GeriSeyahat Doğasında davet var! Tarih kokan şehir Safranbolu…
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Doğasında davet var! Tarih kokan şehir Safranbolu…

Doğasında davet var! Tarih kokan şehir Safranbolu…

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu, kısıtlamalardan sonra mutlaka gezmeniz gereken yerler arasında yer alıyor. Meşhur tarihi evleri, doğa harikası Tokatlı Kanyonu, Mencilis Mağarası, temiz havası ve lezzetli yemekleriyle alternatif tatil arayanlar için harika bir adres…

Binlerce yıllık evleriyle ünlü, Karabük sınırları içindeki saklı kent Safranbolu… Kaldırım taşlarında bile tarihin izleri olan bu küçük ilçe, tarihi evleriyle ünlü. Biz de başta o meşhur evleri görmek için yola düşmüştük. Ancak Bolu Dağları’nın arasından geçerek bu şirin ilçeye yaklaştıkça bulutların yakınlığı sizi kendine hayran bırakıyor. Bol miktarda oksijenle, büyük şehirlerin kirli dumanını içinizden tek nefeste çıkarıveriyorsunuz.

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

Tarihi evlerde konaklama fırsatı

Safranbolu sınırlarına girince sıralı meşhur evler ilk başta göze çarpıyor. Evlerin birçoğu otele dönüştürülmüş. Fakat devlet koruması altında oldukları için sadece ufak çaplı tadilatlara izin veriliyor. Böylece o tarihi havayı hiç kaybetmiyor. Safranbolu evleri iki veya üç kattan oluşuyor. Giriş katlar genellikle erzak deposu olarak kullanılıyor. Bu bölümler ağustos ayında bile buz gibi soğuk oluyor. Haremlik-selamlıktan oluşan evlerin sofa denilen ortak kullanım alanında büyük bir havuz bulunuyor. Tavanlarında harika ahşap oymaların bulunduğu evlerin her köşesinde ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini görebilirsiniz. Üstelik birbirinin güneşini kesmeyen Safranbolu evlerinin camı da diğer komşu evin camına bakmıyor.

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

Uğramadan dönmeyin!

Kaymakamlar Gezi Evi, Safranbolu evleri arasında en ünlüsü. 19. yüzyıl başlarında yapıldığı tahmin edilen konak, Türk kültür yapısını ve yaşam tarzını sergilemesi yönünden büyük önem taşıyor. Kaymakamlar Gezi Evi, sanıldığı gibi kaymakamların oturduğu bir ev değil, Safranbolu Kışlası Kumandanı Hacı Mehmet Efendi'ye ait özel bir konut. Kendisine yarbay karşılığı olan 'Kaim -Makam' denilmesi nedeniyle evi de halk arasında bu isimle anılır olmuş. 1979 yılında evin restorasyonu yapılmış ve kamulaştırılmış. Ardından 1981 yılında da eğitim merkezi olarak ziyarete açılmış. Şu anda gezi evi olarak kullanılan evdeki haremlik selamlık iki ayrı kapı girişi bulunuyor. Evin hemen her odasındaki sedirler, yağmuru engelleyen uzun saçaklar dikkat çekiyor. Pencerelerin kapakları ahşap oyma işçiliğiyle yapılmış, adeta bir tül perde görevi görüyor. Üç kat ve yedi odadan oluşan Kaymakamlar Gezi Evi, yaz, kış ziyarete açık. Turistlerin akınına uğrayan gezi evine turistler büyük ilgi gösteriyor.

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

Merkeze doğru inerken eski kaldırım taşları, dik yokuşlar, dar sokaklar arasında giderken, egzoz dumanının olmadığını fark ediyorsunuz. Çünkü arabalar, dönemeçlerde ve dik yokuşlarda zorlandığı için çarşıya gelenler genelde yürümeyi tercih ediyor. Zaten park alanı bulmak da hayli zor.

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

Doğa harikalarını da görün

İlçede sadece konaklar yok elbette. Uzun uzun yürüyüşleri sevenlerdenseniz inerken 250, çıkışta 180 merdiveni aşmanız gereken Tokatlı Kanyon'u mutlaka görülmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Kanyonun zirvesine bir de görülmeye değer kristal cam teras yapılmış. Teras yaklaşık 75 tonu taşıyabiliyor ve fotoğraf çekimi için en uğrak yerlerden biri denebilir.

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

1994'ten bu yana UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Safranbolu'nun bir diğer doğa harikası ise iki yıl önce restorasyonu yapılarak ziyarete açılan Mencilis Mağarası. Bulak köyü sınırlarında bulunan mağara Türkiye'nin en uzun 5. mağarası olma özelliğini taşıyor.

Bu gezi sonrası diyet şart

Safranbolu yemeklerinde hamur işi öne çıkıyor. Rum mantısı ise bunlardan en ünlüsü. Arasına kuşbaşı etin ve kırmızı biberlerin serpiştirildiği mantının lezzeti de görüntüsü kadar farklı. Yanına meşhur Bağlar Gazozu da söylediniz mi değmeyin keyfinize. Bir de 'Peruhi' adı verilen bir tür mantıları var. İçi yoğurtlu olan bu mantının da müptelaları her yıl bu mantı için şehre geliyor. Bükme adındaki içi kıyma ve ıspanaklı pidesi, gevrek ince simidi, yaprak helvası, kuyu kebabı, cevizli eriştesi ile Safranbolu tam bir lezzet pınarı…

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

Safranbolu’da hava sıcak fakat nem yok denecek kadar az. Bu yüzden aralıksız gezmek çok kolay. Yemeğin ardından, Cincin Han'ın içindeki kafelerde közde kahvenizi içip yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Kahvenin yanında ikram edilen karadut şerbetinin tadı Osmanlı kültürünün vazgeçilmezlerinden. Onun dışında sokaklarda nereye baksanız safrana rastlıyorsunuz. Safranlı lokumu, kolonyası, sabunu ve çok daha fazlası…

Doğasında davet var Tarih kokan şehir Safranbolu…

Biri organik yaşam mı dedi?

Genellikle hafta sonu gezileri için tercih edilen Safranbolu turunda civar köyler de gezilebilir. Yörük köyü bunlardan en çok ziyaret edileni. Köyde her köşe başında reçel yapan teyzeleri, bahçe mahsullerinin satıldığı tezgâhları görmek mümkün. Organik ürünlerin Safranbolu’da oldukça rağbet gördüğü söylenebilir. Gün biterken eşinize dostunuza ara sokaklardaki dükkânlardan ahşap kaşık, tarak, nihale ve daha birçok hediye alabilir; Safranbolu'dan hem kendiniz hem de sevdikleriniz için birbirinden güzel anılarla dönebilirsiniz. Ben hafta sonu için gitmiştim ve bu kadar gezebildim, eğer daha fazla zaman ayırırsanız, Safranbolu'da keşfedilecek daha çok yer var.

False