Fenerbahçe - Trabzonspor maçı Futbol Konseyi'nde: 'Asıl kabahat Ali Şansalan’da değil onu bu maça atayanda'

Fenerbahçe - Trabzonspor maçı Futbol Konseyinde: Asıl kabahat Ali Şansalan’da değil onu bu maça atayanda

Trabzonspor - Fenerbahçe maçının hakemi konusunda sağduyulu bir kesim zaten endişeliydi. Büyük maçları büyük hakemler yönetir. Bizim elimizde Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Halil Umut Meler gibi hakemler varken bu maça Ali Şansalan’ın çıkması zaten riskliydi. Ama asıl kabahatli, bu maça onu atayan kurumdur.

Haberin Devamı

1- Galatasaray bir devresini iyi, bir devresini kötü oynadığı Konyaspor maçında 1-0 galip gelmeyi bildi. Hangi Galatasaray üzerinden okumalıyız bu durumu? Oyun anlamında istikrarsızlığın sebebi ne olabilir?

GÜNTEKiN ONAY: KAZANDI AMA HiÇBiR ZAMAN OYUNUN HAKiMi DEĞiLDi

Galatasaray ilk yarıda istekli ve hareketliydi. Pozisyonlar da buldu ancak maçın tek hakimi değildi. İkinci yarıda ise oyunun tüm kontrolü Konyaspor’daydı ve Galatasaray mahkûm oynadı. Ben Galatasaray orta sahasının kulüp misyonuna ve vizyonuna paralel bir kalitede olduğunu düşünmüyorum. Sorunun temeli bu.

MEHMET ARSLAN: G.SARAY’IN BU FUTBOLLA BURADA OLMASI MUCiZE

G.Saray o kadar kötü oynuyor ki, doğrusu liderle arasındaki 4 puan fark bir mucize. Bu başarının temelinde de büyük takım olmak ve G.Saray formasıyla sahaya çıkmak yatıyor. Çıkarın o formayı, bu takım bu futbolla düşme hattına yakın olurdu. Bu bir... İkincisi, Fatih Terim faktörü. Terim’in liderliğini ve futbol bilgisini tartışamazsınız. Başka bir teknik direktör olsa bu takım burada da olamazdı. Takıma, oyunculara yönele
cek her eleştiri onun bedeninde eriyip gidiyor ve takımı etkilemiyor.

UĞUR MELEKE: ÖNDE BASKIDAN VAZGEÇiNCE KONTROLÜ RAKiBE BIRAKTI

Haberin Devamı

Üç santrforun da formda olduğu ortamda 4-4-2 başlangıcı doğru karardı. Halil-Mohamed’li 11’in önde baskı kabiliyeti de yüksekti. İlk devrede iki takım da prese presle yanıt vererek çarpışmalı bir 45 dakika izletti bize. Ancak ikinci yarıda önde baskıdan vazgeçen Galatasaray, oyunu tamamıyla Konyaspor’a bıraktı. Terim’in önde top tutamayan takımına yaptığı müdahaleler de etkisizdi. Diagne çok daha erken girebilirdi. Feghouli de önde top tutma adına faydalı bir değişiklik olabilirdi.

2- Fatih Terim’in rakibi ve hakemi aldatmaya çalışan futbolculardan yakınıp, “Tüm liglerimizi izliyorum. Maalesef aldatmaya yönelik huyumuz var. Çok ufak dokununca 3 takla atan var” demesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

MEHMET ARSLAN: YENi Mi FARKINA VARDI?

Bunu ben mi çözeceğim Fatih Terim mi? Terim’in sözlerine sonuna kadar katılıyorum. Türk futbol sahaları sahtekarların cirit attığı bir meydana dönüştü. Hakemlerin korkudan kolay düdük çaldığını bilen, gören futbolcular en ufak temasta, rakibi, hakemi, seyirciyi aldatmaya devam ediyorlar. Ama hangi teknik adam saha kenarından oyuncusunun bu tavrına karşı çıkmış ki? Bu alışkanlık dün başlamadı ki. Bugün mü farkına Terim? Bugün mü buna karşı çıktı. Yanıt “Evet” ise durumumuz vahim demektir. Biz yıllardır yazıyoruz. Bu sözlerin samimiyetini test etmemiz için hodri meydan... Hakemi, ve rakibi aldatan oyuncusuna, bu davranışını düzeltinceye kadar forma vermesin Terim. Vallahi billahi bu kararından sonra bir daha Terim eleştirisi yapmam. Onu sırtımda taşırım.

UĞUR MELEKE: ‘MERT OYUN HAREKETi’ ŞART

Haberin Devamı

Yaklaşık 15 yıldır yaptığım bir çağrı. Sporda ‘mert oyun hareketi’ adını verdiğim, hemen her yıl yazdığım bir konu. Bizim ligimizde bazı sporcular mert oynamıyor, rakibinden faul çalmanın marketten elma çalmakla farkı olmadığını anlamıyor. Maalesef spor kamuoyu da, hocaları da buna göz yumuyor diye binlerce kez dile getirdim sanırım. Yıllardır basit bir çözüm önerisi de yapıyorum: Sakatlanıp kenara giden oyuncu bir sonraki düdüğe kadar oyuna giremeyecek. Umarım hayata geçer.

Fenerbahçe - Trabzonspor maçı Futbol Konseyinde: Asıl kabahat Ali Şansalan’da değil onu bu maça atayanda

Haberin Devamı

GÜNTEKiN ONAY: ÖNCE TOPLUM REDDETMELi

Terim haklı. Ancak bu tip davranışları önce toplum reddedecek. Seyirci kabul etmeyecek. Örneğin İngiliz futbol kültürü bu tip hareketleri şiddetle reddediyor. Ancak bizdeki makyavelist bakış açısıyla bu tip davranışlar ne yazık ki kabul görüyor.

3- Fenerbahçe camiası, Trabzonspor yenilgisinin faturasını hakeme keserken, başkan Ali Koç taraftarlara ‘Ayaklanın’ çağrısında bulundu. Sizce sarı lacivertliler bu isyanlarında haklı mı?

UĞUR MELEKE: ŞANSALAN, MAÇIN BAŞLARINDA SOĞUKKANLILIĞINI KAYBETTi 

Haberin Devamı

Hafta içinde MHK bu maça Ali Şansalan’ı atadığında zaten kamuoyunun sağduyulu bir kesim endişe duymuştu. Büyük maçları büyük hakemler yönetir. Bu müsabakalar deneyim ister, soğukkanlılık ister. Bizim elimizde Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Halil Umut Meler gibi hakemler varken bu maça Ali Şansalan’ın çıkması zaten riskliydi. Şansalan bence maçın başlarında soğukkanlılığını kaybetti, gergindi, iletişime çok kapalıydı. Ama asıl kabahatli, bu maça onu atayan kurumdur.

MEHMET ARSLAN: ‘AYAKLANIN’ SÖZÜ ÇOK TEHLiKELi VE FENERBAHÇE’YE YAKIŞMIYOR

Haberin Devamı

‘Ayaklanın’ çok tehlikeli bir kelime. Öfkeli kalabalıklara böyle bir çağrıda bulunmak ateşle oynamaktır. Hakemlerin Fenerbahçe’ye yaptığı hatalar kadar Ali Koç’un da başkanlığı döneminde yaptığı yığınla hata var. Birileri çıkıp ‘Ayaklanın’ mı demeli o zaman? Ben Fenerbahçe’nin hakem hatalarından en az faydalanan takım olduğuna inanıyorum. Açık açık yazayım, taraftarı havaalanına çağırmak, elinizde megafonla onlara seslenmek... Bana 1970’leri çağrıştırıyor ve Fenerbahçe’ye yakışmıyor.

GÜNTEKiN ONAY: STANDARTSIZLIK RAHATSIZ EDiCi

Kim Min-Jae’nin atıldığı pozisyon bana göre faul. Çünkü koluyla rakibini itiyor. Bu pozisyonu devam ettirecek hakemler de olabilir. Ancak burada ciddi bir standart sorunu var. Karagümrük’ün attığı golde de benzer bir pozisyon söz konusu, hakem golü verdi. Fenerbahçeliler bu standartsızlığa isyan ediyorsa, haklı. “Diagne’nin Rize’de son dakikadaki pozisyonları faul değilse Kim’e neden faul ve sarı kart verildi?” diyebilirler. Benim anlayışımda savunma oyuncuları rakiplerini kollarıyla itemez, çekemez. Fakat tekrar belirtiyorum bu tip pozisyonlardaki standartsızlık rahatsız edici.

4-  Beşiktaş, teknik direktöründen yoksun çıktığı maçta Başakşehir’e boyun eğdi. Sizce Beşiktaş mı kötüydü, yoksa Emre Belözoğlu yönetiminde ilk maçına çıkan Başakşehir mi iyiydi?

GÜNTEKiN ONAY: BU SEZON SADECE ANTALYA DEPLASMANININ 2. YARISI iYiYDi

Başakşehir topa yakın ve agresifti. Beşiktaş’ın istediklerini yapmasına izin vermedi. Siyah beyazlıların bu sezon deplasman maçlarında güçlü bir oyun karakteri ortaya koyduğunu söylemek mümkün değil. Sergen Yalçın’ın bu sorunu çözmesi şart. Aksi takdirde deplasmanlardaki puan kayıpları devam edecek gibi gözüküyor. Kabul etmek gerekir ki; Beşiktaş bu sezon dış sahada sadece Antalya maçının ikinci yarısında iyi futbol oynadı.

MEHMET ARSLAN: SERGEN YALÇIN’IN KONSANTRASYONU DAĞILMIŞ

Geçen sezon saha içinde kalan bir Sergen Yalçın vardı. Bu sezon ise kulağı dışarıda, konsantrasyonu dağılmış bir Sergen Yalçın var. Stefan Kuntz’un kendisiyle ilgili sözlerine verdiği tepki ve agresif davranışları bunu gösteriyor. Oysa Beşiktaş’ın ve hatta Sergen Yalçın’ın bile daha
sakin bir Sergen Yalçın’a ihtiyacı var. Bir şampiyonluk sonrası takımı yeniden aynı hedefe motive etmek ve aynı hedefe motive olmak gerçekten çok zor bir aşama. Şampiyon olduğunuz sezondan daha büyük bir motivasyona ve hikayeye sahip olmanızı gerektiriyor. Ben Sergen Yalçın’ın konsantrasyonun dağıldığını düşünüyorum. Odaklanması gereken sadece kendi takımı. Sanıyorum bunu kaybetti bu sene. Beşiktaş’ı farklı kılan bu.

UĞUR MELEKE: YENiLGiNiN ESAS SEBEBi iLK YARIDAKi FUTBOL

Başakşehir'de iki farklı devre oynandı doğrusu. Beşiktaş’ın ikinci devredeki arzusu, hızı daha yakındı mevsim normallerine. Zaten golleri de kontrataklardan gördü kalesinde. Ancak siyah beyazlıların ilk devredeki performansıydı bence mağlubiyetin esas sebebi. İlk devrede temposuzlardı, pas hızları çok yavaştı ve Başakşehir’in önde baskısına yanıt veremediler. Tabii ki galip tarafın da hakkını teslim etmek gerek; Emre Belözoğlu’nun orta sahada yaratıcı oyuncu sayısını artırması oyun kalitesini de yükseltti.

Fenerbahçe - Trabzonspor maçı Futbol Konseyinde: Asıl kabahat Ali Şansalan’da değil onu bu maça atayanda

5-  Abdullah Avcı Fenerbahçe karşısında sürpriz bir 11’le, Siopis yerine Abdulkadir Ömür’le başlarken Cornelius’u sonda kullandı ve maçı kazanmayı başardı. Bu tercihleri nasıl buldunuz? 

GÜNTEKiN ONAY: RiSK ALMAYI SEVMEDiĞi iÇiN POZiSYON KISIRLIĞI YAŞIYOR

Kabul etmek gerekir ki; 8+3 kuralı Abdullah Avcı’yı da zorladı. Ancak Fenerbahçe 10 kişi kaldıktan sonra Cornelius hamlesi için son 20 dakikayı beklemek anlamsızdı. Abdullah Avcı, risk almayı seven bir teknik adam değil. Bu yüzden kolay kolay kaybetmediği gibi 10 kişi kalan bir rakip karşısında da pozisyon üretmekte zorlanıyor.

UĞUR MELEKE: AVCI, CESARETiNiN ÖDÜLÜNÜ ALDI 

Bu müsabakanın hikayesi daha farklı da gelişseydi, Abdullah Avcı’nın sezon başından beri yaptığı cesur tercihleri takdir edecektim: Alanya maçında 1-1’ken tek ön liberosu Berat’ı çıkarmıştı. Kasımpaşa maçında da Abdulkadir Parmak/Yusuf’la benzer bir değişiklik yaparak sahada altı hücumcuya dönmüştü. Fenerbahçe maçında da yüz antrenörün belki 90’ı Hamsik’in yokluğunda Siopis’i tercih ederdi. Ama o merkezde Abdülka
dir Ömür, sağda Gervinho ile başladı. Cesaretinin ödülünü de galibiyetle aldı.

MEHMET ARSLAN: PEREiRA’NIN TEPKiSiZ KALIŞI TRABZON’UN ELiNi GÜÇLENDiRDi

Maçı Abdullah Avcı’nın bu tercihleri mi aldı, Pereria’nın kullanmadığı ya da kullanmaya korktuğu tercihleri mi verdi, doğrusu tartışılır. Eğer 1-1 berabere bitse Avcı’yı bu tercihleri maçın başında yapmadığı için eleştiriyor olacaktık. Elbette doğru ve yerinde tercihlerle son 20 dakikada çözdü Fenerbahçe’yi Abdullah Avcı. Buna karşılık Pereira’nın ikinci yarıya çıkarken (üstelik 10 kişi ile ilk yarıyı 1-1 kapamışken) tepkisiz kalışı da Avcı’nın elini güçlendirdi. Düşünün Mesut Özil çıksa ve daha dinamik bir orta saha oyuncusu oyuna girse tablo böyle olur muydu? İddia ediyorum Fenerbahçe’nin 10 kişi bile bu maçı düelloya dönüştürme kapasitesi vardı. Ama o riski almadı Pereira. Neyse “Kazanan her zaman haklıdır” diyerek Avcı’yı da tebrik etmemiz gerek.

6- Futbol dünyasında maç sayıları ile ilgili tar tışmalar sürüyor. Son olarak Real Madrid kalecisi Courtais, “Futbolcuları kimse düşünmüyor” diye isyan etti. Ne dersiniz Courtais haklı mı? 

MEHMET ARSLAN: O ZAMAN ONLAR DA ÜCRETLERiNi iNDiRSiN

Yıllık 20-3040 milyon Euro para kazanıyorsanız, maç yoğunluğundan şikâyet etme hakkınız yok. O maç yoğunluğu olmasa size o parayı ödeyecek ekonomi de olmaz. Eğer maçların azaltılmasını istiyorsanız ücretlerinden aynı oranda düşürülmesini de göze alacaksınız. Kaldı ki, 24 kişilik takım kadroları yoğun maç takvimi düşünülerek oluşturuldu. Doğrusu bu kadar büyük paraların döndüğü, dünyanın en çok izlenen sporunda oyuncuların istekleri gerçeklerle örtüşmüyor.

UĞUR MELEKE: NBA VE NFL ÖRNEK ALINMALI

Bu çağrıyı Klopp ve Guardiola da defalarca yaptı. Sporcuların da bu haklı isyanı dillendirmeye başlamaları olumlu. Futbol hiç durmuyor, turnuva sayısı artıyor, maç sayıları korkunç seviyede. Sporculara ve spor çalışanlarına nefes alma fırsatı verilmiyor. Sporsever de futbolu özleyemiyor! Oysa önümüzde harika bir NBA, hatta NFL örneği var. 6-7 aylık sezon ve insanlara sevdikleri turnuvayı özleme imkânı. Eğer Wenger’in Dünya Kupası’nı iki yılda bir oynatma projesi hayata geçerse, daha da zorlaşacak sanırım işimiz.

GÜNTEKiN ONAY: COURTOiS MAÇ TRAFiĞiNiN YOĞUNLUĞU KONUSUNDA HAKLI

Bence Courtois haklı. Özellikle uluslarası düzeyde bir oyuncuysanız maç sayısı çok fazla. Lig, Avrupa kupaları, ulusal takım, seyahatler, kamplar derken tempo çok yoğun. Özellikle Avrupa’da oynayıp kendi milli takımlarına giden Latin Amerikalı futbolcuların işleri daha zor. Amerikan futbolu dünyadaki en sert ve kırıcı spor. Ancak takımlar play-off hariç sadece 16 maç oynuyor. Futbol, Amerikan futbolu kadar olmasa da sert ve kırıcı bir spor.

Haberle ilgili daha fazlası: