Geriİsmail SARI Bisikletle İpek Yolu’nda...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bisikletle İpek Yolu’nda...

Bisikletle İpek Yolu’nda...

İki kafadar bir zamanlar kervanların ipek taşınan rotasındaki ülkeleri bisikletle geçiyor. Ahmet Rauf Özkul (28) ve lise arkadaşı Tolga Telve (28) yaklaşık dokuz aydır Asya’da 8 bin kilometre pedal çevirdi. Onları Tayland’da Chiang Mai’de yakaladığımızda yolda tanıştıkları ekip arkadaşlarıyla beş kişi olmuşlardı. Sorularımızı Özkul yanıtladı. Benzer bir hayal kuruyorsanız onlardan öğrenecek çok şey var!

Bisiklete olan tutkunuz ne zaman başladı?
Lisede üç arkadaş staj paralarımızı biriktirip birer bisiklet almaya karar verdik. Okul çıkışlarında ayaklarımıza kara sular inene kadar bütçemize uygun bisiklet aradık. O zamanlar bisiklete binmek bu kadar yaygın değildi. Aslında amacımız bisikletlerimizle uzun kamplı bir tur yapmaktı. İlk kamplı bisiklet turu maceramızı Antalya’dan Olimpos’a yaptık. Üniversite hayatımızda da bisikleti ulaşım aracı olarak kullanmaya başlayıp her fırsatta günübirlik turlar gerçekleştirdik. Durum böyle olunca bisiklet artık hayatımızın bir parçası oldu. Bugüne kadar 40’tan fazla ülkeyi gezdik. Ancak aklımızda hep Asya kıtasında pedal çevirmek vardı. Uzun yıllardır bisikletle yollarda olan gezgin Gürkan Genç’in Japonya-Türkiye Dostluk Yılı’nda bisikletiyle yaptığı ‘Asya İpek Yolu’ turundan çok etkilenmiştik. Aynı rotayı kendimize hedef seçtik. Bunun için Antalya’da bir kafede çalışıp para biriktirdik. Güney Kore biletlerimizi aldık ve hayatımızın macerası başladı.

Bisikletle İpek Yolu’nda...



Yeni arkadaşlarla çoğalarak ilerliyoruz!

Rotanızı şu ana kadar nasıl çizdiniz?
Seul’den Busan’a kadar yaklaşık 600 kilometrelik bir bisiklet yolu var. O rotayı geçip Busan’a vardık. Feribotla Japonya’nın Fukuoka şehrine sorunsuzca ulaştık. Ardından Hiroşima üzerinden Shimanami bölgesine geçtik. Osaka, Kyoto, Nagoya ve Fuji derken dünyanın en kalabalık ve en güvenli şehri olan ülkenin başkenti Tokyo’ya vardık. Buradan uçakla Tayland’ın başkenti Bangkok’a geçtik. Tolga, Tayland’ın güneyini daha önce gezdiği için Kamboçya’da buluşmak üzere ayrıldık. Tam bu noktada arkadaşlarımız Hakan Lokmacı (diş hekimi) ve Zefure İnce (elektronörofizyolog) ile yollarımız kesişti. Onlarla dört olan sayımız, Kamboçya’da Fransız bir bisikletli gezgin olan Lys Rattoray’in de aramıza katılmasıyla beşe çıktı. Kendisi seramik sanatçısı. Hep birlikte Angkor Vat’ı gezdik. Önümüzdeki haftalarda da bir başka bisikletli seyyah olan Gürkan Bal aramıza katılacak. Anlayacağınız yeni arkadaşlarla çoğalarak ilerliyoruz! Tayland’ın kuzeyini keşfedip Myanmar’a geçeceğiz. Oradan da Hindistan.

Bisikletle İpek Yolu’nda...



Hindistan’dan sonra dönüyorsunuz sanırım...
Açıkçası ne zaman döneceğiz bilmiyorum. İki yıl diye planladık ama kim bilir! Hindistan’da yola çıktığımız gibi yine iki kişi olacağız. Hedefimiz Asya İpek Yolu güzergâhını kat etmek. Bunun için Kazakistan’a geçeceğiz. Sırasıyla Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve İran’ı keşfedeceğiz.

Yol oldukça uzun, bütçenizi nasıl ayarlıyorsunuz? Yolda hiç çalıştınız mı?
Tura başlamadan önce Antalya’da bir kafede iki ay asgari ücretle çalıştık. Kazandığımız parayla uçak biletimizi aldık. Biraz da harçlık kaldı cebimizde. Yola zaten bisikletle devam ediyoruz. En ucuz ulaşım aracı. Yakıtsız, kas gücüyle çalışıyor. Bu nedenle ulaşıma para gitmiyor. Yol boyunca da çalıştık. Örneğin, Güney Kore’de salatalık, lahana, patates, mısır, soğan ve susam tarlalarında hasat işi yaptık. Çok fazla para kazanmadık ama akmasa da damladı. Japonya’da ise sokaklarda fotoğraf satarak 800 dolara yakın para kazandık. Kamboçya’da da Koh Rong Adası’nda parti işlerinde çalışıp yemek, kalacak yer ve Angkor Vat giriş parasını elde ettik.

Bisikletle İpek Yolu’nda...



Bisikletleriniz bu tur için dayanıklı mı?
Hepsi toplama tur bisikletleri. Bir şey olursa her yerde kaynak yaptırabiliyoruz. Vücut yapımıza uygun ölçülerdeler. Sağlamlık ön planda. Henüz hiç arızadan dolayı yolda kalmadık.

Peki yanınızda neler var?
105 litrelik bisiklet çantalarımız, 45 kilograma yakın da yükümüz var. Yol durumuna göre yanımıza aldığımız erzakla bu kilo değişiyor. Bisikletlerimizin üstünde en az 3 litre su bulunduruyoruz. Benzinli ocağımız, çadırımız, şişme matlarımız, hamak, yemek setlerimiz ve bisiklet için gerekli alet edavatımız da yanımızda.

Bisikletle İpek Yolu’nda...



Kore’de büyük bir sevgiyle karşılandık

Günde kaç kilometre pedal çeviriyorsunuz?
Yolun durumuna göre değişiyor. Bazen beğendiğimiz bir noktada konaklıyoruz. Planlı bir şekilde ilerlediğimiz söylenemez. Anın tadını çıkarmakla meşgulüz. Ortalama olarak 80 kilometre sürüyoruz. Yeri geldiğinde tam yükle 196 kilometre yaptığımız dahi oldu. Şimdilik 8 bin kilometreye yaklaşmak üzereyiz.

Bisikletle ülkeler arası geçişte sorun oluyor mu?
Pek zorluk yaşamadık ama bazı geçişlerde bisiklete müsaade etmiyorlar. Bizim başımıza gelmedi ama takip ettiğim bisikletçilerde gördüm. Bir araçtan rica edip onunla geçiyorsunuz. Örneğin Türkiye vatandaşları kesinlikle Tayland’dan Hindistan vizesi alamıyor. Onun için Hindistan’a komşu ülke Myanmar’a ulaşıp oradan başvurmak gerekiyor. Biz de aynı yolu izleyeceğiz.

Bisikletle İpek Yolu’nda...



Şu an Çin’den yayılan korona- virüs başta Asya olmak üzere bütün dünya için bir tehdit. Siz de Çin’e komşu ülkelerden geçiyorsunuz. Virüsle ilgili ülkelerdeki gözlemleriniz neler?
Bir tedbir havası hâkim. Örneğin Tayland’a gittiğimizde virüs yoktu. Kamboçya’ya geçtiğimiz günlerde haberler çıkmaya başladı. Sonrasında Tayland’a tekrar döndüğümüzde maske takma oranının yüzde 80 arttığını gördük. Özellikle kapalı alanlardaki insanlara antibakteriyel sıvılar veriliyor. Çinli turistler Kamboçya ve Tayland’a çok sık gidiyorlar, bu nedenle risk çok. Bölgede çok sayıda Çinli işletme var ve ticari olarak da önemli.

Seyahatinizde en unutulmaz anlar hangileri?
Kore seyahatimiz boyunca Koreliler Türk olduğumuzu öğrenince çok sıcak davrandılar. Japonya’da Fukuyama’da altı köprüden geçtik. Bunların dördü Boğaz Köprüsü büyüklüğündeydi. Yol sonundaki manzaralar harikaydı. Kanyonlar, şelaleler, nehirler... Bir de Angkor Vat gezimiz hiç aklımdan çıkmıyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle