GeriArzu BALOĞLU Kaplıca cenneti Anadolu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kaplıca cenneti Anadolu

Kaplıca cenneti Anadolu

Anadolu’muz bir kaplıca cennetidir. Şifalı suya sahip her bölge tedavi edici kendine has mineral kaynaklara sahip. Bu yazımda size biraz kaplıca cenneti Anadolu’dan bahsetmek istiyorum.

Ülkemizde hemen hemen her yerde illa ki şifalı sular akar ki çoğu zaman birçok farklı hastalığı tedavi eder. Mesela bunlar nerededir? İlk aklıma gelenler arasında Kütahya, Afyon, Yalova, Bursa, Yozgat, Amasya, Tokat, Sakarya, Aydın, Pamukkale gibi önemli şehirlerde ve çevresinde yer alıyor. Bazen sağlık turizmin hizmetinde bazen daha doğal koşullarda butik işletiliyor. Anadolu da eminim başka hatırlayamadığım kim bilir ne güzel kaynaklar yer almaktadır.

Bazılarında işletmeler tesisi gayet şık ve konforlu hale dönüştürmüşler. Hatta sağlık turizm altında biraz fazla turistik görünmekteler. Kimi ise gerçekten bakımsız ve sahipsiz, oradaki doğal kaynakları aslını bozmadan ortaya çıkaracak yatırımcıları bekliyor. Herkes bilir ki her SPA bir kaplıca değildir. SPA’da genellikle masaj, sıcak su banyoları, hamam, buhar odaları gibi hizmetler olabilir ama kullanılan su aslında şifalı su olmayabilir.

Anadolu’muz bir kaplıca cennetidir. Şifalı suya sahip her bölge tedavi edici kendine has mineral kaynaklara sahiptir. Mesela, Amasya ve çevresinde nereler vardır? İl merkezine yakın olanların yanında Göynücek ve Hamamözü ilçelerine yayılmış olanlar da vardır. Merkezdeki doğal kaynaklar arasında şunlar yer alır; Gözlek Kaplıcası Amasya’ya 22 km uzaklıktadır.

Kaplıca cenneti Anadolu


Burası çekerek ırmağı kenarında bataklık bir bölgededir. Bol miktarda kükürt içeren kaplıca suyu romatizma ve deri hastalıklarına iyi geldiği söylenir. Terziköy kaplıcasının suyu, sodyum bikarbonatlı ve kalsiyumlu sular grubuna dahildir. 37 derece sıcaklıkta ph değeri 6.67 ve radyoaktivitesi 4.5 eman olan hipotonik ve izotermal bir sudur.

Bunun gibi birçok kaplıca zenginliklerimiz sayılabilir. Yurtdışında ise kaplıcalara çok önem veren kültürler vardır. Örneğin Japonlar ailece hafta sonları kaplıcalara gitmeyi çok severler. Anadolu ziyaretlerimde gittiğim kaplıcalarda dahi uzak doğudan ülkemize gelmiş Turistlerle sık sık karşılaştım, hatta bu bölgeyi nasıl buldular diye şaşkınlıkla karşıladım.

Örneğin Bursa’da benim dahi zor bulduğum bir kaplıcada yıkananların birçoğu Japon turist idi. Kendi ülkelerinde ailece gidilen keyifli kaplıca otelleri de sıkça bulunmaktadır. Temizlik, hijyen, disiplin ve doğallık önem verilen değerlerdir ve kurallar çok sıkıdır. Gerçekten bunları Japonya seyahatimde termal sularda deneyimlemekten ötürü şükrediyorum.

Yine termal kaynaklarıyla bilinen İzlanda ise bu hususta çok zengin bir bölgededir. İzlanda’da yeraltı zaten kaynamaktadır, doğal su kaynakları ve mineral olarak hakikaten zenginlikleri tartışılmaz.

Orada ‘Blue Lagoon’ adı altında bir açık havuz vardır ki bir giren bir daha çıkmaz istemez. Mavinin, şifalı suyun ve buharın mis gibi temiz bir havayla birleştiği eşsiz güzelliklerdendir. Hava eksi bilmem kaçmış kimin umurunda, suya girdiniz mi hemen başka bir dünyaya geçiyorsunuz. Yaşamak lazım. Orada keyif yapmış olan şanslı gezginlerdenim. Kim ne derse desin aslında Anadolu çok zengindir.

 

 

False