GeriSeyahat Paris’in gizli güzellikleri: Keşfedilmeyi bekleyen 7 adres
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet NSosyal
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Paris’in gizli güzellikleri: Keşfedilmeyi bekleyen 7 adres

Paris’in gizli güzellikleri: Keşfedilmeyi bekleyen 7 adres

Amerikalı seyahat yazarı Kelly Magyarics, Business Insider için kaleme aldığı yazısında, Paris’e yaptığı çok sayıda ziyaretin ardından hâlâ bu şehre hayran olduğunu belirtiyor. Klasik turistik durakların ötesine geçerek keşfettiği ve herkesin mutlaka denemesi gerektiğini düşündüğü yedi farklı Paris deneyimini okuyucularla paylaşıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Aşkın, sanatın ve ışığın başkenti Paris… Her sokağı tarih kokan, her köşesi ayrı bir hikâyeye ev sahipliği yapan bu şehir, ilk bakışta herkesi büyülemeyi başarır. Seine Nehri boyunca uzanan zarif köprüleri, zarafetiyle göz kamaştıran mimarisi ve kültürel zenginliğiyle Paris, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi kendine çekiyor.

Ancak Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi ve Champs-Elysees gibi klasik rotaların ötesine geçip şehrin daha özgün, daha yerel yüzünü keşfetmek isteyenler için Paris’in sunduğu deneyimler çok daha derin. İşte tam da bu noktada, seyahat yazarı Kelly Magyarics’in Business Insider için kaleme aldığı gözlemler devreye giriyor.

Paris’in gizli güzellikleri: Keşfedilmeyi bekleyen 7 adres


1- EYFEL’İ İZLEMEK İÇİN EN DOĞRU YER: MONTPARNASSE KULESİ’NİN TERASI

Magyarics, Eyfel Kulesi’nin tepesine birkaç kez çıktığını, ancak Paris’in panoramik manzarasını seyretmek için Montparnasse Kulesi’nin çok daha ideal olduğunu söylüyor. Şehrin tek gökdeleni olan bu kule, 360 derecelik muazzam bir şehir manzarası sunuyor. Özellikle Eyfel Kulesi’nin ışık gösterisini izlemek için akşam saatlerinde gidilmesini öneriyor.

2- LOUVRE DIŞINDA SANAT DOLU ALTERNATİFLER: MUSRE D’ORSAY VE L’ORANGERIE

Magyarics, Louvre Müzesi’ni ziyaret etmiş olsa da asıl favorilerinin Musre dWOrsay ve Musee de l’Orangerie olduğunu belirtiyor. Eski bir tren garı olan Orsay, Empresyonist sanatın başyapıtlarına ev sahipliği yaparken; Orangerie’de ise Monet’nin ikonik Nilüferler serisi yer alıyor. Yazara göre bu müzeler, klasik Paris sanat rotasının dışında ama kesinlikle görülmeye değer.

3- TARİHİN KARANLIK YÜZÜ: PERE LACHAISE VE LES CATACOMBES

Jim Morrison’ın mezarının da bulunduğu Pere Lachaise Mezarlığı, yazarın ilk gençlik yıllarındaki keşiflerinden biri. Ancak Paris’in yer altı mezarları Les Catacombes, onun için çok daha farklı bir deneyim olmuş. 18. yüzyılda inşa edilen bu tüneller, 6 milyondan fazla kişinin kalıntılarını barındırıyor. Magyarics, bu turu “büyük bir ciddiyetle yürüdüm” sözleriyle anlatıyor.

4- LE MARAİS’DE BİR KOKTEYL AKŞAMI

Yalnızca bir seyahat yazarı değil, aynı zamanda içki kültürü üzerine de yazan Kelly Magyarics, Le Marais semtini Paris’in en iyi kokteyl barlarına ev sahipliği yapan bölgesi olarak tanımlıyor. Little Red Door, Cambridge Public House, Le Mary Celeste ve La Mezcaleria gibi mekanlarda geçirdiği bir geceyi, şehrin en keyifli deneyimlerinden biri olarak değerlendiriyor.

5- NOTRE-DAME’DAN SONRA MONTMARTRE’A YÖNELİN: SACRE-COEUR

Notre-Dame Katedrali’nin ardından mutlaka Sacre-Coeur Bazilikası’na uğranmasını öneren yazar, Montmartre tepesine çıkarken karşılaştığı canlı müzik performansları ve bölgedeki atmosferin büyüleyici olduğunu ifade ediyor. Bazilikadan indikten sonra bir kafe molası veren Magyarics, burada manzaraya karşı oturmanın, yemeklerden daha akılda kalıcı olduğunu söylüyor.

6- TATLIDAN TUZLUYA GEÇİŞ: GALETTE KEŞFİ

Paris’teki klasik tatlı kreplerin dışında, Brittany bölgesine özgü karabuğday unundan yapılan galettelerden de bahseden yazar, Le Marais ve Latin Mahallesi’nde galette sunan pek çok mekân olduğunu belirtiyor. Breizh Cafe’de mantar, jambon ve peynirli galette denediğini söyleyen Magyarics, bu deneyimi “daha topraksı ve doyurucu bir tat” olarak tanımlıyor.

7- ANI OLARAK SANAT DEĞİL, DÖVME GÖTÜRÜN

Kelly Magyarics, bir Paris seyahatinde arkadaşıyla birlikte Freaks and Geeks Tattoo’da eşleşen şampanya kadehi dövmeleri yaptırdığını anlatıyor. Dövmeleri, klasik hediyeliklerin çok ötesinde bir hatıra olarak değerlendiriyor. Hatta sonraki ziyaretinde lavanta deseniyle ikinci bir dövme daha yaptıran Magyarics, bu tür kişisel anıların Paris’le olan bağını daha da anlamlı hale getirdiğini vurguluyor.

False