GeriSeyahat ‘Bu coğrafya otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet NSosyal
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
‘Bu coğrafya otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek’

‘Bu coğrafya otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek’

Halep ve Şam sokaklarında çay içip insan hikâyeleri anlattığı sosyal medya paylaşımlarıyla tanınıyor. Irak, Suriye, Mısır gibi ülkelerde tur rehberliği yapıyor. Bir süredir İstanbul’da yaşayan ABD’li Doug Barnard çoğu kişinin gitmeye cesaret edemediği bölgelerdeki ziyaretçilere kendilerini turist değil, misafir gibi hissedecekleri turlar düzenliyor.

Dünyanın en çok merak edilen ama bir o kadar gözden uzak kalmış coğrafyalarında dolaşıyor. Kimi zaman Şam sokaklarında falafel tadıyor, kimi zaman Transdinyester’in keşfedilmemiş sınırlarından videolar paylaşıyor. Bir gün Irak’ta, bir gün Pakistan’da, başka bir gün Bursa’da tahinli pidenin peşinde karşımıza çıkıyor. Düzenlediği turlarla meraklı gezginlere bambaşka rotalar çiziyor. 29 yaşındaki Amerikalı YouTuber ve gezgin Doug Barnard Türk kız arkadaşı vesilesiyle ülkemizle güçlü bağ kurmuş. İstanbul’da yaşayan ve sosyal medyada paylaştığı içeriklerle milyonlara ulaşan ve Barnard sorularımızı yanıtladı.

◊ Seyahat tutkunuz nasıl başladı? Biraz anlatır mısınız?

ABD’nin Connecticut eyaletinde büyüdüm. Çocukken seyahatlerim genellikle ailemle birlikte Florida’ya yaptığımız yolculuklarla sınırlıydı. Karayipler’e ve Avrupa’ya birer kez gitme fırsatım oldu. Ama bu yolculuklar hep ‘daha fazlası olmalı’ hissi bıraktı bende. Önce annemi ikna edip onu bir haftalığına Hindistan’a götürdüm. Bu yolculuk benim tam anlamıyla ufkumu açtı. O andan itibaren seyahatin hayatımın büyük bir parçası, hatta mümkünse mesleğim olması gerektiğini anladım. Üniversitenin üçüncü yılında da İspanya’nın Sevilla şehrinde bir dönem değişim öğrencisi olarak yaşadım. Arkadaşlarımla Avrupa’yı gezdim. Tek başıma Rusya’ya gittim. Ve şunu fark ettim; fazla turistik olmayan, alışılmışın dışındaki yerlere gitmeyi daha çok seviyordum.

‘Bu coğrafya otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek’

‘Irak beni çok etkiledi’

◊ Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz? Sizi en çok etkileyen yer neresiydi?

Şu ana kadar 65 ülkeyi ziyaret ettim. Beni en çok etkileyen yerse kesinlikle Irak’tı. Ağustos 2021’de ilk kez Irak’a gittiğimde; özellikle Suudi Arabistan, Mısır ve Sudan’a odaklanan videolar çekmeye başlamıştım. Amerikalı olduğum için hayatım boyunca Irak hakkında hep olumsuz şeyler duydum. ABD 2003’te Irak’ı işgal ettiğinde sadece 7 yaşındaydım. Bu yüzden çoğu insan gibi ben de Irak’ın çok tehlikeli olduğunu, oradaki halkın Amerikalılardan nefret ettiğini düşünüyordum. Ama tam tersini gördüm. Irak halkının misafirperverliği, cömertliği ve nezaketi beni derinden etkiledi. Irak, Mezopotamya’nın mirasçısı olarak dünyanın en önemli kültürel ve tarihsel bölgelerinden biri. İnsanlara Irak’ın gerçek yüzünü göstermek istedim. Kendim 13 kez Irak’a gittim; 2022’de kurduğum tur şirketiyle de 10 farklı turist grubunu oraya götürdüm. Favori ülkelerime gelirsek: Türkiye, Macaristan, Polonya, Meksika, Suriye, Mısır, Çin, Malezya, Vietnam, Sri Lanka ve Kolombiya.

◊ Seyahati mesleğinize dönüştürme süreci nasıl oldu?

Üniversite tatillerinde her fırsatı değerlendirip yurtdışına seyahate gidiyordum. Ukrayna, Çin, Tayland derken şunu fark ettim: Bu sadece bir tutku değil, hayatımın merkezinde olmalı. Mezun olduktan sonra New York’ta Walmart’ın e-ticaret merkezinde tam zamanlı işe girdim. Ama içimde hep yurtdışında yaşama ya da seyahat ederek çalışma isteği vardı. İngilizce öğretmeni olmayı bile düşündüm fakat yılın tamamını tek bir yerde geçirmek istemiyordum. Sonra 2020’de Suudi Arabistan’ın ilk kez turizme açıldığını öğrendim. Hep merak ettiğim ama Amerikalılar için bir nevi ‘gizemli’ olan bu ülkeye gitmeye karar verdim. O sırada YouTube’da bazı seyahat vloglarını çok takip ediyordum. “Ben de videoya çekeyim” dedim. Orada yaklaşık 10 video çektim. Beklemediğim bir şekilde videolar çok izlendi. Onları yüklemeye devam ederken Walmart ben dahil yüzlerce kişiyi işten çıkardı. Bunu bir fırsata çevirdim. Birkaç ay sonra bir valizle ABD’den ayrıldım ve o günden beri hem çalışıyor
hem de seyahat ediyorum.

‘Türkçe öğreniyorum’

◊ Türkiye’ye yerleşmeye nasıl karar verdiniz? Sizi burada en çok ne etkiledi?

Türkiye’ye ilk kez 2021’de geldim. Beni ilk etkileyen şey yaşam maliyetiydi, o yıllarda çok uygundu. Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında olması inanılmaz bir avantajdı. Bir de kültür ve dil... Türkiye bana hâlâ keşfedilmeyi bekleyen yabancı bir diyar gibi geliyor. Aynı zamanda İstanbul büyük ve modern bir şehir, yani alıştığım hayat tarzını sürdürebiliyorum. Üçüncü denememde kısa dönem ikamet izni alabildim, oldukça zorlu bir süreçti ama bu ülkede yaşayabilme ihtimali bile beni burada kalmaya teşvik etti. Türkçe de öğrenmeye çalışıyorum, ama hâlâ yolun başındayım.

◊ Sevgiliniz bu kararda etkili oldu mu? Tanışma hikâyenizi anlatır mısınız?

Aslında kız arkadaşım İlkay’la (Dindar) tanıştığımda ben zaten Türkiye’de yaşıyordum. O Türk Hava Yolları’nda ‘flying chef’ (uçan şef) olarak çalışıyordu. Herkes “Uçakta mı tanıştınız” diye soruyor ama keşke o kadar romantik bir hikâye olsa. Gerçek şu ki sosyal medyada tanıştık.

◊ Videolarınızda sık sık politik açıdan hassas bölgelere gidiyorsunuz. Size neden bu ülkeler daha çekici geliyor?

YouTube’a ilk başladığımda amacım Doğu’ya odaklanmak değildi. Ama Suudi Arabistan, Mısır, Sudan ve Irak’a gittikçe bu coğrafyayı çok sevdim, merakım arttı ve ‘Bu alan benim yolum olabilir’ dedim. Çünkü buranın tarihi çokkatmanlı, kültürü eşsiz, yemekleri olağanüstü, insanlarıysa eşi benzeri olmayan misafirperverliğe sahip. Bunun yanında otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek. Kişisel merakım gereği de jeopolitik meselelerle ilgileniyorum. Irak, Suriye, Pakistan gibi ülkeler bu yüzden beni cezbediyor.

◊ Turlarınıza katılanlar en çok hangi ülkelerden geliyor?

Tur programlarımız herkese açık, ancak katılımcıların çoğu Batı ülkelerinden. Yüzde 80’i ABD’den geliyor, geri kalanlar çoğunlukla Kanada, Avustralya, İngiltere ve Avrupa ülkelerinden.

‘Bu coğrafya otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek’

‘Turist değil misafir’

◊ Seyahatleriniz ve turlarınız boyunca yaşadığınız ilginç deneyimlerinizi anlatır mısınız?

Önemli olan katılımcılara klasik bir tur yerine gerçekten otantik, yerel ve unutulmaz deneyimler sunmak. Birlikte seyahat ederken tıpkı videolarımdaki gibi gittikleri yerde turist değil, misafir gibi hissetsinler istiyorum. Yaşadığımız ilginç deneyimlere şöyle örnekler verebilirim: Irak, Babil’de Saddam Hüseyin’in terk edilmiş sarayında, şoförümüzün eşinin hazırladığı Irak yemeklerini yemek; Mezopotamya Bataklıkları’nda kamışlardan yapılmış evlerde yaşayan bir aileyle gündoğumunda kahvaltı etmek, Musul’da bir yardım görevlisiyle birlikte IŞİD’in bıraktığı patlayıcıların nasıl temizlendiğini görmek veya Vietnam’da Hanoi’den Halong Körfezi’ne deniz uçağıyla uçmak...

‘Bu coğrafya otantik, sürprizli, bazen çelişkili ama hep gerçek’

Şehir şehir gastronomi deneyimi

◊ Yemek konusunda hangi destinasyonlardan hangi tatları tavsiye edersiniz?

Bağdat: Masgouf balığı ve kubba (bir tür içliköfte) şehrin en popüler iki yemeği.

Budapeşte: Langos (kızarmış hamur) şehirde her yerde var.

Meksiko: Karides tostadas’ı (tortilla’nın üzerinde karides) Mariscos Orizaba’da ve torta milanesa’yı (ekmek arası pane tavuk ya da dana) La Esquina del Chilaquil’de deneyebilirsiniz. En doğru adresler bunlar.

Hanoi: Pho (geleneksel noodle çorbası) Bun Cha Huong Lien’de denenebilir. Yumurtalı kahveyi de tadın.

Hartum: Jabana kahvesi ünlü.

Kahire: Genelde beraber yenen kahvaltı sokak yemeği fül (baklayla hazırlanıyor) ve taameya’yı (bir tür falafel) listenize ekleyin. Doldurulmuş güvercini de Sobhy Kaber’de deneyin.

Karaçi: Fry kebab’ın (kızartılmış et)en iyisi Burns Road’da.

Mumbai: Pani puri’yi (içi patates ve baharatla dolu küçük hamur topları) güvenilir bir satıcıdan alın.

Necef: Daheen tatlısını çarşıdan alın.

Şanghay: Jianbing (bir tür krep) herhangi bir sokak satıcısından alıp tadabilirsiniz.

Bu zenginlikleri görmeden dönmeyin

◊ Sizce hangi ülkelerde, nereleri mutlaka görmek gerek?

Irak: Bağdat’ta eski Bağdat sokakları, Tahrir Meydanı, Firdos Meydanı, Şehitler Anıtı. Babil’de Antik Babil kalıntıları ve Saddam’ın Sarayı. Kerbela’da İmam Hüseyin Türbesi.
Necef’te İmam Ali Türbesi ve dünyanın en büyük mezarlığı olan Vadi Es-Selam. Musul’da Eski Şehir ve Erbil’de Erbil Kalesi. Basra, Meysan ve Zikar illerinin belirli kısımlarını kapsayan Mezopotamya Bataklıkları...

Suriye: Şam’daki Emeviye Camisi, Ha-
midiye Çarşısı mutlaka görülmeli. Ayrıca ülkede Palmira Antik Kenti’ni, Halep Kalesi’ni, Hama’nın su değirmenlerini, Aramice konuşulan Maaloula Köyü’nü ve Al-Nabk kasabası yakınlarındaki Habeşli Aziz Musa Manastırı’nı listenize ekleyin.

Mısır: Kahire’deki Eski Kahire, Tahrir Meydanı ve Gize Piramitleri. Luksor’daki Krallar Vadisi. Ayrıca Abu Simbel, Dahab ve Siwa Çölü görülmeli.

False