GeriGüzin Abla Sevişmek isteyince karım bana ‘sapık’ diyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sevişmek isteyince karım bana ‘sapık’ diyor

Güzin Ablacığım, 11 yıllık evliyim. 35 yaşındayım. Evliliğimizin ilk başlarından beri eşimin cinsel istekleri çok azdı. Normal ilişkiden orgazm olamıyor, okşayışlarla zar zor orgazm olabiliyor. Yine de bu seneye kadar ayda bir cinsel teklifime olumlu bakarken, bu sene artık ayda bir de istemiyor.

Ben karşılıklı istek olsun istiyorum. O ise ‘Sen ne yaparsan yap, ben istemiyorum’ diye bana çıkışıyor. Eşler arasında ilişkinin karşılıklı arzu ile olabileceğini söylediğimde, sapıklıkla suçluyor.

Artık cinsel isteğimi karşılayamaz hale geldim, eşimi aldatmak üzereyim. Bu davranışından olmalı ki ben de onu daha sık arzu ediyorum. Doktora da gitmek istemiyor. ‘Benim annem de böyleydi, bu sağlık problemi değil senin sapıklığın’ diye beni aşağılıyor. Bazen iki hafta boyunca hiç yanına dahi gelmediğim halde, yine bir şey değişmiyor.

Ne yapmalıyım?

RUMUZ: ULUDAĞ

İşte eşinin durumu tek bir cümlede saklı: Benim annem de böyleydi’ diyor, daha ne desin? Annesinden gördüğünü yapıyor.

Eşiyle ilişkiye girmeyi, eşinin istekli oluşunu sapıklıkla bir tutuyor. Ona göre cinsel ilişki normal bir eylem değil. Böyle yetiştirilmiş.

Çok acı bir durum ama, onu ikna edip bir uzman doktora götürmekten başka yapabileceğin, ne yazık ki fazla bir şey yok!

Bu annesinin onun bilinçaltına işleyen tutumu ve sözleri ancak bir psikiyatr yardımıyla düzeltilebilirse düzeltilir. Yoksa o hayatını böyle cinselliğini yaşamayı bilemeden, ilişkiye sapıklık gözüyle bakarak sürdürecek, ne sana ne de kendisine mutlu bir evlilik yaşatamayacaktır.

Babam ve erkek arkadaşım beni aldattı

Merhaba, iki erkek tarafından ihanete uğradım, biri babam, diğeri ise dört senedir birlikte olduğum erkek arkadaşım. Seneler sonra babamın başka bir kadınla ilişkisi ve ondan bir de kızı olduğunu öğrendik.

Yaşım 20... Erkek arkadaşım da beni aldatıyormuş. Sırf onunla sınırlı bir ilişki yaşadığım için. Bu dünyada ne iğrenç insanlar var!

RUMUZ: DUYGU

Çok yanlış düşünüyorsun, sakın bu konuda hatalı bir şey yapayım deme! Baban anneni aldatmışsa, bu onların sorunu.

Erkek arkadaşının seni aldatmasına gelince, seni değerlendirememiş, senin duygu ve düşüncelerine uygun biri değilmiş, hepsi bu. Cinsellik iki kişi arasında, her iki taraf da aynı eğilimde ve arzuda ise gerçekleştirilmelidir. Sen istemedikçe, erkek arkadaşın seni zorlayamaz ve sana değer veriyorsa, düşüncelerine saygı göstermeli, hepsi bu.

Doğumdan sonra kadının cinsel organı gevşer, sarkar mı

Güzin Abla, ben 20 yaşında nişanlı bir okurunum. Sorum şu: Çocuk doğurduktan sonra kadınların cinsel organı nasıl değişir? Esneme, sarkma olur mu? Bu durum, çiftlerin cinsel hayatını etkiler mi?

RUMUZ: NİŞANLI

Genel olarak bir ya da iki normal doğum kadının cinsel organını etkilemez. Sadece çok kilolu bebeklerde doğum sırasında yırtılma olursa, çoğul gebeliklerde, arka arkaya, sık doğum yapan kadınlarda ya da ender olarak vajina kaslarında yapısal bir gevşeme bulunan kadınlarda bu tür sorunlara rastlanabilir.

Günümüzde, vajina estetiği de uygulanabiliyor. Ayrıca doğum sırasında yırtılma oluşmaması için önceden kesilip, dikiş atılıyor. Sezaryenle yapılan doğumlarda ise bebek doğrudan karından alındığı için, kadının cinsel organı hiç etkilenmiyor.

Çıktığım kızın geçmişi beni geriyor

Merhaba Güzin abla ben 19 yaşındayım ve bir kıza aşığım. O da 16 yaşında ama kızın çıktığı pek çok erkek arkadaşı olmuş. Yine de kız daha bakire. Ama kız çıktığı kişilerle, seks anlamında pek çok şey yaşamış, ama kızlığı bozulmamış. Benim arkadaşlarımın çoğu tanıyor bu kızı. Ben bu kızla şu an beraberim ve onu çok seviyorum ama ‘O başkalarının ellerindeydi’ diye arkadaşlarım bana laf atıyorlar, beni sinirlendiriyorlar.

Çok kırılıyorum ama onlar kızı sevdiğimi bilmiyorlar. Psikolojim bozuldu. Arkadaşlarıma anlatamadığım bu çaresizlikten nasıl kurtulurum? Kızdan ayrılayım mı? Yoksa devam mı edeyim? Ama adımı ağızlarına sakız ederler, diye korkuyorum. Ailem de duyarsa benim için çok kötü olur.

RUMUZ: ÇIKMAZDAYIM



Başkalarının ne diyeceğine bu kadar önem verecek olursan, hayatın zindan olur, çünkü başkaları senin hayatına karışacak mutlaka bir yol bulurlar, söyleyecek bir sözleri hep olur onların. Bunu kıskançlıktan ya da ilişkinizi bozmak için söylüyor olmasınlar.

Diyelim ki, doğru... Bir şekilde birçok ilişkisi olmuş, pek çok şey yaşamış, diyorsun. Emin misin? Hem bu pek çok şey, neymiş bakalım? İnsanlar atıp tutmaya bayılırlar.

Belki de sadece birkaç lise flörtü olmuştur kızcağızın? Abartmadıklarından emin misin?

Yaşadıkları, saflığından yararlananların etkisiyle de olmuş olabilir. Belki gerçek sevgiyi sende buldu. Bu kadar gencecik bir kızın nasıl bir geçmişi olabilir? Bırak bunları, eğer seni seviyorsa, sen de onu seviyorsan, başka şeyleri takma bu kadar aklına.

Belki de ailesi tarafından sevgisiz, bir köşeye atılmış bir insandır... Onu sevgiyle sararsan, güven verirsen, o da sana bağlanıp, sana sadık kalacak, seni mutlu etmeye çalışacaktır.
X

Kıskançlığı yüzünden ilişkimi bitirdim

Sevgilimin kıskançlık yüzünden yaptıkları beni ondan uzaklaştırdı. İlişkimi bitirdim. Fakat şu anki yaşadığım duygusal karmaşadan dolayı ne yapacağımı bilmiyorum.

Merhaba Güzin Abla, ben 21 yaşında, üniversite son sınıf öğrencisi bir kızım. Bir erkek arkadaşım var, daha doğrusu vardı.
Birbirimizin ilk aşkıyız. Fakat çok kıskanç. Çalışmamı istemiyor. Özlediğinde bana öfkelenip aramıza mesafe koyuyor.
Öfkelendiğinde, kıskandığında bana kötü sözler sarf edebiliyor.
Ben ona rağmen, bir mağazada çalışmaya başladım ve iş arkadaşlarımdan biri bana ilgi duymaya başladı. Erkek arkadaşımı sevdiğim için teklifini kabul etmedim ve birkaç ay sonra işten ayrıldım.
Ama bu süre zarfında erkek arkadaşım ona karşı çıkıp işe gittiğim için bana bozuktu. Bu yüzden sürekli kötü sözler işittim ondan.
Ben de artık dayanamayıp ilişkimi bitirdim. Ama o, ayrıldıktan sonra söylediği kötü sözler, yaptığı hareketler için pişman olup yalvardı, barışmak istedi.
Fakat söylediği şeyler beni çok incittiği için, ona karşı hislerimi kaybetmiştim. Çok kırgındım. Barışma teklifini kabul edemedim.

Yazının Devamını Oku

Annem polis olmamı istemiyor

Annem bana hiç güvenmiyor. Polis okuluna gitmek isterken hemşire olmam gerektiğini söylüyor. Üzerimde çok fazla baskı yapıyor. Artık dayanamıyorum.

16 yaşındayım, annem sürekli telefonumu kurcalıyor. Erkeklerle konuşmamdan, sevgilim olmasından korkuyor. Bana hiç güvenmiyor. Halbuki hiç işim olmaz sevgiliyle falan.
Abim de hep öyle... Sürekli anne-oğul baskı kuruyorlar.
Mesela sosyal medyaya fotoğrafımı koymuştum, “Bu ne, kendini mi pazarlıyorsun” dediler.
Zorla hemşirelik mesleğini seçmemi istediler. Hocalarım hep terbiyemi, derslerimi över ama ailem beni hep ezdi.
“Polis olamazsın, okuyamazsın. Kızdan polis mi olurmuş” dediler.
Ama ben vazgeçmedim... Polis olacağım. Annemin böyle davranması beni çok üzüyor.
Meslek seçerken babam destek oldu... “Polis ol sen” dedi ama annem babamın da aklını çeldi.

Yazının Devamını Oku

Hayvan Hakları Yasası tekrar gözden geçirilmeli

Hayvan Hakları Yasası’nın yeniden masaya yatırılmasını, cezaların artırılmasını talep etmiştik. Fakat şu an gelinen nokta hiç de iç açıcı değil. Sokaktaki canlara yaşam hakkı tanınmıyor.

Sevgili Güzin Abla, hayvanlara yapılan işkence ve tecavüz olayları toplumun vicdanını kanatması üzerine, mevcut yasanın gözden geçirilerek cezaların artırılmasını talep etmiştik.
Ancak yeni yasa iyi niyetli bölümlerine rağmen bazı bölümlerinin tekrar gözden geçirilmesinde fayda var. Sokak hayvanlarına yiyecek vermek, su vermek neredeyse yasaklanıyor ve cezaya tabi oluyor. Sokaktaki canlara yaşam hakkı tanınmıyor. 2014 yılından itibaren çıkan 5199 sayılı yasayı uygulayamayan, yasanın olmazsa olmazı kısırlaştırmayı yapamayıp, ayrıca bir de belediyelerce zulme tabi tutulan canların mağduriyeti sebebiyle, evlerimize, bahçelerimize alarak kucak açtığımız canlarımızla ilgili endişelerimiz var.
Bu yeni şekliyle yasa, birçoğumuzun yemeyip yedirdiği, kredi çekerek özel kliniklerde tedavi ettirdiği gariplerin elimizden alınarak barınaklara kapatılması, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yönetmelikleriyle uygulanabilecek hale geldi. Kısırlaştırma yapılacak bahanesiyle barınaklarda toplanacak kedi ve köpeklerimiz, deneylerde kullanılmak üzere laboratuvarlara gönderilebilecek.
Yaşanacak acıları göz önüne alarak gereğinin yapılacağını ümit ediyoruz.
◊ Zuhal Ardahanlı (Çayyolu Doğal Hayatı ve Hayvanları Koruma Derneği)

YANIT

Sevgili Zuhal kardeşim, biz bu yasayı o kadar uzun zamandır bekliyoruz ki... Doğrusu ben de sizin gibi bazı noktalarda hayal kırıklığına uğradım. Evde beslenecek hayvanlarımıza kısıtlama getirilmesi bizler için endişe verici.

Yazının Devamını Oku

Ofisime dinleme cihazı koydu

Çok sevdiğim adamın arkasından atıp tuttum. Aramızda geçen her şeyi yakın bir müşterime anlattım. Ofisime dinleme cihazı koyduğu için sevgilim, konuşmaların hepsini duydu...

Merhaba Güzin Abla, sana çok kez yazdım, hepsine de sabırla cevap verdin. Ama bu seferki bambaşka...
Evet, bu sefer ben haksızdım. 31 yaşında bir işkadınıyım. Çok sevdiğim adamın arkasından atıp tuttum, hatta daha ağırı, aramızda geçen her şeyi müşterime anlattım.
O kadar iyi anlaşıyordum ki müşterimle, her şeyi konuşuyordum. Sevgilim beni sinirlendirdiğinde acımı da tatlımı da onunla paylaşıyordum...
Sevgilimi çok seviyordum. Bir gün sevgilim, müşterimle aramdaki samimiyetten şüphelendi ve ofisime dinleme cihazı koydu. Müşterimle onun arkasından konuşmalarımın hepsini duydu.
Müşterim tahmin ettiğiniz gibi erkek... Sevgilim, konuşmalarımızı öğrendikten sonra ne mi yaptı?
Hayır, benden ayrılmadı, son bir şans verdi. Tabii, bana güveni yerle bir olmuştu.
Bu olay 5 ay önce yaşandı ve hâlâ sevgilimle problemler yaşamaya devam ediyoruz.

Yazının Devamını Oku

Cezaevinden çıktığımda artık başkasıyla beraberdi

Haksız yere cezaevine girdim ve 12 yıl ceza aldım. Sevdiğim kadına da “beni bekleme” dedim. Suçsuz olduğum kanıtlanınca, ilk onun yanına gittim ama artık başkasıyla beraberdi...

Merhaba Güzin Abla, çok sevdiğim genç bir kadın vardı, sevgilimdi. İkimiz de birbirimizi çok seviyorduk, ikimizin de ilk aşkıydı...
Ayrı şehirlerde oturuyorduk ama yaz tatillerinde 4 ay onun bulunduğu yerde kalıyordum, güzel vakit geçiriyorduk.
Ta ki haksız yere cezaevine girene kadar... 12 yıl ceza aldım. Bana çok ulaşmaya çalıştı ama ben istemedim.
İçeride 2 sene geçirdikten sonra tekrar haber yolladı, adresimi istedi.
Ben de beni beklememesini hayatına bakmasını söyledim. Çünkü onu çok seviyordum. Benim yüzümden yıllarca acı çekmesini istemedim.
Henüz çok gençtik, onun önünde güzel bir hayat vardı.
Şans bu ya 4 yıl yattıktan sonra suçsuz olduğum kanıtlandı ve tahliye oldum.

Yazının Devamını Oku

Eşim ve görümcelerimle problemleri nasıl çözerim

Eşimin ilgisizliği ve görümcelerimin hakaretleri beni bunalttı. Aklımdan boşanmak geçmiyor ama sorunları da çözmek istiyorum. Görümcelerim ve eşimle problemleri nasıl düzeltebilirim?

Merhaba Güzin Abla, eşimle yaşımız 28 ve 4 yıldır evliyiz. Eşim, önlisans, ben lise mezunuyum. Eşim asgari ücretli işçi, ben ise devlet memuruyum.
Bizimki aşk değil mantık evliliğiydi. Çünkü eşim, temiz kalpli, dürüst, güvenilir ve sadık biri. Bunlar benim önem verdiğim değerler. Hiçbir zaman maddiyat umurumda olmadı. Zamanla da sevdim onu.
Eşimin iki kız kardeşi var, ikisiyle de aram hiç yok. Eşimin benden 1 yaş büyük ablası daha evlenmeden önce ona ismiyle hitap ettiğimden saygısız ilan etti beni...
Nikâhımız kıyıldıktan sonra eşim, “yengeni de tebrik etsene” dedikten sonra ablası, “benim öyle yengem yok, bana abla bile demedi” dedi.
Küçük kardeşi ise eşinden boşanınca, bizim çocuğumuza bakmak için yaklaşık 9 ay aynı bizimle evde yaşadı. Tabii bunların hepsi problem oldu.
Eşimin annesi ve babasını çok severim, saygı duyarım. Bir gün bayram için eşimin ailesinin yanındaydık.
Küçük görümcemle aramızda sürtüşme yaşandı. Ne anneliğimi, ne kadınlığımı ne de namusumu bıraktı.

Yazının Devamını Oku

Sevdiğim adam eski eşiyle bağını koparmıyor

Sevdiğim adamla 4 yıldır birlikte yaşıyoruz ama o bir türlü eski eşinden kopamıyor. İstemediğim halde eski eşiyle mesajlaşmaya ve görüşmeye devam ediyor.

Merhaba Güzin Abla, 4 yıldır bir adamla birlikteyim. İmam nikâhı kıydık ve aynı evde yaşıyoruz.

Ancak sevdiğim adam bir türlü eski eşinden kopamıyor. İstemediğimi bildiği halde eski eşiyle mesajlaşıyor. Üstelik beni de “Sanane, benim telefonuma bakma” diye azarlıyor.

Eski eşinden çocukları var. Onların yanında adımı bile anmıyor. Hakkımda kötü konuştukları zaman beni savunmuyor.

Çocukları rahatsız olmasın, diğer kadın kavga çıkarmasın diye beni diğer aile üyeleriyle görüştürmüyor. Oysa benim çocuklarım başka şehirde, onlarla sadece telefonla hasret giderebiliyorum.

Çok severek bir araya geldik ama bu davranışları beni ondan soğutuyor.

Ona “Eğer eski ailenle mutluysan onlara dön, herkes yoluna baksın” diyorum.

Bu sefer de “Seni çok seviyorum” diye karşılık veriyor. Bu nasıl sevgiyse?

Bana istediğim ilgi, sevgi ve şefkati vermiyor.

Yazının Devamını Oku

Karım benimle olmak istemiyor

Maddi durumumuz iyiyken bir anda iflas ettim. Sonrasında eşim iş buldu ve benden yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı. Şimdi de benimle birlikte olmak istemediğini söylüyor, ne yapmalıyım?

Eşimle 11 yıllık evliyiz, 2 çocuğumuz var. Maddi durumumuz çok iyiydi ama iflas ettik. Maddi zorluklar yaşamaya başlayınca bu durumu düşünmekten eşimle fazla ilgilenemedim.
3-5 ay boyunca bazı geceler TV karşısında ondan ayrı yattım.
Bu nedenle, aramızda bir soğukluk oluştu. Sonra eşim bir gün eve geldiğimde, bir iş başvurusu yaptığını söyledi ve kabul edildi.
Hemen işe başladı.
Ben de “her şey yoluna girdi” diye sevinirken, bu iş benden uzaklaşmasının başlangıcı oldu.
Daha sonra da babası vefat etti. O çalışınca kayınvalidem çocuklara bakmak için bizde kalmaya başladı. Bu arada oturduğumuz ev küçük, biraz kalabalıklaştık. Bir gün ben de biraz yersiz kıskançlık yaptım.
Telefonunda gördüğüm bir fotoğrafı yanlış yorumladım. Beni aldattığını düşündüm.

Yazının Devamını Oku

Eşimi artık sevmiyorum

Ailemden kurtulmak için evlendim ama eşimi artık sevmiyorum. Ailem de beni kabul etmiyor...

6 yıldır evliyim. Aslında ailemden kurtulmak için evlendim...
Ailem çok baskı yapıyordu. İlk başlarda eşimi seviyordum ama son zamanlarda çok soğudum. Eşim kötü biri değil ama hem maddi açıdan zorluk yaşıyorum hem de eşimi sevmiyorum. Bir kızım var. Ailem de beni kabul etmiyor. Psikolojim çok bozuk, ölmek istiyorum. Ne yapabilirim, eşimi artık hiç sevmiyorum...
◊ Rumuz: Eşimden çok soğudum

YANIT

İşte ta başından itibaren hata yapmışsın. Ailenden kurtulmak için gidip de sevmediğin bir adamla evlenmek ne demek?
Sonra onu zoraki sevmeye çalışmış ama gerçek anlamda yakınlık duyamamışsın.
Şimdi ayrılmak ve o seni evden kaçmak durumunda bırakan ailenin yanına dönmek istiyorsun. Ama belli ki onlar da senin eve dönmene sıcak bakmıyor... Hele bir de küçük bebeğinle geri gelmen onları hiç de mutlu etmeyecek besbelli.

Yazının Devamını Oku

Size “Nasihate ihtiyacım var” diye yazan adamın karısıyım

Geçtiğimiz gün eşimin bilgisayarını kullanırken size e-mail gönderdiğini gördüm. “Eşimden gittikçe uzaklaşıyorum” konulu yazısını gözlerim dolarak okudum. Bu evlilikte ne yapacağımı bilemiyorum...

Selam Güzin Abla, eşim şu an Türkiye’de. Ben de bilgisayarım yanımda olmadığı için, onun bilgisayarını kullandım.

Açtığımda sizin yazılarınızı gördüm. Size e-mail yazdığını gördüm. Siz de ona cevap göndermişsiniz. “Eşimden gittikçe uzaklaşıyorum” konulu, 16 Haziran tarihli yazıdan söz ediyorum...

Cevap olarak yazdığınız yazıyı gözlerim dolarak okudum. Sanki hislerime tercüman olmuşsunuz. Gerçekten olaylara bağımsız baktığınız için teşekkürler.

Evet, bizimkisi bir aşk evliliği değil, biz tanıştırıldık. Fakat ilk seferde olmasa da 5 yıl sonra beni tekrar sosyal medyadan bulup evlenme niyetinde olduğunu söyledi.

Kanada’dan Amerika’ya beni ziyarete geldi. Ve onunla güzel bir hayat kurmak için tüm yaşantımı bırakıp yanına taşındım.

İş hayatım, arkadaşlarım, ailem ve daha birçok şeyi geride bırakıp onunla beraber olabilmek için başka bir şehre geldim. Eşimin yanında olduğum için çok mutluydum.

1.5 sene oldu ve eşimle bir türlü evliliği yoluna sokamadık. Evet, sinirli bir yapım var. Fakat o ne zaman biraz ilgilense yelkenleri suya indiriyorum. Geldiğimden beri 10 elin parmaklarını geçmez birlikte olduğumuz. Hep televizyonun karşısında yatmak istiyor.

Arkadaşlarıyla gezmek, bisiklete binmek, bir kafede oturmak en sevdiği şeyler. “Benimle biraz ilgilenir mi acaba” diye gözünün içine bakarak yaşıyorum.

Yazının Devamını Oku

Artık oyun bağımlısı değilim ama ailem buna inanmıyor

Oyun bağımlılığımdan kurtuldum. Fakat ailem elime telefonumu aldığım, bilgisayarı açtığım her an oyun oynadığımı sanıyor. Onlara derdimi bir türlü anlatamıyorum.

Ben 16 yaşında bir lise öğrencisiyim. Ailem, içine kapanık insanlardır. Haliyle ben de öyle büyüdüm. Liseye geçtiğimde bu durum beni çok zorladı. Yatılı bir lisede okuyorum. Yurttaki arkadaşlarımla aram iyi ama birçoğu okulun diğer şubelerinde. Haliyle kendimi okuldayken yalnız hissettiğim zamanlar oldu.
Kendimi hep zayıf, sıkıcı, ezik birisi olarak gördüm. Haftanın 5 günü zamanım yurtta geçiyordu. Cuma akşamı eve geliyor, pazar günü öğleden sonra yurda gidiyordum. Yani ailemle zaman geçirmek için bir cumartesi günüm vardı. Ama ben o günü bilgisayar oyunlarıyla geçiriyordum.
Bu benim hatamdı. Sonuçta onlar benim ailem ve onlara zaman ayırmalıydım.
Bu nedenle çok tartıştık. Zaman zaman tartışmanın dozu arttı. Bu olaylar yaklaşık 2 yıl önceydi. En sonunda bu oyun bağımlılığımdan kurtulabildim. Yaklaşık 6 aydır haftada 1-2 saatten fazla oyun oynamıyorum.
Ama ailemin bana karşı tutumu hiç değişmedi. Elimde telefonu aldığım, bilgisayarı açtığım her an onlara göre oyun oynuyorum.
“Senden hiçbir halt olmaz. Sana hiç güvenimiz yok” gibi ağızlarına geleni saymaya başlıyorlar. Artık bunları kafamdan çıkaramıyorum.
Ne zaman alt kattaki odama geçsem, sanki üst katta benim hakkımda tartışıyorlar, bağırıyorlar gibi kafamın içinde sesler duyuyorum. Bir de ağzımdan çıkan her söz bir tartışma konusu oluyor.

Yazının Devamını Oku

Acaba bendeki videolarını kocasına mı göndersem? 

Sevdiğim kız “Babam beni evlendiriyor ama ben nişandan dönerim” dedi, sonra da evlendi. Meğer adamı kendisi bulmuş, üstelik onunla 2 yıldır görüşüyormuş. Çok mutsuzum. Onların da mutsuz olmasını istiyorum.

Güzin Abla, sevdiğim kız beni 2 senedir aldatıyormuş, yeni öğreniyorum...
Aramızda yaş farkı olduğu için evlenmemiz imkansızdı.
Görücüleri geliyordu, istemiyordu. “Daha yaşım genç” diyordu.
Halbuki bir adamla telefonda konuşarak işi ilerletmiş. Bana hiçbir şey belli etmedi.
Bir gün “Bursa’dan bana görücü geliyor” dedi. Umursamadım, nasılsa kabul etmez dedim.
2 hafta sonra “Yine geliyorlar. Babam beni verecekmiş” dedi. “Sen istemezsen nasıl verecekler?” dedim.
“Beni dinlemiyorlar ki. Ama sen boş ver, nasıl olsa nişandan dönerim” diye yanıt verdi. Sonra nişan yapıldı. Bursa’ya gittiler ev filan bakmaya.

Yazının Devamını Oku

Çocuk ve gençlere yönelik şiddete DAİR çarpıcı mektuplar

Sevgili okurlarım, çocuk ve gençlere yönelik şiddet ve istismar haberleri hafta boyunca gündemdeydi. Ben de bana gelen mektuplar arasından çaresiz kaldığım ve yetkililerin ilgilenmesi gerektiğini düşündüğüm birkaçını paylaşmak istedim. Gerçekten çok acı ve düşündürücü mektuplar bunlar. Üstelik yaş ortalaması giderek küçülüyor...

Ailem beni zorla okuldan aldı

Ablacığım ne olur bana yardımcı ol. 18 yaşındayım. Ailem tarafından zorla okuldan alındım, işe gönderiliyorum. Evin tüm işleri de bana yaptırılıyor. Üstelik ailemden sözlü ve fiziksel şiddet görüyorum.
Pek çok defa evden atıldım. Evin en küçüğü olduğum için bana konuşma hakkı tanımıyorlar. Tüm hayatıma baskı yapıyorlar. Kaç defa intihar etmeye çalıştım ama yaşamayı o kadar çok seviyorum ki, yapamadım...
◊ Rumuz: Hayatı seviyorum

Yaşadıklarım yaşımdan büyük

Ben 4 ay sonra 11 yaşına girecek bir öğrenciyim. Biraz küçüğüm ama yaşadıklarımın yaşımdan büyük olduğuna inanıyorum.
Hatırladığım kadarıyla ilk kez 4 yaşındayken şiddet görmeye başladım.

Yazının Devamını Oku

Biz hayvanlara yardım etmeyi seçtik

İnsan veya hayvan; hepsi candır. Yaratılan her şey kutsaldır. Hayvanlar bu dünyanın hem en çok yararlanılan hem de maalesef en çok aşağılanan, ezilen canlılarıdır...

Hayvansever gruplardan birinde, bir hanımefendi kedisine sebzeli ciğer pişirmiş. Onu yiyen kedisinin fotoğrafını da eklemiş.
Bir beyefendi, bu hanımefendiye “Onlara yaptığın masrafı öğrencilere de yapıyor musun?” diye sormuş.
Sayın beyefendi; kediyle öğrenciyi kıyaslamanız çok ilginç.
Haydi buyurun birlikte kıyaslayalım:
◊ Yolda bir öğrenciye araba çarpsa ne olur?
İnsanlar toplanır, hemen ambulans çağırılır, öğrenci derhal hastaneye yetiştirilir, şoföre yasal yaptırımlar uygulanır.
◊ Yolda bir kediye araba çarparsa ne olur?

Yazının Devamını Oku

Eşim benimle birlikte olmuyor

Eşim beni hiç arzulamıyor. Televizyon karşısında sabahlara kadar oturmayı, bana tercih ediyor. Onunla son bir kez konuşmak istedim ama bir şey değişmedi.

26  yıllık evliyim, eşim iyi bir insan ama bana karşı aşırı ilgisiz. Televizyon karşısında sabahlara kadar oturmayı bana tercih ediyor.

Diyeceksiniz ki; bunca yıl sonra sevgi, ilgi azalır.

Ancak evlendikten 8 ay sonra kızıma hamile kaldığımda ilgisi azaldı.

7 yıl sonra da oğlum doğdu. Şu an kızım 24, oğlum ise 18 yaşında.

İlgi istediğimi ona açık açık söyledim. Bu yüzden de evliliğimin yarısından çoğunu onunla küs geçirdim.

Tüm hafta çalışıyoruz. İnsan hiç mi eşini özlemez, arzulamaz? Örneğin bir hafta sonu, hazır çocuklar yokken mangal yaptık. Ardından “duş almam gerekiyor” diyerek dar gelen mayomu çıkarmama yardımcı olmasını rica ettim. Karşısında çırılçıplak kaldım ama hiç oralı olmadı.

Kavga ettiğimizde, “Aldatırım seni. Doktora görünmelisin” diyorum. Hep susuyor. Sadece “Bende sorun yok” diyor.

Ben çok bakımlı bir kadınım; temizim, titizim, güzelim de...

Yazının Devamını Oku

Babam 30 yıldır bize hayatı yaşatmadı

Babam, 30 yıldır ruh ve sinir hastası. Kendi düzgün yaşamadı, hep itilip kakıldı... Bize de hayatı yaşatmadı. Hastalığı tutunca vurup, kırdı. Bu hastalığın bir çaresi yok mu?

Çok dardayım ve kederdeyim... Konu annem ve babam... İkisi de perişan halde. Babam 30 senedir ruh ve sinir hastası. Hastalığı tutunca vurup, kırdı. Annem, babam ve rahmetli dedemin boğuştuğu halleriyle büyüdüm.
Küçük çocukken babamı bir kez olsun iyi görmek için dua ederdim. O duam yerine gelmedi hiç. Babam dedemin ölümüne sebep oldu. Evet bilerek yapmıyordu ama dedemi de perişan etti. Annem de aklını yitirmek üzere.
Şu anda babam, ilaçların etkisiyle evde ruh gibi dolaşıyor. Artık saldırgan değil, kolunu kaldıramıyor. Bizi bile zaman zaman tanıyamıyor. Babamın bu hallerini gözüm görmesin diye evliliği kurtuluş sandım. Kaçarak evlendim. Aile durumumuzu bilen hain bana nikah kıymadı.
7 ay sonra benden ayrıldı, o sırada hamileydim. Ne olursa olsun bebeğimi doğurmaya karar verdim. Annemin desteğiyle büyüttüm çocuğumu.
Babası elini kolunu sallayarak geziyor, ne maddi ne manevi destekte bulunuyor.
Oğlum 3.5 yaşına geldi. Bu süreçte hayatıma kimseyi de almadım. Sevgi gibi güzel duygudan mahrum ettim kendimi.
Daha yaşım 25. Annem ve babamla yaşıyorum, çalışıyorum...

Yazının Devamını Oku

Bu çirkin burunla nasıl gelin olacağım?

Bir ay sonra düğünüm ve asıl problemim burnum. Ben bu çirkin burunla nasıl gelin olacağım, nasıl gelinlik giyeceğim, nasıl fotoğraf çektireceğim bilmiyorum...

Ben 23 yaşında bir genç kızım. Sana aşk acısı veya kadın-erkek ilişkileri hakkında yazmıyorum. Benim problemim burnum, burnumun çok çirkin olması. Bir ay sonra düğünüm var. Ben, bu çirkin burunla nasıl gelin olacağım, nasıl gelinlik giyeceğim bilemiyorum. Söz ve nişanda bile insanlar fotoğrafımı çekerken o kadar gerildim ve utandım ki sürekli yandan poz vermemeye çalıştım. Ama bu imkansız.

Yandan burnumun göründüğü bir sürü fotoğraf var ve ağlıyorum. O kadar özeniyorum, süsleniyorum ama ne olursa olsun güzel olamıyorum burnum yüzünden. Düğünde ne yapacağımı bilemiyorum. Sırf bunun yüzünden gelinlik giymek, kuaföre gitmek, fotoğraf çektirmek istemiyorum. Çünkü biliyorum ne yaparsam yapayım bu burunla güzel olamam.

Tokat’ta yaşıyorum. Araştırdım, burada özel bir klinikte burun törpüleme diye 20 dakikada yapılan bir işlem varmış. Acısız, ağrısız düğün öncesi yaptırabileceğim bir operasyon. Tam bana göre.

Fakat bu işlemin fiyatı 4-5 bin TL. Zaten evlilik, ev eşyası derken bir sürü para harcadık, ailem de ben de... Bunun için kullanacak bir param yok maalesef.

Babama daha önce çok yalvardım ama hiç yanaşmadı. Ne yapacağımı bilmiyorum, nasıl aşacağım bu durumu? Hayatımın en güzel günleri bu konu yüzünden mahvoluyor. Ne olur bana bir yol göster.

◊ Rumuz: Yardım et

YANIT

Sevgili kızım, nişanlandığın genç ve ailesi elbette seni beğenmiş ki bir evliliğe karar vermişler. Seni zorla almıyorlar ya... Bilmiyorum görücü usulü mü evleniyorsun, yoksa birbirinizi önceden tanıyıp, bir flört dönemi mi yaşadınız ama hangisi olursa olsun, sonuçta seni çirkin bulmamışlar...

Yazının Devamını Oku

Eşim geceleri bilgisayar oyunu oynuyor

Eşim işten eve gelince hemen bilgisayarda oyun oynamaya başlıyor. Benimle hiç ilgilenmiyor.

Merhaba Güzin Abla ben, 3 senedir evliyim ve 2 çocuğum var. Eşim sürekli bilgisayar oyunları oynuyor. İşten gelir gelmez başlıyor, gece yarısına kadar da devam ediyor.
Bu durumdan rahatsız olduğumu anlattım, bize de zaman ayırması gerektiğini söyledim. Ona göre o çok ilgili bize karşı. Ama hiç de öyle değil.
İşten gelip, yemek yiyor ve oyuna başlıyor... Ben de bunalıyorum bütün gün evde. Onunla bir şeyler paylaşmak istiyorum...
Bana “Sen hayatı zehrediyorsun. Benim oyun oynamam sana neden bu kadar batıyor” diyor. Tartışınca da benden ayrılmak istediğini söylüyor.
Bir problemimiz olunca sadece ben anlatıyorum, o ben konuşmaya başlayınca uyuyor... Hata bende mi gerçekten? ◊ Rumuz: Konuşamıyoruz

YANIT

Sevgili kızım, eşin senin ne demek istediğini anlayamıyor bile. Senin ona ihtiyacın olduğunu, onunla vakit geçirmek istediğini, yakınlığını özlediğini görmüyor.

Yazının Devamını Oku

18 geyik için bir şeyler yapmalıyız

Bu yıl Eskişehir’de 8 ayrı bölgede, 18 geyik avlanması için yine karar alınmış ve bu ihale tekrar açılmış. Bırakın o nadide hayvanlar ecelleriyle ölsün... Avdan gelecek paranın kimseye hayrı olmaz.

Tarım Orman Bakanlığı 5. Bölge Müdürlüğü Eskişehir Şube Müdürlüğü, geçen yıl bölgemizdeki 18 geyiğin vurulması için ihale açmıştı, ancak can savunucuları dava açarak, yasal yoldan ihaleyi iptal ettirmişti.
Bu yıl Eskişehir’de 8 ayrı bölgede, 18 geyik avlanması için yine karar alınmış ve bu ihale tekrar açılmış.
İhaleye katılmak isteyen avcılar için, 557 bin 400 lira muhammen bedel biçilmiş. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, dilimin döndüğünce yazmış çizmiştim. Yine yüreğim kan ağlayarak yazıyorum, zihnimde canlanan senaryoyu kağıda döküyorum:
“Geyikler, ormanda mutlu mesut yaşamaktadırlar, ortamda tam bir huzur ve güven vardır. Zannederler ki koruma altındayız. ‘Biz korunuyoruz, hatta kışın zorlu soğuk havalarında besleniyoruz, seviliyoruz, kötü niyetli insanlardan uzak tutuluyoruz.’ Sonra sahneye bir yetkili girer, geyikler önce ürkerler ama sonra merak saikasıyla yaklaşırlar, belki de kış aylarında saman balyaları bırakan o iyi insanlardan birisidir. Yetkili sözde tatlı bir dille konuşur, gözüne kestirdiği o 18 cana hitaben.
Geyikler güzel başlarını nazlı nazlı döndürür, postları kızıla çalmaktadır, bazılarının boynuzları ihtişamla uzamıştır, o güzel, hareli gözleriyle merakla bakarlar. Yetkili, yakın zamanda bir grup turistin onları vurmaya geleceğini, bu süre zarfında hayatın tadını çıkarmalarını söyler.
Geyikler şaşırır, ‘İyi de neden? Kimselere zararımız yok bizim, yaşayıp gidiyorduk şunun şurasında?’ derler. Yetkili gülümser, ‘hem de şehrimizde av turizmini kalkındıracağız, sizin postlarınıza verilecek paraların belli yüzdesini civar köylerin kalkınması için harcayacağız’ der.
Çoğu, umutsuzca, haklarında çıkartılan ölüm fermanına boyun eğer, ama içlerinde en uzun boynuzlara sahip, yaşı ileri olan geyik itiraz eder, ormanı çınlatan böğürtüsüyle haykırır, ‘Bu ne biçim bir mantık, hem bizleri korumaya alıyor, ölmeyelim diye zorlu kış günlerinde besliyorsunuz, hem de saçma sapan bir nedenle, doğanın kendi düzenine engel olup, yaşamlarımızı avcılara satıyorsunuz? Benim buna itirazım var’ der.

Yazının Devamını Oku

Eşimi seviyorum ama 4 görümcemle başım dertte

Eşimin ailesiyle her zaman iyi geçinmeye çalışan bir gelin oldum. Her şeylerine koştum. Fakat kayınvalidem ve dört görümcem bana düşmanca davranmayı hiç bırakmadılar.

Merhaba Güzin Abla, sizi Azerbaycan’dan severek takip ediyorum. 1.5 yıllık evliyim ve 5 aylık bir oğlum var. Eşimle 6 yılın sonunda çok severek evlendik. Ailemin hali vakti yerinde çok şükür. Hiç de darlık çeken bir kız çocuğu olmadım. Ama eşimin pek de iyi bir hayatı yoktu. Maddi sıkıntıları olan bir aileye, oğullarına âşık olarak geldim. Babası da çok küçükken vefat etmişti.
Babam ve annem hep arkamda durdu, eşime çok destek verdi... Dört görümcem var, hepsi evli. En büyük görümcem eşiyle yıllarca kaynanamlarda yaşadı.
Ben hep onlarla iyi olmaya çalıştım.
Her şeylerine koştum ama her şeye de karışan kaynanam ve kızları vardı. Yine de kalplerini kırmıyordum.
Bir gün eşimle büyük görümcem kavga etti ve ben arada kaldım. Oracıkta yere düştüm ve bayıldım. Sonraki gün diğer görümcelerim üstüme geldi.
Sanki ben kötü biriymişim gibi ortanca görümcem, yüzüme karşı bağırdı. Ben de sadece “Ben böyle yetiştirilmedim” dedim ve yine bayıldım. Kendime geldiğimde ambulans gelmişti. Sonuçta o gün annem geldi. Yine evde görümcem vardı. O da anneme saygısızca yaklaştı.
Görümcelerimin hepsinin bana düşman olduğunun farkındayım. Şu an birbirimize selam veriyoruz o kadar.

Yazının Devamını Oku