GeriSeyahat Kadim bir kentin sokaklarında adım adım...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Kadim bir kentin sokaklarında adım adım...

Kadim bir kentin sokaklarında adım adım...

Belki görülecekler listenizde yok ya da gitmek için fırsat kollayanlardansınız… Diyarbakır’daki gezimizi okuyup da bu kadim kentin vaatlerini görünce ikinci gruba girecek, hemen plan yapmaya başlayacaksınız.

Diyarbakır’da gezilecek yerleri Sur ve diğer ilçeler diye ikiye ayırıp yola çıkıyoruz... Sur, adını, etrafını çevreleyen surlardan alıyor. Hepsi birbirine yürüme mesafesindeki görülecek yerlerin tamamı surların içinde. 4 ana kapı ve burçlardan oluşan surların üzerine çıkmak isterseniz Keçi Burcu sizi bekliyor. Keçi Burcu’na çıktığınızda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki ‘Hevsel Bahçeleri’ tüm ihtişamıyla karşınızda.

Suriçi’ne girdiğimizde, Anadolu’nun en eski camisi Ulu Cami ilk durağımız olmalı. 639’dan bu yana ayakta duran Ulu Cami, her ayrıntısı ayrı ayrı incelenecek özel bir mekân. Hatta Ulu Cami, sırasıyla Kâbe, Ravza-i Mutahhara, Mescid-i Aksa, Suriye Şam Emevi Camisi’nden sonra İslam’ın beşinci harem-i şerifi (korunaklı mukaddes yer) olarak kabul ediliyor.

Kadim bir kentin sokaklarında adım adım...

Yapımında kullanılan bazalt siyah taşlar ve içindeki yekpare sütunlar, avlusundaki şadırvan, 800 yıllık güneş saati ve kitabeleriyle Diyarbakır’da görülmesi gerekenlerin başında. Avlusundan geçip girilen Mesudiye Medresesi’ni de gezmeden çıkmayın. 

‘Dilekler gerçek olabilir’

Ulu Cami’den çıkıp kalabalığı takip ettiğinizde varacağınız yer; Hasan Paşa Hanı. 1500’lü yıllardan kalma iki katlı, ortasında şadırvanı olan han günümüzde Diyarbakır kahvaltısı denince akla ilk gelen yer. Hanı gezmek için illa kahvaltı yapmanıza gerek yok. Hatta tavsiyem burada kahvaltı yapmayın. Sebebi daha uygun fiyatlı, daha lezzetli, daha sakin, daha hijyenik, birçok artı özelliği olan başka mekânlar olması. İlla Hasan Paşa Hanı’nda oturacaksanız kahve içmeye gidin.

Kahve için bir diğer önerim de ‘Sülüklü Han’. Adını kuyusundan çıkarılan sülüklerden alan bu otantik mekânda sadece kahve değil, reyhan şerbeti, Süryani şarabı gibi içecekleri de bulabilirsiniz. Bu arada kredi kartı geçmiyor, haberiniz olsun. Sülüklü Han’ın yanındaki demir ustalarının önünden geçip iki sokak ilerlediğinizde, altından 7 defa geçerseniz tuttuğunuz dileğin kabul olacağına inanılan Dört Ayaklı Minare’yi görebilirsiniz. Sütunlar İslam’ın mezheplerini simgeliyormuş.

Dört Ayaklı Minare’nin karşısında, şimdi tadilatta olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi var; belki siz gidinceye dek açılabilir. Not almanızda fayda var. Yürümeye devam edin, biraz sonra karşınıza Mimar Sinan’ın bir eseri çıkacak. Dönemin valisinin adını verdiği Behram Paşa Camisi tamamen kesme  taştan yapılmış, oniks süsleri görülmeye değer.

Kadim bir kentin sokaklarında adım adım...

Zaman su gibi akacak

Diyarbakır’ın en görkemli ve en büyük konağı Cemil Paşa. Kesme bazalt taşlardan inşa edilen bu yapı Diyarbakır Kent Müzesi’ne dönüştürülmüş. Güneş tapınağı olarak kullanılan bir mabedin üzerine 3’üncü yüzyılda kurulan Meryem Ana Süryani Kadim Kilisesi de tarihi iliklerinizde hissedebileceğiniz bir diğer inanç merkezi.

Suriçi’nde en çok vakit geçireceğiniz yer; İçkale. Burası kentin ilk yerleşim yeri olarak kabul ediliyor. Müze Kart’la veya bilet alarak giriyorsunuz. Arkeoloji Müzesi, Amida Höyüğü, Artuklu Sarayı, Hz. Süleyman Camisi, Artuklu Kemeri, Aslanlı Çeşme, cephanelik, cezaevi, St. George Kilisesi ve Atatürk Müzesi bu açık hava müzesi kompleksinin içinde. İçkale’de yapacağınız gezinizde molayı, müzenin kahvesinde Hevsel Bahçeleri manzarası eşliğinde verin.

Diyarbakır Kültür Evi de Suriçi’ndeki konaklardan biri restore edilerek açılmış, avlusunda oturup türkü dinleyebilir, hatta bir anda kendinizi halay başında bulabilirsiniz. Diyarbakır’da doğan, edebiyatımızda önemli yer edinen usta şair ve yazarların müze evleri yine Suriçi’nde; Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi, Ahmed Arif Edebiyat Müzesi ve Ziya Gökalp Müzesi...

Kadim bir kentin sokaklarında adım adım...

Yürüme mesafesi dışında kalan iki yerle Sur gezimizi bitiriyoruz. Birincisi; Gazi Köşkü. Atatürk’ün Diyarbakır’da kolordu komutanıyken karargâh olarak kullandığı köşk. Manevi kıymeti yanında doğal güzelliği de oldukça göz alıcı. Diğeri ise On Gözlü Köprü.

En iyi korunmuş Roma garnizonu

  • İlk yerleşik köy hayatının kurulduğu düşünülen Çayönü neolitik yerleşkesini görün.
  • Zerzevan Kalesi ve Mithras Tapınağı’nı listenize ekleyin. Zerzevan Roma döneminden günümüze ulaşmış, askeri yerleşimi, yeraltı ve yerüstü yapılarıyla dünyanın en iyi korunmuş Roma garnizonlarından biri. Mithras Tapınağı pagan inanışının temellerinin atıldığı yer.
  • Özellikle Keçi Burcu altında tarihin dokusuna uygun açılan çağdaş sergileri ve yapılan etkinlikleri kaçırmayın.
  • Yemek için seçenek çok; benim beğendiklerim: Fırın-ci, Doğan Sofra, Hancı Et, Lahmacun Merkezi, Buket Lahmacun, Ciğerci Xale Meheme, Saray Kapı Kahvaltı&Cafe oldu...
False