GeriFutbol Elle oynamanın ve VAR'ın sınırı anlaşılamadı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Elle oynamanın ve VAR'ın sınırı anlaşılamadı

Elle oynamanın ve VAR'ın sınırı anlaşılamadı

Hürriyet yazarlarından Murat Fevzi Tanırlı, Süper Lig'deki hakemlerin performansını değerlendirdi.

Ligin ilk haftasında gerek faul gerek elle oynama nedenleriyle Rizespor-F. Bahçe, Trabzonspor-Beşiktaş, Galatasaray-G.Antep maçlarında VAR müdahaleleri ve hakemlerin kararları; Hatay-Başakşehir maçında da Ribeiro-Aleksic arasındaki benzer itme/çekme mücadelesi sonunda verilmeyen penaltı tartışıldı. MHK’nın “kolay penaltı çalınmasın” eğitim çalışmasına istinaden bol örnekli ilk haftada kendilerini erken uyararak bizlere kılavuz olması açısından açıklama bekledik. Ancak 2.hafta maçlarında yaşanan örnekler gösterdi ki, VAR konusunda ülkemizde milat olan G.Saray-Konyaspor maçının ardından ortaya çıkan ve her şüphede kenara davet ettiren “Yusuf Namoğlu kriterleri” günlerini hatırladık.

VAR protokolündeki “tavsiye” güncellemesini ya hakemlerimiz yanlış anladı ya da henüz pandemi sonrası lige adapte olamadılar, şüphe duydukları pozisyonlarda hakemi uyarmaya başladılar. Unutulmasın ki VAR protokolünün ana yapısı asla değişmedi. Bu sezonun tek farkı, açık ve bariz hatalarda hakem kenara izlemeye gelirken, VAR hakemi de pozisyona dair kararını söyleyebilecek. Tavsiyeden kasıt bu. Denizlispor-Trabzonspor maçında Volkan Bayarslan’ın penaltı verdiği pozisyona VAR müdahalesi protokole asla uymaz. Penaltı kararı çok ağır ve bence yanlıştı ancak konumuz bu değil: Pozisyon, VAR’ın müdahale edeceği kadar açık ve bariz midir? Cevabın hayır olmasının yanı sıra ondan daha bariz penaltı beklenen 2. yarıda Serkan’ın pozisyonunda VAR hakemi Y.Kemal Uğurlu bu kez neden müdahale etmemiştir? İşte bu yüzden ilk haftanın ardından çığ büyümeden bilgilendirme geçilmeli demiştik.

KURAL KİTABI, ELLE OYNAMALARDA NE DİYOR?

IFAB malumunuz en çok elle oynamayı ve penaltıyı her sezon kurcalıyor. Bu sezon elle oynamalarda yapılan düzenlemede referansın bu resim olduğu unutulmamalı. Ancak daha önemli unutulmaması gerekenler ise topa elle müdahaleler konusunda kuralın detayları:

1- EĞER OYUNCU AŞAĞIDAKİLERİ YAPARSA BU BİR İHLALDİR:

Elini/kolunu topa doğru hareket ettirmek de dahil olmak üzere topa bilerek eli/kolu ile dokunursa,

Oyuncu topa eli/kolu ile dokunduğunda el/kol oyuncunun vücudunu doğal olmayan şekilde büyüttüyse,

Oyuncu topa eli/kolu ile dokunduğunda el/kol seviyesi omuz seviyesinin üstündeyse/ aşıyorsa.

2- EĞER OYUNCU AŞAĞIDAKİLERİ YAPARSA BU BİR İHLAL DEĞİLDİR

Oyuncunun kendi kafasından ya da vücudundan (ayağı da dahil) doğrudan gelirse,

Oyuncuya yakın olan başka bir oyuncunun kafasından ya da vücudundan (ayağı da dahil) doğrudan gelirse,

Eğer el/kol vücuda yakınsa ve vücudu doğal olmayan bir şekilde büyütmüyor ise.

Görüleceği üzere topun auta mı, taca mı, kaleye mi gittiği veya pozisyonun sahanın neresinde olduğu ile ilgili bir kriter yok. Karar vermenin, yorum yapmanın çok zor olduğu kritik pozisyonlarda belki de IFAB’ın oyun kuralları kitabındaki güzel tanımına sığınabiliriz: “Kurallar, olası her durumu ele alamaz, bu nedenle kurallarda doğrudan karşılığı olmayan durumlarda, IFAB, hakemlerin oyunun “ruhunu” dikkate alarak karar vermelerini beklemektedir. Bu çoğu kez “futbol ne ister/ bekler?” sorusunun sorulmasını içerir.

MHK VE TFF MÜDAHALE ETMELİ

Kural kitabında yukarıda yazan el/kol oynama kriterleri kapsamında hem Beşiktaş-Antalyaspor hem de Başakşehir-G.Saray maçlarındaki müdahalelerinin ihlal olup olmadığına dair yanıt bulmak zor değil. Hakemlerin ya da VAR’ın hatalı değerlendirmeleri, elbette doğru olması gereken kararları etkilemez lakin çifte standart kavramının her geçen hafta fazlasıyla dillenmesine neden olur. 42 haftalık maratonun başında bu denli tartışmalar ligin selahiyeti açısından hayra alamet değil.

Genç jenerasyonların sahaya sürülmesini, zor maçlarda görevlendirilmesini alkışladık. Ancak talihsiz bir başlangıç olduğunu kabul etmek gerek. MHK ilk 2 haftalık verilerden derlenen bir eğitim düzenlemeli. Referans olacak pozisyon sayısı hayli fazla. TFF ise kulüp mensuplarının her geçen gün artmaya başlayan abartılı tepkilerine karşı yaptırımı erken uygulamalı.
Bir başka merak konusu da, ilk 2 haftanın zor maçlarındaki genç isimlerin ardından G.Saray-F.Bahçe maçının hakeminin kim olacağı. Ali Palabıyık adayımdı ancak Başakşehir-G.Saray maçındaki VAR kararı riske soktu. MHK, derbi siftahını geçen sezon yapan Abdulkadir Bitigen gibi yeni derbi yüzleriyle mi devam edecek, yoksa önceki MHK’ların sıkça yaptığı gibi bu sezon henüz görev almayan “koş Fırat koş” jokerini mi kullanacak?

PALABIYIK SÜRPRİZ DEĞİL DE...

Bir başka merak konusu da G.Saray-F.Bahçe maçının hakemiydi. “Derbi Ali Palabıyık’ın olur” şeklinde bu satırlarda paylaşmıştım ve atanması doğal. Ancak MHK’nın ilk 2 haftanın zor maçlarında cesaretle görev verdiği genç isimlerin ardından, Ali Palabıyık gibi ligin 2. yarısında zaten kullanacağı tecrübeli bir ismin yerine Abdulkadir Bitigen gibi derbilerin yeni bir yüzünü görür müyüz diye de bekledim açıkcası. Tartışmaların çok erken başlaması, MHK’yı biraz temkinli olmaya itmiş ki gayet anlaşılabilir. FIRAT Aydınus, Halis Özkahya ve Hüseyin Göçek bu sezonki ilk düdüklerini çalacak. Sezonun ilk haftasında başarılı siftah yapan Yasin Kol ve Tugay Kaan Numanoğlu’nun 2. maçlarına hemen çıkıyor olmaları da dikkat çeken atamalardan. İlk 3 hafta sonunda 47 üst klasman hakeminden 24’ü Süper Lig’de düdük çalmış olacak.

Elle oynamanın ve VARın sınırı anlaşılamadı

 

Elle oynamanın ve VARın sınırı anlaşılamadı

Haftalık net Canlı iddaa kaybına %10'a varan iade Misli.com'da, hemen katıl!

False