GeriSeyahat Tarih, huzur ve lüksün buluştuğu şehir: Brugge’de zaman yolculuğu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet NSosyal
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Tarih, huzur ve lüksün buluştuğu şehir: Brugge’de zaman yolculuğu

Tarih, huzur ve lüksün buluştuğu şehir: Brugge’de zaman yolculuğu

Daily Mail yazarı Kate Wickers, Belçika’nın masalsı şehri Brugge’ü, “kirli bir yapının içinde bir yerlerde antik şehir yatıyordu” sözleriyle tanımlayan yazar Graham Greene’e atıfla kaleme aldığı yazısında, şehrin tarihî dokusu ve zarafetiyle dikkat çektiğini vurguluyor.

Wickers’ın aktardığına göre, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan şehir, yaz aylarında kalabalık turist gruplarının akınına uğrasa da, gerçek Brugge deneyimi için ilkbahar ve sonbahar ayları öneriliyor. Şehir merkezinden uzaklaştıkça ise Brugge’ün sakin ve otantik yüzüyle karşılaşmak mümkün.

Yazarın önerdiği duraklardan biri, 13. yüzyıldan kalma Beguinage. Hayatlarını Tanrı’ya adamış kadınlar için kurulmuş bu yaşam alanı, huzur veren bahçeleriyle ziyaretçileri zamanda yolculuğa çıkarıyor.

Brugge’ün merkezinin, kompakt yapısıyla yürüyerek kolayca keşfedilebileceğini belirten Wickers, özellikle sabah erken saatler veya gün batımında dolaşmanın şehrin gerçek ruhunu hissettirdiğini söylüyor. Günün son ışıklarında yapılan bir Meryem Ana Kilisesi ziyareti ise, Michelangelo’nun “Madonna ve Çocuk” heykelini kalabalıktan uzak bir şekilde görme şansı sunuyor.

Tarih, huzur ve lüksün buluştuğu şehir: Brugge’de zaman yolculuğu


LÜKS VE TARİHİ BİR ARAYA GETİREN KONAKLAMA SEÇENEKLERİ

Kate Wickers, konaklama tavsiyelerinde şehrin tarihi dokusunu modern lüksle birleştiren iki farklı oteli öne çıkarıyor. Bunlardan ilki, kanal kenarında yer alan ve aile işletmesi olan Hotel Van Cleef. Sint-Anna bölgesinde, Markt Meydanı’na yalnızca 10 dakikalık yürüme mesafesindeki otel, VIII. Henry’nin dördüncü eşi Clevesli Anne’nin ailesine dayanan köklü bir geçmişe sahip.

18. yüzyıldan kalma yapının içinde jakuzili mermer banyolar, Missoni ve Hermes mobilyalarla donatılmış 16 oda bulunuyor. Otelin ‘Yeşil Oda’sında kristal avizeler altında sunulan kontinental kahvaltı ve terasta ikram edilen çay servisi, Wickers’a göre şehirdeki en rafine konaklama deneyimlerinden biri.

İkinci otel önerisi ise, Brugge’ün en eski otellerinden biri olan Boutique Hotel Sablon. Wickers, bu otelin 16. yüzyıldan kalma cephesi ile tarihi korurken, iç mekânda tamamen modern bir çizgi izlendiğini aktarıyor. Bohem detaylarla tasarlanan 43 odanın en genişi olan ‘The Loft’, 84 metrekarelik alanı ve şehrin çatılarına bakan manzarasıyla dikkat çekiyor. Kahvaltı büfesinde yerel lezzetlere de yer veriliyor; Wickers, özellikle kremalı yerel peynir Bruges Blomme’un ve klasik Belçika waffle’larının altını çiziyor.

Tarih, huzur ve lüksün buluştuğu şehir: Brugge’de zaman yolculuğu


ZİNCİRLERDEN UZAK, OTANTİK BİR ALIŞVERİŞ DENEYİMİ

Wickers’ın dikkat çektiği bir diğer nokta da Brugge’deki bağımsız işletmelerin hâlâ varlığını güçlü şekilde sürdürmesi. Zanaatkar çikolatacılar, küçük waffle dükkanları ve geleneksel kuyumcular, ziyaretçilere otantik bir alışveriş deneyimi sunuyor.

Daily Mail yazarı Kate Wickers’ın gözlemleri, Brugge’ün sadece bir turistik durak değil, aynı zamanda tarih, huzur ve zarafetin iç içe geçtiği özgün bir Avrupa şehri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

False