
‘Ertelemeden hayalinizin peşine düşün... Dünya fırsatlarla dolu’
Yabancı şehirlerde oranın yerlileri gibi yaşamak, her gün yeni insanlarla tanışmak, farklı işler deneyimlemek... 28 yaşındaki Berfin Şahin hayallerinin peşine düşüp çıktığı Güney Amerika tatilinde hem çalışıyor hem de geziyor. Bu sayede konaklama, hatta yemek masrafını da çıkarıyor. Şahin, Kolombiya’nın kahve çiftliklerinden Meksika’nın pastanelerine uzanan ‘çalışma’ tecrübelerini anlattı.
Birçoğumuz onu seyahatlerinden kesitler paylaştığı ‘Dünyayı Bedava Gezmek’ başlıklı video sayesinde tanıdı. 28 yaşındaki Berfin Şahin sosyal medyada yayımladığı videosunda dünyayı küçük işler yaparak gezdiğinden, temel ihtiyaçlarını ücretsiz karşıladığından bahsediyordu. Kimi zaman Kolombiya’da bir otelin sosyal medyasını yöneterek kimi zaman Meksika’da bir pastane şefinin siparişlerini yetiştirmesine yardım ederek yapıyordu bunu...
Şahin aslında psikoloji eğitimi görmüş. Severek okuduğu ODTÜ Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra mesleğini yapmak yerine kariyerini pazarlama alanında şekillendirmeye karar vermiş. Beş yıl boyunca bir şirketin saha ve etkinlik pazarlaması alanında çalışmış. Gezmeye, gezerken öğrenmeye ve yeni şeyler denemeye tutkusu her zaman varmış. Ve işte tam da bu tutkusu onu hayalini kurduğu Güney Amerika yolculuğuna çıkması için motive etmiş. Geçen ağustos ayında işinden ayrılarak Güney Amerika’ya giden Şahin bir ay sonra yaptığı paylaşımda şöyle diyordu: “Gittim işte. Tam bir ay önce. Tek yön biletimle. 10 kilo eşyamla. En güzeli de ağzımın tadıyla.”

◊ Gezginlik maceranız nasıl başladı?
Küçük çaplı seyahatlere üniversite yıllarımda başladım. Arkadaşlarımla yaptığımız ilk gezi Amasra’yaydı ve o geziden çok keyif almıştım. Zamanla Türkiye’de daha fazla şehir gezdim. 2017’deyse bazı Balkan ülkelerine giderek ilk yurtdışı deneyimlerimi kazandım. Üniversite döneminde de fırsatları değerlendirerek hem Work&Travel (Gidilen ülkede seyahat ve çalışma fırsatı sunan program) hem de Erasmus’la (öğrencilere yurtdışında okuma olanağı sunan değişim programı) uzun süreli yurtdışı deneyimleri edindim. 2018’de ABD’ye Work&Travel’la gittiğimde bir eğlence parkındaki büfede çalışıyordum. 20 yaşında başka bir ülkede çalışmak, başka bir dilde iletişim kurmak ve New York, Los Angeles gibi büyük şehirlerde tek başıma gezmek, içimde daha fazla yer görme isteği uyandırdı. O geziden sonra fırsat buldukça yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerime devam ettim; ancak bu gezilerin tamamı kısa süreliydi. Geçen ağustos ayında uzun zamandır hayalini kurduğum Güney Amerika yolculuğuna başladım.

◊ Genellikle konaklama ve yemek masraflarınızı gittiğiniz şehirlerdeki küçük işlerle karşılıyorsunuz. Bu şekilde gezmek planladığınız bir şey miydi?
Seyahatimin ilk durağı Kolombiya’ydı; tek yön bilet alarak gittim. Gönüllü çalışarak gezmek ilk planımın bir parçası değildi. Kolombiya’yı tek başıma gezmek ve İspanyolcamı geliştirmek istiyordum. Ancak gezdikçe bazı yerleri çok sevdim ve o bölgelerde daha uzun vakit geçirmek istedim. Kolombiya’nın kahve bölgesi bu yerlerden biriydi. Yemyeşil doğasını ve küçük renkli kasabalarını gördükten sonra gönüllülük projelerinin paylaşıldığı bir platforma (workaway.info) kaydoldum. Kaydolduktan dört gün sonra bölgede yeni açılan bir otelde ilk gönüllülük projeme başladım. İki hafta orada kalıp yerel hayatı deneyimledim ve bölgeyi daha iyi tanıdım. Bu deneyim çok hoşuma gidince daha fazla gönüllülük projesine dahil olmak istedim. Bir yerde uzun vakit geçirmek istiyorsam mutlaka bu projelere bakıyorum ve hoşuma gidenlere başvuruyorum.
Proje detayları önemli
◊ İş ararken sizi en çok zorlayan şeyler neler?
Sanırım en zorlayıcı kısmı ta-
rihleri ayarlamak. Gitmek istediğim yerler belli olsa da tam olarak hangi tarihte gideceğim net olmayabiliyor. Ya da projeye başlamak istediğim tarihte projede müsaitlik olmuyor. Net bir planınız varsa bir ay önceden başvuru yapmak en ideali; ancak plansız gezdiğim için ben genelde bir-iki hafta öncesinde başvuru yapabiliyorum. Bu da süreci zorlaştırabiliyor.
◊ Projelere başvururken en çok nelere dikkat ediyorsunuz?
Bir projeye başvururken genelde açıklama kısmında projenin detaylarını ve görsellerini, nasıl bir konaklama sunulduğunu ve yemek desteği olup olmadığını görüyorsunuz. Hatta daha önce o projede çalışmış farklı kişilerin geri bildirimlerine de erişebiliyorsunuz. Dolayısıyla çoğu zaman neyle karşılaşacağınızı az çok bilerek gidiyorsunuz. Ancak bazen bazı detaylara erişiminiz olmuyor; mesela kalacağınız odanın fotoğrafı yüklenmemiş olabiliyor. Böyle projelerde, gittiğinizde iyi ya da kötü bir sürprizle karşılaşabilirsiniz.

◊ Siz hiç karşılaştınız mı?
Bir keresinde bir çiftlikte gönüllülük yapmaya giderken nerede kalacağımı bilmeden gittim. Çiftlik dağlık bir arazideydi. Gönüllülerin kaldığı odanın ana binadan çok uzakta, yaklaşık 200 basamak daha çıkarak ulaşılan bir oda olduğunu gittiğimde öğrenmiştim. Her gece ormanın içinde, zifiri karanlık ve sessizlikte o merdivenleri çıkmak gerektiğini; tuvaletin de ormanın içinde olduğunu öğrendiğimde psikolojik açıdan çok zorlanmıştım. Ancak ikinci geceden sonra alıştım ve orada iki hafta kaldım. Böyle deneyimler olduğu gibi, tek başıma, içinde özel banyosu olan odalarda kaldığım projelerde de çalıştım. Bu durum biraz projenin içeriğine ve bulunduğu yere göre değişiyor. Dolayısıyla bu şekilde gezebilmek için biraz esnek olunması gerektiğine inanıyorum.
◊ Evlerde de konaklıyorsunuz. Güvenlik endişeniz oluyor mu?
Birinin evinde kalmayı düşündüğümde platformlardaki referanslarını çok dikkatli bir şekilde inceliyorum. Pozitif referansları olan projeleri tercih ediyorum. Benim için riskli olduğu kadar, ev sahipleri için de evlerinde bir yabancıyı ağırlamak riskli olabilir. Referanslar bu süreci çok kolaylaştırıyor. Bazen bu sürecin bir parçası olarak önceden telefonda daha detaylı tanışılıyor. Gezginleri evlerinde ağırlayan kişilerin de genelde daha önce uzun yolculuklara çıkmış insanlar olduğunu söylemekte fayda var. İki tarafın da bunu daha önce deneyimlemiş olması, güçlü bir ortak zemin yaratıyor.

En güzeli plansızlık
◊ Seyahat rotanızı bulduğunuz işlere göre mi oluşturuyorsunuz?
Bu seyahatimde en çok keyif aldığım şey plansızlık. Tek yön bir biletle ve kabin boy bir valizle başladığım yolculuğumun ne kadar süreceğini ya da sonrasında ne yapacağımı hiç düşünmemiştim. Yerellerle ve diğer gezginlerle
konuştukça kültürü ve coğrafyayı daha iyi anlıyorum ve görmek istediğim yerleri araştırmaya başlıyorum. Önceliğim her zaman gezip görmek istediğim yerler oluyor.
O bölgelerdeki işleri araştırıyorum. Ancak esnek olduğum dönemlerde, ilgi çekici projeleri önceliklendirip hiç bilmediğim yerlere gittiğim de oluyor.
◊ İş güvenceniz var mı?
İşleri bulduğum platformdaki projeler çoğunlukla kültürel paylaşım ve dil öğrenimini destekleme amaçlı. Belirli bir süre içinde hem daha ekonomik hem de lokal hayatı deneyimleyerek gezmenize katkı sağlıyor. Dolayısıyla maaş almadığınız gibi sigorta da yapılmıyor. Çok yaygın olmasa da bazı projeler sizden aktif bir seyahat sigortası isteyebiliyor.
◊ Kolombiya, Meksika... Vizesiz ülkeleri mi geziyorsunuz?
Aslında özellikle böyle bir tercihim yok. Bugüne kadar vize isteyen birçok ülkeye seyahat ettiğim için geçerli vizelerim var. Ancak Güney Amerika’daki ülkelerin neredeyse tamamı, Türk vatandaşlarına
90 güne kadar vizesiz giriş hakkı tanıyor. Hatta bazı ülkelerde başvuru yaparak vizenizi 180 güne kadar da uzatabiliyorsunuz.
Şahin’in ‘en’leri
En uygun fiyatlı: Sri Lanka
En güzel doğa manzarası: Cape Town (Güney Afrika)
En güzel deniz/okyanus: Kolombiya Karayip kıyısı
En güvende hissettiğim: Endülüs şehirleri (İspanya)
En güvensiz hissettiğim: Bogota (Kolombiya), Fes (Fas)
En keyif veren: Sri Lanka
En eğlenceli: Kolombiya
En ‘lezzetli’: Meksika

‘Hayatı bir yerel gibi deneyimleyin’
◊ Gezmeye başlamak için ne kadarlık bir birikim yeterli?
Eğer tamamen gönüllülük projelerinde çalışarak gezecekseniz, konaklama dışı masraflarınızı 600 dolara kadar indirebileceğinizi düşünüyorum. Hayatı bir yerel gibi deneyimlediğiniz bir yolculuk bu. Yapılacaklar listesini takip etmek yerine, yolda karşınıza çıkanlarla seyahatinizi şekillendiriyorsunuz. Ancak hem lokal hayatı deneyimlemek hem de turistik bir yolculuk yapmak istiyorsanız bütçenizin aylık 1.000 dolar gibi olması gerekiyor. Ülke değiştirmek için uçak masrafları buna dahil değil. Ne kadar uzun yolculuk yapacağınız ve kaç ülke gezeceğiniz, cevabı çok değiştirebilecek unsurlar. Ama biraz birikiminiz varsa ve yola çıkmak istiyorsanız ertelemeden hayalinizin peşine düşmenizi tavsiye ediyorum. Dünya fırsatlarla dolu. Standartlarınızı ve beklentilerinizi bir kenara bırakıp o hayalini kurduğunuz ülkeye adım attıktan sonra her şey çok daha kolay oluyor. Henüz tanışmadığınız insanlar, henüz bilmediğiniz yerler, sizi şu an olduğunuz yerden asla hayal edemeyeceğiniz yerlere götürebilir.
◊ Konaklama harici en büyük gider kalemi nedir?
En büyük gider kalemi sanırım yemek. Kaldığım çoğu yerde kendi yemeğimi hazırlayabileceğim paylaşımlı mutfaklar var, bu büyük bir rahatlık. Ancak yerel yemekleri denemeyi de çok seviyorum. Dolayısıyla genelde bir öğünü kendim hazırlayıp bir diğer öğünü dışarıda yemeyi tercih ediyorum. Haftalık alışveriş yapıp yemeğinizi kendiniz hazırlarsanız öğünün maliyeti genelde 3-6 dolar arasında oluyor. Arada dışarıda yemek istediğinizdeyse ödeyeceğiniz paranın 6-15 dolar arasında olduğunu söyleyebilirim.

‘Ellerimle toplayıp ayıkladığım kahveyi kavurup içtim’
◊ İlk iş deneyimim, Kolombiya’nın kahve bölgesinde yeni açılan küçük bir otelde temizlik, resepsiyon ve oteldeki aktivitelere destek olmaktı. Otelin bilinirliğine katkı sağlamak istedim ve profesyonel fotoğraflarını çekip reklam görselleri hazırlayarak onlara farklı bir destek de sundum.
◊ İkinci deneyimim sanırım favorim. İki hafta boyunca Kolombiya’nın Karayip kıyısında bir kakao çiftliğinde çalıştım. Sabahları çiftliğin daimi çalışanlarıyla birlikte kahve, kakao ve meyve toplamaya gidiyorduk. Kilolarca kahve meyvesini ellerimizle ayıklayarak, meyvelerin içindeki çekirdekleri günlerce çıkardık; sonra onları fermente edip kuruttuk. Bu projenin favorim olmasının sebebi, ellerimle toplayıp ayıkladığım kahveyi kavurup içebilmiş olmam. Bununla birlikte, kakaoları ağaçlardan toplamak, ayıklamak, fermente etmek ve çikolataya nasıl dönüştüğüne ilk adımdan itibaren şahit olmak çok büyüleyiciydi. Yediğim lezzetli meyveler ve yemekler de unutamayacağım bir kısım.
◊ Üçüncü projem sanırım en rahat geçendi. Medellín şehrine yakın, İspanyolca okulu da olan bir otelde bir hafta boyunca fotoğraf çekip sosyal medya için içerik hazırladım. Nehir kenarında, çok huzurlu bir oteldi. Benim gibi gezen ve İspanyolca öğrenen birçok kişiyle de tanışma fırsatım oldu.
◊ Üçüncü projemin bitmesiyle Meksika’ya geçtim. Noel öncesinde Mexico City’de Avusturyalı bir pastacının yanında çalışmaya başlayarak Noel kurabiyeleri hazırlamasına yardım ettim. İki hafta evlerinde kaldım. Birlikte çok keyifli vakit geçirdik ve arkadaş olduk.
◊ Son projemdeyse bir ay boyunca Meksika, Oaxaca’daki bir hostelde, haftada birkaç gün, birkaç saat resepsiyonda çalıştım. Odalara giriş-çıkışı organize etmek ve misafirlerle ilgilenmek gibi görevlerim vardı.

Gözde Hatunoğlu
Erdal Fernergiz
Dermatolog Dr. Neslihan Dolar


