GeriErdoğan GÜMÜŞ Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü

Üç yıldır yapılan ve artık geleneksel hale getirilen ‘Vezirköprü Ozanlar / Âşıklar Buluşması’ etkinlikleri için Samsun’un şirin ilçesi Vezirköprü’nün yolunu tuttum. Doğası ve tarihiyle burası keşfedilmeyi bekleyen bir cennet. İşte size Vezirköprü gezi rehberi…

Binmiş olduğumuz feribot kanyonun içlerine doğru yavaş yavaş ilerlerken büyülü bir atmosferin içine doğru çekiliyorduk sanki… Tatlı bir rüzgâr saçlarımızı; her iki yanımızı saran kıyı yamaçların, gökyüzünü öpmek istercesine uzanan muhteşem görüntüsü ruhumuzu okşuyordu.  Halk ozanı Selahattin Dündar’ın;

Dağı denizi ovalar
Mert yiğidi, güzeli var
Dört mevsimi birden yaşar
Ne güzeldir bizim eller!

Dizelerinin eşliğinde süren neşeli ortamda, gezimize katılan diğer halk ozanlarının söyledikleri ve çaldıkları birbirinden güzel Anadolu ezgileri, Şahinkaya Kanyonu’nun dik yamaçlarında yankılanıp yüreğimize su gibi akıyordu adeta… Evet ozanın da dediği gibi “Aynı anda dört mevsimi yaşayan” ülkemin cennet köşelerinden birinde olmanın hazzıyla birlikte harika bir kanyonu keşfetmenin heyecanı sarmıştı bedenimi.

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü


Üç yıldır yapılan ve artık geleneksel hale getirilen ‘Vezirköprü Ozanlar / Âşıklar Buluşması’ etkinlikleri kapsamında davet edildiğim Samsun’un şirin ilçesi Vezirköprü’nün doğal güzelliklerine hayran kalırken Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dönemine adını veren bu tarihi ilçeyi de yakından tanıma fırsatım olmuştu bu seyahatimde…  

Vezirköprü her ne kadar tarihi misyonu ile biliniyor olsa da yakınında bulunan Şahinkaya Kanyon ile de adından sıkça söz ettirecek gibi görünüyor.  Kanyon, Altınkaya Baraj Gölü’nün en dar yerini oluşturuyor. Özellikle kanyonun 1,5 km’lik bölümü, manzarası ve her iki yanını saran yamaçların ihtişamlı görünümüyle en dikkat çekici noktası. Kanyonda feribotla yapılan gezinti müthiş heyecanlı anlar sunuyor ziyaretçilerine. Kanyon içlerine doğru yol alırken, her kıvrımda ortaya çıkan panoramik muhteşem görüntü, kayalara tutunmuş çam ağaçları ve tarihi taş merdivenler, heyecana heyecan katacak güzellikte…

Son yıllarda adını sıkça duymaya başladığımız kanyon, Samsun’a 127 km, Vezirköprü’ye ise 19 km uzaklıkta bulunuyor. Hem gezmek- görmek isteyenler açısından cazibe merkezi hem de özellikle bilinirliğinin artmasıyla doğa ve su sporları meraklılarınca da tercih edilen yerlerden biri olmuş kanyon. Kaya tırmanışı, kano, sup ve paramator sporları, jump (yüksekten serbest atlayış), slackline (gerili ip üzerinde dengede durma) kanyonda yapılmaya başlayan sporlar arasında yer alıyor. Çevresinde doğa yürüyüşleri yapılabilecek alternatif rotalarıyla da doğa yürüyüşçülerinin yakın gelecekte ilgisini çekebilecek bir alan…

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü


Bugüne kadar iki rekor denemesine de sahne olmuş Şahinkaya Kanyonu. Ülkemizde 2017 yılında yapılan Falcon Fest kapsamında İngiliz sporcu Jediah Doohan, slackline-highline branşında ‘Dünya ip üstünde en uzun süre kalma’ rekor denemesini bu kanyonda yaparak 100 saat ip üstünde kalma başarısını göstermiş ve rekorunu burada kırmıştır. Şahinkaya Kanyonu’nda yapılan yine bir başka rekor denemesi de Sarah Rixam’ın, ip üzerinde en uzun mesafe yürüme rekoru denemesidir.

Olur ya bir gün yolunuzu Karadeniz bölgesinin bu şirin bölgesine düşürecek olursanız Şahinkaya Kanyonu’nun ev sahibi, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir dönemine adını veren Vezirköprü’yü görmeden dönmeyin derim.  Vezirköprü, adından da anlaşılacağı üzere, Osmanlı Devleti’nin ‘Köprülüler Dönemi’ diye adlandırılan dönemine adını veren Köprülü Mehmet Paşa’nın doğduğu yerdir. Gerek Köprülü Mehmet Paşa, gerekse ondan sonra gelen Köprülü ailesine mensup sadrazamlar ve diğer aile mensuplarının Osmanlılara verdikleri hizmete binaen kasabaya Vezirköprü adı verilmiştir.

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü


Elbette bunun doğal sonucudur ki, bugün Vezirköprü’de yer alan ve hayranlık uyandıran Bedesten, camiler, hamamlar, Taşmedrese gibi eserler Köprülüler Devri’ndendir. Köprülüler döneminde yapıldığı için yöre halkı tarafından ‘Köprüloğun Hamamı’ olarak da adlandırılan Orta, Yeni, Kale ve Şifa Hamamları günümüzde de kullanılmaya devam etmekte. Aslına uygun olarak yeniden restore edilen Bedesten, içinde barındırdığı 110 dükkânı ve görkemli kervansarayıyla, günümüzde Vezirköprü’nün Kapalıçarşı’sıdır. Çarşıyı dolaşırken, dükkânlardan gelen çekiç sesleri bir melodi gibi kulaklarınızda hoş bir tını bırakacaktır.  Özellikle günümüzde çok da üretilemeyen, kendine özgü yapım tekniği ve yassı biçimiyle ‘Vezirköprü semaveri2 olarak bilinen ve coğrafî işaretli ürün olarak tescillenen semaverden bulup da satın alabilirseniz şanslısınız demektir. Bu semaverde yapacağınız demli çayı içmek hayali de keyfinize keyif katacaktır eminim…

Çoğunluğu Osmanlı döneminde yapılan Vezirköprü camileri, özgün yapıları ile dikkat çeker. Başta Tacettin Paşa ve Kale camileri, avlularında, şadırvanlarda serinlemek ve manevi havasını teneffüs etmek üzere ziyaretçilerine daima açık tutar kapılarını...Taşmedrese, pozitif ilimlerin de verildiği dönemlerinde eğitimin beşiği olma özelliğiyle öne çıkan Osmanlı eğitim kurumlarından biri. Taşmedrese günümüzde de kütüphane olarak bir ilim ve irfan yuvası olmaya devam ediyor.

Döneminin beş yıldızlı otelleri olarak kabul edilen kervansaraylardan biri de yine Vezirköprü’de bulunuyor. 17.- 19. yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin edilen Taşhan, tarihe tanıklık yapmış hâliyle mağrur durur karşınızda. Avlusuna adımınızı atar atmaz bir duygu seli sarar bedeninizi.  “Kim bilir bir zamanlar nice kervanları ağırlamış bu mekân!” diye düşüncelere dalıp tarihteki masalsı yolculuk hikâyelerinin izlerini arar gözleriniz. 2006 yılında yapılan restorasyon sonucu yenilenen yüzüyle yol hikayelerini anlatmak üzere heyecanla ziyaretçilerini bekliyor.

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü


Vezirköprü sadece kanyonu ve merkeziyle değil civarında yer alan doğal güzellikleriyle de saymakla bitmeyecek çok sayıda değere sahip. Kunduz Dağı ve Ormanları bunlardan biri. Orman içindeki kuş cenneti, sazlıkların arasında sizinle adeta saklambaç oynarcasına bir kaybolup bir görünen sincapların yanı sıra onlarca çeşit kuşa ev sahipliği yapan küçük bir cennet! Bungalov evlerde konaklayabilir, Sarıçiçek Yangın Gözetleme kulübesine çıkıp uçsuz bucaksız ormanı seyre dalabilirsiniz. Kunduz Dağı Sarıçiçek Yaylası’nda; yaban hayatının belki de en güzeli olarak görülen geyiklerin doğal hayata bırakılmak üzere yetiştirildikleri ‘Geyik Üretme Çiftliği’ mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri yine.

Tarih ve doğal güzellik iç içe: Vezirköprü


Vezirköprü’nün köyleri de görülmeye değer güzelliklere sahip. Üstelik 2011 yılından itibaren Vezirköprü Kaymakamlığının başlattığı el sanatlarını yeniden canlandırma projesi çerçevesinde Tahtadibek ve Sarıdibek köylerinde kilim atölyesi, Susuz köyünde bez dokuma atölyeleri kurulmuş ve üretime geçilmiştir. Vezirköprü’nün en önemli tarihî ve turistik değerlerinden birisi de bilimsel kazıları halen devam ettirilen Oymaağaç Höyüğü’dür. Elde edilen bulgular doğrultusunda Hititlerin kutsal kabul ettiği şehir Nerik’in, Oymaağaç Höyüğü olduğu düşünülmektedir.  Evet ozanın da dediği gibi “Aynı anda dört mevsimi yaşayan” ülkemin cennet köşelerinden birini daha tanımak istemez misiniz?  İşte Vezirköprü de bunlardan biri… O halde ne duruyorsunuz?

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle