GeriSeyahat Yazın sıcağında serin bir masal
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet NSosyal
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Yazın sıcağında serin bir masal

Yazın sıcağında serin bir masal

Geçen sene Hürriyet Seyahat’in Yaz sayısında ‘Efil efil esen Karadeniz’e gidelim mi’ başlıklı haberi okuyunca ailemle birlikte Doğu Karadeniz turuna çıkmaya karar verdik. Bu seyahat özellikle çocuklarımız için unutulmaz bir masala dönüştü. Yazın kavurucu sıcaklarından uzaklaşıp yaylaların serinliğinde nefes aldık. Doğayla iç içe vakit geçirip çocuklarımızla keşif yapabildiğimiz muhteşem anılar biriktirdik.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Karadeniz’le olan bağım sadece bir yolculuktan ibaret değil. En yakın arkadaşımın Rizeli olması yıllar içinde beni de adeta yarı Karadenizli yaptı. Onunla geçirdiğim zamanlar sayesinde bu coğrafyanın yeşiline, sisine ve insanına ayrı bir yakınlık hissettim. Şimdi bu satırları yazarken mart ayında kaybettiğimiz Karadeniz’in hırçın sesi Volkan Konak’ın türkülerini mırıldanıyor ve anılarımın arasına dalıyorum...

Rize ve Artvin’de geçen koşuşturmasız seyahatimizi yerel rehber Yusuf Mert Tekin ile organize ettik. Onun rehberliğinde hem doğayı hissettik hem yerel yaşamın içine karıştık. Acele etmeden her anın tadını çıkardık.

Gezimize Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Gito, Sal ve Pokut yaylalarıyla başladık. Çam ormanlarının arasından kıvrıla kıvrıla yükselen yolların sonunda, karşımıza sonsuz bir yeşillik ve bulut denizi çıktı. Çocuklar ellerinde küçük bastonlarıyla yaylada özgürce koşarken biz de çaylarımızı yudumladık. Zaman şehirlerdeki gibi akmıyordu; ağır ağır, keyifle ilerliyordu.

Temiz havası ve sakin yapısıyla huzur verici bir ortam sunan Hazindak ve Amlakit yaylalarındaki çam kokusu ve ahşap evler çocukların hafızasında yer edinecek türdendi. Zorlu ama ödüllendirici bir yürüyüş sonrası ulaştığımız Trovit Yaylası ve Yıldız Gölü unutamadığımız yerler oldu. Doğa fotoğrafçılığı için harika manzaraya sahip Elevit Yaylası ve Çat Köprüsü’nde biz de çocuklarla birlikte renkli kareler yakaladık.

Sonra tabiatın kudretini iliklerimize kadar hissettiğimiz Fırtına Vadisi’ne indik. Vadinin içinden geçen gürül gürül sular kulaklarımızda bir melodi gibiydi. Çocuklarımız için küçük bir macera zamanıydı: Rafting. Başta biraz tedirgin olup kısa sürede suyun ritmine uyum sağladılar ve kahkahaları Fırtına Deresi’ne karıştı. Çocuklar için bir diğer eğlenceli aktivite de kesinlikle zipline (Yükseltilerin arasına  gerilmiş çelik halatta kayma etkinliği).

Daha sonra doğanın en saf haliyle korunduğu, Türkiye’nin ilk ve tek biyosfer rezerv alanı (biyolojik çeşitliliğin korunması için sürdürülebilir yöntemlerle çalışma alanı) olan Artvin’deki Macahel Vadisi’ne geçtik. Buradaki Maral, İremit, Camili ve Kayalar köylerinde çocuklar gerçek köy hayatını deneyimlediler. Arı kovanlarını, tarlaları, geleneksel taş evleri keşfettiler. Köy yollarında oynadılar ve su değirmenlerinin sesini dinlediler. Borçka Karagöl Tabiat Parkı’nın dinginliğinden hepimiz çok etkilendik.

Şelaleler çocukların en çok ilgi duyduğu doğal mucizelerdi. Palovit Şelalesi’nin gürül gürül sesi ve ihtişamı karşısında gözleri faltaşı gibi açıldı. Maral Şelalesi’ne ulaşmak için geçtiğimiz patika yol-
lar küçük bir macera parkuruna dönüştü. Mantarların, kelebeklerin, yosunlu taşların peşinde koştular. 

‘Yaylaların efendisi’ olarak anılan Samistal Yaylası ise sanki zamanın çok gerisinden fısıldıyordu bize. Eski taş evlerin arasında dolaşırken Karadeniz’in folklorik ruhunu hissettik. Orada geçirdiğimiz huzurlu dakikalar bir tatilden beklediğimiz her şeyi sundu.

Sisler arasında bir hayalet gibi beliren Zil Kale ile çocuklardan “Burası gerçek bir kale mi, şövalyeler burada mıydı” gibi heyecanlı sorular gelmeye başladı. Bir film setini andıran, sislerin arasından yükselen Zil Kale çocukların hayal dünyasını tetikleyen en önemli duraktı. Yakınındaki Yusuf Yusuf Dev Salıncak isimli salıncağa binenleri izlemek de eğlenceliydi.

Bu unutulmaz seyahatin finalinde Kaçkarlar’ın zirvesine yakın bir buzul gölünün kenarında, yazın ortasında kar topu oynamak da vardı. Çocuklar için büyük bir sürprizdi. Elleri buz gibi olsa bile yüzlerindeki gülümseme, Karadeniz rüzgârı gibi içimize işledi.

Çocuklu ailelere uygun

Bu yolculuk bize gösterdi ki Doğu Karadeniz sadece bir destinasyon değil; bir his, bir nefes, bir masal... Çocuklu ailelerle tatil için çok uygun. Yaylalarda özgürce koşup oynayan çocuklarımız karşılarına çıkan kelebekleri, minik dereleri, rengârenk çiçekleri büyük bir hayranlıkla izlediler. Bizler de ruhumuzu doğayla yeniden buluşturduk. Yolculuğumuz boyunca köy kahvehanelerinde çay molası verip neşeli Karadeniz insanının şakalarıyla kahkahalar attık. Çocuklar geleneksel tahta oymacılığına hayran kaldılar, yerel pazarlarda renkli kumaşlar arasında kayboldular.

Doğu Karadeniz denince akla gastronomi ve yerel lezzetler de geliyor. Sabahları taptaze mısır ekmeği, doğal peynirler, köy tereyağıyla yapılan kahvaltılar ve özellikle mıhlama çocuklarımızı bile şaşkına çevirdi. Ev yapımı reçeller ve sıcacık pideler sadece midemizi değil ruhumuzu da doyurdu. Eğer yazın bunaltıcı sıcaklarından kaçmak, çocuklarınızla güvenli, doğanın içinde ve kültür dolu bir serüven yaşamak istiyorsanız Doğu Karadeniz sizi kollarını açarak karşılayacak. Üstelik sadece dinlenmek için değil, eğlence için de mükemmel bir yer.

Bunlar da aklınızda olsun

◊ Karadeniz turu için en uygun zaman mayısla eylül ayları arasıdır. Bu dönemde hava ılıman olur, yağışlar azalır ve doğa en canlı haline bürünür. Özellikle çocukların da okullarının kapalı olduğu temmuz ve ağustos ayları en ideal dönem.
◊ Karadeniz turu boyunca genellikle küçük oteller ve yayla evlerinde konaklanır. Biz Rize’de Nordic Otel’de kaldık. Eski bir köy okulu otele dönüştürülmüş. Orman içinde, dere kenarında, trafikten ve kalabalıktan uzak, muhteşem bir bahçesi var. Yürüyüşlerimizin ardından derede yüzmek ve sonra kaynayan kazanın (mini sıcak havuz) içinde mayışmak harika bir deneyimdi. Macahel’deyse güzel manzaralı Macahel Greenroof Otel’de kaldık.
◊ Çocukların seyahatinizin her aşamasında rahat etmesi için şu ekipmanı yanınıza almanızı öneririm: Su geçirmez yürüyüş ayakkabısı, kendi eşyasını taşıyabileği sırt çantası, hava aniden değişirse diye yağmurluk ve şapka, güneş kremi, gözlük ve küçük yaralanmalara karşı ilkyardım kiti.

False