GeriSeyahat Koşu bahane Kaz Dağları şahane
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Yunan mitolojisine göre Zeus’un doğduğu Kaz Dağları, 25 ülkeden 1.700 sporcunun katıldığı İda Ultra Maratonu’na ev sahipliği yaptı. Gündoğumuyla başlayan zorlu maratonu biz de deneyimledik, ‘koşamadık’ ama bir cennetle karşılaştık.

Pek çok efsaneye konu olan ve İda Dağı olarak bilinen Kaz Dağları, tam bir doğa harikası. Buram buram kekik kokusu, zeytin bahçeleri, taş evleri, arnavut kaldırımlı köy sokakları ve şelaleleriyle dört mevsim ziyarete uygun bir cennet. Edremit’ten başlayıp Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine kadar devam eden büyük bir coğrafya. Doğal güzellikleri ve tarihi yerlerin yanı sıra turistik ve spor amaçlı ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Kaz Dağları geçen hafta beşinci kez Türkiye’nin en önemli ultra maratonu ‘İda Ultra sponsored by Karspor’a ev sahipliği yaptı. 25 ülkeden 1.700 sporcu, gündoğumuyla birlikte Edremit Körfezi’nin büyüleyici manzarası eşliğinde birincilik mücadelesi verip doğanın tadını çıkardı. Dört farklı parkurda yarışan sporcular, Ayvacık’ın Yeşilyurt Köyü’nden başlayıp Güre kasabasına kadar koştu.

Maratona katılanlar Çanakkale ile Balıkesir sınırındaki Mıhlı Çayı’nı geçerken zor anlar yaşadı. Zaman zaman yağmur hızlandı. Yokuşlara aldırış etmeyen koşucular yağmur çamur demeden bitiş noktasına kadar zorlu parkuru tamamladı. Biz de maratona katıldık ama koşmak yerine nerede kalınır, nerede yemek yenir diye Adatepe ve Yeşilyurt Köyü ile civarını gezdik.

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Gör, gez, nefeslen

Kaz Dağları gezinize milli parktan başlayabilirsiniz. Milli park sınırları içindeki Sarı Kız Türbesi’ni, ardından bu mevsimde gürül gürül akan Hasanboğuldu ve Sutüven şelalelerini mutlaka görün. Özellikle Mıhlı Çayı ve taş köprü doğa yürüyüşü yapmayı seven fotoğraf tutkunları için birebir. Zeus Altarı, Kaz Dağları’na gidenlerin eşsiz manzarasından dolayı en çok tercih ettiği noktalardan. Altara ulaşan yol Adatepe Köyü’nden geçiyor. Önce köyde bir tur atın, büyük çınarın altında kahve için, sonra Zeus Altarı’na kadar yürüyün. 20 dakikalık bir patika, sizi muhteşem bir manzaraya çıkaracak. Manzara mı, manzaraya ulaşmak için yürüdüğünüz yol mu, yoksa havadaki oksijen ve mis gibi kekik ve çam kokuları mı daha büyüleyici atların dibinde nefeslenirken düşünürsünüz... Şahinderesi Kanyonu da bu bölgede bir gününüzü ayıracağınız bir rota olmalı. Ancak mutlaka bir tur şirketinden yardım alın. Kanyonun derinleri rehbersiz gezmeye uygun değil. Hem aniden bastıran yağış nedeniyle kabaran sular hem de büyük ve kaybolmaya neden olabilecek geniş arazi nedeniyle rehber ve izin şart. Tabii bir de arazi aracı... Bölgede tur için özel hazırlanmış kamyonetten bozma cip ya da cipten bozma kamyonetler göreceksiniz. Şaşırmayın, bunlar coğrafyaya en uygun araçlar.

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Seçenek çok

Ayvacık merkeze 21 kilometre uzaklıktaki Yeşilyurt Köyü bu mevsimde de hareketli. Han Cafe, Yeşilyurt meydanındaki köy kahvesi aslında (0544 328 32 99) ve bir aile işletmesi. Köyün ilk han kahvesinin tarihi, develerle ticaret yapılan döneme dayanıyor.

Emine Soydemir’in gözlemeleri çok lezzetli. Özellikle nefis otlu-peynirli gözlemesini (20 lira) mutlaka deneyin. Han Cafe’nin en çok tercih edilen lezzetlerinden biri de manlama (mantı gibi yoğurtla verilen kıymalı gözleme, 30 lira). Tamamı kendi üretimlerinden köy kahvaltısı kişi başı 50 lira, çay 3 lira.

Köyün dışına konumlanmış Casa Mila, 3 süitiyle butik otel ve burası Trattoria Leo adındaki İtalyan restoranıyla ünlü (0539 211 27 27). Şef Tufan Özen’in incecik hamurla hazırladığı 8 çeşit pizza (78-120 lira) ve kuzu incik risotto (112 lira) leziz. İtalyan oyuncuların fotoğraflarıyla dekore edilmiş bu restoranın bir diğer lezzetiyse tiramisu (50 lira).

Amacınız kuş sesleri eşliğinde, közde kahve (15 lira) yudumlamaksa Yeşilyurt Köy Konağı tam size göre. Yöresel lezzetlerin tadına bakıp serpme köy kahvaltısı (50 lira), gözleme (20 lira) ve manlama (30 lira) deneyebilirsiniz.

Tarih kokan bu konağın çetmi tatlısı (20 lira) ve limonatası (15 lira) oldukça meşhur. Erken saatlerde koşucuların ısınmak için sığındığı köy konağında ücretsiz otopark da var. Çanakkale’nin ünlü karadut ve koruk suyunu burada da (15 lira) mutlaka deneyin.

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Termal otel de var butik otel de

Hattuşa Vacation Thermal Club Kazdağları Hotel

Edremit Körfez Havalimanı’na 15, Akçay’a 4 kilometre uzaklıktaki termal otel, Kaz Dağları’ndan çıkan şifalı suları ve doğayla iç içe sağlıklı tatil yapmak isteyenler için birebir. Dört mevsim sıcak su havuzları, Türk hamamı ve tuz odaları var. (0266) 384 44 00

1774 Kazdağı Termal Butik Otel

Yeni açılan otelin bahçesinde kekik, mandalina, zeytin toplama ve kırma etkinlikleri düzenleniyor. Deniz manzaralı, balkonlu odanıza istediğiniz saatte serpme kahvaltı siparişi verebiliyorsunuz. Otelin termal havuzunu rezerve edip özel olarak kullanabiliyorsunuz. Kış akşamları ateş başında sucuk-ekmek partisi düzenleniyor. (0266) 387 35 55

Manici Kasrı, Yeşilyurt Köyü

Geleneksel ve zarif taş mimarisiyle Yeşilyurt’un en güzel otellerinden biri. 21 odası ve 3 villası var. Şömineli odaları ve ahşap salonlarıyla Manici Kasrı, şehir stresinden uzaklaşmak isteyenleri memnun ediyor. Etrafı yemyeşil otelde sabahlar, kendi hazırladıkları reçeller, marmelatlar, ev yapımı ekşi mayalı ekmeğin olduğu serpme kahvaltıyla (125 lira) başlıyor. Özellikle Kaz Dağları’nda yetişen ürünleri kullanmaya özen gösteren otel, ürünlerin birçoğunu Manici Çiftliği’nden ve yerel üreticilerden temin ediyor. Akşamki tadım menüsünde çorba, ana yemek,4 çeşit meze, ara sıcak ve tatlı, kişi başı 340 lira. Ücretsiz dağ bisikleti kiralayıp çevreyi gezebiliyorsunuz. (0533) 157 96 96

Tek başınıza bu parkuru yürüyebilirsiniz

Fatih Topçu (43) triatlet, YouTuber

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Kaz Dağları’nda yürüyüş yapmak isteyenler İda Ultra’nın sitesinden yarışın parkurunu telefonlarına indirip rotayı takip edebilir. Bu rota sizleri köylerin arasında büyülü bir yolculuğa çıkaracak. Ayakkabı olarak boğazlı bir patika yürüyüş ayakkabısı kullanabilirsiniz. Bazı bölümler dik olduğundan yanınıza hafif bir yürüyüş batonu alabilirsiniz. Çantanıza küçük bir şişe su koyun çünkü yolda bolca çeşmeye ve doğal su kaynağına rastlayacaksınız. Yağmurluğunuzu da mutlaka yanınıza alın. Harika şelaleler ve yemyeşil bitki örtüsünü ölümsüzleştirmek için fotoğraf makinesini unutmayın.

Buranın köylüsü başka bir yerinkine benzemiyor

Soner Ulutan (63), emekli kimya mühendisi

Koşu bahane Kaz Dağları şahane


Bu benim 14’üncü 100 kilometre koşum. Kaz Dağları’nı 4’üncü kez koşuyorum. Mükemmel bir yer. İnanılmaz bir ortam. İlk koşumda çok hoşuma gitmişti. Özellikle buranın köylüleri harika insanlar. Türkiye’nin başka köylülerine benzemiyor. Kadın-erkek fark etmeksizin hepsi selam veriyor ve gülümsüyor koşanlara. Ortam zaten çok güzel. Koşmak yorucu tabii. Koşarken hiç akıllıca gelmiyor ama bitirince unutuyorsun ve bir daha koşmak istiyorsun. Eşim de koşuyor. Koşarken sudan geçmek sanıldığı kadar zor değil. Aslında soğuk su dinlendiriyor bacakları. Oksijen muazzam zaten.

Bileğime kadar çamura saplandım

Gurur Çiçekoğlu (31), oyuncu

Koşu bahane Kaz Dağları şahane

Daha önce de koştum ama bu parkuru deneyimlememiştim. Burada 15 kilometreyi koştum ilk defa, çok keyifliydi. Önceki günler çok yağışlı olduğu için parkuru çamura batarak çıktık. Özellikle son 2 kilometrede ormanın içinden, ağaçlardan tırmana tırmana çıkmaya çalıştık. Parkurdaki o tırmandığımız yerde yoğun yağıştan bir yerde bileğime kadar çamura saplandım. Parkurdan daha ziyade ormanın içinde taşların, kayalıkların arasında tırmanıyorsun aslında. Keyifliydi, tavsiye ederim ama öncesinde daha kısa parkurlarda deneyimlemek lazım.

Burada koşmak doğada tavaf gibi

Çiğdem Topatan (40), teknoloji ve tasarım öğretmeni

2019’da burada koştum. Bu sene tekrar kendimizi denemeye geldik. Çok özel bir yer burası. Kaz Dağları muhteşem bir coğrafya. Bizim için doğada koşmak bir çeşit tavaf aslında. Mental ve fiziksel olarak cidden zorlanıyoruz. Ama sonuçta buraya gelirken her şeyi göze alıyorsun. Yüzde 50’si beden gücüyse yüzde 50’si mental güç.

False