
Balkanlar’da bir gönül yolculuğu
Ülke sınırlarından çıkıp aslında hiç çıkmamış gibi rahat hissettirsin. Günlerce uğraştıran ve retle sonuçlanan vize kuyruklarına sokmasın. Yakın olsun ama bir o kadar da farklı ve güzel doğasıyla içinizi açsın… O zaman Bosna-Hersek ve başkent Saraybosna, yemekleri, tarihi, doğal güzellikleriyle tam size göre.
Vizesiz Balkan gezisine çıkmaya niyetlendiyseniz Bosna-Hersek’i merkeze alın. Öncelikle çok farklı bir seyahat deneyimi olacağını söyleyelim, zira 1992-1995 yıllarında yaşanan savaşın izleri binalarda, yollarda hâlâ varlığını sürdürüyor. Havan topu mermilerinin düştüğü yerlere Saraybosna gülleri diye adlandırılan kırmızı reçinelerle doldurulmuş, yürüdüğünüz modern caddelerde, sokaklarda rastlıyorsunuz. Ayrıca çevrede, baktığınız hemen her binanın duvarlarında, çatısında, kapısında kurşun deliklerini görmeniz mümkün. İbreti âlem için bu savaşın izleri, silinmeden, 1995’ten bu yana yaşatılıyor.
Hüzünlü kısmını bir kenara bırakıp nereleri gezelim derseniz, hepsini ardı ardına sıralıyorum. Başkent Saraybosna’da konaklama için Başçarşı (Eski Şehir Merkezi), Sebilj (Çeşme) bölgesine yakın bir yerde kalmakta fayda var.
Eski Şehir sokaklarını 2-3 saat, ara sokaklara da girerek keşfedebilirsiniz. Bölgede ziyaret edebileceğiniz yerler arasında; Gazi Hüsrev Bey Camisi, Bezistan (Eski Osmanlı Çarşısı), At Meydanı Parkı, Hünkâr Camisi, Kazandziluk (Tarihi Kazancılar Çarşısı), Morica Han, Taşlıhan, Saat Kulesi, 1. Dünya Savaşı’nın başlamasına neden olan Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand’ın öldürülmesi olayının yaşandığı Latin Köprüsü’yle hemen ilerisindeki Inat Kuca binası var. İnat bildiğimiz inat, kuca da ev.
İnat evinin adı gibi öyküsü de etkileyici: Osmanlı çekilip Avusturya Macaristan İmparatorluğu bölgeyi yönetmeye başlayınca bu evin olduğu yere kütüphane yapılmak istenir. Evin sahibi Boşnakların o meşhur inadıyla direnir. Sonunda evinin taşından çivisine tek tek sökülüp karşı kıyıya yapılması karşılığında taşınmayı kabul eder. Ev böylece taşınır ve Boşnakların direncinin simgesi olarak bir anıt gibi ayaktadır hâlâ. Şu anda içinde bir restoran hizmet veriyor.
Saraybosna’nın en işlek ve popüler caddesi olan Ferhadija Caddesi’nde de alışveriş yapıp hemen sonundaki Sönmez Ateş Anıtı’nı ziyaret edebilirsiniz.
Bu keşifleriniz esnasında uğramanızı tavsiye edeceğim müzeler ve sanat galerileriyse şunlar: Bosna-Hersek Ulusal Müzesi, Sarajevo Müzesi, Savaş Çocukluğu Müzesi, Bosna-Hersek Ulusal Galerisi ve Svrzo’nun Evi. Ayrıca, Boşnak bir kadının evinin altının kazılması ve havalimanına bağlantı tüneli açılması sayesinde savaşı kaybetmeyen Boşnakların bu meşhur savaş tünelini, namı diğer Umut Tüneli’ni bugün müze olarak ziyaret edebilir ve savaşın izlerine bu kez daha da yakından tanıklık edebilirsiniz.
Saraybosna şehir merkezinden biraz daha uzak, farklı bir yerlere gitmek isterseniz, öncelikle Sarajevska Zicara olarak bilinen şehir merkezinden kalkan teleferiğe binip Trebevic Dağı’na doğru yolculuğa çıkabilir, indiğiniz noktada keyifli bir orman yürüyüşü yapabilirsiniz. Yürüyüş yapmayı sevmiyorsanız, teleferikle ulaştığınız yerdeki kafede oturup Bosna kahvenizi yudumlayabilir ve Saraybosna’nın muhteşem şehir panoramasını seyredebilirsiniz.
Kaplıca tatili seviyorsanız, bu kış döneminde Ilidza (Ilıca) semtindeki fizyoterapist-doktor destekli kaplıca tesislerinde kalmak iyi bir seçenek olabilir. Yürümeyi, doğayı, fotoğraf çekmeyi ve temiz havayı sevenler Vrelo Bosne’yi ziyaret edilecekler listesine almalı. Adının Türkçe karşılığı Bosna’nın su kaynağı... Yaklaşık 3-4 kilometrelik, doğa içinde çok keyif veren bir yürüyüş rotası var.
Vrelo Bosne Parkı’nda harika bir göl ve ördekler sizi karşılayacak. Su kaynağının yanındaki restoranda bir tatlı ve kahve molası verip, manzaranın ve temiz havanın tadını çıkarıp bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Dönerken aynı yolu yürümeyeyim diyorsanız, önerim faytona binip 10-15 dakikalık, farklı bir yolculuk yapmanız.
Trenle de kolay gidilebir
Bosna-Hersek sadece başkent Saraybosna’dan ibaret değil. Bosna’da 3-4 gününüz varsa araba kiralayarak, otobüsle veya trenle kolay ulaşılabilecek ve keşfedilecek yerler var. İlk tavsiyem o dünyaca meşhur Mostar Köprüsü’nün olduğu, savaşın derin izlerini gözlemleyebileceğiniz Mostar... Kentin simgesi Neretva Nehri’nin üzerindeki köprü. Burada ayrıca Buna Nehri’nin kenarına kurulmuş Blagaj Tekkesi’ni de ziyaret edebilirsiniz. Bölgenin tereyağında alabalığı ve baklavası ünlü.
Blagaj, 13’üncü yüzyıldan kalma Türk izlerinin ve İslamiyetin Balkanlar’da bu kadar yayılmasına öncülük eden Sarı Saltuk Tekkesi’nin de ev sahibi. Tekkeyi gezdikten sonra yolunuzun üzerindeki Osmanlı döneminden kalma Poçitel Köyü’ne de uğrayın.
Bir gününüz daha varsa Saraybosna’nın yaklaşık 3 saat kuzeyindeki Banja Luca isimli şirin kasabayı da listenize ekleyin.
Yeni bir Bosna-Hersek kenti yerine Balkanlar’da vizesiz gezebileceğiniz diğer ülkeleri görmeyi de seçebilirsiniz. Süreniz kısıtlıysa rahat ve hızlı hareket etmek için Bosna’yla birlikte Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan ve Kosova’yı içeren vizesiz tur programlarından birine katılın. Bireysel bir gezi yapıyorsanız Bosna’dan sonra Üsküp’teki Osmanlı izlerini takip edebilir veya Belgrad’da canlı gece hayatını deneyimleyebilirsiniz.
Köftenin ve böreğin en iyisi
◊ Cevapi veya cevapcici olarak bilinen Saraybosna köftesini en iyi yapan iki yer Zeljo ve Ferhatovic. Bence Zeljo’nun köftesi kusursuz, Ferhatovic’inse sucuğu bir numara. Saraybosna köftesi tırnaklı pide içinde gelir, yanında bol soğan ve tercihinize göre kaymaklı da servis edilir.
◊ Galatasaray’ın efsanevi futbolcularından Tarık Hodzic’in yeri de Galatasaray bayrağını gördüğünüz Eski Şehir sokağındaki bir köfteci.
◊ Kapama tarzı yapılan ve kömür ateşinde pişen o efsanevi is kokulu börekler için en iyi iki adres Sac ve Bosna isimli börekçiler. Sac’ın börekleri biraz daha yağlı ve içleri daha sulu. Bosna’nın börekleri daha az yağlı ve nispeten kuru. Börek sipariş ettiğinizde “Yoğurtlu mu” diye soracaklar, “Yoğurtlu” derseniz böreğinizin üzerine döküp servis ederler. Boşnakların yoğurt dedikleri ürün aslında pavlaka isimli bir nevi süt kreması.
◊ Gazi Hüsrev Begova Camisi’nin arka sokağındaki Pekara Imarat (İmaret Fırını) susamsız-susamlı simitler, bretzel ve birbirinden leziz tatlı-tuzlu fırın mamulleriyle Saraybosna’nın en eski ve tarihi fırınlarından biri.
◊ Bosna’nın yerel tatlılarını-pastalarını denemek isterseniz Slasticarna Badem, Sarajbosna 1997, Slasticarna Egipat ve Baklava Ducan en iyi adresler. Tadına bakmanızı önereceğim tatlılar palaçinka, krem pita, trileçe, tufahiye ve Balkan baklava çeşitleri.
◊ Yanında güllü lokumla servis edilen Bosna’nın o meşhur kahvesini ambiyansı olan bir ortamda içmek isterseniz Sevdah Art House, Morica Han ve Ministry of Cejf’in otantik atmosferlerinde veya Kamariya’da eşsiz bir manzara eşliğinde bu deneyimi yaşayabilirsiniz.
◊ Bosna-Hersek’e özgü ev yemeklerini denemek isterseniz aşciniça ismi verilen bildiğimiz esnaf lokantalarına gidebilirsiniz. Hem otantik hem de leziz bir akşam yemeği için de Dveri en iyi seçenek. Bunun yanı sıra Avlija ve Cakum-Pakum da tercih edilebilir.
◊ Saraybosna’da rezervasyon yapmadan restoranlarda yer bulmak çok zor. Kapıda kalmamak için mutlaka gündüzden aramayı unutmayın.

Savaş ÖZBEY
Süheyla Buyrukçu
Yunus Paksoy


