Şiştim davul oldum her an patlayabilirim

3. gün öyle bir yerden start aldık ki, adı Narlı Göl.

Haberin Devamı

Ultracılar Kayırlı-Narlıgöl-Yalaktepe-Güzelyurt koşacak.
Biz 6G’ciler Narlıgöl’den Güzelyurt’a 21km.
Adından anlayın gölün güzelliğini.
Renklerine bak bak bak için açılsın.
Mis gibi bir yerdi.
Koşmalara doyamadık resmen.
Oldukça fazla indik çıktık.
Bi ara öyle çok tırmandık ki, ses mes kalmadı bende. Yol üzerinde Sofular diye bir köy vardı. Çoook eski bir köy, hayalet köy gibi, heyelan olduğundan terkedilmiş bir köy. Nasıl güzeldi anlatamam evler...
Video çekimi yaparken o köyde, boş bi pencereye “mööö” demişim. Böyle şeyleri niye yapıyorum hiç bilmiyorum. Koşarken video çekmem belki saçmalık; ama anı oluyor diye yapıyorum. Sonra da rezil oluyorum.
Yokuşlardan birinde ultracılar yakaladı bizi.
Mahmut ve Süleyman Abi. Onları görünce durup alkışlıyoruz pek tabi, hayranlıkla arkalarından bakmaya devam ediyoruz.
Bu arada yarış organizasyonu bir noktadan diğerine hangi birimize yetişeceğini şaşırmadan özveriyle çalışıyor.
İşleri onların da kolay değil arazide...
***
Yolda kayısı ağacı görünce kendimizden geçtik.
Ağacın dalından Ted ve İrem sayesinde büyük bir takım çalışması gösterip kayısı toplayıp ağzım kayısı doluyken konuşmamsa bir nutanç olayı!
Oldu artık affola.
Bu arada bi baktım ellerim kapanmıyor. Nasıl şişmişim anlatamam.
Sonra kontrol noktasında anlattılar ki, tuz kaybından ve sürekli çıkıştan kaynaklanan bir el göz yüz şişmesi olmuşum.
Çok komik bir tipe dönüştüm. Ayıcık gibi oldum.
Tuz tableti aldım hemen. Daha fazla su içtim. Ayrıca yanımda uzun mesafe ve dayanıklılık için bir karışım vardı, onu hemen suya karıştırıp içtim de az daha iyi oldum. Ondan sonra hiç sektirmeden 1km’de bir 1 yudum su içtim.
Videoda bayağı saçmalıyorum kusura bakmayın. Bi de herkes akşam yatıyor ben yazmaya çalışıyorum inanın zorlanıyorum azıcık.
Mesafe uzayıp günler geçtikçe hem yorgunluk artıyor, hem de insanın kafası uçuyor sanırım.
Hasandağı’nı görüp Erciyes demem ise, tam trajikomik bir durum. Yuh bana!
Hele hele yoldaki ineklerle konuşmam ayrı bir psikosomatik durum.
İneklere: “ben geldiiim, afiyet olsun...” filan diyorum otlanıyorlar diye :)
Videolarda görürsünüz.
Ayrıca mini röportajlar yaptım ultracılarla. Hepsinin size selamı var.
Ama esas beni çok mutlu eden bir mail aldım.
Hemen okuyun:
“Merhabalar Yonca Hanım,
Öncelikle TOG'a göstermiş olduğunuz destek ve duyduğunuz güven, incelik görülmeye değer.
Gençlerle harika adımlar atmaya devam ediyoruz hiç yorulmadan.
Vakfımızın bir Gençlik Merkezi var Samsun'un Atakum ilçesinde.
Türkiye'de tek gençlik merkezimiz ve ben orada Aktivite Koordinatörlüğü yapıyorum. Sosyal medyada çok aktifiz çalışmalarımızı buradan sergiliyoruz ve sonrasında web sitemizde:
https://www.facebook.com/ignedeligi
https://www.facebook.com/ignedeligigenclikmerkezi?ref=hl
Gençlerin en renkli günlerinden biri Pazar günleri.
Ramazandan öncesine kadar ''Geleneksel Pazar Kahvaltısı'' etkinliklerimiz vardı. Bu kahvaltıda 14-30 yaş arası gençler bir araya geliyor ve farklılıklarıyla zenginleşiyorlardı. Bu sefer değişik bir adım attık gençlerin isteği doğrultusunda; o da “Geleneksel İftar Yemeklerimiz” adını verdik.
İlkini geçen pazar yani 21 Temmuz günü gerçekleştirdik.
İftarımıza Gençlik Merkezimizde gönüllülük yapan gençler ve aileleri bir araya geldi çok verimli ve renkli oldu. Ayrıca TOG web sayfasında kapsamlı haberi de var.
http://tog.org.tr/manset_haber-306
Yolunuz düşerse bekleriz Samsun'a. Yolunuz düşmese de düşürmeye çalışırsanız mutlu oluruz :-)
Oğuzhan Öztanır
Toplum Gönüllüleri Vakfı Projeler Departmanı
www.tog.org.tr
TOG İğne Deliği Gençlik Merkezi Aktivite Koordinatörü
www.ignedeligigem.org
***
TOG’da gerçekten iğne oyası gibi, ince ince sabırla çalışan, çabalayan bir sürü güzel insan var. Hepsi daha fazla sosyal sorumluluk bilinci olan, farkındalığı olan gençler için çabalıyorlar. Gençlere de fazlasıyla değiyor inanın.
Çalışmalardan haberimiz olmuyor diye umutsuzluğa düşüyoruz kimi zaman.
Oğuzhan Öztanır ne güzel paylaşmış Samsun’dan.

***

Haberin Devamı

Şimdi gelelim videolara:
1.VİDEO Mini röportajlardan oluşuyor ve sırasıyla konuşanlar şöyle;
Mustafa Saka
İbrahim Ethem
Bakiye Duran
BongJoo Lee (Kampta ona Bruce Lee diyoruz:)
Halil Aktan
Ali Cem Aktaş
Oğuzhan Özaltın
Şirin Mine Kılıç
Mustafa Üçbilek

Haberin Devamı

http://webtv.hurriyet.com.tr/4/52658/0/1/runfire-dan-ultra-mini-roportajlar-1.aspx

2.VİDEO ise 3. Gün neler oldu videosu. Hani benim ineklerle konuştuğum video yani.
http://webtv.hurriyet.com.tr/4/52659/0/1/runfire-cappadocia-ultra-maratonu-3-gunu.aspx
Bu videolar için her gece kahrımı çeken Hürriyet WEBTV’den Sonuç Sürmeli ve Nur Tütüncü’ye çok teşekkürler.
Bir de Patika Yapım’dan Murat Türkbıkmaz’a bu son video için çok teşekkürler.
Bu da işin profesyonel hali. İnsan izleyince beni bi daha izlemez yani.
http://www.youtube.com/watch?v=pRM3tkTA3TE

Siz izleye durum ben kurumuş Tuz Gölü etrafında batmadan umarım bi koşup gelicem.

Yonca
“tuzluk”

Önemli Dip Not: AHİLER Kalkınma Ajansı; Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir ve Niğde illerinden oluşan bölgenin yerel potansiyelinin harekete geçirilmesi; bölgesel gelişmenin hızlandırılmasını, sürdürülebilirliğinin sağlanmasını, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarının azaltılmasını hedefleyen bir Ajans.
Ahiler Kalkınma Ajansı sürdürülebilirliğine inandığı doğru organizasyonlara destek veriyor.
Runfire Cappadocia Ultra Maratonu da, uluslararası sporculara bu bölgeyi tanıtmak, ve turizm sporu açısından çok önemli ve kaliteli bir yarış organizasyonu.

Yazarın Tüm Yazıları