Serdar Turgut: Yeni katiller buradan çıkar

Serdar TURGUT
Haberin Devamı

Seri cinayet işleyen katiller hem bilim dünyasının hem de popüler kültürün ilgisini üzerine çekmiştir hep.

Cinayet fiili zaten başlı başına çok merak uyandıran, üzerinde çok konuşulan, haber yapıldığında da çok okunan bir eylemdir.

Seri cinayeti çok daha ilgi çekici yapan şey ise bunda genellikle bir rasyonalite, bir ‘anlaşılabilir nokta’ bulunmamasıdır.

Dünyadaki cinayet olaylarının büyük bölümünün failleri daha ilk saatten bellidir, çünkü olayların çoğu aile içinde yer alır. Örneğin evli bir kadın ölü bulunduğunda ilk akla gelen bunu ya kocasının ya da sevgilisinin öldürmüş olmasıdır. Bu ihtimal de genellikle doğru çıkar.

Seri cinayeti işleyen katilin ise görünürde bu öldürme fiiline girişmesine bir neden yoktur.

Bu tür cinayeti işleyen kişiler görünürde son derece sakin, rutin insanlardır.

Çoğu orta hallidir, belirli bir meslekleri vardır.

Genel olarak da zeká seviyeleri oldukça yüksektir.

Bunların cinayetlere başlama nedenleri kafalarının içinde bir yerde uzun süre atıl bir şekilde yatar.

Ve bir gün görünürde hiçbir neden yokken öldürmeye başlarlar. Seri cinayette trend yoktur yani kurbanlara baktığınızda ortak özellikler bulmak ilk başta çok zordur.

Ancak bu tür katiller tuhaf bir biçimde hemen her defasında inanılmayacak kadar güçlü bir yakalanma isteğiyle de doludurlar.

Bu nedenle de polise düşünceleri ve kurban seçme yöntemleri hakkında ipucu bırakmaya bayılırlar.

Ve hemen hepsi de mutlaka cinayetten sonra olay yerini bir kez daha gezmeye gelirler. Bu da onların durduramadıkları güçlü bir dürtüdür.

Seri cinayet işleyen katillerin yakalanabilmelerinin tek nedeni de işte bu tür takıntılarıdır.

***

Bu tür ruhsal dengesi bozuk insanların nasıl yetişebildiğini bilim hálá daha ortaya çıkarmakta zorlanıyor. Her seri katil, yakalandıktan sonra yaptıklarını üçüncü şahıs kullanarak anlatmaktadır.

Bu tespit nedeniyle bu insanların farklı kişiliklere sahip oldukları da düşünülmektedir.

Seri cinayetin vatanı Amerika'dır. Gerçi başka ülkelerde de bu tür insanlar ortaya çıkmıştır ama en fantastik seri cinayetler ABD'de işlenir.

Seri katillerin bir özelliği de bunların yüzde 99'unun beyaz, orta yaşlı erkekler olmasıdır.

Son yakalanan, cinayetlerini tren hatlarında işleyen Meksikalı katil ırk açısından bir istisnadır.

***

Ben de bilim alemi gibi bu adamların nasıl, nereden yetiştiklerini, nasıl böyle ruhsal dengeleri bozuk hale gelebildiklerini merak ediyordum.

Miami kaynaklı okuduğum iki kitap eleştirisi bu konudaki merakımı tamamen gidermeme yol açtı.

Artık seri katillerin nerede yetiştiğini biliyorum.

Lafı daha basit söylemek gerekirse yeni kuşak seri katillerin şu anda nerede faaliyete geçmek için hazırlandıkları net olarak ortaya çıkmış durumda.

Evet, onların hepsi şu anda Miami'deki Celebration Kasabası'nda, harekete geçecekleri günü bekleyerek, görünürde normal biçimde yaşıyorlar.

***

Bundan bir süre önce Disney şirketi ‘örnek kasaba’ yaratmak için bir proje başlattı.

Bu kasabada her şey olağanüstü temiz, ahlaklı, düzenli ve saf olacaktı. Evler kurulmaya başlandı.

Her ev birbirine benziyordu. Hepsinin birer bahçesi vardı. Komşular birbirleriyle yakın dostluk içinde olmak zorundaydılar çünkü yatak odalarından baktıklarında öteki evin içini görüyorlardı.

Disney'in kasabası kısa sürede tamamlandı.

Yollar dezenfekte edildi.

Ve bu kasabada oturacak insanlar Amerika'nın çeşitli yerlerinden seçilmeye başlandı.

Seçilen aileler ağırlıklı olarak beyazdı. Hepsi orta gelirliydiler. Hepsinin en azından iki çocukları, bir köpeği vardı. Babalar içki kullanmıyorlardı.

Hepsi son derece dindardı.

Aralarında homoseksüel olan yoktu. Seks yaparken misyoner usulünü tercih edenlerin oranı yüzde 90'dı. Geri kalan yüzde 10'u seks yapmayı zaten 10 yıldır filan bırakmıştı.

Onlar evlere yerleşmeye başladılar.

***

Bugün Celebration Kasabası dolu.

Kasabada polis yok çünkü olay yok.

Küçük anlaşmazlıkları da Disney şirketinin kendi güvenlik gücü aracılığıyla hallediyorlar.

Şehirde içki satılmıyor.

Seks dükkánı da tabii ki yok.

Komşuların birbirlerine güler yüzle merhaba demeleri kural haline getirilmiş.

Aile içinde yüksek sesle kavga edilmesi de yasak.

Kimin arabasını nerede park edeceği, çimlerin hangi saatte kesileceği, kimin yolda yürürken öncelik alacağı, toplu mekánlarda nasıl davranılacağı hep birtakım kurallara bağlı. Bunlara uymayanları Disney şirketi kasabadan uzaklaştırma hakkına sahip.

Üstüne üstlük kasaba halkı yılda bir kez yapılan tatillerini toplu halde Disneyland'de geçiriyorlar.

***

Daha fazla bir şey söylememe gerek yok.

Ben FBI'nın yerinde olsam bu kasabayı kuşatma altına alır ve tek bir adamın bile Amerika'nın başka şehrine gitmesini önlerdim.

Çünkü bana göre bu adamların delirmeleri an meselesidir, veyahut çoktan delirdiler de daha farkında değiller. Seri cinayet işlemeye başlamak için start bekliyor olmalılar. Kasabada tutulurlarsa belki komşularını öldürürler de medeniyet de rahat bir nefes alır.



Yazarın Tüm Yazıları