GeriSaffet Emre TONGUÇ Bir şehir, iki nehir... Belgrad’da sonbahar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir şehir, iki nehir... Belgrad’da sonbahar

Bir şehir, iki nehir... Belgrad’da sonbahar

Pandemi günlük alışkanlıklarımızı değiştirdi. Bu değişimden tatillerimiz de nasibini aldı. İngiltere’nin de Türkiye’den gelenlere karantina uygulama kararı alması, gidebileceğimiz rotaları iyice kısıtladı. Yaz boyu Türkiye sahillerini karış karış gezdim. Yurtdışı içinse tercihim sonbaharın renkleriyle Belgrad’ı yeniden görmek olacak. Üstelik yakın… Üstelik vizesiz…

Avrupa’da ortasından iki nehir geçen bir şehri gezmek için harika bir fırsat şu günler. Özellikle de yurtdışı tutkunları için bulunmaz fırsat Sırbistan’ın başkenti Belgrad. Sırpçası Beograd, Türkçesi ‘Beyaz Şehir’. Yaklaşık 2 milyon nüfusuyla hem Sırbistan’ın hem de Balkanlar’ın en büyük şehrini en çok Türkler ziyaret ediyor... Hem vize yok hem uçakla 1 saat 20 dakika. Üstelik yeme-içme ve konaklama pek çok ülkeye göre daha ucuz. Tarihi merkezine Stari Grad, yeni yerleşim bölgesineyse Novi Beograd dedikleri kentin iki yakasını Sava Nehri ayırıyor.

Bir şehir, iki nehir... Belgrad’da sonbahar



Kale ve İstanbul Kapısı...

Kanuni Sultan Süleyman, 1521’de fethetmiş şehri. Sadece Belgrad’da değil, Sırbistan’da da pek çok iz var Osmanlı’dan. Hatta öyle ki pek çok sözcük Türkçeden geçmiş. Size çok tanıdık gelecek isimler göreceksiniz sık sık.  Kent merkezinden trafiğe kapalı ve hep çok kalabalık olan çok sayıda kafe, restoran ve mağazanın sıralandığı Knez Mihailova Caddesi boyunca yürürseniz, kocaman parkı ve şahane manzarasıyla Kalemegdan’a varırsınız. Şehrin tam merkezindeki kale haftanın her günü ziyarete açık, üstelik de ücretsiz.
Kaleyi çevreleyen parkın adı Kale Megdan, yani Kale Meydanı. Osmanlı zamanından kalmış. İstanbul Kapısı ve Saat Kule gibi bu meydanın da Türkçe ismini aynen muhafaza etmişler. Parkın içindeki geniş terasın muhteşem manzarası, Sava ve Tuna nehirleri.
III. Ahmet döneminde sadrazamlık yapmış Mora fatihi Damat Ali Paşa ve kalenin aşağısındaki Şeyh Mustafa türbeleri de Osmanlılardan kalmış.Osmanlı’ya 14 yıl hizmet etmiş Sırp asıllı sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın artık suyu olmasa da aslını aynen korumuş çeşmesini görmeden geçmemeli. Bir de Belgrad Zafer Anıtı var kalede, adına Pobednik diyor Sıplar. I. Balkan Savaşı’nda Osmanlı’ya karşı kazandıkları zaferin anısına dikilmiş.

Bir şehir, iki nehir... Belgrad’da sonbahar



Romantik, politik meydan

Knez Mihailova Caddesi’nin diğer ucu Cumhuriyet Meydanı. Kral Mihailo, Belgrad’ı Osmanlı’dan alan kişi. Onun heykelini dikmiş Sırplar. Heykelin hemen yanı başında Opera ve Milli Müze var. Meydan Belgrad’ın merkezi sayılıyor ve şehrin en önemli buluşma noktası. Hem romantik hem politik. Halk bir şeyi protesto etmek istediğinde bu meydanda buluşuyor. Buranın yanı başındaki meydanın adıysa yine Türkçeden gelen Terazije. Görkemli Parlamento Binası’na, Belgrad Belediyesi’ne ve Cumhurbaşkanı Köşkü’ne ulaşmak için buradan geçmek zorundasınız. Şehrin simgelerinden biri de bu meydandaki 1906’da yapılan Mosk- va Hotel. Albert Einstein, Maksim Gorki, Alfred Hitchcock, Jack Nicholson, Robert De Niro, Brad Pitt gibi pek çok ünlüyü ağırlamış.

Tesla onuruna müze

Belgrad’a gelip de Edison ile birlikte elektriğin babası sayılan Nikola Tesla Müzesi’ni ziyaret etmeden dönmemelisiniz. Sırp asıllı Nikola Tesla, Belgrad’da hiç yaşamamış aslında. Müzenin olduğu binanın Tesla ile doğrudan pek ilgisi de yok doğruyu söylemek gerekirse. Tesla Amerika’da ölünce, Sırplar dünyaca ünlü biliminsanına sahip çıkmışlar. Müzede, Tesla’nın geliştirdiği yüksek frekans transformatörünü görmeyi ihmal etmeyin.

Gelelim Belgrad’ın en işlek yerlerinden biri olan Slavia Meydanı’nın hemen yanı başındaki Balkanlar’ın en büyük Ortodoks kilisesi Aziz Sava’ya... Bu kadar havalı olsa da bir türlü bitirememişler. Kilisenin alt katı dini ayinlere ayrılmış. Duvarlar pek de zarif olmayan devasa varaklı fresklerle bezenmiş. Dikkatle bakarsanız Ayasofya izlerini fark ediyorsunuz mimarisinde. Madem kilise dedik, Kralja Aleksandra Caddesi’ndeki Taş Meydan’ın yanında konumlanmış Aziz Mark Kilisesi’ni atlamamalısınız. 19. yüzyıldan kalma bu Ortodoks kilisesi adını dört İncil yazarından biri olan Aziz Mark’tan alıyor. Ama maalesef restorasyonu pek başarılı olmamış. Belgrad’da bir cami var, o da Bayraklı Camisi. Vaktiyle Sırbistan, Osmanlı idaresindeyken cami sayısı 250’nin üzerindeymiş. Şehrin pek çok yazar, gazeteci, ressam ve sanatçısının vakit geçirdiği bohem mahallesi, Skadarlija. Günümüzde kafe ve restoranlarıyla İstanbul Beyoğlu’ndaki Nevizade kıvamında...

Bir şehir, iki nehir... Belgrad’da sonbahar



Sırp lezzetleri

En önemli ana yemekleri ‘cevapcici’ dedikleri köfteye benzeyen ünlü Balkan kebabı. Çorbaya ‘corba’ diyorlar. En ünlüsü ‘jagnjeca corba’, yani yahni çorbası. Bol sebzeli, bol malzemeli. Sırbistan mutfağı süt ürünleriyle meşhur. Mısır ekmeğinin üzerine sürdükleri yoğurttan yaptıkları kaymak (kajmak) ve ‘prebranac’ dedikleri fasulye geleneksel başlangıç yemekleri. Belgrad’daki tüm kafe ve restoranlarda Türk kahvesi servis ediliyor ve adı hâlâ Türk kahvesi. Tek farkı burada fincanlar çok daha
büyük ve isterseniz şekeri yanında getiriyorlar.

Yurtdışı tatili için Avrupa’da nereye uçabilirsiniz?

Birçok ülke pandemi nedeniyle ziyaret koşullarını sürekli güncelliyor. Yeni yapılmış PCR testini yeterli gören ya da ek önlem olarak 14 günlük karantina uygulayan ülkeler var. THY’nin son güncellediği uçuş yapılabilen Avrupa ülkeleri listesi şöyle: Belarus, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Bulgaristan, İrlanda, Kosova, Makedonya, Malta, Moldova, Karadağ, Rusya, Sırbistan, Slovenya, Ukrayna. (Karantina, test vb. koşullar her ülkede farklılık gösteriyor.)

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle