Güncelleme Tarihi:

Dünyanın en büyük spor organizasyonu olarak kabul edilen FIFA Dünya Kupası’nın Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenleniyor olması, yalnızca sportif açıdan değil, siyasi ve diplomatik boyutlarıyla da tarihe geçecek gibi duruyor.
Turnuvanın mimarlarından biri olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun son yıllarda özellikle ABD Başkanı Donald Trump ile geliştirdiği yakın ilişki futbol dünyasında ve uluslararası kamuoyunda tartışmaların merkezine yerleşmiş durumda.
Ortaya çıkan bilgilere göre Infantino, Dünya Kupası’nın sorunsuz şekilde gerçekleştirilebilmesi adına yalnızca futbol diplomasisi yürütmekle kalmadı; aynı zamanda FIFA tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş adımlar atarak Trump yönetimiyle stratejik bir ortaklık geliştirdi. Peki neler oldu?
FIFA KONSEYİ'Nİ ŞAŞIRTAN FİKİR: ‘FIFA BARIŞ ÖDÜLÜ’
Olayların başlangıcı geçtiğimiz yıl Washington’da düzenlenen Dünya Kupası açılış etkinliği hazırlıkları sırasında yaşandı. FIFA Başkanı Gianni Infantino, organizasyonun üst düzey yöneticileriyle yaptığı görüşmeler sırasında beklenmedik bir öneri ortaya attı. FIFA’nın ilk kez bir ‘Barış Ödülü’ vereceğini açıklayan Infantino, ödülün ilk sahibinin ABD Başkanı Donald Trump olmasını istediğini söyledi.
FIFA kaynaklarına göre bu fikir, FIFA Konseyi üyelerinin büyük çoğunluğu için sürpriz niteliğindeydi. Dünya futbolunun yönetim organı daha önce böyle bir ödül vermemişti ve konsey üyelerinin önemli bir bölümü ödülün kapsamı ve amacı konusunda net bir bilgiye sahip değildi.
Ancak Infantino’nun planı kısa süre içinde hayata geçirildi. Washington’da düzenlenen törende Trump’a özel bir kupa verildi, boynuna madalya takıldı ve Infantino sahnede yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Barışı sağlamanıza yardımcı olmak için tüm futbol camiasının desteğini sunacağız.”
Perde arkasında ise bu ödülün farklı bir amacı olduğu konuşuluyordu. Üst düzey bir yönetim yetkilisine göre FIFA yöneticileri, Trump’ın uzun yıllardır Nobel Barış Ödülü’ne olan ilgisini bildikleri için ödül fikrinin bazı çevrelerde alaycı yorumlarla karşılandığını aktardı. Ancak aynı yetkili, FIFA açısından bakıldığında bu hamlenin son derece akıllıca olduğunu da vurguladı.
Bu tablo, dünya futbolunun en büyük organizasyonu ile ulusal güvenlik ve göç politikalarının nasıl iç içe geçtiğini gözler önüne seriyor.
Donald Trump’ın futbol geçmişi oldukça sınırlı. Gençlik yıllarında kısa süre futbol oynasa da hiçbir zaman futbol kültürüyle özdeşleşen bir isim olmadı. Buna rağmen Dünya Kupası’nın sağlayacağı küresel görünürlüğün farkında olduğu belirtiliyor. Infantino’nun ifadeleriyle organizasyon, “104 Super Bowl büyüklüğünde” bir etkinlik anlamına geliyor. Beş hafta sürecek turnuvanın 16 ev sahibi şehrinin 11'i ABD sınırları içerisinde bulunuyor. Bu nedenle Dünya Kupası hem Trump yönetimi hem de uluslararası prestij açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor.
FIFA’NIN ABD İLE KADER ORTAKLIĞI VAR!
Infantino’nun yükselişi ile ABD’nin FIFA üzerindeki etkisi arasında güçlü bağlar da bulunuyor. FIFA Başkanı, 2015 yılında eski başkan Sepp Blatter döneminde patlak veren yolsuzluk soruşturmalarının ardından göreve geldi. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen kapsamlı soruşturmalar FIFA’nın üst düzey yönetimini sarsmış ve Blatter’in görevden ayrılmasına yol açmıştı.
Bu süreçte ABD futbol yönetimi, Infantino’nun başkanlık kampanyasına güçlü destek verdi. Dönemin ABD Futbol Federasyonu Başkanı’nın, seçim öncesinde Infantino’yu FIFA delegeleriyle birebir temas kurması için yönlendirdiği belirtiliyor. Bu destek sayesinde Infantino özellikle Kuzey Amerika, Orta Amerika ve Karayipler bölgesinden kritik oylar alarak başkanlığa ulaşmayı başardı.
Göreve geldikten sonra kurumsal reform söylemleriyle dikkat çekti. Ayrıca eski başkan Blatter’ın ofisinde saklanmış bir kasa keşfedildi. Bu kasanın bir zamanlar Blatter’in de içinde olduğu ağa dair nakit para ve dosyalar içerdiği öne sürüldü. Infantino ise bu kasaya dokunmayı reddetti. Zamanla yalnızca futbol yöneticisi değil, uluslararası ilişkilerde aktif rol alan küresel bir aktöre dönüştü.
BEYAZ SARAY’A UZANAN İLİŞKİLER AĞINDA ÜÇ KRİTİK İSİM VAR
Infantino’nun Trump çevresine girişinde birkaç kritik isim öne çıkıyor. Bunlardan biri Trump'ın damadı Jared Kushner. Diğeri ise eski Goldman Sachs yöneticisi ve ABD Futbol Federasyonu Başkanı Carlos Cordeiro. Ayrıca New England Patriots sahibi Robert Kraft ile kurulan ilişkiler de bu ağın önemli parçaları arasında yer alıyor. FIFA kaynakları, Infantino’nun Trump ile ilişkilerinin Biden dönemine kıyasla çok daha yakın olduğunu ifade ediyor.
Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından Infantino’nun hızla Washington’a yönelmesi de bu durumun göstergesi olarak değerlendiriliyor. Infantino, Trump’ın seçim zaferi kutlamalarına katıldı, yemin töreninde hazır bulundu ve bunu “FIFA'nın en büyük saygı gösterisi” olarak nitelendirdi.
Wall Street Journal’ın “The Man Staging the Biggest World Cup in History—for an Audience of One” başlıklı haberinden derlenmiştir.


