GeriSeyahat Yeni nesil seyahatin şifreleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet NSosyal
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Yeni nesil seyahatin şifreleri

Yeni nesil seyahatin şifreleri

Instagram’da gördüğümüz bir manzara, TikTok’ta kaydırdığımız bir video, YouTube’da izlediğimiz bir rota artık seyahat kararlarımızı alırken etkili olabiliyor. Ya da bizler de gezerken gördüğümüz yerleri sosyal medyada nasıl göstereceğimizin derdine düşebiliyoruz. Yeni nesil gezginler sadece görmek değil göstermek için de seyahat ediyor. O yüzden estetik görünen yerler, algoritmanın ‘seveceği’ içerikler önemli. Sosyal medyanın seyahate etkisini içerik üreticilerine sorduk, artık yalnızca dinlenme, gezme-görme değil, bir paylaşma pratiği de olan tatillerde en reels’lik manzaraları nerede çekeriz, en story’lik kahveleri nerede içeriz, ipuçları aldık.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

‘Rehberlik etmeyi önemsiyorum, anlamı olan ve yaşanabilir rotaları seçiyorum’

Reşat Taman, içerik üreticisi @reshontheway

Yaklaşık 19 yıldır seyahat ediyorum ve sosyal medyanın etkisinden çok daha önce seyahat tutkumu şekillendirdim. Son 3-4 yılda sosyal medya daha önce fark etmediğim yerleri keşfetmemi sağladı. Örneğin Kuzey İrlanda’daki Devler Kaldırımı... Öte yandan bazı destinasyonlar sosyal medyada popüler hale gelince onları bilerek erteliyorum. Karadağ örneğinde olduğu gibi, kalabalık azaldığında tekrar gidip daha otantik bir deneyim yaşamayı tercih ediyorum.

Paylaşımlarımda yalnızca estetiği değil, aynı zamanda insanlara rehberlik etmeyi önemsiyorum. Fakat yapay içeriklerden, oynanmış görsellerden uzak durmaya özen gösteriyorum. Takipçilerimin gördüğüyle deneyimlediği şeyin örtüşmesi gerekiyor. Benim de sosyal medyada görüp hayal kırıklığı yaşadığım yerler oldu. Örneğin Bali’deki Lempuyang Kapısı’nda gördüğüm ‘yansıma efekti’nin aslında aynayla yapıldığını öğrendiğimde hayal kırıklığına uğradım.

Seyahat etmeyi yalnızca Instagram’da estetik kareler sunmak olarak gören birçok kişi, gittiği yerin kültürel arka planına pek dokunmuyor. Bir eserin ya da mekânın yalnızca görsel değil, anlam olarak da aktarılması gerek. Yalnızca görüntü için değil, anlamı olan ve yaşanabilir rotaları seçiyorum. Renkleriyle oynanmış koylar ya da gerçeği yansıtmayan kamp alanı gibi paylaşımlar güveni zedeliyor.

Bir yeri seçerken önceliğim manzara ve estetik; paylaşılabilirlik üreticinin yaratıcılığına bağlı olarak zaten şekilleniyor. Son seyahatimi Dubai’ye yaptım. Asıl motivasyonum Burj Khalifa’ya çıkmak ve dünyanın en fütüristik müzesini görmekti. Instagram olmasaydı favori destinasyonlarım yine aynı olurdu. Bali’ye sosyal medya var olmadan gitmiştim, şimdi ikinci kez gidiyorum. Çünkü oraya gerçekten âşık oldum.

Reshontheway önerisi

Bali

Yemyeşil pirinç tarlaları, mistik tapınakları ve turkuvaz sularıyla Bali keşfedilmeyi bekleyen bir cennet köşesi. Kültürel arka planıyla her daim otantik bir deneyim sunuyor.

Yeni nesil seyahatin şifreleri

‘Belgelerken yaşamayı seçtim, bundan şikâyetim yok’

Deniz Sarıhanlıoğlu, içerik üreticisi @gezginkereviz

Dijital seyahat içerikleri insanlara hayal kurduruyor ve harekete geçiriyor. İzlediğim videonun içinde olmak istiyorum, bunun için çabalıyor ve çoğunlukla gerçekleştiriyorum. Beni en çok harekete geçiren şey gastronomi. Örneğin Edirne tava ciğeri videosu izleyip sırf o ciğeri yemek için bir günlüğüne 7 saat yol gidiyorum.

Seyahat içeriği üretmek deneyimi kesinlikle etkiliyor. Hazırladığım plana sadık kalmak bazılarına sıkıcı gelebilir ama büyük zevkle yapıyorum. Bu arada manzarayı izleme fırsatı bulamadığım da oluyor.

Herkesin yola çıkma motivasyonu farklı. Ben popüler yerlere herkesin ilgisi geçtikten sonra gitmeyi tercih ediyorum. O zaman kalabalık azalıp fiyatlar düşüyor.

Neredeyse tüm otel ve restoranlara estetik boy aynaları asılıyor. Paylaşım yapma motivasyonunu tetikleyen bir hareket.

Sosyal medyada görüp hayal kırıklığına uğradığım yerler oldu. Videolarda büyük görünen ama gerçekte küçük kalan şelaleler, çöplerle dolu tapınaklar ya da ücretsiz sanılan ama ücretli sahiller...

Instagram olmasaydı da son seyahatimi yine aynı yere yapardım. Ben belgelerken yaşamayı seçtim ve bundan şikâyetim yok.

Gezginkereviz önerisi

Doğanbey Köyü

(Köy videosu milyonlarca kez izlendi ve 72 bin 500 beğeni aldı)

Aydın, Söke’ye 30 km uzaklıkta, Ege’nin saklı cennetlerinden biri olan Doğanbey Köyü, eski adıyla Karina, gökyüzüyle denizin arasına sıkışmış adeta mavi bir çekmece gibi... Köye girişte, minik bir tepeden aşağıya doğru süzülürken durup bakmak şart. Renkli balıkçı kayıkları, ördek sesleri, maviye boyalı sandalyeler ve taş evlerle çevrili bu minik koy, doğallığını ve huzurunu hâlâ koruyor. Özellikle günbatımına kadar kalın, dönüş yolundaki balıkçı barınağından harika güneşe veda çekimleri yapabilirsiniz.

Yeni nesil seyahatin şifreleri

‘Fotojenik ve estetik mekânlar benim için çok önemli’

Berrak Tangülü, içerik üreticisi @berrakberroo

Sosyal medyada görüp etkilenerek seyahat ettiğim birçok rota oldu. Ben de deneyimlerimi kendi yorumumla paylaşarak başkalarına ilham veriyorum. Bu döngü birbirini besliyor.

Bir destinasyonun fotojenik olması, estetik mekânlar çok önemli. İçerik üretirken hem keyif almak hem de paylaşım yapmak arasında denge kurabiliyorum. Ancak sırf paylaşım uğruna anı kaçırmak doğru değil.Seyahat planlarımı genellikle içerik üretimi doğrultusunda yapıyorum. Örneğin Sapanca Gölü’nde sabah gündoğumunda tekneyle dolaşmak için 5.00’te kalktım. Işığın doğru zamanı, manzaranın en iyi hali önceden hesapladığım unsurlar. Gideceğim bölgede en etkileyici kareleri verecek noktaları önceden belirliyorum.

Otellerin ve restoranların Instagram’a uygun olarak tasarlanması ancak işini en iyi yapan mekânlar için anlamlı. Sosyal medyada çok övülen bir tatlıcıda sıraya girmeme rağmen son derece vasat bir sütlaç yemiştim. İsmini vermek istemem ama o deneyim beni oldukça şaşırtmıştı.

Sosyal medya şu an seyahat planlarımda büyük rol oynuyor. Bir destinasyonu seçerken ilk baktığım şey; bana, tarzıma ve ihtiyaçlarıma uyup uymadığı. Ardından manzara, estetik ve paylaşılabilirlik geliyor.

Berrakberroo önerisi

Cenevre

Leman Gölü’nün kıyısında zarif bir şehir Cenevre. Sabahları göl boyu yürüyenleri izleyip öğleden sonra eski şehrin sokaklarında kaybolun. Ve bir tren yolculuğuyla Lauterbrunnen’e geçin. 72 şelalenin aktığı bu vadi, bir doğa mucizesi. Şelalelerin sesiyle uyanmak, vadide yürüyüş, teleferikle Mürren’e çıkıp bulutların üzerinde kahve içmek; hepsi hayal gibi...

‘Sosyal medya, deneyimi derinleştirebilir de yüzeyselleştirebilir de...’

Ece Pekçolaklar Çinier, içerik üreticisi @ecepekcolaklar

Estetik mekânları seviyorum. Fotoğraf çekmek hobim olduğu için güzel kareler yakalayabileceğim yerler beni cezbediyor. Ancak bu sadece görüntüyle ilgili değil; içinde vakit geçirirken aldığım keyif de önemli. Çünkü bir fotoğraf, yaşanmış güzel bir anın uzantısı olmalı. Bazen sosyal medya için içerik üretme motivasyonu anda kalmayı zorlaştırabiliyor. Bu yüzden artık önce yaşıyor, sonra çekiyorum. Hatta çoğu paylaşımımı seyahat sonrası yapıyorum. Anın kıymetini bilmek ve hissetmek, belgelemekten daha öncelikli.

Planlarımı fotoğraf ya da video için zaman zaman değiştiriyorum. Gündoğumu gibi özel anlar için erken kalktığım çok oldu. Ama sonunda hep ‘iyi ki’ diyorum çünkü o anlar hem görsel hem de duygusal olarak unutulmaz oluyor.

Reels rotaları bazen hem keşif hem gösteri oluyor. Daha önce az bilinen yerlere dair içeriklerin yayılması güzel, ancak herkesin aynı poza girmeye çalışması yapaylık hissi yaratabiliyor. Benim için önemli olan, oranın ruhunu hissetmek ve bu hissi yazıya dökmek. Sonrasında insanlarla bu deneyimi paylaşmak ayrıca mutlu ediyor.

Yeni nesil seyahatin şifreleri

Yeni nesil seyahatin şifreleri

Sosyal medya, deneyimi derinleştirebilir de yüzeyselleştirebilir de... İlham almak ve kültür keşfetmek için kullanırsanız faydalı. Ama sadece ‘ben buradayım’ demek içinse yüzeyde kalıyor. Bu noktada samimiyet ve niyet fark yaratıyor. Zorlarsam gerçekliğini kaybediyor gibi hissediyorum. Önce hissetmek, sonra paylaşmak en güzeli.

Hayal kırıklığı yaşadığım yerler oldu. Örneğin Venedik’teki meşhur kitapçı sosyal medyada çok sevimli görünüyordu ama gittiğimde aşırı kalabalık ve özensizdi. Gerçeklikle uyuşmayan bu tür deneyimler beni o yerden hemen uzaklaştırıyor. Kendi paylaşımlarımda bu detayları dürüstçe aktarıyorum.

Seyahat planlarımda sosyal medyayı mutlaka kullanıyorum ama sadece ona bağlı kalmıyorum. Tag’lenmiş fotoğraflar, blog’lar, güvendiğim arkadaşların yorumlarıyla rotam şekilleniyor. Sosyal medya benim için bir pusula gibi, yön gösteriyor ama adımları ben atıyorum.

Instagram olmasa da gittiğim destinasyonlar değişmezdi. Çünkü beni etkileyen şey oranın enerjisi.
O anın sesi, kokusu, sokakları, sohbetleri... Bunlar kalıyor aklımda. Keşfetme isteğim sosyal medyayla sınırlı değil.

Instagram olmasa da favori destinasyonlarım değişmezdi. Genelde Ege ve Akdeniz havası taşıyan yer-
ler favorim. Beyaz köyler, begonviller, balıkçı kasabaları, deniz kokusu, lezzetli sofralar, iyi müzik... Bu tür detaylar zaten ruhuma hitap ediyor.

Öneri

Yunanistan’ın saklı mücevheri, Kimolos Adası

Kiklad Adaları’nın en sakin, en az bilinen duraklarından biri olan Kimolos; turkuvaz denizi, beyaz taş sokakları, yerel dokusu ve sessizliğiyle gerçek bir ada kaçamağı sunuyor. Milos’tan ulaşımı kolay. Balıkçı barınaklarından dönüştürülmüş, tek odalı, deniz kıyısındaki evlerde konaklayın. Şirin merkezi köy Kastro görülmeli. En iyi plaj, Prassa; günbatımında en iyi manzara, Mavrospillia.

False