Güncelleme Tarihi:

Süper Lig'in 11. haftasında Beşiktaş ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Tüpraş Stadyumu'nda oynanan derbiyi Fenerbahçe, 3-2'lik skorla kazandı.
Beşiktaş, 5. dakikada El Bilal Toure ve 22. dakikada Emirhan Topçu ile Fenerbahçe karşısında 2-0'ı buldu.
Siyah-beyazlılar, 26. dakikada VAR incelemesinin ardından Orkun Kökçü'nün kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı.
Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, Orkun'un gördüğü kırmızı karta itirazlarının ardından kırmızı kart gördü.
Fenerbahçe'de 2-0'dan geri dönüşün gollerini 32. dakikada İsmail Yüksek, 45+3. dakikada Marco Asensio ve 83. dakikada Jhon Duran attı.
Fenerbahçe, bu sonucun ardından puanını 25'e yükseltti ve ikinci sıraya yükseldi. Sarı-lacivertliler, 29 puanlı lider Galatasaray ile puan farkını 4'e düşürdü. Beşiktaş, 17 puanda kaldı.
Fenerbahçe, ligde gelecek hafta sahasında Kayserispor'u konuk edecek. Fenerbahçe, hafta arasında perşembe günü UEFA Avrupa Ligi'nde Viktoria Plzen deplasmanına gidecek. Ligin gelecek haftasında Beşiktaş, Antalyaspor deplasmanına gidecek.
HÜRRİYET YAZARLARI DERBİYİ DEĞERLENDİRDİ
Hürriyet Spor yazarları Fırat Aydınus, Güntekin Onay ve Uğur Meleke, kritik derbiyi köşe yazılarında değerlendirdi.
FIRAT AYDINUS: ORKUN’DAN ÖNCE, ORKUN’DAN SONRA
Puan cetvelinin birinci ve ikinci sırasında yer alan Galatasaray-Trabzonspor karşılaşmasının berabere sonuçlanması, bu maçı yalnızca bir derbi olmanın ötesinde, puan anlamında da daha kritik hale getirdi.
Normalde santrfor mevkiinde oynayan El Bilal, transferinden bu yana ilk kez gerçek pozisyonunda sahaya çıktı ve uyuyan Fenerbahçe savunmasının arasından attığı kafa golüyle Beşiktaş’ı 1-0 öne geçirdi. Bu gol, derbinin keyifli ve hareketli geçeceğinin de göstergesiydi. Maça iyi başlayan Beşiktaş, ilk golün bir benzerini de Emirhan’ın baskıyla kaptığı topu El Bilal’le yaptığı işbirliği sonucu bularak kaydetti ve farkı ikiye çıkardı. Beşiktaş adına rahat geçecek bir derbi havası oluşmuşken, Orkun’un anlamsız hareketi sonucu takımın 10 kişi kalması tüm hikayeyi değiştirdi. Akabinde Sergen Yalçının kırmızı kartı görmek için yaptığı daha da anlamsız. İlk yarı Orkun Fenerbahçe’yi oyuna dahil etti kısaca. İlk yarı, adeta “Orkun’dan önce” ve “Orkun’dan sonra” olarak ikiye ayrıldı. Beşiktaş’ın eksik kaldıktan sonra itidalli kalamaması ve panik yapmasını iyi değerlendiren Fenerbahçe, devre bitmeden bulduğu iki golle skoru eşitledi.
DİRENDİ AMA KURTULAMADI
Müsabakanın ikinci 45 dakikası beklendiği gibi başladı. Fenerbahçe’nin baskısı ve on kişi kalan Beşiktaş’ın kapacağı toplarla özellikle Rafa Silva’yı kullanarak skor bulma planı üzerine kurulu bir oyun vardı. Bu süreçte hem Tedesco’nun hem de tribünden maçı takip eden Sergen Yalçın’ın yaptığı hamleler oldu. Evet, Fenerbahçe’nin bir üstünlüğü vardı ama tam anlamıyla istediği baskıyı kuramadı. Hatta Beşiktaş zaman zaman on kişiyle olmasına rağmen istediğini yapan bir görüntü sergiledi. 80. dakikada Rafa Silva’yla çok net bir pozisyon yakaladı; ancak Silva ağır kalınca pozisyonun sonunu getiremedi. Belki de bu an, ikinci yarının kırılma noktasıydı. Bu pozisyondan sadece üç dakika sonra, 83. dakikada ilk yarıda baskıyla topu kazanıp golü atan Emirhan’a Duran’ın yaptığı pres sonucunda top Fenerbahçe’ye geçti ve sarı-lacivertliler üçüncü golü bularak öne geçti. İkinci yarıda Beşiktaş on kişiyle dirense de mağlubiyetten kurtulamadı.
SEZON UMUTLARINI DA YİTİRDİ
Özetle; 25. dakikaya kadar farklı bir senaryoda ilerleyen maç, Orkun’un takımını eksik bırakmasıyla tamamen başka bir hikâyeye evrildi. Böylece Beşiktaş yalnızca üç puan kaybetmedi, sezona az da olsa tutunma umutlarını da yitirdi. Fenerbahçe ise belki de kendi adına büyük bir kayıpla sonuçlanabilecek bir karşılaşmada, iki farklı geriye düştüğü maçı çevirerek üç puanı aldı ve zirve takibini daha iddialı şekilde sürdürdü.
GÜNTEKİN ONAY: BEŞİKTAŞ YİNE HARAKİRİ YAPTI
Beşiktaş, oynanan futbol ve aynı şekilde gelişen maç içi senaryolarıyla Galatasaray, Gençlerbirliği, Kasımpaşa ve dün de Fenerbahçe maçlarının hepsinde öne geçip 10 puan kaybetti.
Evet, çok net bu maçların hepsini kazanmalıydı. Şu anda da şampiyonluk yarışında lider Galatasaray’ın en güçlü rakibi olurdu. Ancak dünkü derbide Orkun Kökçü’nün acemice gördüğü kırmızı kart her şeyi mahvetti.
HERKES ŞAPKASINI ÖNÜNE KOYACAK
Maça harika başlamışsın, 2-0’ı bulmuşsun Fenerbahçe şaşkına dönmüş, sürekli hata yapıyor, hücumda etkili değil, basit top kayıplarıyla hata üzerine hata yapıyor ancak Orkun’un kırmızı kartı siyah beyazlılar için derbide bir sonun başlangıcı, sezonun da bitişi anlamına geldi. Bir futbol takımı avuçlarının içindeki maçları üst üste rakiplerine hediye ediyorsa başta teknik direktör olmak üzere herkes şapkasını önüne koyacak.
Dünkü fatura %90 Orkun’a yazar ama Beşiktaş gibi bir takım da 2-0’dan maçı vermek zorunda değil. Hele yaratıcılığı olmayan sadece savaşan bir İsmailAlvarez orta sahası, etkisiz bir EnNesyri, topla her buluşmasında kaybeden Kerem’in oynadığı bir F.Bahçe’ye karşı. İkinci yarıda Tedesco, Talisca’yı oyuna soktuktan sonra oyun daha bir denge kazandı. Beşiktaş daha fazla çıkmaya başladı ve hatta tehlikeler de yarattı. Berabere bitecek gibi görünen maç Jhon Duran’ın ısrarcılığı, sahanın en iyilerinden Emirhan’ın hatasıyla 3-2’ye geldi.
TUHAF BİR ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ VAR
Futbol ilginç bir oyun; John Duran topa kaval kemiği ile vurdu ve hiç de kolay olmayan bir pozisyon golle sonuçlandı. Bu galibiyet Fenerbahçe açısından büyük ve önemli bir zafer. Ancak bu sonucu getiren Beşiktaş’ın hataları ve Orkun’un görmüş olduğu sorumsuzca kırmızı kart. Dün Beşiktaş’ın aslında var olan kalitesini gördük fakat takımda tuhaf bir özgüven eksikliği var ve bu kayıpların nedeni bu. Fenerbahçe, Domenico Tedesco sonrası çok teknik bir takım değil ama gerçekten de mücadele gücü yüksek, sıkı ve agresif bir takım. Alman teknik adamın yarattığı fark burada.
UĞUR MELEKE: İKİNCİ SERGEN YALÇIN DÖNEMİ EŞİTTİR İKİNCİ TERİM DÖNEMİ
Dün Dolmabahçe’de oynanan derbiyi Orkun’un kırmızısının öncesi ve sonrası olarak iki perdede değerlendirmek gerek.
İlk 25 dakikada tüm istediklerini sahaya yansıtan taraf Beşiktaş’tı. Siyah beyazlılar önde baskı yaptılar, ki bu departmanda son haftalarda ciddi biçimde sıkıntılılardı (Hücum presle kazanılan top sayısı Göztepe’ye karşı 0, Konya ve Kasımpaşa önünde de 3’erdi). Paulista yönetiminde savunmayı öne çıkardılar, bu da zaten Emirhan golünü getirdi.
Sonra Orkun’un kartı geldi ki o birkaç dakika içinde yaşananlar, maçın dönüm noktası anlamı taşıyordu zaten. Ben o kırmızı kart sırasında yaşananlarla ilgili iki ayrı parantez açmak isterim:
1- Beşiktaş'ta kaptan değişikliği operasyonu kısmen doğruydu (Mert’in kaleci olması, Necip’in oynamaması itibariyle değişim kaçınılmazdı). Ancak gerek bu değişikliğin kusurlu iletişimiyle Mert’in küstürülmesi, gerekse siyah beyazlı formayla 10 maça çıkmış Orkun’un kaptan seçilmesi netameli konular. Bence Orkun spotlar onun üzerinde olmadığında başarılı olan bir tür “gizli kahraman”. Onun üzerine spotları bu denli tuttuğunuzda, doz aşırı konsantrasyon sebebiyle hataları da arttı.
2- Ben, Sergen Yalçın’ın atılmasını da neredeyse Orkun’un hareketi kadar anlamsız buluyorum. Sahaya girip o jesti yaptığında kırmızı göreceğini biliyor olmalı Yalçın. Takımının kendisine en çok ihtiyacı olan anda oyuncularını böyle yalnız bırakması amatörce bir hareket. Nedense artık Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’taki ikinci dönemini, Terim’in Galatasaray’daki ikinci dönemine benzetmeye başladım. Her şeyi bilmeleri (bildiklerini düşünmeleri), benmerkezcil yönetim tarzları, kadrodaki hemen hiçbir futbolcuyu beğenmemeleri çok benziyor Terim’in 2002-2004’teki ikinci Galatasaray dönemiyle.
Fenerbahçe'deyse İsmail-Edson-Asensio merkezi yakalandığından beri net bir çıkış var. Dün İsmail ve Asensio birer gol attılar, Edson da rakiplerinin on kişi kalmasında başrolde. Amrabat-Fred-Szymanski renksizliğinden sonra bu orta saha üçlüsünün katkısı, geceyle gündüz kadar değiştirdi işleri.





Beşiktaş 2-3 Fenerbahçe (Süper Lig maçı özeti)
