarihi: Kasım 11, 2025 07:00

Hürriyet yazarları Fırat Aydınus, Uğur Meleke, Güntekin Onay ve Mehmet Arslan, Futbol Konseyi'nde; Fenerbahçe'nin son haftalardaki çıkışını, lider Galatasaray'ın 2 maçta 5 puan kaybetmesini, Beşiktaş'in Antalyaspor karşısında gösterdiği performansı ve Montella'nın kadro tercihini değerlendirdi.

Haberin Devamı

Süper Lig'in 12. haftasında öne çıkanlarını Hürriyet yazarları Güntekin Onay, Mehmet Arslan, Fırat Aydınus ve Uğur Meleke, Futbol Konseyi'nde masaya yatırdı.

1-) Son 6 resmi maçta 5 galibiyet, 1 beraberlik alan F.Bahçe’nin çıkışını nasıl okuyorsunuz? Bu çıkışta aslan payı Tedesco’nun mu?

UĞUR MELEKE: SARAN-TEDESCO CENTiLMENLiĞiNiN ESERi

Fenerbahçe'deki değişimi iki ana başlıkta açıklayabilirim. Birincisi, Koç-Ilıcalı-Mourinho mazeret timinin yerini Saran-Tedesco centilmenliğinin alması. Kimse sağlıklı nefes alamıyordu eski başkan döneminde. Şimdi herkesin nefes alabildiğini, saha içine odaklanabildiğini, mazeret üretmek yerine işini yaptığını gözlemliyorum.

GÜNTEKİN ONAY: UZUN SÜREDiR ARADIĞI ÖZGÜVENi BULDU

Fenerbahçe'de yönetim ve hoca değişikliğinden sonra daha fazla huzur ve mutluluk var. Bu da sonuçlara yansıyor. Özellikle Stuttgart ve Beşiktaş galibiyetleri F.Bahçe’nin çehresini tamamen değiştirdi. Özgüven, bir futbol takımı için en önemli faktörlerden birisidir. F.Bahçe, futbol olarak hâlâ istenilen seviyede değil belki ama uzun süredir aradığı özgüveni nihayet buldu

Haberin Devamı

Futbol Konseyi: Galatasaray, Icardiyi ya ikna edecek ya da ocakta vedalaşacak

FIRAT AYDINUS: FENERBAHÇE ARTIK DAHA OLGUN BiR TAKIM

Kesinlikle öyle. F.Bahçe sadece sonuç anlamında değil, oyun bütünlüğü açısından da dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümün merkezinde de şüphesiz Tedesco var. Bu çıkışın bir diğer boyutu da mental yeniden yapılanma. F.Bahçe, birkaç hafta önce saha içinde panikleyen bir görüntü verirken, bugün daha olgun bir takım hüviyetinde.

MEHMET ARSLAN: KEŞKE MOURiNHO DAHA ÖNCE GÖNDERiLSEYDi

Bu F.Bahçe’yi izledikçe, “Boyun posun devrilsin Mourinho” diyorum. Mükemmel mi oynuyor F.Bahçe? Hayır. Ama mücadele ediyor hem de ölümüne. Oyuncular mutlu. Mourinho bu takımı tüketmiş. Keşke Ali Koç, Acun Ilıcalı’ya kulak verip daha önce gönderseydi Portekizli’yi. Ait olduğu yere (!) yere, futbolun çöplüğüne.

2-) Lider Galatasaray, ligde 7 gün içinde 2 maçta 5 puan yitirdi. Bu kaybı ve Buruk’un Kocaeli’deki 4-4-2 tercihini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Haberin Devamı

MEHMET ARSLAN: HER TAKIM KAYBEDER AMA BÖYLE GÖZ GÖRE OLMAZ

Her takım puan kaybeder ama böyle göz göre göre kaybetmez. Mauro İcardi’yi mutlu etmek, onu küstürmek istemiyor Okan Buruk. Bunu anlıyorum ama İcardi ve Osimhen’i oynatınca da orta alanı kaybediyor, o ünlü rakip alanda pres futbolunu oynayamıyorsunuz. Bu durumda Okan Buruk’un bir karar vermesi gerekecek. Ya İcardi’yi yedek beklemeye ikna edecek (Eğer başarmaz ve oyuncu problem çıkarırsa) ya da ocak ayında onunla vedalaşacak. Galatasaray 2 santrforla oynarsa ateşle oynar.

UĞUR MELEKE: OKAN BURUK’UN EKiBi, KOCAELi’Yi HiÇ iZLEMEMiŞ GiBiYDi

Kocaelispor-Galatasaray maçının en kısa özetini şöyle yapabilirim: Selçuk İnan, Okan Buruk’u mat etti. Selçuk Hoca oyuncularını maça gayet iyi hazırlamış, ikili mücadelelerde çok ciddilerdi. Her topa yüzde yüzle girdiler. Ve önde baskı yapıp Galatasaray’ı hataya zorladılar. Okan Buruk’un ekibiyse Kocaelispor’u hayatlarında hiç izlememiş gibilerdi adeta. Sağ açık Agyei, daha bir hafta önce Başakşehir’in solunu felç etmişti. Aynı Agyei bu kez de Galatasaray’ın solunu koridora çevirdi. Ve bu oyuncuyu ilk kez izliyor gibilerdi.

Haberin Devamı

Futbol Konseyi: Galatasaray, Icardiyi ya ikna edecek ya da ocakta vedalaşacak

FIRAT AYDINUS: HÜCUM HATTINI GÜÇLENDiRMEK iSTERKEN ORTA SAHAYI ZAYIFLATTI

Mauro İcardi-Victor Osimhen ikilisini aynı anda sahaya sürmek, hücum hattını güçlendirirken doğal olarak orta sahadaki dinamizmi ve dengeyi zayıflattı. Kocaelispor karşısında Galatasaray baskı kuramadı, topa sahip olsa da üçüncü bölgede bağlantı kurmakta zorlandı. Şampiyonlar Ligi ve Süper Lig trafiğinde Galatasaray, yedi gün içinde üst üste iki maçta beş puan bırakarak büyük bir avantajı elinden kaçırdı. Son 5 maç 7 puan kayıp. Son 3 yılda Galatasaray böyle bir süreci hiç yaşamamıştı...

GÜNTEKİN ONAY: OSiMHEN DIŞINDAKi BÜTÜN OYUNCULAR YORGUN VE FORMSUZ

Haberin Devamı

Okan Buruk çok zeki bir teknik adam. Aynı zamanda iyi de bir taktisyen. Ancak Kocaeli maçına klasik bir 4-4-2 düzeninde çift santrforla başlaması, orta sahanın merkezinde rakibine karşı bir kişi eksik kalması ve fiziksel olarak asla hazır olmayan İcardi’yi maçın sonuna kadar sahada tutması Buruk’un hatalarıydı. Teknik adamların bazen planları tutmayabilir. Ancak baktı ki, işler yolunda gitmiyor, İcardi’yi çıkartıp Sara veya bir başka orta saha ile oyunu ve formasyonu değiştirebilirdi. Galatasaray’da bir başka sorun; Osimhen haricindeki tüm oyuncuların yorgun ve formsuz olmalarıydı.

3-) Beşiktaş, Antalya’da ilk yarıdaki futboluyla göz doldurdu. Kartal’ın oyununu ve Rafa Silva hakkında kopan gürültüyü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Haberin Devamı

FIRAT AYDINUS: RAFA SiLVA’NIN KALiTESi TAKIMIN EN BÜYÜK SERMAYESi

Beşiktaş'ın Antalya’daki performansı, ilk 45 dakikada ışık saçsa da 90 dakikaya yayıldığında o güven hissini tam anlamıyla veremedi. Bu da aslında sezonun genel özeti: parlayan anlar, ardından gelen dalgalanmalar. “İki ileri bir geri” tanımı bu takımın ruh halini de, taraftarın duygusunu da çok net anlatıyor. Çünkü bir oyun planı filizlenir gibi olduğunda, ya fiziksel düşüş ya da mental kopuş o umudu törpülüyor. Rafa Silva’nın taraftarla kurduğu bağ ve bireysel kalitesi, bu takımın en büyük sermayesi. Ancak Silva’nın parlaması kadar, bu ışıltının sürdürülebilmesi de önemli. İşte burada Sergen Yalçın faktörü devreye giriyor. Yalçın, oyuncunun hem özgüvenini hem oyun merkezindeki etkinliğini doğru yönlendirirse, Silva sadece bir yıldız değil, takımın oyun kimliğini belirleyen ana figür olabilir

GÜNTEKİN ONAY: PAULiSTA iLE DJALO’NUN BiRBiRiNi TAMAMLADIĞINI GÖRDÜK

Rafa Silva konusunda kulüp resmi bir açıklama yapmadı. Sakatlığı yüzünden oynamadığı yazılıp çizildi. Ancak Beşiktaş’ın Rafa Silva, Orkun ve Emirhan yokken oynadığı futbol, aldığı sonuç sezon başından beri aranılan bir şeydi. Beşiktaş bölüm bölüm iyi maçlar çıkartıyordu ancak özellikle ikinci yarılarda oyunun kontrolünü rakiplere veriyordu. Ayrıca Paulista ile DJalo’nun birbirlerini tamamlayan bir ikili olduğunu gördük. Cerny’nin hemen her maçta gole yönelik katkı yapması da Beşiktaş açısından sevindirici.

Futbol Konseyi: Galatasaray, Icardiyi ya ikna edecek ya da ocakta vedalaşacak

UĞUR MELEKE: SERGEN YALÇIN BEŞiKTAŞ’IN KADROSUNA HAKSIZLIK YAPIYOR

Rafa ilva’dan başlayayım. Beşiktaş’ın sadece bu yılının değil, yakın tarihin en değerli oyuncularından biri. Bu oyuncuyu medya yoluyla itibarsızlaştırmayı doğru bulmuyorum. Saha içindeki çalışkanlığı, takımdaşlığı ve karakteriyle bence bu muameleyi hak etmiyor. Ayrıca Sergen Yalçın, Beşiktaş’ın bugünkü kadrosuna, Rafa’ya, Cerny’ye, Bilal’e, Ndidi-Orkun’a, Paulista’ya, Cengiz’e haksızlık yapıyor. Bize 2-3 transfer dönemi gerekli demek, bu kadroyu biraz hafife almak demek maalesef.

MEHMET ARSLAN: RAFA SiLVA EKSELANSLARI LÜTFEDiP OYNUYOR SANKi!

Geçtiğimiz hafta Hürriyet’te yer alan sözleşme şartlarını okudum Rafa Silva’nın. Beşiktaş öyle tavizler vermiş ki, “Ekselansları” lütfedip oynuyor sanki. Hiç bir başkan, hoca ve futbolcu bir kulübün üstünde değildir. Ne demek “Ben salonda çalışmam.” Bu neye benziyor biliyor musunuz. Hani trafikte siz kilometrelerce kurallara uyar beklersiniz, uyanığın biri sol şeritten gelip en öne geçer ya. Sizi enayi gibi hissettirir. Rafa da takım arkadaşları ve hocasına bu muameleyi yapıp, her hafta oynamayı istiyor. Pes!

4-) Montella’nın kadro tercihlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Özellikle İrfan Can, Yusuf Sarı ve Aral Şimşir’in davetlerini nasıl buldunuz?

GÜNTEKİN ONAY: KENAN, ARDA, HAKAN GARANTi DiĞERLERi DEĞiŞiYOR

Montella'nın akış açısını artık biliyoruz. Kafasında bir milli takım havuzu var. Sahaya süreceği 11 oyuncu ve onların birkaç alternatifi belli. Zaten Kenan, Arda Güler, Hakan Çalhanoğlu gibi isimlerin yeri garanti. Bunun dışında form durumuna göre İsmail veya Orkun’dan birisi şans buluyor. Barış Alper, Kerem ve Yunus için de hangisi formda ise rakibe göre onu oynatıyor. Kadroya çağrılan diğer isimler bir çeşit mükâfatlandırma ve “Ben sizin performansınızı takip ediyorum” anlamına geliyor. Can Uzun dahil, ilk 11’de oynamıyorsa nedeni bu. Ofansif oynamamız gereken, favori olduğumuz Bulgaristan maçına çıkacağız. Yenersek, İspanya ile liderlik için oynama şansımız da var. Ama hedef maçımız tabii ki 3 puan almamızın şart olduğu Bulgaristan maçı.

UĞUR MELEKE: ARAL ŞiMŞiR’i ADAY KADROYA DAVET ETMESi GAYET YERiNDE

Montella’ya katılırım-katılmam, orada değilim ben. Ancak Montella’yı anlıyorum. Defalarca söyledim, bir milli takım kulübü oluşturmak istiyor. Oyuncularından saygı istiyor ama onlara saygı da gösteriyor. Onları kolay kaybetmek istemiyor. İrfan Can Kahveci daveti bu çerçevede değerlendirilmeli. Ayrıca kapalı bir kulüp kurup dışarıdan kimseyi almayan bir mekanizma yaratmak da söz konusu olamaz elbette. Avrupa Ligi lideri Midtjyyland’ın sol açığı Aral Şimşir daveti de gayet yerinde.

Futbol Konseyi: Galatasaray, Icardiyi ya ikna edecek ya da ocakta vedalaşacak

MEHMET ARSLAN: ViNCENZO MONTELLA iNANDIĞI iSiMLERDEN ASLA VAZGEÇMiYOR

Samet Akaydin Fenerbahçe’de yedek beklerken ve hatta oynama şansı hiç yokken bile onu milli takıma çağırdı Vincenzo Montella. İnandığı oyunculardan vazgeçmiyor. İrfan Can Kahveci için de geçerli bu. Eğer takımınızı bir teknik direktöre teslim ediyorsanız onun tercihlerine saygı duyacaksınız. Bu tercihler için Montella’yı eleştirenlerin hiçbiri bu oyuncuları onun kadar takip etmedi, etmiyor. Dolayısıyla ben İtalyan teknik direktörü başarılı buluyor ve oyuncu tercihlerine saygı duyuyorum.

FIRAT AYDINUS: HEM KISA HEM UZUN VADELi PLANLAR YAPIP UYGULUYOR

Montella, deneyimli isimlerle genç futbolcular arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Özellikle 2026 Dünya Kupası elemelerindeki kritik maçlar öncesi riskleri minimize ederken aynı zamanda takımın uzun vadeli yapı taşlarını da yerleştirmeye çalışıyor. Bu kadro tercihi, hem kısa vadede sonuç odaklı hem de uzun vadede milli takımın sürdürülebilir rekabet gücünü artırma niyetini yansıtıyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!