GeriSevda SERBEST Yeni normalde şehrini baştan keşfet! İstanbul’un en otantik üç semti…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni normalde şehrini baştan keşfet! İstanbul’un en otantik üç semti…

Yeni normalde şehrini baştan keşfet! İstanbul’un en otantik üç semti…

Koronavirüs nedeniyle iki aydan fazla bir süredir evden çıkamadık. Egzersizden yemek yapmaya, sanal müze gezmekten online eğitimlere kadar her şeyi evimizde yaptık. Haziran ile birlikte yeni normal dönemi başlamış oldu. Mevsimin de içimizi ısıttığı şu günlerde uzun süredir özlemini çektiğimiz sokaklara yavaş yavaş ve dikkatli bir şekilde adımımızı atmaya başladık. Peki hafta sonu için İstanbul'un neresinden keşfetmeye başlasak dediğinizi duyar gibiyim. İşte maskenizi takıp, sosyal mesafeye dikkat ederek yeniden keşfedeceğiniz üç tarihi semt ve dolu dolu aktivite önerilerim.

Kurabiye kokuları eşliğinde: Kuzguncuk

Pek çok diziye konu olmuş Arnavut kaldırımlı sokakları, cumbalı evleri, üç dinin buluştuğu Kuzguncuk her şeyden önce iyi hissettiren bir semt. Kuzguncuk'un ana caddesi olan İcadiye'ye girer girmez köşedeki Tarihi Kuzguncuk Fırını'nın kurabiye kokuları karşılar sizi. Mantar kurabiyelerinden alıp Asude Çay bahçesinde oturup sokağın tadını çıkarabilirsiniz. Eğer kahvaltı yapmadıysan anne evindeki gibi kahvaltılar için Sitare ve Pita Kuzguncuk'ta soluklanın.

Yeni normalde şehrini baştan keşfet İstanbul’un en otantik üç semti…



Sokak boyunca Ekmek Teknesi dizisinin tabelasını, Perihan Abla dizisinin güzel sokağını göreceksiniz. Meşhur renkli, cumbalı evlere gelmeden önce Sultan Mehmet Reşat döneminden kalma Kuzguncuk Bostan'ına uğrayın. Yeterli yeşile ve bol oksijene doyduysanız bostanın arkasındaki dantel gibi işlenmiş dış cepheleriyle cumbalı evleri görebilirsiniz.

Yeni normalde şehrini baştan keşfet İstanbul’un en otantik üç semti…

Yorulunca Nail Kitapevi'nin cumbasında ya da Glow Kafe'de bir kahve içip dinlenebilirsiniz. Antikacılar, kitapçılar, doğal ürünler satan dükkanlar içinde gezerken 1872'lerden kalma Ayios Pantelemion Kilisesi ve Tevrattan esinlenilerek yapılmış resimlerle dolu Beth Yaakov Sinagogu'nu görmeyi de sakın unutmayın. Akşam yemeğine kadar semti keşfetmeye devam ettiyseniz semtin hakkını verin ve Kuzguncuk Balıkçısı'nda deniz mahsullerine doyun.

Yeni normalde şehrini baştan keşfet İstanbul’un en otantik üç semti…


Dizilerin popüler adresi: Balat

Her dönem bir başka diziye ev sahipliği yapan Balat, son dönemlerde Çukur dizisi ile anılıyor olsa da biz her biri farklı konseptteki kafelerini, mahalle kültürünün ölmediği daracık sokaklarındaki insan hallerini, birbirinden farklı sanat ve el yapımı eserin sergilendiği dükkanlarıyla hiç aklımızdan çıkarmıyoruz onu.  Şimdi sabah sabah soluğu Balat'ta aldıysak, köşeyi dönünce hemen Cooklife'ı göreceksiniz. Gazetenizi, derginizi alın, kahvaltını yaparken, sokağı da izlemeyi unutmayın.

Yeni normalde şehrini baştan keşfet İstanbul’un en otantik üç semti…

Ardından Balat turu sizi bekliyor. Sırasıyla Özel Maraşlı Rum İlkokulu, Rum Ortodoks Patrikhanesi, İstanbul Fatih Özel Fener Rum Lisesi Ve Ortaokulu, Bulgar Ortodoks Kilisesi (Aziz Stefan Kilise/Demir Kilise) Kiremit Caddesi Evleri, Merdivenli Yokuşu gibi Balat'a her gelişinizde tekrar tekrar gezilesi yerleri keşfedebilirsiniz. Aralarda soluklanmak, bir kahve içmek için bolca seçenek var. Benim önerilerim ise  Cafe Velvet'ın tarihi dekorasyonu içerisinde un helvanıza Türk kahvesi eşlik etmesi. Ya da tercihiniz 3rd Wave kahvelerden yana ise Coffee Department güzel bir seçim olacaktır.

Yeni normalde şehrini baştan keşfet İstanbul’un en otantik üç semti…


Hipster semt: Yeldeğirmeni

Daha dolu dolu bir rota çizilemezdi… Yeldeğirmeni için Kadıköy'de ayrı bir ülke dersek yanılmayız. Kendi kuralları, kendi çizgileri, kendi tarzı var bu semtin. Şehrin hatta ülkenin en hipster bölgesi. Sokaklarından denize kavuşma hissi de pek hoş. İşgal evi, her sene değişen dev muralları, tematik kitapçıları, sanatçı atölyeleri, farklı konseptteki kafeleri ve yerel tasarımcıların dükkanları ile bir anda kendinizi Berlin'e ışınlanmış hissetmeniz olası. Bu semti gezmenin en güzel yanı Kadıköy Belediyesi’nin desteği ile yapılan muralların peşinden gitmek. Her sene değiştiği için de ayrıca heyecan verici.

 

İşe kahvaltı ile başlayacaksanız burası tam bir 3rd wave kahveciler cenneti. Kamarad Coffee & Roastery, Coffee Manifesto, Küff kahvenizi yudumlayıp, kahvaltınızı yapabileceğiniz mekânlardan bazıları. Sonrası içinse uzun bir listemiz var. Neresinden başlamak isterseniz. Eski Notre Dame du Rosaire Kilisesi'ni (Artık Yeni Yeldeğirmeni Sanat Merkezi olmuş) mutlaka görmelisiniz.

Yeni normalde şehrini baştan keşfet İstanbul’un en otantik üç semti…

Tarihin ilk Türk apartmanı Celal Apartmanı da burada. Mahallenin ünlü kurukahvecisi, Yeldeğirmeni Kurukahvecisi'nden evinize taze çekilmiş kahve almayı unutmayın. Sanata meraklıysanız TAK (Tasarım Atölyesi, Hangart'a yolunuzu düşürün. Yol üzerinde Oyuncaklı Ev sizi çok şaşırtacak. “Kitapçılardan çıkmam” diyorsanız bu semt tam size göre. Zira Yeldeğirmeni tam bir bağımsız kitapçılar mahallesi. Flaneur kitapçısı akla gelen ilk kitapçılardan. Alışveriş için Bee Vintages'da güzel parçalar bulabilirsiniz. Öğlen ya da akşam yemeği için klasik ve lezzetli ev yemekleriyle Müdavim Lokantası'nda soluğu almanızı öneririm.


Daha fazla bilgiye www.kesfettik.com blog adresinden ulaşabilrisiniz.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle