
Afrika’nın kalbinde 6 bin 400 kilometrelik keşif: Büyük Rift Vadisi
CNN Travel’dan Tom Page’in haberine göre, Güney Afrikalı fotoğrafçı Shem Compion, Afrika’nın Büyük Rift Vadisi’ne olan tutkusunu genç yaşlarda keşfetti. 2002 yılında, yirmili yaşlarının başında biriktirdiklerini toplayıp ihtiyacı olmayanları sattı ve bir araç satın aldı. Bir arkadaşıyla yola çıkıp yedi ay boyunca evlerine dönmediler.
Compion’ın yolculuğu, güneyde Botsvana ve Mozambik’ten kuzeyde Cibuti, Kızıldeniz ve Ürdün’e uzanan 6 bin 400 kilometre Rift boyunca ilk tanıklığıydı. Tektonik plakaların yavaşça ayrılmasıyla oluşan vadiler, 11 ülkeyi kesintisiz bir şekilde geçiyor ve milyonlarca yıl sonra denizleri karanın içine alacak bir büyüklüğe ulaşıyor. Compion, CNN Travel’a verdiği röportajda, “Her şeyin geçiciliğinin çarpıcı bir hatırlatıcısı bu vadi” diyor.
DOĞA VE YABAN HAYATININ İÇİNDE
Yolculuk sırasında Kenya’daki Nakuru Gölü’nü ziyaret eden fotoğrafçı, pembe flamingo sürüleriyle çevrili göl manzarasında büyülendi. Tanzanya’da Serengeti çayırlarında fillerle karşılaştı, Etiyopya’da Afar kabilesiyle Danakil Çöküntüsü’nde yağmurun altında deve kervanlarını fotoğrafladı.
RİFT’İN HİKÂYESİ KİTAPTA HAYAT BULUYOR
Compion, 20 yılı aşkın süredir Rift boyunca safariler düzenliyor ve bölgenin manzaralarını, yaban hayatını ve insanlarını fotoğraflıyor. CNN Travel’a verdiği bilgide, bu deneyimlerin yedinci kitabı ve ilk sanat kitabı olan “The Rift: Scar of Africa” için bir araya geldiğini söylüyor. Kitap, Rift’in jeolojik kökenlerinden hominid evrimine, biyolojik çeşitlilikten insan yaşamına kadar geniş bir perspektif sunuyor.
KÜLTÜR VE İNSANLARLA BULUŞMA
Compion’ın Rift boyunca gözlemlediği topluluklar arasında Etiyopya’daki Omo Vadisi kabileleri ve Kenya’daki Samburu halkı bulunuyor. Fotoğrafçı, turizmin henüz düzenlenmediği bölgelerde küçük gruplarla hareket ederek, yerel halkla sorumlu ve sürdürülebilir ilişkiler kurmaya özen gösteriyor. CNN Travel, Compion’ın bu yaklaşımını vurgulayarak, “Rift’in kültürel ve doğal zenginlikleri ancak bu şekilde korunabilir” yorumunu aktarıyor.
DOĞAYI VE İNSANLARI KORUMAK
Gorongosa Milli Parkı’nda Mozambik’te biyolojik çeşitliliği yeniden canlandıran çalışmalarla da ilgilenen Compion, Afrika’nın her yerinde yerel bilginin ve liderliğin korumayı desteklediğini gözlemlediğini belirtiyor. Rift Vadisi’nin kentleşmeye ve çevresel değişimlere rağmen doğal dengelerini sürdürdüğünü ifade ediyor.
CNN Travel’a konuşan Compion, Rift’in ekolojik ve insani ilişkilerini şöyle özetliyor:
“Vahşi yaşamı, doğayı ve insanlığı ayrı alanlar olarak görmüyorum. Hepsi iç içe geçmiş bir sistem. İnsan seçimleri ekosistemlere dalga dalga yayılırken, ekosistemler de insan olasılıklarını şekillendiriyor.”
KEŞİF HİÇ BİTMİYOR
Compion, keşfetmeye devam ediyor. Her ziyaret yeni hikâyeler ve görsel hazine anlamına geliyor. CNN Travel’ın Tom Page tarafından aktarıldığı bu haber, Büyük Rift Vadisi’ni keşfetmek isteyen gezginlere, hem doğa hem de kültürel zenginlikler açısından eşsiz bir rehber sunuyor.
CNN Travel'ın "A photographer’s epic exploration of the valley tearing Africa apart" başlıklı haberinden derlenmiştir.

Salim Uzun
Ayşegül DOMANİÇ YELÇE
Mehmet Üstündağ


