Geri36 Saatte Keşfet 36 saatte Lizbon
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
36 saatte Lizbon

36 saatte Lizbon

Portekiz’in başkentindeki tarihi yapıların çoğu yenilendi. Tagus Nehri’nin okyanusla buluştuğu noktada, tepeler üstüne kurulan şehrin anıtları bile adeta yeniden doğdu. Eski liman depoları, kapalı pazarlar restorasyonla AVM, kafe, restoran, eğlence mekânına dönüştü. Geçmişte çok az kişinin uğradığı mendirek ve merkezdeki meydan bile gezinti alanı oldu.

36 saatte Lizbon

16.00
MANZARALAR, BİRALAR

18’inci yüzyıldan kalma anıtsal meydanlardan Praça do Comércio yıllar boyunca kişiliksiz kamu binaları, kanalizasyon ve ulaşım projelerinin inşaatlarıyla perdelenmişti. Nihayet birkaç yıl önce yeniden düzenlendi, görkemli zafer takı ve Kral Birinci Dom José heykeli onarımdan geçirildi. Çevrede yeni bar, kafe, butikler açıldı. Bira müzesi Museu da Cerveja’nın terası manzaralı. Mönüsünde Portekiz, Brezilya, Mozambik gibi ülkelerin biraları var.

36 saatte Lizbon


17.00
NEHİR KIYISINDA RÖNESANS

Geçmişin kokulu, pis nehir kıyısı yeni belediye başkanının girişimiyle düzenlendi, hafta sonunda piknikçilerin, koşucuların, bisikletçilerin en çok rağbet ettiği bölgelerden birine dönüştü. Nehir boyunca kulübe şeklindeki kafeler sıralanmış. Joana Vasconcelos’un 2013 Venedik Bienali’nde Portekiz bölümü için hazırladığı, geleneksel mavi ve beyaz çinilerle kaplı gezi teknesi Trafaria Praia şimdi nehir kıyısında hizmet veriyor. Marttan ekime her gün saat 11.00, 15.00 ve 18.00’de bir saatlik turlara çıkıyor.

36 saatte Lizbon


20.00
DAMAĞINIZ ŞENLENSİN

19’uncu yüzyıldan kalma Mercado da Ribeira meraklı lezzet avcıları için bir cennet. Pek çok farklı ürünü tatmak, satın almak mümkün: Çiğ dana biftek, kurutulmuş et, buğulama kum istiridyesi, ahtapot konservesi, mangolu dondurma, kirazlı ginja likörü... Geçen yıl işletmesi Time Out dergisine devredilen tarihi kapalı pazar yeri Lizbonlu şeflerin iddialı restoranlarının, şarkuteri ve barların bulunduğu hangar benzeri bir lezzet mekanına dönüştü. O Prego da Peixaria’da sıcak pidede ikram edilen etler, eritilmiş peynir, sos ve salamla lezzetlendiriliyor (24 TL).

22.00
NEHİR KIYISINDA GECE

Tajo Nehri’nin okyanusla buluştuğu bölgedeki Cais do Sodré semti son yıllarda birbiri ardına açılan barlarla hareketlendi. Aralarından en kışkırtıcısı Pensão Amor. Barın salonu, şehvetli baronun köşkü gibi: Duvarlarda nü portreler, oryantalist ressamların eserleri, av hayvanlarının kafaları, leopar derisi desenli koltuklar, kama sutra kitapları, hatta bir falcı...

36 saatte Lizbon


11.00
SANAT VE ZANAAT

Hayattaki güzelliklerin bazıları ne yazık ki bedava değil. Quin Hanedanı döneminden kalma porselen Çin vazosu, Pieter Bruegel’in oğluna ait resim, Versailles Sarayı’ndan mermer lavabo... Yine de şanslısınız. Parası cüzdanına sığımayan işadamı António de Medeiros e Almeida pek çok tarihi eseri, objeyi büyük bir iştahla satın almış, 19’uncu yüzyıldan kalma konakta sanatseverlere sunmuş. Casa-Museu Medeiros e Almeida’nın mermer kaplı salonunda yürürken Thomas Chippendale’nin şaşırtan aynalarında kendinizi seyredeceksiniz.

14.00
PAZARDA KEŞİF

Mercado de Campo de Ourique, 1930’lardan kalma kapalı bir pazar. Tezgâhlarında suşiden taze sıkılmış meyve suyuna kadar ne ararsanız var. Mercado do Marisco’da seçeceğiniz iri karidesleri deniz suyunda haşlatabilir ya da yağda kızarttırıp sarımsak sosuyla tadabilirsiniz (25 TL). Atalho do Mercado ise lezzet şölenine kuzu pirzola (29 TL) ve tütsülenmiş fırın kontrfileden sanviçlerle (15 TL) ile katılıyor.

16.00
21'İNCİ YÜZYILIN KAPALIÇARŞISI

Kemerli pencereleri, geometrik desenli zemin mozaikleri, tavanlarındaki Mağribi üslubu kabartmalarıyla görkemli bir bina olan asırlık Praça do Principe Real, 2013’teki restorasyon sonrasında adeta yeniden doğdu. Embaixada isimli konsept AVM’ye dönüştü. Geçmişin yüksek tavanlı odalarında, salonlarında bugün Portekizli modacıların butikleri sıralanıyor.

36 saatte Lizbon


17.30
KOMŞUYA DA UĞRAYIN

Bitişikteki Entre Tanto, restore edilip alışveriş mekânına dönüştürülen bir diğer tarihi yapı. Butikler ve aksesuvar mağazaları görülmeye değer. Fresh, kadın el çantalarında geleneksel dokumaların yanı sıra akrilik malzemeler kullanıyor. Nichts Neues’ta eski sinema koltukları, atölye tipi lambalar, 1950’lerden kalma İskandinav stili ev eşyaları satılıyor.

36 saatte Lizbon

20.00
LİZBON USULÜ SOFRA

São Cristóvão Kilisesi yakınında yeni açılan Leopold, mütevazı görünümüne karşın seçkin bir restoran. Mönüde kayısı kıvamında haşlanmış yumurta ile sunulan mantar, Azor usulü biftek gibi geleneksel yemekler yeni fikirlerle süsleniyor. Örneğin dana ve domuz eti karışımından yapılan Alheira sosisine, Porto şarabında pişirilmiş tatlı patates mücveri eşlik ediyor. Mısır unuyla kızartılmış çıtır morina balığı, Japon mutfağının gözdelerinden şitaki mantarıyla eşleştiriliyor. Tatlıdaki muz kremasının aroması ise çok ince rendelenmiş Sao Jorge peynirinin keskin kokusuyla dengeleniyor. İki kişi, içki hariç, ortalama 160 TL.

36 saatte Lizbon


23.00
OTOMOBİLLER VE BARLAR

Park ilk bakışta pek çekici görünmüyor. Otopark girişinden geçip, grafitiyle süslenmiş yürüyen merdivenlerden en üst kata çıkın. Bu zahmetin karşılığında şaşırtıcı bir egzotik orman dokusunun içinde bulacaksınız kendinizi. Karşınızdaki Lizbon manzarası cabası... İyi tasarlanmış otopark binasının çatı katı özgün atmosferi, kaliteli barlarıyla her yaştan Lizbonlu ve turisti ağırlıyor.

36 saatte Lizbon

11.00
ÜSTATLAR, BAŞYAPITLAR

Lizbon’da uyuşuk pazar sabahlarına heyecan katmanın yegane yolu sanatsal keşiflere çıkmak. Örneğin Museu Nacional de Arte Antiga’nın 61’inci salonuna girdiğinizde gözleriniz başyapıtlarla kamaşacak. 16’ncı yüzyıl ressamlarından Lucas Cranach’ın “Salome”si, Albrecht Dürer’in 1521’de tamamladığı “St. Jerome”, Hieronymus Bosch’un 1500 yılında yaptığı baş döndürücü “Aziz Anthony Abbot’un Günaha Çağrısı Üçlemesi, İsa’ya İhanet ve Kalvari Yolu” tablosu sizi taasubun dizginleyemediği hayal gücünün dehlizlerinde heyecanlı bir gezintiye çıkaracak. Nefes almak için bahçeye çıktığınızda müzenin kafesinde bir kapuçino (4,5 TL) içip nehir manzarasını seyredin. Ayrılmadan önce bu güzel şehrin siluetini bir kez daha zihninize nakşedin.

 

False