GeriEbru Erke Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi

Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi

Deniz mahsulleri ve özellikle kabuklular, envai çeşit ot, tazecik sebzeler ve bir de Ayvalık mutfağının simyası zeytinyağı... Tüm bunlara Girit ve Midilli’den mübadeleyle gelenlerin yemek kültürü de eklenince, Türkiye’nin geri kalanından ayrışan bir mutfak çıkıyor ortaya. Şunu son derece net söyleyebilirim: Ayvalık’ta kötü yemek bulmak uğraş ister.

Ayvalık tatiline gidenler, anakaraya incecik bir yolla bağlanan Alibey yani Cunda Adası’nı hedef alsa da şehir merkezini ihmal etmemek gerek. Özellikle Macaron Mahallesi son zamanlarda hayli gözde. Macaron, yazıldığı gibi okunuyor, Fransızların ‘makaron’u gibi değil. Mercanköşkün Latincesi ‘marjoram’dan geliyor. Burada yaşayan Rumlar mercanköşke macarona dermiş. Bahçelerde mercanköşk yetiştirilir, çayı demlenip içilirmiş. Burada yol bulmaya çalışmayın, tam tersine kaybolun ve antikacısından ekmekçisine adımbaşı önünüze çıkan dükkânları keşfedin. Öğlen Mor Salkım’ın zeytinyağlılarından ve yoğurtlu oğlak eti gibi özel yemeklerinden yiyip hemen yan taraftaki Macaron Muhallebicisi’nde kahve ve tatlı keyfi yapın.

Ayvalık’ta bir balık restoranına oturduğunuzda balığa ulaşmanız için aşmanız gereken bir meze deryası bulunuyor. Burada her restoranın kendine has özel mezeleri var. Ama adada bolca yenilen kidonya (bir çeşit deniz kabuklusu), akivades (kum midyesi) ve karadiken (denizkestanesi), deniz fasulyesiyle güveçte sıcak ot, üstüne lor karışımı sürülüp kızartılarak sunulan dilim patlıcan yani Rum böreği ve yemek sonrası gelen, üzerine karadut ya da vişne reçeli dökülmüş tazecik lor peyniri hemen hemen her restoranın ortak paydası. Bir de her şeye soya sosu basan, hardal veya çedar peyniri ekleyen yerler var ki umarım sayıları artmaz ve yemek kültürü yozlaşmaz.

Nerede yemeli?

TAMAM MEYHANE: Geçmişteki meyhane geleneğini korumaya çalışıyor. Mesela meze dolabı yok. Kendinizi meyhanecinin ellerine bırakın. Her şey günlük ve taptaze. Buranın mottosu “Karşılıklı saygı, karşılıksız sevgi”. Mutfakta ailesi üç nesildir bu işi yapan Volkan Ertan var. Uykuluk, fellah köftesi, tam tekmil fava, etli pazı sarma... Tavsiyem, önünüze ne getirirlerse yemeniz.

Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi



YANNIS: Bu yazın yenisi. Fora Camping’in içinde. Özellikle iskelesinde yemek çok keyifli. Peynir dolgulu kabakçiçeği kızartması ve deniz mahsullü el yapımı pappardelle nefis. Şef Turgut Can, et konusunda da çok iyi. Risotto ile sunulan incik ve özel soslu kaburgayı deneyin.

CUNDA MEZE DÜNYASI: Fiyat-kalite dengesi çok iyi... İşin başında Kaya Sıvış var. Tereyağında kalamar yumurtası, kuru börülce, tahin-cevizle yapılan paşa ezmesi, kendi hazırladıkları torikten yapma lakerda, beğendili ahtapot, fırınlanmış minik Girit kabakları deneyebileceklerinizden birkaçı.

Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi



BAY NİHAT: Restoran ismini kurucusu Ahmet Nihat Bekit’ten alıyor. Oğulları Volkan ve Hakan işin başında. 1978’den beri aynı titizlikte ve kalitede hizmete devam ediyor. Mezelerinde yaratıcılık var ama zorlama hiç yok. Ot mücveri ve güveçte kabuklularını deneyin.

Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi



SAHİL RESTAURANT: Bay Nihat’ın hemen yanında. Sahipleri Mehmet ve Ahmet Atala kardeşler işin başında. Mürekkepli sübye paça, deniz ürünlü gemici böreği, tarçınlı peynir, ahtapot, karides, sübye ve levrekle yapılan sahil lokumu tadı damakta kalanlar.

ŞEHİR KULÜBÜ: Akşam saatlerinde zeytinyağlı meze ve balık çeşitleri sunuyorlar.

AYNA: Nihal Güven’in kızı Ezgi ile işlettikleri ve ‘yeme, içme, oturma yeri’ olarak adlandırdıkları Ayna, yaz kış açık. Ayvalıklıların mutfağında ne pişiyor diye merak ediyorsanız uğrayın.

Otu da balığı da zeytinyağı da benzersiz... Ayvalık lezzet rehberi



Mutlaka yapın

Taş Kahve’de tost: Cunda sahildeki tarihi taş binadaki kahvehanede günün her saati kahve ve çay içebilir, açsanız Ayvalık tostundan yiyebilirsiniz.
Perşembe pazarında alışveriş: Lezzetli yemeklerin kaynağı olan yöre malzemelerini yakından tanımak için en iyi fırsat perşembe günleri şehrin merkezinde kurulan pazar.

Cavlıhane’de kahvaltı: Bölgenin kıdemli zeytinyağı eksperlerinden Mehmet Cavlı, ailesine ait taş binayı minik bir otele çevirdi. Kalmıyor da olsanız Girit kahvaltısını deneyebilir, Mehmet Bey oradaysa tadına doyulmaz bir zeytinyağı sohbeti yapabilirsiniz.

Zeytinyağı tadımı: Ufak süslü püslü şişelerdense hazır buralara gelmişken büyük tenekedeki zeytinyağlarından alın. Hangi marka diye soracak olursanız, bol bol tadım yapın ve damağınızın sesine kulak verin.

Peynir alışverişi: Ayvalık’ın en eski peynircisi olarak bilinen Darbuka Kardeşler, Midilli’den mübadele yoluyla gelmiş olan Darbuka ailesi tarafından kurulmuş. Koyun sütüyle yapılan sepet peyniri, taze lor, Bergama tulumu almanız gerekenlerden birkaçı. Kesebir Mandıra’dan da çörekotlu, sakızlı, kekikli, pulbiberli saganaki peynirlerinden (nasıl pişirileceğini öğrenip) mutlaka alın.

Papalina yemeden dönmeyin

İster ara sıcak olarak söyleyin isterseniz yanında çıtır çıtır bir roka salatasıyla ana yemek niyetine yiyin ama ne yapıp edip adanın meşhur balığı papalinayı mutlaka tadın. Papalinanın sadece tavası yapılıyor, temmuz ve ağustos aylarında avlanmasına müsaade ediliyor ve lokantalarda servis ediliyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle