
Moda uğruna seyahat: Avrupa’nın en havalı vintage ve bit pazarları
Artık seyahat sadece manzara görmek için değil tarz bulmak için de yapılıyor. Kimisi Louvre’u, kimisi Alpler’i, kimisi ise iyi bir ikinci el deri ceket peşinde Avrupa yollarına düşüyor. Berlin’den Madrid’e, Atina’dan Stockholm’e ve hatta Fransa’nın kuzeyine kadar, kıyafet tutkunları için seyahat etmenin yepyeni bir nedeni var: bit pazarları ve vintage dükkânları.
BİT PAZARI BAŞKENTİ: BERLİN
Berlin gibi sıra dışılığıyla ünlü bir şehir, bit pazarı konusunda da elbette iddialı. Pazar günleri çoğu dükkân kapalı olduğundan, Berlinliler soluğu bu pazarlarda alıyor.
Prenzlauer Berg’deki Mauerpark, hem turistlerin hem de yerel koleksiyoncuların uğrak yeri. Ancak sabrınız varsa, daha küçük pazarlarda çok daha özgün parçalar bulabilirsiniz. Mitte’deki Arkonaplatz özellikle sonbaharda altın renkli ağaçlarıyla büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Eski film kameraları, endüstriyel mobilyalar ve el yapımı battaniyeler en çok aranan parçalar arasında.
Tarihi dokusu güçlü yerler arıyorsanız, Rathaus Schöneberg bit pazarı tam size göre. Burası John F. Kennedy’nin “Ich bin ein Berliner” konuşmasını yaptığı meydanda kuruluyor. Fiyatlar da oldukça makul. Romantik bir alışveriş atmosferi için, Müze Adası’ndaki Bode antika ve kitap pazarı mükemmel bir seçenek. Kim bilir, belki siz de oradan gümüş bir pasta bıçağı ya da okunmasa bile alınası bir eski romanla dönersiniz.
Berlin’de ayrıca Avrupa’nın en büyük vintage mağazalarından biri olan Humana (Friedrichshain) bulunuyor. Beş katlı bu hazine, lederhosen’den retro kayak kıyafetlerine kadar her şeyle dolu. Soul & Style ve V Vintage ise 80’ler modasıyla öne çıkıyor.
ANTİK KENTTE VİNTAGE AVI: ATİNA
Atina’ya giden çoğu turist, Akropolis ve Partenon için orada olur ama şehrin gerçek keşfi pazar tezgâhlarında başlar. Pire Limanı’na giden yol üzerinde, tren rayları boyunca kurulan bit pazarı, sabah saatlerinde en canlı hâlini alır. Masaların yanı sıra yerde sergilenen parçaları karıştırmak, adeta bir hazine avı gibidir.
Bir diğer adres, ismiyle bile merak uyandıran Pazari Rakosyllekton yani Hazineciler Pazarı. Burada mobilyadan plaklara kadar her şeyi bulabilirsiniz.
Kıyafet meraklıları için Kilo Shop (Ermou 120), kilo ile vintage konseptiyle popüler. Daha seçkin parçalar arayanlar ise Anthophile Vintage ve Handpicked Cherries mağazalarına uğramalı.
İSKANDİNAV ŞIKLIĞI İKİNCİ ELDEN: STOCKHOLM
İsveç, pahalı fiyatlarıyla bilinir ama modayı yakalamak için bütçenizi zorlamanız gerekmez. Humana ve Myrorna zincirleri şehirdeki ikinci el alışverişin kalbi. Myrorna’da sadece kıyafet değil, İskandinav tasarımı porselenler ve cam eşyalar da bulabilirsiniz.
Stockholm’ün vazgeçilmezi ise Loppis denilen açık hava bit pazarları. Bu pazarlarda hem alışveriş hem sosyalleşme bir arada yaşanır. Kırsal kesimlerde düzenlenen loppis turları (loppisrunda), özellikle ilkbahar ve yaz aylarında oldukça popüler.
İSPANYOL ZARAFETİNİN VİNTAGE HALİ: MADRİD
Madrid, hızlı modanın doğduğu şehir olabilir ama sokaklarında vintage kültürü çok güçlü. Second Chance mağazasında Loewe, Dolce & Gabbana, Yves Saint Laurent gibi markaları uygun fiyatlarla bulmak mümkün. Daha genç bir tarz arayanlar için Friperie ve Neare, denim ve Y2K estetiğiyle dikkat çekiyor. Şehrin en ünlü pazarlarından El Rastro, Pazar günleri mahalleyi bütünüyle dönüştürüyor. Burada antika seramiklerden vintage takılara kadar her şey elinizin altında.
FRANSA’NIN BİT PAZARI BAŞKENTİ: AMİENS
Kuzey Fransa’daki Amiens, Gotik katedraliyle ünlü olabilir ama koleksiyonerlerin asıl hedefi Rederie bit pazarı. Yılda iki kez Nisan ve Ekim aylarında 2.000’den fazla satıcı şehre akın ediyor. Cumartesi gecesi kurulumlar başladığı için, erken gidenler en güzel parçaları kapıyor.
The Guardian'ın "Continental thrift: five of the best cities in Europe for vintage shopping" başlıklı haberinden derlenmiştir.

Oya ARMUTÇU
Salim Uzun
Erdal Fernergiz


