GeriSeyahat Kıyı boyu Karadeniz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet NSosyal
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kıyı boyu Karadeniz

Kıyı boyu Karadeniz

Antikçağlarda ‘konuksever deniz’ olarak da anılan Karadeniz, kıyı boyunca ilerlediğinizde sizi adeta büyüler. Fatsa-Bolaman hattında bacası tüten sobalı evler arkanızda kaldıkça önünüzde açılan nefis manzaraları izleyerek ilerleyin. Ayder’in huzurlu sessizliğine yaklaşırken pide yemek için bir mola verin...

Karadeniz sahilleri bir zamanlar zümrüt gibi kıyılarıyla herkesin gıpta ettiği yerlerin başında gelirdi. Ancak ulaşımı kolaylaştırmak adına yapılan karayolları nedeniyle tahribata uğradı, eski dokusunu kaybetti. Sırtını yeşil yamaçlara yaslamış güzelim Karadeniz evleriyse yerini çok katlı, sıvasız, çirkin evlere bıraktı.

Kıyı boyu Karadeniz

Eskiden İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere uzak yerlerden yola çıkan gurbetçiler, eski yolları kullandıkları zaman Karadeniz’e vardıklarını meşhur Bolaman virajlarında (Ordu) anlardı. Yeşilin 50 tonunu barındıran Bolaman’a girildiğinde Karadeniz’e adım atılmış sayılırdı. Kendi araçlarıyla seyahat edenler, bu yolun tadını daha çok çıkarıyordu çünkü yol üstünde birbirinden değerli mekânlar vardı.

Kıyı boyu Karadeniz
Yason Kilisesi

‘Seyahatnâme’de hamsi

Neyse ki Fatsa-Bolaman hattı hâlâ bu güzelliği koruyor. Kış mevsiminde yolunuzu düşürdüğünüzde bir tarafınızda engin Karadeniz’i, diğer tarafta bacası tüten sobalı evleri görme şansınız var. O hat üzerinde çok güzel pideciler ve Uzun Saçlının Yeri’nin (çay bahçesi) olduğunu da ekleyeyim. Perşembe ilçesindeki Yason Burnu’ndan dünyayı selamlayıp, akabinde de o hattı takip edip Giresun’a vardığınızda şehrin kısmen korunan küçük koylarından Giresun Adası’nı izleyebilirsiniz. Kışın kuşların barınağı olan bu ıssız ada, Karadeniz’in ortasında adeta yalnızlığa meydan okur.

Kıyı boyu Karadeniz
Ortamahalle, Akçaabat
Kıyı boyu Karadeniz
Ayasofya Kilisesi

Trabzon yoluna girdiğinizdeyse Ayasofya sizi karşılar. Döneminin önemli bir dini merkezi sayılan kilisenin önünde bir zamanlar deniz olduğu ve etrafının tütün tarlalarıyla çevrelendiğini bilmek tuhaf geliyor. Trabzon’a gitmişken balık tezgâhlarına da göz gezdirin. Özellikle balığın kralı hamsi varsa, tavada cızırdatıp pişirmek hâlâ çok yaygın bir sofra kültürü.

Evliya Çelebi’nin ‘Seyahatname’sinde hamsi lezzet ustası bir aşçı tarafından tarif edilmiş gibidir: “Beğenilen balıkları: Levrek balığı, kefal balığı gayet lezzetlidir. Bir karıştan uzun kırmızı başlı tekir balığı, uskumru balığı ve daha bin çeşit balıkları vardır. Amma bunların hepsinden fazla Lazların üzerine düştükleri, alışverişi hakkında kavga ettikleri hamsi balığı...

Bu balık, hamsinde (kış mevsiminin 50 günlük bir bölümü) çıktığı için hamsi balığı derler. Balığın çıkışını tellallar halka haber verirler. Tellalların bir çeşit boruları vardır. Bir kere su urunca ‘Ahça çomakla bir mendil hamsi ver’ diye ince sırmalı mendillere balığı koyup giderler. Balığın suyu akarak giderken bazıları suyun aktığına acıyarak ‘Bre balığın suyunu akıtıyorsun... Suyuna bir pilavcık sallasana’ diye şaka ederler. Aynı zamanda şu beyitleri de söylerler:

Trabzon’dur yerümüz/Ahça tutmaz elümüz/ Hamsi paluk olmasa/Nice olurtu halumuz.”

Doğu Karadeniz denince akla ilk gelen yerleri saymaya kalksak ilk üçte mutlaka Ayder (Rize) olur. Henüz kış turizmi pek gelişmediğinden bu aylarda sessizliğe bürünen Ayder’in karşı yamaçlarına doluşan karları izleyip rüzgârın sesini, ağaçkakanların büyük gürgen ağaçlarına yaptığı salvoların ritmini dinlemek için en ideal zamandır. Açık olan ancak bir-iki mekân bulsanız da buralarda yerel mutfağı tatmak ve şubat ayında yapılan Kardan Adam Festivali’ne tanık olmak da ayrı bir güzelliktir.

Çamlıhemşin’e dönmeden sahil yolu üzerinden Ardeşen, Fındıklı, Arhavi, Hopa ve Kemalpaşa ilçelerini geçtiğinizde Sarp Sınır Kapısı’na ulaşırsınız. Bu yolculuk Rize-Artvin havalimanından yaklaşık bir saat sürer. Sınır kapısında kimliğinizi gösterip harç bedelini ödedikten sonra Batum’a geçebilirsiniz. Burası da kış için iyi bir alternatif rota oluştur. Bizdeki gibi dağlık bölgeleri karlı olan Batum’un kent merkezi, restoranları, sahili, botanik bahçeleri ve çarşıpazarıyla ilgi çekicidir.

Karadeniz kışın kendi halinde kaldığında da özellikle kent merkezlerindeki lezzet durakları, müzeleri, eski sivil ve dini mimari örnekleriyle görülmeye değer.

Şunu da hatırlatayım; National Geographic 2026 yılı için hazırladığı Dünyanın En İyileri listesinde Karadeniz kıyılarına yer verdi,
kış ve doğa sporları için iyi bir rota olarak gösterdi. Belli ki dünyanın ilgisi artarak sürecek... Daha önce denemediyseniz bir seferlik de olsa rotanızı kışın Karadeniz’e çevirmenizi öneririm. Üstelik, Ordu, Trabzon ve Rize’de havalimanları seçeneğini kullanma şansı var.

Kıyı boyu Karadeniz

Önce kayak, sonra pide ziyafeti

◊ Ordu merkeze 1 saat uzaklıktaki Çambaşı Yaylası’nda kayak yapabilir, bungalovlarda konaklayabilirsiniz.

◊ Giresun’da Kümbet Yaylası’na çıkıp karda yürüyüş keyfi yaşayabilirsiniz.

◊ Trabzon-Gümüşhane sınırındaki Zigana Kayak Tesisleri kış ve kayak tutkunları için iyi bir seçenek.

◊ Kar motorları ve kayakla ön plana çıkan Rize-Güneysu’daki Handüzü Yaylası da iyi bir alternatif.

◊ İkizdere, Petran Meşeköy’de ocak ayının üçüncü haftası kayak şenliği var.

◊ Artvin’deki Atabarı Kayak Merkezi’nde telesiyej kurulmuş, 10 km mesafedeki Kafkasör turizm merkezinde konaklama imkânı mevcut.

◊ Hamsiköy’de sütlaç ve et yapan tesisler var. Dilerseniz yeni tünellerle çok kısa bir sürede Gümüşhane, Kelkit’e geçebilirsiniz. Karadeniz pidesinin en iyi ustalarının mekânlarında ziyafet çekin.

False