GeriSeyahat Antik çağın şifa merkezi: Acharaka Antik Kenti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Antik çağın şifa merkezi: Acharaka Antik Kenti

Antik çağın şifa merkezi: Acharaka Antik Kenti

Antik Dönem'de Maiandros (Büyük Menderes) Vadisi'nin kutsal alanı ve şifa merkezi olan “Acharaka Antik Kenti”, Denizli-Aydın karayolu üzerinde yer alıyor. Aydın’ın Sultanhisar İlçesi, Salavatlı Köyü’nde bulunan ve “Ulu Yol” olarak adlandırılan Acharaka, diğer bir antik kent olan Nysa’nın 4 km batısında, Ephesos-Aphrodisias antik kentleri arasındaki tarihî yol üzerine inşa edilmiş.

Acharaka’da, Persephone'in ve Pluton'un bir tapınağının yanı sıra, Strabon'un olağanüstü olarak tanımladığı Kharonion adlı bir mağara bulunuyor. Hastalanan insanlar, Tanrı ve rahipler tarafından tedavi edilmek üzere bu mağaraya getiriliyordu. Burada, hastaların rüyalarına göre bir tedavi uygulanıyordu. Hastalar, rahipler tarafından mağaraya götürülerek yalnız bırakılıyor ve bu sürede hastaya yiyecek verilmiyordu. Hastalar ve rahipler dışındaki herkese yasak olan bu mağaranın, diğer canlılar için öldürücü olduğuna inanılıyordu. Verimli toprakları ile yeraltı sıcak suları, Acharaka’nın kutsal alan niteliğini kazanmasında ve sağlık merkezi olmasındaki belirgin faktörlerdendi. Acharaka, yaygın bir görüşe göre, Luwi dilinden türetilen kelimedir ve “Ulu Su” anlamını taşıyor. İlk izlenimi küçük bir tapınak şehri görünümünü verse de su ve su içinde bulunan kükürt buharı ile tedavi edici özelliği bakımından öne çıkmakta.

Antik çağın şifa merkezi: Acharaka Antik Kenti


Malgaç Dağı olarak bilinen Aydın Dağları’nın eteklerinde kurulan yerleşimin çevresinde, içlerinde 200 yaşını aşan, zeytin ağaçları mevcut. Acharaka'da Plutonion'un yeri belirlenmiş ve bir kısmı kazılmıştır. Tapınak kısa cephelerinde 6'şar, uzun cephelerinde ise 11'er sütun bulundurmakta. Dor düzeninde inşa edilen tapınak, kuzey-güney doğrultusunda yerleştirilmiştir ve girişi kuzeyden. Tapınağın iç kısmında tapınağın uzunluğu boyunca birbirine paralel iki duvar bulunuyor. Jeolojik yapısı, Acharaka çevresinde mineraller yönünden zengin su kaynaklarını ortaya koymakta. Günümüzde yakın çevresindeki çeşmelerde sarı-kahverengi kükürt kalıntıları dikkati çekiyor. Antik dönemde asıl yerleşim yerinin kuzey bölgesinde olduğu varsayılan Kharonion (Cehennem Kayıkçısı) ismiyle anılan büyük bir mağaranın varlığı bilinmekte. Mağara, kükürt gazı çıkışları ile tedavi edici özelliğe sahip olduğundan hastalar bu mağara içinde tedavi ediliyordu. Antik dünyanın inanışlarına göre bu tür gaz çıkışı olan yerler, yeraltı dünyası ile bağlantıyı sağlamaktaydı. Yeraltı tanrısı Pluton (Hades) ve eşi Persephone (Kore) ile ilişkilendirilerek Acharaka’da Kore Tapınağı yapılmıştı.

Antik çağın şifa merkezi: Acharaka Antik Kenti


Menderes vadisi önemli bir fay hattını barındırıyor. Böyle bir jeolojik oluşumun sonucu olarak yerin binlerce metre altındaki sıcak su kaynakları yeryüzüne çıkmadan önce, yerin altındaki boşluklarda dolaşır ve ılıcalar yaparak yeryüzüne çıkıyor. Antik Çağ'da mağaralar ve su çıkış noktaları, yeraltı ve ölüler dünyasıyla bir iletişim noktası olarak görülüyor ve bu noktalara kutsallık atfediliyordu. Yeraltının ve ölülerin efendisi olan Pluton ve eşi Persephone'nin bu noktalarda kutsandığına inanılıyordu. Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, jeotermal zenginlikleri ve dinsel özellikleri nedeni ile bölgeye hastane, büyük, küçük havuzlar ve şifa hamamlarına gelen konuklar için evler inşa edilmişti. Bu bağlamda Acharaka, antik dünyada sağlık merkezi olmasının yanı sıra dinsel merkez olarak ta gelişmiş ve kentin sosyal-eğitim alanlarına önemli katkılar sağlamıştı. Tanrı Hades’in heykeli Denizli’de Pamukkale’de bulunan Müze’de sergilenmektedir.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle